Yazan
Editör · Sözleri.co
- 1992 İstanbul doğumlu
- Radyo ve Televizyon mezunu
- Tam zamanlı editör
Hilal Can, 1992 yılında İstanbul’da doğdu. Radyo ve televizyon eğitimi aldı. Sözleri.co’da tam zamanlı editör olarak şarkı sözü sayfalarını, şiir ve kitap alıntılarını ve kültür yazılarını hazırlar. Edebiyat, şiir, sanat, felsefe, psikoloji ve bilim alanlarına ilgi duyar.
- Edebiyat
- Şiir
- Sanat
- Felsefe
- Psikoloji
- Bilim
Son güncelleme: 30 Ekim 2026
“Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür / ve bir orman gibi kardeşçesine” dizesini hiç okumamış biri bile mutlaka bir yerde duymuştur. Nazım Hikmet şiirleri, hapishane koğuşundan sürgün trenine kadar uzanan bir hayatın içinden; umudu, aşkı ve memleket özlemini en yalın Türkçeyle anlatır. Şiirlerinin pek çoğu Cem Karaca’dan Zülfü Livaneli’ye uzanan seslerle şarkıya da dönüştü. Bu yazıda en sevilen 10 Nâzım Hikmet şiirini, yazıldığı yıla göre sıraladık; her birinden kısa birkaç dize, kitap ve yıl bilgisi ve şiirin hikâyesini bir araya getirdik.
Şiirlerin tamamını şairin kitaplarında okuyabilirsiniz; Nâzım Hikmet’in şiirleri bugün Yapı Kredi Yayınları tarafından basılıyor. Dizeleri ve şiirlerle ilgili bilgileri en az iki kaynakla karşılaştırdık. Kutulardaki Kopyala düğmesi dizeleri şair ve şiir adıyla birlikte kopyalar.
Nâzım Hikmet kimdir?
Nâzım Hikmet, Türk şiirini serbest ölçüyle, merdiven biçimli dizelerle ve gündelik konuşma diliyle tanıştıran şairdir. 1930’ların başındaki kitapları bir anda geniş bir okur kitlesi buldu; ancak hayatının büyük kısmı davalar ve hapishanelerle geçti. Bursa Cezaevi’nde yattığı yıllarda Orhan Kemal ile aynı koğuşu paylaştı, Piraye’ye yazdığı mektup ve şiirler Türkçenin en bilinen aşk metinleri arasına girdi. 1951’de yurt dışına çıktıktan sonra memleketine bir daha dönemedi; sürgünde yazdığı şiirlerin çoğunda bu hasret hissedilir.
Nazım Hikmet şiirleri bir bakışta
İçindekiler
1. Kerem Gibi
sen yanmasan
biz yanmasak,
nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa.
Nâzım Hikmet, “Kerem Gibi”
Kitap: Sesini Kaybeden Şehir (1931) · Yazılış: Mayıs 1930 · Bestesi: Cem Karaca; Grup Munzur
Hikâyesi: Şiir, Kerem ile Aslı halk hikâyesine bir göndermeyle kurulur: Aslı’ya kavuşamayan Kerem’in yanıp kül olması, Nâzım’ın dizelerinde karanlığı aydınlatmak için kendini feda etmeye dönüşür. Kurşun gibi ağır bir havanın ortasında konuşan şair, tek başına bir aşkı değil, bir kuşağın sorumluluğunu üstlenir.
Dizelerin merdiven gibi aşağı inen dizilişi, okurken her kelimenin üzerinde durmayı zorunlu kılar; “karan- / -lıklar” gibi bölünmeler sesi de görüntüyü de keser. Şiir Cem Karaca’nın sesiyle şarkıya dönüştü; sanatçının diğer yorumları için Cem Karaca şarkıları yazımıza göz atabilirsiniz.
2. Nikbinlik
güneşli günler
göre-
-ceğiz…
Nâzım Hikmet, “Nikbinlik”
Kitap: Sesini Kaybeden Şehir (1931) · Yazılış: 1930 · Bestesi: Edip Akbayram, “Güzel Günler Göreceğiz”
Hikâyesi: “Nikbinlik” iyimserlik demektir ve şiir adının hakkını verir: Şair, çocuklara motorları maviliklere süreceklerini, güneşli günlerin mutlaka geleceğini müjdeler. “göre- / -ceğiz” diye ikiye bölünen kelime, beklenen günlerin hem yakın hem de biraz uzakta olduğunu hissettirir.
Edip Akbayram’ın bu şiirden uyarladığı “Güzel Günler Göreceğiz”, Türkçe umut şarkılarının en bilinenlerinden biri oldu. Şarkının sözlerini Edip Akbayram – Güzel Günler Göreceğiz sayfamızda bulabilir, umut veren başka cümleler için umut ile ilgili sözler derlememize bakabilirsiniz.
3. Mavi Gözlü Dev, Minnacık Kadın ve Hanımelleri
Minnacık bir kadın sevdi.
Nâzım Hikmet, “Mavi Gözlü Dev, Minnacık Kadın ve Hanımelleri”
Kitap: Gece Gelen Telgraf (1932)
Hikâyesi: Bir masal gibi anlatılan bu şiirde mavi gözlü dev, büyük yollara çıkmak isterken sevdiği minnacık kadın küçük bir evin ve bahçesindeki hanımellerinin hayalini kurar. Sonunda kadın, devin büyük yolunda yorulur ve hanımelli bir evin sahibi olan başka birine gider.
Şiirin kimin için yazıldığı tartışmalıdır: Memet Fuat şiirin Piraye için yazıldığını söylerken Asım Bezirci ilham kaynağının Nüzhet Hanım olduğunu ileri sürer. Bu belirsizliğe rağmen “mavi gözlü dev” sözü, şairin kendisi için de kullanılan bir lakaba dönüştü.
4. Piraye İçin Yazılmış Saat 21-22 Şiirleri
ölüm ve zafer haberleri içinden,
hapiste
ve yaşım kırkı geçmiş iken…
Nâzım Hikmet, “Piraye İçin Yazılmış Saat 21-22 Şiirleri”
Kitap: Saat 21-22 Şiirleri (1965) · Yazılış: 20 Eylül 1945, Bursa Cezaevi
Hikâyesi: Nâzım, Bursa Cezaevi’nde yattığı yıllarda eşi Piraye’ye her akşam saat 21 ile 22 arasında birer şiir yazdı. 20 Eylül 1945’te başlayan bu gün gün tarihli şiirler, hapishanede geçen zamanın, uzaktaki sevgilinin ve İkinci Dünya Savaşı’nın son haberlerinin iç içe geçtiği bir aşk günlüğüdür.
Aynı dizinin 24 Eylül tarihli şiirindeki “En güzel deniz: henüz gidilmemiş olanıdır” dizesi, bugün en çok paylaşılan Nâzım Hikmet sözlerinden biridir. Denizi ve uzakları anlatan başka cümleler için deniz ile ilgili sözler yazımıza göz atabilirsiniz.
5. Yaşamaya Dair
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
Nâzım Hikmet, “Yaşamaya Dair”
Yazılış: 1947 (birinci bölüm), 1948 (ikinci ve üçüncü bölüm) · Bestesi: Hümeyra
Hikâyesi: Üç bölümden oluşan şiir, Bursa Cezaevi yıllarında yazıldı ve bugün Bütün Şiirleri’nde “Yatar Bursa Kalesinde” bölümünde yer alır. Şair yaşamayı bir sincabın ciddiyetiyle, yani başka hiçbir şey beklemeden, bütün dikkatle yapılacak bir iş olarak tarif eder.
Şiirin en çarpıcı yanı, hapishanede yazılmış olmasına rağmen hayata bu kadar sıkı sarılmasıdır: Ellerin kolların bağlıyken bile yaşamayı ciddiye almak gerektiğini söyler. Hümeyra’nın yorumuyla şarkı olarak da sevildi. Hayata dair başka satırlar için hayata dair kitap alıntıları derlememize bakabilirsiniz.
6. Davet
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim…
Nâzım Hikmet, “Davet”
Kitap: Kuvâyi Milliye (1968; ilk kez 1965’te Kurtuluş Savaşı Destanı adıyla) · Bestesi: Cem Karaca, “Hasret”
Hikâyesi: “Dörtnala gelip Uzak Asya’dan / Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan / bu memleket bizim” diye açılan Davet, Kurtuluş Savaşı’nı anlatan destanın içinde yer alır. Şair, memleketi bir harita gibi değil, kan içindeki bilekleri ve çıplak ayaklarıyla bir insan topluluğu olarak çizer.
Şiirin son dizeleri, bireyin özgürlüğüyle toplumun kardeşliğini aynı cümlede buluşturur ve en çok alıntılanan Nâzım Hikmet sözü olmayı hak eder. Cem Karaca’nın “Hasret” adlı şarkısı bu şiirden uyarlanmıştır. Memleket ve ayrılık özlemini anlatan başka sözler için özlem ile ilgili sözler sayfamıza göz atabilirsiniz.
7. Kız Çocuğu
kapıları birer birer.
Gözünüze görünemem
göze görünmez ölüler.
Nâzım Hikmet, “Kız Çocuğu”
Kitap: Yeni Şiirler · Yazılış: 1956 · Bestesi: Zülfü Livaneli; Ruhi Su
Hikâyesi: Şiirde konuşan, Hiroşima’ya atılan atom bombasında ölen yedi yaşında bir kız çocuğudur. On yıl sonra kapı kapı dolaşıp kendisi için hiçbir şey istemediğini, yalnızca çocuklar öldürülmesin ve şeker yiyebilsinler diye bir imza beklediğini söyler.
Sade, türkü gibi ölçülü dizeleri sayesinde şiir birçok dile çevrildi; İngilizce çevirisi “I Come And Stand At Every Door” adıyla The Byrds’ün Fifth Dimension albümünde de yer aldı. Türkiye’de ise Zülfü Livaneli’nin Nazım Türküsü albümündeki bestesiyle tanındı.
8. Karlı Kayın Ormanında
yürüyorum geceleyin.
Efkârlıyım, efkârlıyım,
elini ver, nerde elin?
Nâzım Hikmet, “Karlı Kayın Ormanında”
Kitap: Yeni Şiirler · Yazılış: 14 Mart 1956, Moskova, Peredelkino · Bestesi: Zülfü Livaneli
Hikâyesi: Şiir, Moskova yakınlarındaki Peredelkino’da, karla kaplı bir kayın ormanında geceleyin yürüyen bir adamın iç sesidir. Ay ışığı renginde kar, uzaktaki şehir ve hiç yanında olmayan bir el; sürgündeki şairin yalnızlığı birkaç sade dizede bütün ağırlığıyla duyulur.
Zülfü Livaneli’nin bestesi şiiri geniş kitlelere ulaştırdı; şarkı, Kız Çocuğu ile birlikte sanatçının Nazım Türküsü albümünde yer alır. Şarkı hâlinin sözlerini Zülfü Livaneli – Karlı Kayın Ormanı sayfamızda bulabilir, karı anlatan başka şarkılar için kar ile ilgili şarkılar listemize bakabilirsiniz.
9. Ceviz Ağacı
ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda,
Nâzım Hikmet, “Ceviz Ağacı”
Kitap: Yeni Şiirler · Yazılış: 1 Temmuz 1957, Balçık (Bulgaristan) · Bestesi: Cem Karaca
Hikâyesi: Şair, İstanbul’dan çok uzakta, Bulgaristan’ın Karadeniz kıyısındaki Balçık kasabasında kendini Gülhane Parkı’ndaki yaşlı bir ceviz ağacı olarak hayal eder. Yüz bin yaprağı yüz bin el, yüz bin göz olur ve hepsiyle sevdiğine ve İstanbul’a dokunur.
Şiirin, Nâzım’ın hapisten kaçıp Gülhane Parkı’nda bir ağaca saklandığı ve Piraye’yi oradan izlediği yönündeki hikâye yaygın olsa da gerçeği yansıtmaz; şiir 1957’de sürgündeyken yazılmıştır. Cem Karaca’nın bestesiyle bir kuşağın ortak şarkısı oldu; sözleri için Cem Karaca – Ceviz Ağacı sayfamıza, doğayı anlatan başka cümleler için doğa ile ilgili sözler derlememize göz atabilirsiniz.
10. Saman Sarısı
saçları saman sarısı kirpikleri mavi
Nâzım Hikmet, “Saman Sarısı”
Kitap: Son Şiirleri · Yazılış: 1961 · İthaf: “Vera Tulyakova’ya derin saygılarımla”
Hikâyesi: Şair, seher vakti kar içindeki bir garda, yataklı vagonun aralık perdesinden alt ranzada uyuyan genç bir kadını görür. Bu kısa an, Varşova’daki Bristol Oteli’nden Moskova’ya, Paris’ten Havana’ya uzanan uzun bir aşk ve yolculuk şiirine dönüşür.
Şiirdeki saman sarısı saçlı kadın, Nâzım’ın son yıllarındaki eşi Vera Tulyakova’dır. Serbest, noktalama işaretsiz ve uzun soluklu dizeleriyle şiir, şairin olgunluk döneminin en özgün denemelerinden biri sayılır.
Nazım Hikmet şiirlerinden paylaşmalık kısa dizeler
Bir mesaj, bir not ya da bir paylaşım için kısa ve akılda kalan dizeler arıyorsanız aşağıdakileri tek tıkla kopyalayabilirsiniz.
henüz gidilmemiş olanıdır.
Nâzım Hikmet, “Piraye İçin Yazılmış Saat 21-22 Şiirleri”
ümitli şey
Nâzım Hikmet, “Piraye İçin Yazılmış Saat 21-22 Şiirleri”
ve bir orman gibi kardeşçesine,
Nâzım Hikmet, “Davet”
güneşli günler
Nâzım Hikmet, “Nikbinlik”
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
Nâzım Hikmet, “Yaşamaya Dair”
Nâzım Hikmet, “Ceviz Ağacı”
Başka şairlerin dizeleri için Cemal Süreya şiirleri, Sabahattin Ali şiirleri, Atilla İlhan şiirleri, Ataol Behramoğlu şiirleri ve Orhan Veli şiirleri yazılarımıza göz atabilirsiniz. Kısa ve etkili dizeler için kısa şiir alıntıları ve şiir alıntıları derlemelerimiz de sizi bekliyor.
Mini test: Nazım Hikmet şiirlerini ne kadar tanıyorsunuz?
“Ceviz Ağacı” şiiri nerede yazıldı?
Cevap: Bulgaristan’ın Balçık kasabasında, 1 Temmuz 1957’de.
Edip Akbayram’ın “Güzel Günler Göreceğiz” şarkısı hangi şiirden uyarlandı?
Cevap: “Nikbinlik” şiirinden. Şiir, Sesini Kaybeden Şehir (1931) kitabında yer alır.
“Saat 21-22 Şiirleri” kime yazıldı?
Cevap: Şairin eşi Piraye’ye. Şiirler 1945’te Bursa Cezaevi’nde, her akşam saat 21 ile 22 arasında yazıldı.
“Saman Sarısı” şiiri kime ithaf edilmiştir?
Cevap: Vera Tulyakova’ya. Şiir 1961’de yazıldı.
Nâzım Hikmet nerede doğdu?
Cevap: Selanik’te, 15 Ocak 1902’de.
Sık sorulan sorular
Nazım Hikmet’in en ünlü şiirleri hangileri?
En çok okunan Nazım Hikmet şiirleri arasında Kerem Gibi, Nikbinlik, Mavi Gözlü Dev, Piraye İçin Yazılmış Saat 21-22 Şiirleri, Yaşamaya Dair, Davet, Kız Çocuğu, Karlı Kayın Ormanında, Ceviz Ağacı ve Saman Sarısı sayılabilir.
Nazım Hikmet’in şarkı olan şiirleri hangileri?
Ceviz Ağacı ve Kerem Gibi (Cem Karaca), Hasret adıyla Davet (Cem Karaca), Güzel Günler Göreceğiz adıyla Nikbinlik (Edip Akbayram), Karlı Kayın Ormanı ve Kız Çocuğu (Zülfü Livaneli), Yaşamaya Dair (Hümeyra) ve Seni Düşünmek Güzel Şey (Ezginin Günlüğü) en bilinen örneklerdir.
“En güzel deniz henüz gidilmemiş olanıdır” sözü hangi şiirden?
Bu dize, Nâzım Hikmet’in Bursa Cezaevi’nde eşi Piraye’ye yazdığı Saat 21-22 Şiirleri’nin 24 Eylül 1945 tarihli bölümünden. Şiirler ilk kez 1965’te kitap olarak yayımlandı.
Nâzım Hikmet neden Türkiye’den ayrıldı?
Uzun yıllar hapis yatan şair, 17 Haziran 1951’de gizlice Türkiye’den ayrıldı ve aynı yıl vatandaşlıktan çıkarıldı. Ölümüne kadar sürgünde yaşadı; vatandaşlığı 2009’da Bakanlar Kurulu kararıyla geri verildi.
Nâzım Hikmet ne zaman öldü, mezarı nerede?
Nâzım Hikmet 3 Haziran 1963’te Moskova’da öldü ve Moskova’daki Novodeviçi Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Kaynaklar
Bilgileri şu kaynaklarla karşılaştırdık: