Yazan
Editör · Sözleri.co
- 1992 İstanbul doğumlu
- Radyo ve Televizyon mezunu
- Tam zamanlı editör
Hilal Can, 1992 yılında İstanbul’da doğdu. Radyo ve televizyon eğitimi aldı. Sözleri.co’da tam zamanlı editör olarak şarkı sözü sayfalarını, şiir ve kitap alıntılarını ve kültür yazılarını hazırlar. Edebiyat, şiir, sanat, felsefe, psikoloji ve bilim alanlarına ilgi duyar.
- Edebiyat
- Şiir
- Sanat
- Felsefe
- Psikoloji
- Bilim
Son güncelleme: 24 Ekim 2026
Bazen bir şiirin tamamı değil, tek bir dizesi yeter: “Hayat kısa, kuşlar uçuyor” ya da “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür”. Bu yazıda Türk ve dünya şiirinden en sevilen kısa şiir alıntılarını derledik: 20 şairden, her biri birkaç dizelik 20 seçki. Yunus Emre’den Cemal Süreya’ya, Bashō’dan Emily Dickinson’a uzanan bu seçkide her dizenin hangi şiirden geldiğini, kısa hikâyesini ve neden bu kadar sevildiğini bulacaksınız.
Alıntıları en az iki kaynakla karşılaştırdık; yabancı dillerdeki dizelerin özgün hâlini de verdik. Şiirlerin tamamını şairlerin kitaplarında okuyabilirsiniz. Kutulardaki Kopyala düğmesi dizeleri şair ve şiir adıyla birlikte kopyalar.
20 kısa şiir alıntısı bir bakışta
İçindekiler
1. Orhan Veli Kanık – İstanbul’u Dinliyorum
Önce hafiften bir rüzgâr esiyor;
Orhan Veli Kanık, “İstanbul’u Dinliyorum”
Kitap: Vazgeçemediğim (1945)
Hikâyesi: Kısa şiir alıntıları denince akla ilk gelen dizelerden biri. Orhan Veli şehri anlatmak yerine dinler: kuş sesleri, su yolcuları, Kapalıçarşı’nın serinliği, Haliç’teki vapur düdükleri. Her bölümün aynı dizeyle açılması, şiire bir şarkının nakaratı gibi tekrar eden bir nefes verir.
Bu iki dize, İstanbul’a özlem duyan herkesin mesajına sığacak kadar kısa ama bütün şiiri çağıracak kadar güçlü. Şehre yazılmış şarkıları merak ediyorsanız İstanbul ile ilgili şarkılar listemize de bakabilirsiniz.
2. Nâzım Hikmet – Davet
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim…
Nâzım Hikmet, “Davet”
Yazılış: 1947
Hikâyesi: “Dörtnala gelip Uzak Asya’dan” diye başlayan şiirin son kıtası, Nâzım Hikmet’in bütün dünya görüşünü üç dizeye sığdırır: insan hem kendi başına özgür hem de başkalarıyla kardeş olmalıdır. Ağaç ile orman arasındaki bu küçük karşılaştırma, şiirin neden bu kadar çok duvara, deftere ve pankarta yazıldığını açıklıyor.
Şairin emek ve dayanışma üzerine başka dizeleri için emek ile ilgili sözler yazımıza göz atabilirsiniz.
3. Cemal Süreya – Hayat Kısa, Kuşlar Uçuyor
Kuşlar uçuyor.
Cemal Süreya
Hikâyesi: Şairin Günler adlı yazılarında anlatılır
Hikâyesi: Türkçenin belki de en kısa ve en çok paylaşılan iki dizesi. Cemal Süreya, bu dizelerin bir ansiklopedide kırlangıcın dokuz değil sekiz yıl yaşadığını okuduğu gün dilinin ucuna geldiğini anlatır. Kendi yaşını kırlangıç hesabıyla karşılaştırıp “ölmedimse, kırlangıç hesabından da kurtuldum demektir” diye espri yapar.
Dört kelimede hem zamanın hızı hem de hayata duyulan hafif bir neşe var. Kısa bir not, bir doğum günü kartı ya da bir veda mesajı için bundan daha yalın bir seçenek bulmak zor.
4. Yunus Emre – Gelin Tanış Olalım
İşi kolay kılalım
Sevelim sevilelim
Dünya kimseye kalmaz
Yunus Emre
Dönem: 13.-14. yüzyıl, Anadolu tasavvuf şiiri
Hikâyesi: Yedi yüzyıldır dilden dile dolaşan bu dörtlük, Yunus Emre’nin sevgiyi bir yaşam biçimi olarak gören bakışının en kısa özeti. Sade kelimelerle kurulmuş olması, onu okul duvarlarından düğün davetiyelerine kadar her yere taşıdı.
İlginç bir ayrıntı: bazı eski yazmalarda ilk dize “Gelin tanşuk edelim” biçiminde geçer. Araştırmacılar “tanşuk” sözcüğünün “danışmak” anlamına da gelebileceğini, yani dizenin “işlerimizi danışarak yapalım” diye de okunabileceğini hatırlatır.
5. Attilâ İlhan – Ben Sana Mecburum
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Attilâ İlhan, “Ben Sana Mecburum”
Kitap: Ben Sana Mecburum (1960)
Hikâyesi: Attilâ İlhan’ın en bilinen aşk şiiri, adını şairin 1960’ta çıkan kitabına da verdi. “Mıh” yani çivi benzetmesi, aşkı yumuşak bir duygu olarak değil, insanın aklına çakılıp kalan bir şey olarak anlatıyor.
Şiirin geri kalanında İstanbul sokakları, Fatih’te çalan eski bir gramofon ve yağmur kokusu var. Ama çoğu okurun aklında kalan, bu iki dizenin inatçı itirafı.
6. Emily Dickinson – “Umut” Tüyleri Olan Bir Şeydir
That perches in the soul –
Emily Dickinson, “‘Hope’ is the thing with feathers”
Ruha konar
Emily Dickinson (Türkçesi: sozleri.co)
Yazılış: 1861 dolayları · İlk yayın: 1891
Hikâyesi: Emily Dickinson umudu küçük bir kuşa benzetir: ruhun içine konar, sözsüz bir ezgi söyler ve fırtınada bile susmaz. Şiir, şairin sağlığında yayımlanmadı; ölümünden sonra 1891’de basılan şiirler arasında yer aldı.
Kısa şiirin ustası sayılan Dickinson, birkaç dizede koca bir duyguyu anlatmanın en güzel örneklerini verdi. Umut üzerine başka sözler için umut ile ilgili sözler yazımıza bakabilirsiniz.
7. Ahmed Arif – Hasretinden Prangalar Eskittim
İyi çocuklara, kahramanlara.
Ahmed Arif, “Hasretinden Prangalar Eskittim”
Kitap: Hasretinden Prangalar Eskittim (1968)
Hikâyesi: Ahmed Arif hayatı boyunca tek bir şiir kitabı yayımladı ve bu şiir o kitaba adını verdi. Neden tek kitap diye sorulduğunda “Peygamberler de tek kitap getirmişti!” dediği anlatılır.
Şiirdeki “sen” hem bir sevgili hem de özgürlük, memleket ve inanç olarak okunabiliyor. “Yokluğun, cehennemin öbür adıdır” dizesi de aynı şiirde yer alır. Şiir, Ahmet Kaya’nın sesiyle şarkı olarak da geniş kitlelere ulaştı.
8. Özdemir Asaf – Yalnızlık Paylaşılmaz
Paylaşılsa yalnızlık olmaz.
Özdemir Asaf, “Yalnızlık Paylaşılmaz”
Biçim: Üç kısa kıtadan oluşan bir şiirin son iki dizesi
Hikâyesi: Özdemir Asaf, kelime oyunlarını düşünceye dönüştürmekte usta bir şairdi. Bu iki dize, bir paradoksla biter: yalnızlığı biriyle paylaştığınız anda zaten yalnız değilsinizdir.
Aforizma tadındaki bu kısa şiir, şairin en çok alıntılanan dizeleri arasında. Kısalığı sayesinde bir fotoğrafın altına ya da bir mesajın sonuna kolayca yerleşiyor.
9. Cahit Sıtkı Tarancı – Otuz Beş Yaş
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Cahit Sıtkı Tarancı, “Otuz Beş Yaş”
Kitap: Otuz Beş Yaş (1946)
Hikâyesi: Şiirin ilk dizesi, Dante’nin İlahi Komedya’sının “ömrümüzün yarısında” diye başlayan açılışına bir selam gönderir. Cahit Sıtkı, otuz beş yaşını hayatın ortası sayar; şakaklara düşen ak saçlar, eski dostlar ve yaklaşan ölüm şiirin ana duyguları olur.
Şiir, 1946’da çıkan kitaba da adını verdi. Şair 1956’da, kırk altı yaşında Viyana’da hayatını kaybetti; bu yüzden dizeler bugün daha da hüzünlü okunur.
10. Matsuo Bashō – Eski Havuz
Matsuo Bashō
bir kurbağa atlar
suyun sesi
Matsuo Bashō (Türkçesi: sozleri.co)
Yazılış: 1686 · Biçim: Haiku (5-7-5 hece)
Hikâyesi: Dünyanın en ünlü haikusu, kısa şiirin neler yapabildiğini üç satırda gösterir. Bashō, kurbağanın vıraklamasını değil, suya atlarken çıkardığı tek bir sesi yazar; o sesten sonra havuzun sessizliği daha da derinleşir.
Haiku 1686 baharında Bashō’nun Edo’daki kulübesinde, kurbağa temalı bir şiir toplantısında yazıldı. Türkçede pek çok farklı çevirisi bulunur; yukarıdaki çeviri bu yazı için yapıldı.
11. Yahya Kemal Beyatlı – Bir Başka Tepeden
Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer.
Yahya Kemal Beyatlı, “Bir Başka Tepeden”
Biçim: İki dörtlükten oluşan kısa bir İstanbul şiiri
Hikâyesi: Sekiz dizelik bu şiir, Yahya Kemal’in İstanbul sevgisinin en yoğun hâli. Aynı kıtanın son dizesi “Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer” de en az ilk dize kadar sevilir.
Yahya Kemal şiirlerini sağlığında kitap olarak yayımlamadı; şiirleri ölümünden sonra toplandı. İstanbul üzerine düzyazıları ise Aziz İstanbul adlı kitapta toplandı.
12. Turgut Uyar – Göğe Bakma Durağı
Turgut Uyar, “Göğe Bakma Durağı”
Akım: İkinci Yeni
Hikâyesi: İkinci Yeni şiirinin en sevilen aşk şiirlerinden biri, bir otobüs durağını iki kişinin sığınağına dönüştürür. Her bölümün “göğe bakalım” diye bitmesi, şiire hem bir çağrı hem de bir kaçış duygusu katar.
Şiirin sonundaki “Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat” dizesi de en az bu açılış kadar alıntılanır. Tek dizelik kısa bir alıntı arayanlar için ise “göğe bakalım” çağrısı kendi başına yeter.
13. Mevlânâ – Mesnevî’nin İlk Beyti
ayrılıkları nasıl anlatıyor.
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Mesnevî (Abdülbâki Gölpınarlı çevirisi)
Eser: Mesnevî, 1. cilt, 1. beyit · Dil: Farsça
Hikâyesi: Mesnevî, kamışlıktan kesilip ney yapılan bir kamışın yakınmasıyla açılır. Ney, aslından ayrılan insanın simgesidir; ilk on sekiz beyit, eserin bütün düşüncesini özetleyen bir giriş olarak okunur.
Farsça yazılan eserin Türkçede pek çok çevirisi var; burada Abdülbâki Gölpınarlı’nın çevirisini kullandık. Aşağıdaki görsel, Mesnevî’nin bu ilk beyitlerini içeren ve 1278’de Konya’da yazılan tezhipli bir nüshadan.
14. Edip Cansever – Mendilimde Kan Sesleri
O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer
Edip Cansever, “Mendilimde Kan Sesleri”
Kitap: Sonrası Kalır (1974)
Hikâyesi: Bu iki dize öyle yaygınlaştı ki çoğu zaman bir atasözü sanılıyor. Oysa uzun bir şiirin içinden çıkıyor ve şiir baştan sona “Ahmet Abi” diye seslendiği bir dosta yazılmış; bu dostun Ahmed Arif olduğu genellikle kabul edilir.
Cansever burada insanı, yaşadığı şehrin sokaklarına, köşe başlarına, hatta “Konya’nın beyaz, Antep’in kırmızı düzlüğüne” benzetir. Memleket ile insan arasındaki bağı anlatan en kısa formüllerden biri.
15. William Shakespeare – 18. Sone
Thou art more lovely and more temperate
William Shakespeare, Sone 18
Sen ondan daha güzel, daha ılımansın
William Shakespeare (Türkçesi: sozleri.co)
İlk yayın: Shake-speares Sonnets, Londra, 1609
Hikâyesi: İngiliz dilinin belki de en tanınmış aşk dizesi. Shakespeare sevgiliyi bir yaz gününe benzetmeye kalkar, sonra vazgeçer: yaz geçicidir, fırtınası ve kavurucu sıcağı vardır; oysa şiire giren güzellik solmaz.
Sonenin son beyti bu iddiayı tamamlar: insanlar nefes aldıkça ve gözler gördükçe bu şiir yaşayacak, şiir yaşadıkça da sevgili. Dört yüz yılı aşkın süredir okunması, şairi haklı çıkarmış gibi görünüyor.
16. Sezai Karakoç – Mona Roza
Geyve’nin gülleri ve beyaz yatak
Sezai Karakoç, “Mona Roza”
Başlık: Kimi baskılarda “Mona Rosa” olarak da geçer
Hikâyesi: Sezai Karakoç’un gençlik yıllarında yazdığı bu şiir, karşılık bulmamış bir aşkın en çok bilinen Türkçe anlatımlarından biri. Siyah ve ak güllerle açılan dizeler, şiir boyunca tekrar ederek bir ağıt havası yaratır.
Geyve’nin gülleri, şiirin en çok hatırlanan yer adı. Gül imgesinin şiirdeki ve şarkılardaki başka örnekleri için gül ile ilgili sözler yazımıza göz atabilirsiniz.
17. Rainer Maria Rilke – Sonbahar Günü
Rainer Maria Rilke, “Herbsttag”
Rainer Maria Rilke (Türkçesi: sozleri.co)
Yazılış: 21 Eylül 1902, Paris · Kitap: Das Buch der Bilder
Hikâyesi: Alman dilinin en sevilen sonbahar şiiri tek bir cümleyle mevsimi değiştirir. Rilke yazın bolluğuna veda eder, sonra şiirin sonunda evi olmayanın artık ev kurmayacağını, yalnız olanın uzun süre yalnız kalacağını söyler.
Kısa ama ağırlığı büyük bu açılış dizesi, Eylül sonlarında paylaşılan şiir alıntılarının vazgeçilmezlerinden. Şiir, Rilke 26 yaşındayken Paris’te yazıldı.
18. Ahmet Muhip Dıranas – Fahriye Abla
Hayalimde tek çizgi bir sen kalmışsın, sen!
Ahmet Muhip Dıranas, “Fahriye Abla”
Konu: Çocukluk mahallesi ve bir komşu kadının hatırası
Hikâyesi: Kömür kokusu, gün batmadan kapanan kapılar ve sarmaşıklı küçük bir ev: Dıranas, Fahriye Abla’da bütün bir mahalleyi tek bir yüzün çevresinde hatırlar. “Ne güzel komşumuzdun sen, Fahriye Abla!” dizesi şiirin nakaratı gibidir.
Şairin Ahmet Muhip Dıranas şiirleri yazımızda Fahriye Abla’nın hikâyesini ve Olvido, Kar gibi şiirlerinden başka dizeleri de bulabilirsiniz.
19. Pablo Neruda – 20. Şiir
Pablo Neruda, “Poema 20”
Pablo Neruda (Türkçesi: sozleri.co)
Aşk öylesine kısa, unutmak öylesine uzun ki.
Pablo Neruda, “Poema 20” (Türkçesi: sozleri.co)
Kitap: Veinte poemas de amor y una canción desesperada (Yirmi Aşk Şiiri ve Umutsuz Bir Şarkı, 1924)
Hikâyesi: Neruda bu kitabı henüz yirmi yaşındayken yayımladı ve kitap İspanyolcanın en çok okunan şiir kitaplarından biri oldu. 20. şiir, bitmiş bir aşkın ardından gece yazılan bir hesaplaşmadır.
İkinci alıntıdaki dize, şiirin en çok paylaşılan cümlesi: aşk kısa sürer, unutmak ise bitmek bilmez. Neruda 1971’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldı.
20. Necip Fazıl Kısakürek – Kaldırımlar
Necip Fazıl Kısakürek, “Kaldırımlar”
Kitap: Kaldırımlar (1928)
Hikâyesi: Gece sokaklarında tek başına yürüyen bir adamın şiiri. Necip Fazıl kaldırımları yalnızları bağrına basan bir anneye benzetir; şiir boyunca karanlık, korku ve yalnızlık birbirine karışır.
Bu tek dize, yalnızlık üzerine yazılmış kısa şiir alıntıları arasında en akılda kalanlardan biri. Şiir, şairin 1928’de çıkan ve aynı adı taşıyan kitabına da adını verdi.
Yanlış şaire mal edilen iki şiir
Kısa şiir alıntıları sosyal medyada hızla yayıldığı için bazı dizeler yanlış isimlerle dolaşıyor. En sık karşılaşılan iki örnek:
Hangi kısa şiir alıntısı sana göre?
Daha fazlası için tüm seçkilerimizi topladığımız şiir alıntıları sayfasına, tek kıtalık şiirler için 1 kıtalık şiirler yazımıza, şair seçkileri için Ataol Behramoğlu şiirleri ve Sabahattin Ali şiirleri yazılarımıza, düzyazıdan unutulmaz satırlar için edebiyat kitap alıntıları derlememize göz atabilirsiniz.
Mini test: Bu kısa şiir alıntıları kimin?
“Hayat kısa, kuşlar uçuyor” dizelerini kim yazdı?
Cevap: Cemal Süreya. Şair, dizelerin kırlangıcın ömrünü bir ansiklopedide okuduğu gün aklına geldiğini anlatır.
“Yaş otuz beş! yolun yarısı eder” dizesinde hangi şaire gönderme yapılır?
Cevap: Dante’ye. Bir sonraki dize “Dante gibi ortasındayız ömrün” diye devam eder.
Bashō’nun ünlü haikusunda suya ne atlar?
Cevap: Bir kurbağa. Haiku, kurbağanın sesini değil, suyun sesini anlatır.
“İnsan yaşadığı yere benzer” hangi şiirden?
Cevap: Edip Cansever’in “Mendilimde Kan Sesleri” şiirinden; şiir 1974’te çıkan Sonrası Kalır kitabında yer alır.
Sık sorulan sorular
En güzel kısa şiir alıntıları hangileri?
Cemal Süreya’nın “Hayat kısa, kuşlar uçuyor”, Nâzım Hikmet’in “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür”, Özdemir Asaf’ın “Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz” ve Orhan Veli’nin “İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı” dizeleri en çok paylaşılan kısa şiir alıntıları arasındadır.
Hayat kısa kuşlar uçuyor kimin şiiri?
Bu iki dize Cemal Süreya’ya aittir. Şair, kırlangıcın dokuz değil sekiz yıl yaşadığını bir ansiklopedide okuyunca dizelerin dilinin ucuna geldiğini anlatır.
Her Şey Sende Gizli şiiri Can Yücel’in mi?
Hayır. Şiir uzun süre Can Yücel imzasıyla paylaşıldı, ancak şairin yayımlanmış kitaplarında yer almıyor ve ailesi de şiirin ona ait olmadığını açıkladı.
Dünyanın en kısa ve en ünlü şiiri hangisi?
En ünlü kısa şiirlerden biri Matsuo Bashō’nun 1686’da yazdığı “Eski havuz / bir kurbağa atlar / suyun sesi” haikusudur. Haiku, 5-7-5 heceli üç dizeden oluşan bir Japon şiir biçimidir.
Kısa şiir alıntılarını paylaşırken nelere dikkat etmeli?
Dizeyi şairin ve şiirin adıyla birlikte paylaşmak, yazımı güvenilir bir kaynaktan kontrol etmek ve internette yanlış isimle dolaşan şiirlere dikkat etmek gerekir. Şiirlerin tamamını şairlerin kitaplarında okumak en doğrusudur.
Kaynaklar
Bilgileri şu kaynaklarla karşılaştırdık: