Sabahattin Ali Şiirleri: En Güzel 10 Şiiri Tam Metin ve Hikâyesiyle
📁 Şiir Alıntıları🕒 20 Eki 2026
Son güncelleme: 20 Ekim 2026
Sabahattin Ali şiirleri, romanlarının gölgesinde kalsa da Türkçenin en çok ezberlenen dizelerini barındırır. Bu sayfada Kürk Mantolu Madonna’nın yazarının en güzel 10 şiirini tam metin olarak, her birinin yazıldığı yer, tarih ve kısa hikâyesiyle bir araya getirdik. Metinleri birden fazla kaynakla karşılaştırdık; dolaşan farklı biçimleri de şiirin altında not ettik. Her şiirin altındaki Şiiri kopyala düğmesi metni şair adıyla birlikte kopyalar.
Fotoğraf: Ismailtasgeldi, Kaçkar Dağları ve Artvin, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons
Sabahattin Ali şiire 1920’lerin ortasında, Balıkesir’de çıkan dergilerde hece ölçüsüyle yazdığı şiirlerle başladı. Şiirlerini 1934’te Dağlar ve Rüzgâr adıyla kitaplaştırdı. Bu şiirlerin önemli bir kısmı, 1932’de tutuklanmasının ardından Konya ve Sinop cezaevlerinde yazıldı. Halk şiirinin sade diliyle yazılan bu dizeler sonradan Edip Akbayram, Ahmet Kaya gibi isimlerin sesiyle şarkıya dönüştü ve geniş kitlelere ulaştı.
Sabahattin Ali 1948’de öldüğü için eserlerinin koruma süresi doldu ve şiirleri 2019’dan bu yana kamu malı. Bu yüzden aşağıda şiirlerin tamamını okuyabilir, şair adını belirterek paylaşabilirsiniz.
Sıralama, şiirlerin bugün ne kadar okunup paylaşıldığı ile editör tercihimizin birleşimi. Aşk şiirleriyle başlayıp hapishane şiirleriyle devam ediyor, bir doğum günü şiiriyle bitiriyoruz:
Sabahattin Ali’nin en çok okunan aşk şiirlerinden biri. İlk dörtlüklerde başına buyruk, hiç durmayan bir gençliği anlatır; sevgiliyle tanışınca bu hızın yerini “denize dökülen bir pınar gibi” bir duruluk alır. Sondaki “Sevişen yaramaz çocuklar gibi” dizesi, şiire adını veren ve en çok alıntılanan dizedir.
Bende hiç tükenmez bir hayat vardı, Kırlara yayılan ilkbahar gibi. Kalbim her dakika hızla çarpardı, Göğsümün içinde ateş var gibi.
Bazı nur içinde, bazı sisteydim, Bazı beni seven bir göğüsteydim, Kâh el üstündeydim, kâh hapisteydim, Her yere sokulan bir rüzgâr gibi.
Aşkım iki günlük iptilalardı, Hayatım tükenmez maceralardı, İçimde binlerce istekler vardı, Bir şair, yahut bir hükümdar gibi.
Hissedince sana vurulduğumu, Anladım ne kadar yorulduğumu, Sakinleştiğimi, durulduğumu Denize dökülen bir pınar gibi.
Şimdi şiir bence senin yüzündür, Şimdi benim tahtım senin dizindir, Sevgilim, saadet ikimizindir, Göklerden gelen bir yadigâr gibi.
Sözün şiirlerin mükemmelidir, Senden başkasını seven delidir, Yüzün çiçeklerin en güzelidir, Gözlerin bilinmez bir diyar gibi.
Başını göğsüme sakla sevgilim, Güzel saçlarında dolaşsın elim. Bir gün ağlayalım, bir gün gülelim, Sevişen yaramaz çocuklar gibi.
Metin notu: İnternette yaygın olarak dolaşan biçimde ilk dörtlükteki dize “Kalbim hiç durmadan hızla çarpardı”, ikinci dörtlüğün başı ise “Bazı nur içinde, bazı sisteyim / Bazı beni seven bir göğüsteyim” diye geçer.
2. Dağlar (Benim Meskenim Dağlardır)
“Benim meskenim dağlardır” nakaratıyla bilinen bu şiir, Sabahattin Ali’nin halk şiiri ölçüsüyle yazdığı ilk ünlü şiirlerinden. Altındaki not Ekim 1931, İstanbul’u gösterir; ilk kez Atsız Mecmua’nın 15 Aralık 1931 tarihli 7. sayısında yayımlandı ve 1934’te çıkan Dağlar ve Rüzgâr kitabını açan şiir oldu. Şehirden, insan kalabalığından kaçışı ve kadri bilinmemiş bir insanın gururunu anlatır.
Başım dağ, saçlarım kardır, Deli rüzgârlarım vardır, Ovalar bana çok dardır, Benim meskenim dağlardır.
Şehirler bana bir tuzak; İnsan sohbetleri yasak; Uzak olun benden, uzak, Benim meskenim dağlardır.
Bir gün kadrim bilinirse, İsmim ağza alınırsa, Yerim soran bulunursa: Benim meskenim dağlardır.
Metin notu: Vikikaynak’taki dergi aktarımında ikinci dörtlüğün üçüncü dizesi “Uzak olan benden uzak” biçiminde okunur; yaygın biçim “Uzak olun benden, uzak”tır.
Fotoğraf: Dosseman, Sinop Prison courtyard, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons
3. Hapishane Şarkısı V (Aldırma Gönül)
Sabahattin Ali, 1932’de Konya’da tutuklanıp yargılandı, ardından cezasını çekmek üzere Sinop Cezaevi’ne nakledildi. “Aldırma gönül” diye bilinen Hapishane Şarkısı V, 1933’te Sinop’taki hükümlülüğü sırasında yazıldı; şair bir süre sonra Cumhuriyet’in onuncu yılı dolayısıyla çıkarılan afla serbest kaldı. Duvarları yalayan dalgalar, cezaevinin deniz kıyısındaki yerini anlatır. Şiir, Edip Akbayram’ın yorumuyla geniş kitlelere ulaştı.
Dışarda deli dalgalar Gelip duvarları yalar; Seni bu sesler oyalar, Aldırma gönül, aldırma…
Görmesen bile denizi, Yukarıya çevir gözü: Deniz gibidir gökyüzü; Aldırma gönül, aldırma…
Dertlerin kalkınca şaha Bir küfür yolla Allaha… Görecek günler var daha; Aldırma gönül, aldırma…
Kurşun ata ata biter; Yollar gide gide biter; Ceza yata yata biter; Aldırma gönül, aldırma…
Metin notu: Bazı şiir sitelerinde üçüncü dörtlükteki dize “Deniz dibidir gökyüzü”, dördüncü dörtlüktekiyse “Bir sitem yolla Allah’a” diye geçer. Şarkı hâlinin sözleri için: Edip Akbayram – Aldırma Gönül şarkı sözleri.
4. Hapishane Şarkısı III (Geçmiyor Günler)
Altındaki not 26 Şubat 1933, Konya Hapishanesi’dir. Avluda volta atan, dışarıda baharın geldiğini yalnızca duyan bir mahkûmun ağır zamanı, her dörtlüğün sonunda tekrarlanan “Geçmiyor günler, geçmiyor” nakaratıyla adeta duyulur hâle gelir. Şiir, Kerem Güney bestesi ve Ahmet Kaya yorumuyla da bilinir.
Burda çiçekler açmıyor, Kuşlar süzülüp uçmuyor, Yıldızlar ışık saçmıyor, Geçmiyor günler, geçmiyor.
Avluda volta vururum; Kâh düşünür, otururum, Türlü hayaller görürüm; Geçmiyor günler, geçmiyor.
Dışarda mevsim baharmış, Gezip dolaşanlar varmış, Günler su gibi akarmış… Geçmiyor günler, geçmiyor.
Yanımda yatan yabancı Her söz zehir gibi acı, Bütün dertlerin en gücü; Geçmiyor günler, geçmiyor.
Metin notu: Vikikaynak’taki metinde “Dışarıda mevsim baharmış” dörtlüğü, “Gönülde eski sevdalar” dörtlüğünden önce gelir. Şarkı hâli: Ahmet Kaya – Geçmiyor Günler şarkı sözleri.
5. Kıyamadığım
4 Eylül 1932’de Konya’da yazıldığı not edilen Kıyamadığım, uzakta kalan sevgiliye sorulan cevapsız sorulardan kurulu bir kıskançlık ve özlem şiiri. Her dörtlük, “doyamadığım”, “diyemediğim”, “kıyamadığım” gibi yarım kalmış bir fiille biter; şiirin asıl gücü de bu söylenememiş şeylerde.
Hey bir zaman bakıp bakıp Seyrine doyamadığım! Şimdi gurbette bırakıp Sesini duyamadığım!
Dik yamaçların selisin, Sen benden daha delisin. Şimdi kimlerin kulusun? Başını eğemediğim!
Nasıl vurgunum bilirdin, Niçin benden yüz çevirdin? Kimlerin koynuna girdin? Öpmeğe kıyamadığım!
6. Hapishane Şarkısı I
Hapishane şarkıları serisinin ilki, 5 Eylül 1932’de Konya’da yazıldı. “Göklerde kartal gibiydim / Kanatlarımdan vuruldum” açılışı, özgürlüğü elinden alınmış bir insanın düşüşünü tek imgeyle anlatır. Dağlar ve Rüzgâr kitabında yer alan hapishane şiirlerinin ilk halkasıdır.
Göklerde kartal gibiydim, Kanatlarımdan vuruldum; Mor çiçekli dal gibiydim, Bahar vaktinde kırıldım.
Yâr olmadı bana devir, Her günüm bir başka zehir; Hapishanelerde demir Parmaklıklara sarıldım.
Coşkundum pınarlar gibi, Sarhoştum rüzgârlar gibi; İhtiyar çınarlar gibi Bir gün içinde devrildim.
Ekmeğim bahtımdan katı, Bahtım düşmanımdan kötü; Böyle kepaze hayatı Sürüklemekten yoruldum.
3 Temmuz 1933 tarihli, Sinop Hapishanesi notlu bu şiir, memleketten uzakta yatılan cezanın iki kat ağırlığını anlatır: ziyarete gelen yok, hâlini soran yok. Son dörtlükte ise umut ve yâre seslenme bir arada: “Yâr, beni unutma sakın.”
Düşünme, gününü doldur Gurbet hapishanesinde; Günler yıllara bedeldir Gurbet hapishanesinde.
Metin notu: Vikikaynak’taki metinde son dörtlüğün ikinci dizesi “Çıkacağım günler yakın” diye geçer.
8. İstek
1933 tarihli İstek, Dağlar ve Rüzgâr’ın ilk şiirlerinden. Her dörtlük bir dilek kipiyle biter: anlatsam, bitsem, atsam, yatsam. İçine sığmayan bir canın nereye gideceğini bilememesi, Sabahattin Ali’nin en karanlık ama en içten şiirlerinden birini ortaya çıkarır.
Akşam sular karardı mı? Bir dağa versem ardımı, İçimi yakan derdimi Sağır göklere anlatsam…
İçiliversem dem gibi, Kırılıversem cam gibi, Şamdanda yanan mum gibi, Sabahı görmeden bitsem…
Bir yüce ormana dalıp Ya bir dağ başına gelip, Beni yaradanı bulup Malını başına atsam…
Görünmez kollar boynumda, Yârin hayali koynumda, Sıcak bir kurşun beynimde, Bir ağaç dibinde yatsam…
9. Melankoli
1932 tarihli Melankoli, sebebi olmayan bir kederin tarifi: “Beni en güzel günümde / Sebepsiz bir keder alır.” Ne kış ne yaz, ne dost ne sevgili isteyen bu ruh hâli, bugün de “neden üzgün olduğumu bilmiyorum” diyen herkesin kendini bulabileceği dizelerle anlatılır.
Beni en güzel günümde Sebepsiz bir keder alır. Bütün ömrümün beynimde Acı bir tortusu kalır.
Anlıyamam kederimi, Bir ateş yakar derimi, İçim dar bulur yerimi, Gönlüm dağlarda bunalır.
Ne kış, ne yazı isterim, Ne bir dost yüzü isterim, Hafif bir sızı isterim, Ağrılar, sancılar gelir.
Yanıma düşer kollarım, Görünmez olur yollarım, En sevgili emellerim Önüme ölü serilir…
Ne bir dost, ne bir sevgili, Dünyadan uzak bir deli… Beni sarar melânkoli: Kafamın içersi ölür.
10. Bir Doğum Günü İçin
1933 tarihli bu şiir, sevilen birinin doğduğu güne sorulan sorulardan oluşur: Gökler güldü mü, sular duruldu mu, yıldızlar hâlini sordu mu? Doğum günü kartına ya da mesajına yazılabilecek en güzel Türkçe şiirlerden biri; dördüncü dörtlükteki “Tam dokuz yaşındaymışım” dizesi, şiirdeki sesin sevdiğinden dokuz yaş büyük olduğunu anlatır.
Göklerin yüzü güldü mü Dünyaya geldiğin zaman? Azgın sular duruldu mu Dünyaya geldiğin zaman?
Güneşler gibi tek miydin? Ay ışığından ak mıydın? Böyle nazlı çiçek miydin? Dünyaya geldiğin zaman?
Instagram açıklaması, WhatsApp durumu ya da bir not kâğıdı için Sabahattin Ali’nin şiirlerinden kısa dizeler. Kopyala düğmesi dizeyi şiirin adıyla birlikte alır:
Bir gün ağlayalım, bir gün gülelim, / Sevişen yaramaz çocuklar gibi. Sabahattin Ali, Çocuklar Gibi
Şimdi şiir bence senin yüzündür, / Şimdi benim tahtım senin dizindir. Sabahattin Ali, Çocuklar Gibi
Senden başkasını seven delidir. Sabahattin Ali, Çocuklar Gibi
Başım dağ, saçlarım kardır, / Deli rüzgârlarım vardır. Sabahattin Ali, Dağlar
Bir gün kadrim bilinirse, / İsmim ağza alınırsa, / Yerim soran bulunursa: / Benim meskenim dağlardır. Sabahattin Ali, Dağlar
Başın öne eğilmesin, / Aldırma gönül, aldırma. Sabahattin Ali, Hapishane Şarkısı V
Görmesen bile denizi, / Yukarıya çevir gözü. Sabahattin Ali, Hapishane Şarkısı V
Görecek günler var daha; / Aldırma gönül, aldırma… Sabahattin Ali, Hapishane Şarkısı V
Kurşun ata ata biter; / Yollar gide gide biter. Sabahattin Ali, Hapishane Şarkısı V
Dışarda mevsim baharmış, / Gezip dolaşanlar varmış… / Geçmiyor günler, geçmiyor. Sabahattin Ali, Hapishane Şarkısı III
Hey bir zaman bakıp bakıp / Seyrine doyamadığım! Sabahattin Ali, Kıyamadığım
Göklerde kartal gibiydim, / Kanatlarımdan vuruldum. Sabahattin Ali, Hapishane Şarkısı I
Günler yıllara bedeldir / Gurbet hapishanesinde. Sabahattin Ali, Gurbet Hapishanesi
Hece ölçüsü ve halk şiiri dili: Şiirlerin çoğu 7 ya da 8 heceli dörtlüklerle yazıldı; her dörtlüğün sonunda tekrarlanan nakaratlar (“Aldırma gönül, aldırma”, “Benim meskenim dağlardır”) türkü havası verir.
Hapishane şiirleri: Hapishane Şarkısı I, III ve V ile Gurbet Hapishanesi, 1932-1933’te Konya ve Sinop cezaevlerinde yazıldı. Avlu, demir parmaklık, deniz sesi gibi somut ayrıntılar bu şiirleri belgesel kadar canlı kılar.
Doğa ve yalnızlık: Dağ, rüzgâr, pınar, dere imgeleri neredeyse her şiirde var; kitabın adı Dağlar ve Rüzgâr da buradan gelir.
Sade bir aşk dili: Çocuklar Gibi, Kıyamadığım ve Bir Doğum Günü İçin, süssüz cümlelerle yazılmış ama bugün de en çok paylaşılan Türkçe aşk şiirleri arasında.
En bilinen Sabahattin Ali şiirleri, Edip Akbayram’ın seslendirdiği “Aldırma Gönül” (Hapishane Şarkısı V), “Benim meskenim dağlardır” nakaratlı Dağlar, Ahmet Kaya yorumuyla da bilinen Geçmiyor Günler (Hapishane Şarkısı III) ve Çocuklar Gibi’dir.
Sabahattin Ali’nin şiir kitabının adı nedir?
Sabahattin Ali şiirlerini 1934’te yayımlanan Dağlar ve Rüzgâr kitabında topladı. Tüm şiirleri bugün Yapı Kredi Yayınları’nın ilk baskısı 1999’da çıkan Bütün Şiirleri kitabında bir arada okunabilir.
Aldırma Gönül şiiri nerede yazıldı?
Hapishane Şarkısı V adlı bu şiir, Sabahattin Ali’nin 1933’te Sinop Cezaevi’nde hükümlüyken yazdığı şiirdir. Şair, Cumhuriyet’in onuncu yılı dolayısıyla çıkarılan afla serbest kaldı; şiir ilk kez 1934’te Dağlar ve Rüzgâr’da yayımlandı.
Leylim Ley şiiri Sabahattin Ali’nin mi?
Leylim Ley’in sözleri Sabahattin Ali’ye atfedilir ve yazarın Ses öyküsünde geçer; bestesi Zülfü Livaneli’ye aittir. Şiirin Sabahattin Ali’ye aidiyeti konusunda kesin bir belge bulunmadığını not eden kaynaklar da olduğu için bu derlemeye tam metin olarak almadık.
Sabahattin Ali’nin şiirlerini paylaşmak serbest mi?
Türkiye’de Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre koruma süresi, eser sahibinin ölümünü izleyen yılın başından itibaren 70 yıldır. 2 Nisan 1948’de ölen Sabahattin Ali’nin eserleri bu nedenle 2019’dan beri kamu malıdır; şiirlerini şair adını belirterek paylaşabilirsiniz. Ancak yeni bir basımın önsöz, açıklama gibi kısımları yayınevinin hakkı olabilir.
Sabahattin Ali kimdir?
Sabahattin Ali, 25 Şubat 1907’de Gümülcine’de doğmuş, 2 Nisan 1948’de Kırklareli dolaylarında öldürülmüş yazar ve şairdir. Öğretmen olarak çalıştı, Almanya’da öğrenim gördü; Kuyucaklı Yusuf, İçimizdeki Şeytan ve Kürk Mantolu Madonna romanlarıyla, Değirmen, Kağnı, Ses gibi öykü kitaplarıyla tanınır.
Kaynaklar
Sabahattin Ali, Dağlar ve Rüzgâr, 1934; Bütün Şiirleri, Yapı Kredi Yayınları, 1. baskı Ocak 1999 (yayınevinin yazar biyografisi ve içindekiler sayfası).
Vikikaynak, Sabahattin Ali şiirleri (Dağlar, İstek, Geçmiyor Günler, Gurbet Hapishanesi metinleri), Ekim 2026’da erişildi.
blog.ufuk.io, Sabahattin Ali şiirleri (yazım tarihi ve yeri notlu metinler); Antoloji.com Sabahattin Ali sayfası. Metinler bu kaynaklar arasında karşılaştırıldı.
Vikipedi, “Aldırma Gönül” maddesi (Konya’da tutuklanma, Sinop Cezaevi ve af), Ekim 2026’da erişildi.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, madde 27 (koruma süresi).
Fotoğraf: Ismailtasgeldi, Kaçkar Dağları ve Artvin, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons; Fotoğraf: Dosseman, Sinop Prison courtyard, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons.
Şiirlerin seçimi, sıralaması, tanıtım notları ve ruh hâli rehberi Söz Arşivi editörlerine aittir.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Sitemize giriş yaparak Çerez Politikası ve Gizlilik Sözleşmesi'ni okuyup kabul etmiş sayılırsınız.
Son güncelleme: 20 Ekim 2026
Sabahattin Ali şiirleri, romanlarının gölgesinde kalsa da Türkçenin en çok ezberlenen dizelerini barındırır. Bu sayfada Kürk Mantolu Madonna’nın yazarının en güzel 10 şiirini tam metin olarak, her birinin yazıldığı yer, tarih ve kısa hikâyesiyle bir araya getirdik. Metinleri birden fazla kaynakla karşılaştırdık; dolaşan farklı biçimleri de şiirin altında not ettik. Her şiirin altındaki Şiiri kopyala düğmesi metni şair adıyla birlikte kopyalar.
Sabahattin Ali şiire 1920’lerin ortasında, Balıkesir’de çıkan dergilerde hece ölçüsüyle yazdığı şiirlerle başladı. Şiirlerini 1934’te Dağlar ve Rüzgâr adıyla kitaplaştırdı. Bu şiirlerin önemli bir kısmı, 1932’de tutuklanmasının ardından Konya ve Sinop cezaevlerinde yazıldı. Halk şiirinin sade diliyle yazılan bu dizeler sonradan Edip Akbayram, Ahmet Kaya gibi isimlerin sesiyle şarkıya dönüştü ve geniş kitlelere ulaştı.
Sabahattin Ali 1948’de öldüğü için eserlerinin koruma süresi doldu ve şiirleri 2019’dan bu yana kamu malı. Bu yüzden aşağıda şiirlerin tamamını okuyabilir, şair adını belirterek paylaşabilirsiniz.
İçindekiler
En güzel 10 Sabahattin Ali şiiri (tam metin)
Sıralama, şiirlerin bugün ne kadar okunup paylaşıldığı ile editör tercihimizin birleşimi. Aşk şiirleriyle başlayıp hapishane şiirleriyle devam ediyor, bir doğum günü şiiriyle bitiriyoruz:
1. Çocuklar Gibi
Sabahattin Ali’nin en çok okunan aşk şiirlerinden biri. İlk dörtlüklerde başına buyruk, hiç durmayan bir gençliği anlatır; sevgiliyle tanışınca bu hızın yerini “denize dökülen bir pınar gibi” bir duruluk alır. Sondaki “Sevişen yaramaz çocuklar gibi” dizesi, şiire adını veren ve en çok alıntılanan dizedir.
Metin notu: İnternette yaygın olarak dolaşan biçimde ilk dörtlükteki dize “Kalbim hiç durmadan hızla çarpardı”, ikinci dörtlüğün başı ise “Bazı nur içinde, bazı sisteyim / Bazı beni seven bir göğüsteyim” diye geçer.
2. Dağlar (Benim Meskenim Dağlardır)
“Benim meskenim dağlardır” nakaratıyla bilinen bu şiir, Sabahattin Ali’nin halk şiiri ölçüsüyle yazdığı ilk ünlü şiirlerinden. Altındaki not Ekim 1931, İstanbul’u gösterir; ilk kez Atsız Mecmua’nın 15 Aralık 1931 tarihli 7. sayısında yayımlandı ve 1934’te çıkan Dağlar ve Rüzgâr kitabını açan şiir oldu. Şehirden, insan kalabalığından kaçışı ve kadri bilinmemiş bir insanın gururunu anlatır.
Metin notu: Vikikaynak’taki dergi aktarımında ikinci dörtlüğün üçüncü dizesi “Uzak olan benden uzak” biçiminde okunur; yaygın biçim “Uzak olun benden, uzak”tır.
3. Hapishane Şarkısı V (Aldırma Gönül)
Sabahattin Ali, 1932’de Konya’da tutuklanıp yargılandı, ardından cezasını çekmek üzere Sinop Cezaevi’ne nakledildi. “Aldırma gönül” diye bilinen Hapishane Şarkısı V, 1933’te Sinop’taki hükümlülüğü sırasında yazıldı; şair bir süre sonra Cumhuriyet’in onuncu yılı dolayısıyla çıkarılan afla serbest kaldı. Duvarları yalayan dalgalar, cezaevinin deniz kıyısındaki yerini anlatır. Şiir, Edip Akbayram’ın yorumuyla geniş kitlelere ulaştı.
Metin notu: Bazı şiir sitelerinde üçüncü dörtlükteki dize “Deniz dibidir gökyüzü”, dördüncü dörtlüktekiyse “Bir sitem yolla Allah’a” diye geçer. Şarkı hâlinin sözleri için: Edip Akbayram – Aldırma Gönül şarkı sözleri.
4. Hapishane Şarkısı III (Geçmiyor Günler)
Altındaki not 26 Şubat 1933, Konya Hapishanesi’dir. Avluda volta atan, dışarıda baharın geldiğini yalnızca duyan bir mahkûmun ağır zamanı, her dörtlüğün sonunda tekrarlanan “Geçmiyor günler, geçmiyor” nakaratıyla adeta duyulur hâle gelir. Şiir, Kerem Güney bestesi ve Ahmet Kaya yorumuyla da bilinir.
Metin notu: Vikikaynak’taki metinde “Dışarıda mevsim baharmış” dörtlüğü, “Gönülde eski sevdalar” dörtlüğünden önce gelir. Şarkı hâli: Ahmet Kaya – Geçmiyor Günler şarkı sözleri.
5. Kıyamadığım
4 Eylül 1932’de Konya’da yazıldığı not edilen Kıyamadığım, uzakta kalan sevgiliye sorulan cevapsız sorulardan kurulu bir kıskançlık ve özlem şiiri. Her dörtlük, “doyamadığım”, “diyemediğim”, “kıyamadığım” gibi yarım kalmış bir fiille biter; şiirin asıl gücü de bu söylenememiş şeylerde.
6. Hapishane Şarkısı I
Hapishane şarkıları serisinin ilki, 5 Eylül 1932’de Konya’da yazıldı. “Göklerde kartal gibiydim / Kanatlarımdan vuruldum” açılışı, özgürlüğü elinden alınmış bir insanın düşüşünü tek imgeyle anlatır. Dağlar ve Rüzgâr kitabında yer alan hapishane şiirlerinin ilk halkasıdır.
7. Gurbet Hapishanesi
3 Temmuz 1933 tarihli, Sinop Hapishanesi notlu bu şiir, memleketten uzakta yatılan cezanın iki kat ağırlığını anlatır: ziyarete gelen yok, hâlini soran yok. Son dörtlükte ise umut ve yâre seslenme bir arada: “Yâr, beni unutma sakın.”
Metin notu: Vikikaynak’taki metinde son dörtlüğün ikinci dizesi “Çıkacağım günler yakın” diye geçer.
8. İstek
1933 tarihli İstek, Dağlar ve Rüzgâr’ın ilk şiirlerinden. Her dörtlük bir dilek kipiyle biter: anlatsam, bitsem, atsam, yatsam. İçine sığmayan bir canın nereye gideceğini bilememesi, Sabahattin Ali’nin en karanlık ama en içten şiirlerinden birini ortaya çıkarır.
9. Melankoli
1932 tarihli Melankoli, sebebi olmayan bir kederin tarifi: “Beni en güzel günümde / Sebepsiz bir keder alır.” Ne kış ne yaz, ne dost ne sevgili isteyen bu ruh hâli, bugün de “neden üzgün olduğumu bilmiyorum” diyen herkesin kendini bulabileceği dizelerle anlatılır.
10. Bir Doğum Günü İçin
1933 tarihli bu şiir, sevilen birinin doğduğu güne sorulan sorulardan oluşur: Gökler güldü mü, sular duruldu mu, yıldızlar hâlini sordu mu? Doğum günü kartına ya da mesajına yazılabilecek en güzel Türkçe şiirlerden biri; dördüncü dörtlükteki “Tam dokuz yaşındaymışım” dizesi, şiirdeki sesin sevdiğinden dokuz yaş büyük olduğunu anlatır.
Ruh hâline göre hangi Sabahattin Ali şiirini okumalı?
Hangi Sabahattin Ali şiirini okuyacağınıza ya da paylaşacağınıza karar veremiyorsanız, editör olarak hazırladığımız bu küçük rehber yardımcı olabilir:
Kısa Sabahattin Ali şiirleri ve dizeleri
Instagram açıklaması, WhatsApp durumu ya da bir not kâğıdı için Sabahattin Ali’nin şiirlerinden kısa dizeler. Kopyala düğmesi dizeyi şiirin adıyla birlikte alır:
Sabahattin Ali, Çocuklar Gibi
Sabahattin Ali, Çocuklar Gibi
Sabahattin Ali, Çocuklar Gibi
Sabahattin Ali, Dağlar
Sabahattin Ali, Dağlar
Sabahattin Ali, Hapishane Şarkısı V
Sabahattin Ali, Hapishane Şarkısı V
Sabahattin Ali, Hapishane Şarkısı V
Sabahattin Ali, Hapishane Şarkısı V
Sabahattin Ali, Hapishane Şarkısı III
Sabahattin Ali, Kıyamadığım
Sabahattin Ali, Hapishane Şarkısı I
Sabahattin Ali, Gurbet Hapishanesi
Sabahattin Ali, İstek
Sabahattin Ali, Melankoli
Sabahattin Ali, Bir Doğum Günü İçin
Bestelenen Sabahattin Ali şiirleri
Sabahattin Ali’nin halk şiiri ölçüsüyle yazdığı dizeler bestecilerin ilgisini çekti. Sitemizde sözleri bulunan şarkılar:
Sabahattin Ali şiirlerinin özellikleri
Sabahattin Ali’nin romanlarından seçmeler için Kürk Mantolu Madonna alıntıları derlememize, başka şairlerden dizeler için şiir alıntıları sayfamıza göz atabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Sabahattin Ali’nin en ünlü şiiri hangisi?
En bilinen Sabahattin Ali şiirleri, Edip Akbayram’ın seslendirdiği “Aldırma Gönül” (Hapishane Şarkısı V), “Benim meskenim dağlardır” nakaratlı Dağlar, Ahmet Kaya yorumuyla da bilinen Geçmiyor Günler (Hapishane Şarkısı III) ve Çocuklar Gibi’dir.
Sabahattin Ali’nin şiir kitabının adı nedir?
Sabahattin Ali şiirlerini 1934’te yayımlanan Dağlar ve Rüzgâr kitabında topladı. Tüm şiirleri bugün Yapı Kredi Yayınları’nın ilk baskısı 1999’da çıkan Bütün Şiirleri kitabında bir arada okunabilir.
Aldırma Gönül şiiri nerede yazıldı?
Hapishane Şarkısı V adlı bu şiir, Sabahattin Ali’nin 1933’te Sinop Cezaevi’nde hükümlüyken yazdığı şiirdir. Şair, Cumhuriyet’in onuncu yılı dolayısıyla çıkarılan afla serbest kaldı; şiir ilk kez 1934’te Dağlar ve Rüzgâr’da yayımlandı.
Leylim Ley şiiri Sabahattin Ali’nin mi?
Leylim Ley’in sözleri Sabahattin Ali’ye atfedilir ve yazarın Ses öyküsünde geçer; bestesi Zülfü Livaneli’ye aittir. Şiirin Sabahattin Ali’ye aidiyeti konusunda kesin bir belge bulunmadığını not eden kaynaklar da olduğu için bu derlemeye tam metin olarak almadık.
Sabahattin Ali’nin şiirlerini paylaşmak serbest mi?
Türkiye’de Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre koruma süresi, eser sahibinin ölümünü izleyen yılın başından itibaren 70 yıldır. 2 Nisan 1948’de ölen Sabahattin Ali’nin eserleri bu nedenle 2019’dan beri kamu malıdır; şiirlerini şair adını belirterek paylaşabilirsiniz. Ancak yeni bir basımın önsöz, açıklama gibi kısımları yayınevinin hakkı olabilir.
Sabahattin Ali kimdir?
Sabahattin Ali, 25 Şubat 1907’de Gümülcine’de doğmuş, 2 Nisan 1948’de Kırklareli dolaylarında öldürülmüş yazar ve şairdir. Öğretmen olarak çalıştı, Almanya’da öğrenim gördü; Kuyucaklı Yusuf, İçimizdeki Şeytan ve Kürk Mantolu Madonna romanlarıyla, Değirmen, Kağnı, Ses gibi öykü kitaplarıyla tanınır.
Kaynaklar
Şiirlerin seçimi, sıralaması, tanıtım notları ve ruh hâli rehberi Söz Arşivi editörlerine aittir.