Yazan
Editör · Sözleri.co
- 1992 İstanbul doğumlu
- Radyo ve Televizyon mezunu
- Tam zamanlı editör
Hilal Can, 1992 yılında İstanbul’da doğdu. Radyo ve televizyon eğitimi aldı. Sözleri.co’da tam zamanlı editör olarak şarkı sözü sayfalarını, şiir ve kitap alıntılarını ve kültür yazılarını hazırlar. Edebiyat, şiir, sanat, felsefe, psikoloji ve bilim alanlarına ilgi duyar.
- Edebiyat
- Şiir
- Sanat
- Felsefe
- Psikoloji
- Bilim
Son güncelleme: 28 Ekim 2026
Özlem, sevdiğimiz bir insanın, uzakta kalan bir şehrin ya da geri gelmeyecek bir zamanın yokluğunu her gün yeniden fark etmektir. Neyin iniltisinden hapishane mektuplarına, bir Yunan destanından bir çocuk kitabına kadar edebiyatın en güzel sayfalarının çoğu bu duygudan doğdu. Özlem ile ilgili sözler bu yüzden hem tanıdık hem de şaşırtıcıdır: Kimi yüzyıllar önce yazıldığı hâlde bugün gönderilmiş bir mesaj gibi okunur. Bu yazıda Mevlânâ’dan Nâzım Hikmet’e, Homeros’tan Küçük Prens’e uzanan 25 özlem sözünü, kimin söylediği ve hangi eserde geçtiğiyle birlikte bir araya getirdik.
Her sözü özgün metniyle ve en az iki ayrı kaynakla karşılaştırdık; yabancı dillerdeki alıntıları kendimiz çevirdik. İnternette çok paylaşılan ama yanlış kişiye mal edilen bir veda sözünü de listenin sonunda ayrıca ele aldık. Kutulardaki Kopyala düğmesi sözü, sahibinin adıyla birlikte kopyalar.
25 özlem sözü bir bakışta
Türk edebiyatından özlem ile ilgili sözler
İlk on bir madde, tasavvuf şiirinden hapishane mektuplarına uzanan Türkçe özlem geleneğinden geliyor. Neyin ve su dolabının iniltisiyle başlayan bu çizgi, yirminci yüzyılda sevgiliye yazılmış dizelerle sürüyor.
1. Mevlânâ: “Dinle, bu ney nasıl şikâyet ediyor”
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Mesnevî
Eser: Mesnevî, 1. cilt, 1. ve 4. beyitler · Yazılışı: 1258–1273 arası, Konya · Farsça aslı: “Bişnev în ney çün şikâyet mî koned / Ez cüdâyîhâ hikâyet mî koned”
Türk ve İran edebiyatının en ünlü özlem metni, Mesnevî’nin açılışındaki on sekiz beyittir. Sazlıktan kesilip ney yapılan kamış, koparıldığı yere duyduğu hasreti iniltiyle anlatır; Mevlânâ bu iniltiyi, aslından ayrı düşen insan ruhunun hâline benzetir. Bu yüzden özlem burada yalnızca bir kişiyi değil, insanın kendi kaynağını aramasını da anlatır.
2. Yunus Emre: “Derdim vardır inilerim”
Yunus Emre, Benim Adım Dertli Dolap
Şiir: “Benim Adım Dertli Dolap” · Dönem: 13. yüzyıl sonu – 14. yüzyıl başı
Yunus Emre bu şiirde gıcırdayarak dönen su dolabını konuşturur. Şiirin devamında dolap, bir dağda bulunduğunu, kolu kanadı kırılarak buraya getirildiğini anlatır; yani o inilti de yerinden yurdundan koparılmış olmanın sesidir. Mevlânâ’nın neyi gibi Yunus’un dolabı da halk dilinde özlemin en sade simgelerinden biri hâline geldi.
3. Nâzım Hikmet: “Kitap okurum: içinde sen varsın”
Nâzım Hikmet, Saat 21-22 Şiirleri
Şiir: Piraye İçin Yazılmış Saat 21-22 Şiirleri, 22 Eylül 1945 · Yazıldığı yer: Bursa Cezaevi
Nâzım Hikmet, Bursa Cezaevi’ndeyken eşi Piraye ile her akşam saat dokuzla on arasında birbirlerini düşünmeyi kararlaştırmıştı; bu şiirler o bir saatin ürünüdür. Tarih başlıklı kısa parçalarda özlem, gündelik her işin içine sızan bir varlık gibi anlatılır. Okunan kitapta, dinlenen şarkıda hep aynı yüzün görünmesi, ayrılığın en sade tarifidir.
4. Nâzım Hikmet: “Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey”
Nâzım Hikmet, Saat 21-22 Şiirleri
Şiir: Piraye İçin Yazılmış Saat 21-22 Şiirleri, 30 Eylül 1945 · Yazıldığı yer: Bursa Cezaevi
Aynı serinin bir hafta sonraki parçası, özlemin acı veren tarafını değil umut veren tarafını öne çıkarır. Şairin cümlesinde sevdiğini düşünmek bir eksiklik değil, insanı ayakta tutan bir güçtür. Şiirin devamında bu umudun artık yetmediğini, şarkıyı dinlemek değil söylemek istediğini ekler. Özlemin umutla ilişkisini merak edenler için umut ile ilgili sözler derlememiz de bu satırlarla aynı duyguyu paylaşıyor.
5. Ahmed Arif: “Hasretinden prangalar eskittim”
Ahmed Arif, Hasretinden Prangalar Eskittim
Şiir: “Hasretinden Prangalar Eskittim” · Kitap: Hasretinden Prangalar Eskittim, 1968
Ahmed Arif’in tek şiir kitabına adını veren bu dizeler, Türkçede hasret sözcüğünün belki de en güçlü kullanımıdır. Şair 1950’lerde siyasi nedenlerle hapis yatmıştı; pranga burada hem gerçek bir zincir hem de bitmeyen bekleyişin ağırlığıdır. Aynı şiirdeki “Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır” dizesi de en çok alıntılanan özlem dizelerindendir.
6. Ahmed Arif: “Özlemektir seni, geberesiye”
Ahmed Arif, Leylâ Erbil’e mektup
Kitap: Leylim Leylim: Ahmed Arif’ten Leylâ Erbil’e Mektuplar · Mektupların tarihi: 1954–1957 · Yayım: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2013
Ahmed Arif’in yazar Leylâ Erbil’e yazdığı mektuplar, şairin ölümünden yıllar sonra kitap olarak yayımlandı. Şiirlerindeki hasret dili mektuplarda daha da çıplaktır; bu cümlede özlem, yüksek sesle haykırılmak istenen ama gecenin sessizliğine gömülen bir ad olarak anlatılır. Sevgiliye yazılmış mektupların neden bu kadar sevildiğini anlamak için bu satırlar yeterli bir örnek.
7. Sabahattin Ali: “Ne zaman çağırırsan gelirim”
Maria Puder, Kürk Mantolu Madonna (Sabahattin Ali)
Eser: Kürk Mantolu Madonna · Kim: Maria Puder, tren garında Raif Efendi’ye · İlk yayım: 1943
Maria, Berlin’den ayrılan Raif’i trene bindirirken bu sözü verir; ama Raif yurda döndükten sonra yazdığı mektuplara uzun süre cevap gelmez ve onu bir daha göremez. Romanın bütün hüznü, verilmiş ama yerine getirilemeyen bu sözün yarattığı özlemden beslenir. Romandan başka cümleler için Kürk Mantolu Madonna alıntıları, yazarın kendi sözleri için de Sabahattin Ali sözleri yazılarımıza bakabilirsiniz.
8. Özdemir Asaf: “Sana gitme demeyeceğim”
Özdemir Asaf, Lavinia
Şiir: “Lavinia” · Şair: Özdemir Asaf (1923–1981)
Lavinia, Türk şiirinin en çok ezbere bilinen kısa aşk şiirlerinden biridir. Şair sevdiğini tutmak için büyük sözler kurmaz; özlemi henüz başlamadan, ayrılık kapıdayken bir ceket uzatarak dile getirir. İnternette sık sık Cemal Süreya’ya mal edilse de dizeler Özdemir Asaf’ındır. Kısa ve ezberlenesi şiirleri sevenler 1 kıtalık şiirler derlememize de göz atabilir.
9. Orhan Veli: “İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı”
Orhan Veli Kanık, İstanbul’u Dinliyorum
Şiir: “İstanbul’u Dinliyorum” · İlk yayım: Varlık dergisi, 1 Haziran 1947
Orhan Veli’nin en sevilen şiiri, bir şehri gözler kapalıyken, yalnızca sesleri ve kokularıyla hatırlamanın şiiridir. Rüzgâr, sürü sürü geçen kuşlar, Kapalıçarşı’nın serinliği ve doklardan gelen çekiç sesleri birer anı gibi sıralanır; dize ise bir nakarat gibi her kıtada geri döner. Son kıtada şehir bir sevgiliye dönüşür ve özlem, kalp atışından anlaşılan bir yakınlığa varır.
10. Attilâ İlhan: “Ben sana mecburum bilemezsin”
Attilâ İlhan, Ben Sana Mecburum
Şiir: “Ben Sana Mecburum” · Kitap: Ben Sana Mecburum, 1960
Attilâ İlhan’ın aynı adlı kitabına da adını veren şiir, özlemi bir tercih değil, kaçınılmaz bir zorunluluk olarak anlatır. Şiir İstanbul’un sokaklarında dolaşan bir anlatıcının sesiyle ilerler ve “Ben sana mecburum sen yoksun” dizesiyle yokluğun ağırlığını tek cümleye sığdırır. Benzer dizeler için şiir alıntıları derlememize bakabilirsiniz.
11. Necip Fazıl Kısakürek: “Seni beklediğim kadar”
Necip Fazıl Kısakürek, Beklenen
Şiir: “Beklenen” · Yıl: 1937 · Kitap: Çile
Necip Fazıl bu dörtlükte bekleyişin yoğunluğunu üç sert benzetmeyle ölçer: hastanın sabahı, mezarın ölüyü, şeytanın günahı. Şiirin ikinci kıtasında ise beklenen artık gelmese de olur, çünkü yokluğu içinde bulunmuştur. Kısa bir şiirde özlemin önce dayanılmaz bir bekleyişe, sonra bir iç huzura dönüşmesi, Beklenen’i en çok paylaşılan özlem şiirlerinden biri yapar.
Dünya edebiyatından özlem sözleri
Sonraki on üç söz, eve dönmeye çalışan bir kahramandan sevgilisine mektup yazan bir kraliçeye, Fransız ahlakçılarından Rus romanına kadar farklı çağlardan geliyor. Yabancı dildeki sözlerin özgün hâllerini künye satırlarında bulabilirsiniz.
12. Homeros: Yurdunun dumanını özleyen Odysseus
Homeros, Odysseia
Eser: Odysseia, 1. kitap, 57–59. dizeler · Konuşan: Tanrıça Athena, Zeus’a · Dönem: MÖ 8. yüzyıl sonu
Odysseia, yirmi yıl evinden uzak kalan bir adamın eve dönüş hikâyesidir ve destan daha ilk sayfasında özlemle açılır: Kalypso’nun adasında tutulan Odysseus, ölmeden önce yalnızca ocağının dumanını görmek ister. Eski Yunancada eve dönüş anlamındaki “nostos” sözcüğü, 1688’de İsviçreli hekim Johannes Hofer’in acı anlamındaki “algos” ile birleştirmesiyle bugünkü nostalji kelimesine dönüştü.
13. Ovidius: “Bana cevap yazma; kendin gel!”
Ovidius, Heroides
Eser: Heroides, 1. mektup: Penelope’den Ulysses’e · Dönem: MÖ 1. yüzyılın sonu · Latince aslı: “Hanc tua Penelope lento tibi mittit, Ulixe: nil mihi rescribas attamen; ipse veni!”
Romalı şair Ovidius, Heroides’te mitolojinin terk edilmiş ya da bekleyen kadınlarına sevdiklerine mektup yazdırır ve kitabı Penelope ile açar. Truva Savaşı biteli yıllar olmuştur, herkes evine dönmüştür, Odysseus ise hâlâ yoktur. Mektubun ilk cümlesindeki “cevap yazma, kendin gel” isteği, iki bin yıldır uzaktaki birini bekleyen herkesin cümlesidir.
14. Shakespeare: “Senden uzak kaldığım günler nasıl da kışa benziyordu”
William Shakespeare, 97. Sone
Eser: Sonnets, 97. sone · İlk yayım: 1609 · İngilizce aslı: “How like a winter hath my absence been / From thee, the pleasure of the fleeting year!”
Shakespeare’in sonesinde ayrılık yaz aylarına denk gelmiştir; ama sevgiliden uzak geçen o mevsim şaire dondurucu bir kış gibi gelir. Meyveler olgunlaşsa, kuşlar ötse bile hepsi kederli görünür. Özlemin dış dünyanın rengini değiştirdiği bu fikir, dört yüz yıldır sayısız şiire ilham verdi. Shakespeare’in aşk üzerine başka satırları için Romeo ve Juliet replikleri yazımız da var.
15. La Rochefoucauld: “Ayrılık küçük tutkuları söndürür, büyükleri alevlendirir”
François de La Rochefoucauld, Maksimler
Eser: Réflexions ou sentences et maximes morales, 276. maksim · İlk baskı: 1665 · Fransızca aslı: “L’absence diminue les médiocres passions et augmente les grandes, comme le vent éteint les bougies et allume le feu.”
Fransız ahlakçı La Rochefoucauld, insan davranışlarını kısa ve keskin cümlelerle çözümlemesiyle tanınır. Bu maksim, “uzaklık sevgiyi öldürür mü, büyütür mü” sorusuna iki tarafı da haklı çıkaran bir cevap verir: Belirleyici olan uzaklık değil, duygunun gücüdür. Özlem ile ilgili sözler arasında en çok alıntılananlardan biri olması da bu dengeli bakıştan gelir.
16. Goethe: “Yalnızca özlemi bilen bilir neler çektiğimi”
Mignon, Wilhelm Meister’in Çıraklık Yılları (Goethe)
Eser: Wilhelm Meisters Lehrjahre, 4. kitap 11. bölüm · Yıl: 1795–1796 · Almanca aslı: “Nur wer die Sehnsucht kennt, / Weiß, was ich leide!”
Goethe’nin romanında yurdundan koparılmış gizemli kız Mignon’un söylediği bu şarkı, Alman romantizminin anahtar kavramı “Sehnsucht”u, yani adı tam konamayan derin özlemi anlatır. Şiiri Schubert birkaç kez, Çaykovski ise “Yalnızca yalnız yürek” adıyla bilinen romansında besteledi. Özlemi yaşamayanın anlayamayacağı bir dil olarak tarif etmesi, sözü bugün de taze tutuyor.
17. Lamartine: “Bir tek kişi eksik, her yer bomboş”
Alphonse de Lamartine, Yalnızlık
Şiir: “L’Isolement” · Kitap: Méditations poétiques, 1820 · Fransızca aslı: “Un seul être vous manque, et tout est dépeuplé.”
Lamartine bu şiiri, 1817’de genç yaşta ölen sevgilisi Julie Charles’ın ardından yazdı. Şair dağların, vadilerin, gün batımının güzelliğine bakar ama hiçbiri ona bir şey ifade etmez; dünyanın kalabalığı tek bir yokluk yüzünden boşalmıştır. Fransızcada atasözü kadar yaygınlaşan bu dize, özlemin en kısa tanımlarından biri sayılır.
18. Jane Austen: “Yarım acı, yarım umudum”
Kaptan Wentworth, İkna (Jane Austen)
Eser: Persuasion (İkna), 23. bölüm · Kim: Kaptan Frederick Wentworth’ün Anne Elliot’a mektubu · İlk yayım: Aralık 1817 (baskıda 1818)
Jane Austen’ın son tamamladığı romanda Anne Elliot ile Kaptan Wentworth, sekiz buçuk yıl önce çevresinin ikna etmesiyle ayrılmıştır. Wentworth bu mektubu, Anne’nin “kadınlar, umut kalmasa bile daha uzun sever” dediğini duyduktan hemen sonra aceleyle yazar. İngiliz edebiyatının en ünlü aşk mektuplarından biri olarak kabul edilen satırlar, yıllarca bastırılmış bir özlemin tek seferde dökülüşüdür. Austen’ın ve çağdaşlarının başka cümleleri için dünya klasiklerinden kitap alıntıları derlememize bakabilirsiniz.
19. Emily Brontë: “Hayatım olmadan yaşayamam!”
Heathcliff, Uğultulu Tepeler (Emily Brontë)
Eser: Wuthering Heights (Uğultulu Tepeler), 16. bölüm · Kim: Heathcliff · İlk yayım: 1847, Ellis Bell takma adıyla · İngilizce aslı: “I cannot live without my life! I cannot live without my soul!”
Heathcliff bu haykırışı, Catherine’in öldüğünü öğrendiği sabah bahçede bir ağaca başını vurarak dile getirir. Romanın geri kalanı, ölmüş bir sevgiliye duyulan ve yıllar geçtikçe saplantıya dönüşen bir özlemin hikâyesidir. Emily Brontë, kitabını erkek adı gibi duran Ellis Bell takma adıyla yayımlamıştı.
20. Dostoyevski: “Koca bir dakikalık mutluluk!”
Fyodor Dostoyevski, Beyaz Geceler
Eser: Beyaz Geceler, “Sabah” bölümü, son cümleler · İlk yayım: 1848
Beyaz Geceler’in yalnız anlatıcısı, Petersburg’da dört gece boyunca tanıdığı Nastenka’yı kaybeder; genç kız beklediği eski sevgilisine döner. Anlatıcı ise kırgınlık yerine ona minnet duyar ve hikâyeyi bu cümleyle bitirir. Özlemin içinde bile yaşanmış kısa bir mutluluğa teşekkür etmek, Dostoyevski’nin bu kısa romanını bugün de çok okunan kitaplardan biri yapıyor. Benzer satırlar için edebiyat kitap alıntıları derlememize bakabilirsiniz.
21. Halil Cibran: “Aşk derinliğini ayrılık saatinde anlar”
Halil Cibran, Ermiş
Eser: The Prophet (Ermiş), “Geminin Gelişi” bölümü · İlk yayım: 1923 · İngilizce aslı: “And ever has it been that love knows not its own depth until the hour of separation.”
Ermiş’in açılışında bilge Almustafa, on iki yıldır yaşadığı Orphalese kentinden ayrılmak üzeredir; onu almaya gelen gemi limana girmiştir. Kentin halkı ancak o an ona ne kadar bağlı olduğunu fark eder ve bu cümle, kitabın bütün öğütlerinin çerçevesini çizer. Söz, özlemin sevginin ölçüsü olduğunu söyleyen en sade cümlelerden biridir.
22. Pablo Neruda: “Aşk öylesine kısa, unutmak öylesine uzun”
Pablo Neruda, 20. Şiir
Şiir: Poema 20 (“Bu gece en hüzünlü dizeleri yazabilirim”) · Kitap: Yirmi Aşk Şiiri ve Umutsuz Bir Şarkı, 1924 · İspanyolca aslı: “Es tan corto el amor, y es tan largo el olvido.”
Neruda bu kitabı henüz yirmi yaşına basmadan yayımladı ve İspanyolcanın en çok okunan şiir kitaplarından biri oldu. Yirminci şiir, biten bir aşkın ardından bir gece boyunca yazılır; şair sevgiliyi artık sevmediğini söyler, sonra “ama belki seviyorum” diye geri döner. Bu tek dize, özlemin aşkın kendisinden daha uzun sürebileceğini hatırlatır. Kısa ve vurucu dizeler için kısa şiir alıntıları yazımıza da bakabilirsiniz.
23. Küçük Prens: “Saat üçte mutlu olmaya başlarım”
Tilki, Küçük Prens (Antoine de Saint-Exupéry)
Eser: Le Petit Prince, 21. bölüm · Kim: Tilki · İlk yayım: 1943, New York
Tilki, Küçük Prens’e evcilleştirmenin ne demek olduğunu anlatırken bekleyişin kendisinin de bir mutluluk olabileceğini söyler. Saat yaklaştıkça heyecan artar, buluşma anında ise insan mutluluğun bedelini öğrenir. Bu bölüm, özlemi yalnızca bir eksiklik değil, kavuşmaya hazırlanan bir sevinç olarak gösterdiği için çok sevilir.
24. C. S. Lewis: “Hayatımdaki en tatlı şey özlem oldu”
Psyche, Yüzlerimiz Olana Dek (C. S. Lewis)
Eser: Till We Have Faces (Yüzlerimiz Olana Dek) · Kim: Psyche · İlk yayım: 1956
C. S. Lewis’in Eros ile Psyche mitini yeniden anlattığı romanında Psyche, kendisini bekleyen kaderi korkuyla değil sevinçle karşılar, çünkü bütün hayatını uzaktaki bir yere duyduğu özlemle geçirmiştir. Lewis başka yazılarında da bu duyguyu Almanca “Sehnsucht” sözcüğüyle anar ve onu insanı arayışa iten en değerli his olarak görür. Bu cümlede özlem bir acı değil, hayatın en güzel tadıdır.
Yanlış kişiye mal edilen bir özlem sözü
25. Winnie the Pooh’a mal edilen veda sözü
Winnie the Pooh’a mal edilir; A. A. Milne’in kitaplarında geçmez
Yaygın atıf: Winnie the Pooh / A. A. Milne · Gerçek durum: Milne’in Pooh kitaplarında yok · En yakın kaynak: The Other Side of the Mountain filmi, 1975
Bu cümle özlem ve veda paylaşımlarında neredeyse her zaman Winnie the Pooh görseliyle dolaşır; ama A. A. Milne’in 1926 ve 1928 tarihli iki Pooh kitabında böyle bir söz yoktur. Alıntı araştırmacıları, sözün bilinen en yakın biçimini 1975 yapımı The Other Side of the Mountain filminde bulmuştur; Pooh’a bağlanması ise sonradan internette yaygınlaştı. Duygu güzel olsa da sözü paylaşırken Pooh’a değil, “anonim” olarak anmak daha doğrudur.
Yanlış atıflarda sorun çoğu zaman sözün kendisi değil, ona eklenen tanıdık isimdir. Bir söz ünlü bir karakterin ya da yazarın görseliyle dolaşıyorsa, eserin metninde geçip geçmediğine bakmak en güvenli yoldur.
Mesaja ve biyografiye yazmalık kısa özlem sözleri
Kısa bir mesaj, fotoğraf altı ya da profil açıklaması için listedeki sözlerin en kısa ve kolay kopyalanan hâllerini bir araya getirdik:
Mevlânâ
Nâzım Hikmet
Ahmed Arif
Lamartine
Halil Cibran
Pablo Neruda
Küçük Prens
Özlemin ayrılık tarafını şarkılarda arayanlar için ayrılık şarkı sözleri derlememiz de bu listeyi tamamlıyor.
Mini test: Bu özlem sözü kimin?
Aşağıdaki sözlerin kime ait olduğunu tahmin edin, sonra cevabı görmek için soruya dokunun.
“Hasretinden prangalar eskittim.”
Ahmed Arif. 1968’de yayımlanan tek şiir kitabına da adını veren şiirden.
“Ne zaman çağırırsan gelirim… Nereye çağırırsan gelirim!”
Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna. Maria Puder bu sözü Berlin’de, trene binen Raif Efendi’ye söyler.
“Sana gitme demeyeceğim. Üşüyorsun ceketimi al.”
Özdemir Asaf, Lavinia. Sık sık Cemal Süreya’ya mal edilse de şiir Özdemir Asaf’ındır.
“Yalnızca özlemi bilen bilir neler çektiğimi!”
Goethe. Wilhelm Meister’in Çıraklık Yılları romanında Mignon’un söylediği şarkıdan.
“Vedalaşmayı bu kadar zorlaştıran bir şeyim olduğu için ne kadar şanslıyım.”
Winnie the Pooh değil. Milne’in kitaplarında geçmez; en yakın biçimi 1975 yapımı The Other Side of the Mountain filminde bulunur.
Sık sorulan sorular
Özlem ile ilgili en güzel söz hangisidir?
Seçim kişiye göre değişse de en çok paylaşılan özlem sözleri arasında Mevlânâ’nın Mesnevî’yi açan ney beyitleri, Ahmed Arif’in “Hasretinden prangalar eskittim” dizesi ve Nâzım Hikmet’in “Kitap okurum: içinde sen varsın” satırları öne çıkar. Dünya edebiyatında ise Lamartine’in “Bir tek varlık eksiktir ve her yer ıssızlaşır” dizesi ile Halil Cibran’ın “Aşk, ayrılık saati gelene dek kendi derinliğini bilmez” cümlesi çok sevilir.
Özlem ile hasret arasında fark var mı?
Günlük dilde iki sözcük çoğunlukla aynı anlamda kullanılır; Türk Dil Kurumu sözlüğü de hasreti “özlem” diye açıklar. Arapçadan gelen hasret sözcüğü edebiyatta daha ağır, uzun süren bir ayrılık duygusunu anlatmak için tercih edilir; Ahmed Arif’in “Hasretinden prangalar eskittim” dizesi bunun en bilinen örneğidir.
“Ben sana mecburum” şiiri kimin?
“Ben Sana Mecburum” şiiri Attilâ İlhan’ındır ve şairin 1960’ta yayımlanan aynı adlı şiir kitabında yer alır. Şiirin en çok alıntılanan dizeleri “Ben sana mecburum bilemezsin / Adını mıh gibi aklımda tutuyorum” ile “Ben sana mecburum sen yoksun” satırlarıdır.
“Vedalaşmayı bu kadar zorlaştıran bir şeyim olduğu için ne kadar şanslıyım” sözü Winnie the Pooh’un mu?
Hayır. Bu söz A. A. Milne’in Winnie the Pooh kitaplarında geçmez. Alıntı araştırmacılarına göre sözün bilinen en yakın biçimi 1975 yapımı The Other Side of the Mountain filmindedir; Pooh’a mal edilmesi sosyal medyada yaygınlaşmıştır.
Nostalji kelimesi nereden gelir?
Nostalji, Eski Yunancada eve dönüş anlamına gelen “nostos” ile acı anlamına gelen “algos” sözcüklerinden türetilmiştir. Kelimeyi 1688’de İsviçreli hekim Johannes Hofer, yurtlarından uzakta hastalanan askerlerin durumunu anlatmak için kullandı. Homeros’un Odysseia destanı, bu eve dönüş özleminin edebiyattaki en eski örneklerinden biridir.
Kaynaklar