Orhan Veli Şiirleri: İstanbul’u Dinliyorum’dan Anlatamıyorum’a En Güzel 12 Şiir

📁 Şiir Alıntıları 🕒 29 Eki 2026

Son güncelleme: 29 Ekim 2026

“İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı” dizesini bilmeyen var mı? Orhan Veli şiirleri, Türkçe şiiri süsten, ağdalı dilden ve kalıplardan kurtarıp sokağa, kahveye, vapura indirdi. Nasırından dert yanan Süleyman Efendi, güzel havalarda işini unutan memur, “bedava” yaşayan yoksul; hepsi onun dizelerinde ölümsüzleşti. Bu yazıda Orhan Veli’nin en sevilen 12 şiirini, dizeleri ve her birinin hikâyesiyle bir araya getirdik.

Orhan Veli’nin şiirleri bugün kamu malıdır; bu yüzden kısa şiirleri tam olarak, uzun olanları ise ilk bölümleriyle aktardık. Metinleri ve bilgileri en az iki kaynakla karşılaştırdık. Kutulardaki Kopyala düğmesi dizeleri şair ve şiir adıyla birlikte kopyalar.

Orhan Veli kimdir?

  • Asıl adı: Ahmet Orhan; babasının adı Veli olduğu için Orhan Veli olarak tanındı, soyadı Kanık
  • Doğum: 13 Nisan 1914, İstanbul, Beykoz’a bağlı Yalıköyü
  • Ailesi: Babası Veli Kanık, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın şefliğini yapmış bir müzisyendi
  • Eğitim: Galatasaray Lisesi ve Ankara Erkek Lisesi; lisede edebiyat öğretmeni Ahmet Hamdi Tanpınar’dı. İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’nü bitirmeden ayrıldı
  • Akım: Oktay Rifat ve Melih Cevdet Anday’la birlikte Garip akımının kurucusu
  • Şiir kitapları: Garip (1941, Oktay Rifat ve Melih Cevdet’le; 1945’te yalnız kendi şiirleriyle yeniden), Vazgeçemediğim (1945), Destan Gibi (1946), Yenisi (1947), Karşı (1949)
  • Dergi: On beş günde bir çıkan Yaprak (1949–1950)
  • Ölüm: 14 Kasım 1950, İstanbul; 36 yaşında beyin kanaması sonucu öldü, Aşiyan Mezarlığı’na defnedildi

Orhan Veli, hece ve aruz ölçüsünü, kafiyeyi ve süslü benzetmeleri bir kenara bırakıp şiir dilini konuşma diline yaklaştırdı. Bu yenilik önce yadırgandı, alaya alındı; ama kısa sürede geniş bir okur sevgisine dönüştü. Şiirin yanında hikâye, deneme ve çeviri de yazdı; La Fontaine masallarından Shakespeare uyarlamalarına kadar pek çok eseri Türkçeye kazandırdı. 36 yıllık kısa ömrüne rağmen Türk şiirinin yönünü değiştiren isimlerden biri oldu.

Rumelihisarı sahilindeki parkta, ağaçların arasında bankta oturan Orhan Veli heykeli ve arkasında martı figürü
Görsel: Rumelihisarı’ndaki Orhan Veli heykeli, fotoğraf: Ahmet Yurtbakan (CC BY-SA 4.0) / Wikimedia Commons

Orhan Veli şiirleri bir bakışta

#ŞiirKonusu
1İstanbul’u DinliyorumKulakla gezilen bir İstanbul
2AnlatamıyorumKelimelerin yetmediği bir aşk
3Kitabe-i Seng-i MezarSüleyman Efendi’nin mezar taşı
4BedavaYoksulun ironik dünyası
5Güzel HavalarBahar, tembellik ve yaşama sevinci
6AğaçTekerleme gibi bir veda şiiri
7DeğilAdı konamayan bir dert
8Gemliğe DoğruÜç dizelik bir deniz uyarısı
9Pazar AkşamlarıYoksul bir âşığın gururu
10Sere SerpeUtangaç ve gülümseten bir sahne
11Sizin İçinİnsan kardeşlere sunulan dünya
12Cımbızlı ŞiirBeş dizede ironi

İçindekiler

1. İstanbul’u Dinliyorum

  • İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
    Önce hafiften bir rüzgâr esiyor;
    Yavaş yavaş sallanıyor
    Yapraklar, ağaçlarda;
    Uzaklarda, çok uzaklarda
    Sucuların hiç durmayan çıngırakları;
    İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.
    Orhan Veli, “İstanbul’u Dinliyorum”

Şiirin ilk bölümü; şiir aynı nakaratla açılıp kapanan bölümlerle sürer.

Hikâyesi: Orhan Veli’nin belki de en çok ezberlenen şiiri. Her bölüm aynı dizeyle açılıp kapanıyor ve okur, gözleri kapalı bir adamın kulağıyla şehri dolaşıyor: rüzgârda sallanan yapraklar, sucuların çıngırakları, dalyanlarda çekilen ağlar, “serin serin Kapalı Çarşı”, “cıvıl cıvıl Mahmutpaşa”. Görmek yerine duymayı seçmesi, şiiri bir kartpostal olmaktan çıkarıp yaşayan bir İstanbul’a çeviriyor. Bugün hâlâ İstanbul’u anlatan her yazının, her belgeselin ilk aklına gelen dizeleri bunlar.

Kapalı Çarşı’nın süslemeli kemerli tavanı, asılı fenerler ve Türk bayrağı
Görsel: Kapalı Çarşı’nın tavanı, fotoğraf: Ibrahim Husain Meraj (CC BY-SA 3.0) / Wikimedia Commons

2. Anlatamıyorum

  • Ağlasam sesimi duyar mısınız,
    Mısralarımda;
    Dokunabilir misiniz,
    Gözyaşlarıma, ellerinizle?

    Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
    Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
    Bu derde düşmeden önce.
    Orhan Veli, “Anlatamıyorum”

Şiirin ilk iki bölümü.

Hikâyesi: Alt başlığı “Moro Romantico” olan bu kısa şiir ilk kez 1941’de Garip’te yayımlandı. Söylemesi zor bir aşkı, tam da “anlatamamak” üzerinden anlatıyor ve şiir tek kelimelik o çaresiz dizeyle bitiyor. Alpay, Hümeyra, Müslüm Gürses ve Mor ve Ötesi’nin de aralarında olduğu pek çok müzisyen tarafından bestelendi. Berlin’deki Lyrikline şiir portalında 2019’da Hermann Hesse’nin “Stufen”inden sonra en çok okunan ikinci şiir olması da Orhan Veli’nin dilinin çeviride bile ne kadar geçer olduğunu gösteriyor.

Aşkı anlatmakta zorlanan başka şairlerin dizeleri için Cemal Süreya şiirleri ve kısa şiir alıntıları yazılarımıza da göz atabilirsiniz.

3. Kitabe-i Seng-i Mezar

  • Hiçbir şeyden çekmedi dünyada
    Nasırdan çektiği kadar;
    Hattâ çirkin yaratıldığından bile
    O kadar müteessir değildi.
    Kundurası vurmadığı zamanlarda
    Anmazdı ama Allahın adını,
    Günahkâr da sayılmazdı.
    Yazık oldu Süleyman Efendi’ye.
    Orhan Veli, “Kitabe-i Seng-i Mezar”

Şiirin ilk bölümü.

Hikâyesi: Başlığı “mezar taşı yazısı” anlamına geliyor ve Türk şiirinin en çok tartışılan dizelerinden birini taşıyor: “Yazık oldu Süleyman Efendi’ye.” Garip yayımlandığında, şiire “nasır” gibi sıradan bir kelimenin girmesi büyük tepki çekti. Kimi bu dizeyi eleştirdi, kimi çalıntı olduğunu iddia etti, kimi Türkçenin en güzel mısralarından biri saydı. Tartışma büyüdükçe mısra da dilden dile dolaştı. Kahramanın derdi büyük felsefi sorular değil, ayakkabısının vurması; Orhan Veli’nin “sokaktaki adam”ı şiire tam da böyle girdi.

Aşiyan Mezarlığı’nda Orhan Veli Kanık’ın sade pembe mermer mezar taşı
Görsel: Aşiyan Mezarlığı’ndaki Orhan Veli’nin mezarı, fotoğraf: Furkan Akkurt (CC BY-SA 4.0) / Wikimedia Commons

4. Bedava

  • Bedava yaşıyoruz, bedava;
    Hava bedava, bulut bedava;
    Dere tepe bedava;
    Yağmur çamur bedava;
    Otomobillerin dışı,
    Sinamaların kapısı,
    Camekânlar bedava;
    Peynir ekmek değil ama
    Acı su bedava;
    Kelle fiyatına hürriyet,
    Esirlik bedava;
    Bedava yaşıyoruz, bedava.
    Orhan Veli, “Bedava”

Şiirin tamamı.

Hikâyesi: İlk bakışta neşeli bir sayışma gibi okunuyor, ama her dizede ince bir acı var: bedava olan yalnızca otomobillerin dışı, sinemaların kapısı, vitrinler. Şiir, yoksulun dünyaya dışarıdan bakmasını tek kelimeyle, “bedava” ile anlatıyor. İronisi ve sınıf farkını gösteren bakışıyla Orhan Veli’nin en ünlü şiirlerinden biri oldu. Cem Karaca Merhaba Gençler ve Her Zaman Genç Kalanlar albümünde, Özdemir Erdoğan da caz yorumuyla şiiri seslendirdi.

Şiiri besteleyen Cem Karaca’nın diğer unutulmaz şarkıları için en sevilen Cem Karaca şarkıları listemize bakabilirsiniz.

5. Güzel Havalar

  • Beni bu güzel havalar mahvetti,
    Böyle havada istifa ettim
    Evkaftaki memuriyetimden.
    Tütüne böyle havada alıştım,
    Böyle havada âşık oldum;
    Eve ekmek ve tuz götürmeyi
    Böyle havalarda unuttum;
    Şiir yazma hastalığım
    Hep böyle havalarda nüksetti;
    Beni bu güzel havalar mahvetti.
    Orhan Veli, “Güzel Havalar”

Şiirin tamamı.

Hikâyesi: Bahar geldiğinde sosyal medyada en çok paylaşılan Orhan Veli şiiri budur. Bir memurun güzel bir günde işini, evini, sorumluluklarını unutup hayata kapılmasını gülümseten bir itirafla anlatıyor. Talât Sait Halman, yaşama sevincini Türk edebiyatına sistemli olarak yerleştiren ismin Orhan Veli olduğunu söyler; “Güzel Havalar” bu sevincin en sade örneklerinden biridir.

6. Ağaç

  • Ağaca bir taş attım;
    Düşmedi taşım,
    Düşmedi taşım.
    Taşımı ağaç yedi;
    Taşımı isterim,
    Taşımı isterim!
    Orhan Veli, “Ağaç”

Şiirin tamamı.

Hikâyesi: Bir tekerleme kadar kısa ve oyunbaz. Bu şiir Garip’in ilk basımında “Veda Müsameresi” üst başlığıyla kitabın son şiiri olarak, Oktay Rifat ve Orhan Veli’nin ortak imzasıyla yayımlandı. Çocukça bir inatla “taşımı isterim” diyen ses, Garip şairlerinin şiiri ciddiyetin ve süsün yükünden kurtarma isteğini de özetliyor.

7. Değil

  • Bilmem ki nasıl anlatsam;
    Nasıl, nasıl, size derdimi!
    Bir dert ki yürekler acısı,
    Bir dert ki düşman başına.
    Gönül yarası desem…
    Değil!
    Ekmek parası desem…
    Değil!
    Bir dert ki…
    Dayanılır şey değil.
    Orhan Veli, “Değil”

Şiirin tamamı.

Hikâyesi: “Anlatamıyorum”un kardeşi gibi duran bir şiir: bu kez anlatılamayan şey aşk mı, geçim derdi mi, onu da bilemiyoruz. Şair iki büyük dert adayını sayıp ikisini de “Değil!” diye geri çeviriyor. Kesik kesik dizeler, içi sıkılan birinin konuşmasını olduğu gibi kâğıda geçiriyor. Adını koyamadığınız bir hüznü paylaşmak için en çok seçilen kısa şiirlerden biridir.

8. Gemliğe Doğru

  • gemliğe doğru
    denizi göreceksin;
    sakın şaşırma.
    Orhan Veli, “Gemliğe Doğru”

Şiirin tamamı.

Hikâyesi: Üç dizelik, küçük harflerle yazılmış bir uyarı. Orhan Veli’nin en kısa şiirlerinden biri, aynı zamanda en çok gülümseten şiirlerinden biri: Bursa’dan Gemlik’e inerken körfezin birden karşınıza çıkışını tek bir öğütle anlatıyor. Şiiri bilen herkes o yoldan geçerken bu dizeleri içinden tekrarlar.

Gemlik sahilinde yağmur sonrası bulutlu gökyüzü altında gün batımı ve kıyıya vuran dalgalar
Görsel: Gemlik sahilinde gün batımı, fotoğraf: erfto1 (CC BY-SA 4.0) / Wikimedia Commons

Denizi anlatan başka dizeler arıyorsanız deniz ile ilgili sözler derlememiz tam size göre.

9. Pazar Akşamları

  • Şimdi kılıksızım, fakat
    Borçlarımı ödedikten sonra
    İhtimal bir kat da yeni esvabım olacak
    Ve ihtimal sen
    Yine beni sevmiyeceksin.
    Orhan Veli, “Pazar Akşamları”

Şiirin ilk bölümü.

Hikâyesi: Orhan Veli bu şiiri “Mehmet Ali Sel” takma adıyla yayımlamıştı. Yoksul bir âşık, borçlarını ödeyip yeni bir takım elbise alacağı günü hayal ediyor; ama sevdiği kadının yine onu sevmeyeceğini de biliyor. Şiirin sonundaki soru ise küskün bir gururla geliyor: o gün geldiğinde ona “şimdiki kadar kıymet” verecek mi? Gündelik, mahalle ölçeğinde bir aşkın en dürüst hâli.

10. Sere Serpe

  • Uzanıp yatıvermiş, sere serpe;
    Entarisi sıyrılmış, hafiften;
    Kolunu kaldırmış, koltuğu görünüyor;
    Bir eliyle de göğsünü tutmuş.
    İçinde kötülüğü yok, biliyorum;
    Yok, benim de yok ama…
    Olmaz ki!
    Böyle de yatılmaz ki!
    Orhan Veli, “Sere Serpe”

Şiirin tamamı.

Hikâyesi: Orhan Veli’nin mizahı en çok bu tür küçük sahnelerde parlar. Şair, uyuyan bir kadını izlerken hem masumiyeti hem de kendi utangaçlığını aynı anda anlatıyor; son iki dizedeki serzeniş şiiri bir anda gülümseten bir itirafa çeviriyor. Kısa, görsel ve konuşma diline o kadar yakın ki okurken bir arkadaşınızı dinliyormuş gibi olursunuz.

11. Sizin İçin

  • Sizin için, insan kardeşlerim,
    Her şey sizin için;
    Gece de sizin için, gündüz de;
    Gündüz gün ışığı, gece ay ışığı;
    Ay ışığında yapraklar;
    Yapraklarda merak;
    Yapraklarda akıl;
    Gün ışığında binbir yeşil;
    Orhan Veli, “Sizin İçin”

Şiirin başı.

Hikâyesi: Şiir, dünyanın bütün güzelliklerini “insan kardeşlerim”e sunan geniş bir kucaklamayla açılıyor: gün ışığı, ay ışığı, limanda sallanan direkler, kayıkların boyaları. Ama liste ilerledikçe ton değişiyor ve aynı “sizin için” mezarlara, hapishanelere, kelepçelere, idam cezalarına da uzanıyor. Orhan Veli’nin sevinciyle öfkesini aynı şiirde buluşturduğu, en güçlü toplumsal şiirlerinden biri.

12. Cımbızlı Şiir

  • Ne atom bombası,
    Ne Londra Konferansı;
    Bir elinde cımbız,
    Bir elinde ayna;
    Umurunda mı dünya!
    Orhan Veli, “Cımbızlı Şiir”

Şiirin tamamı.

Hikâyesi: Beş dizede bir dönemin portresi. Dünya atom bombasını ve büyük konferansları konuşurken şiirdeki kadın aynasıyla, cımbızıyla meşgul. Orhan Veli bu şiirde de ironiye başvuruyor: kimseyi suçlamıyor, yalnızca bir durumu gösteriyor. “Hardalname”, “Vatan İçin”, “Bedava” ve “Kuyruklu Şiir” gibi şiirleriyle birlikte, toplumsal konuları alaycı bir sesle ele aldığı şiirlerin en kısa örneği.

Paylaşmalık kısa dizeler

Bir mesaja, bir paylaşıma ya da bir not defterine yakışacak kısa Orhan Veli dizeleri:

  • Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
    Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
    Orhan Veli, “Anlatamıyorum”
  • Beni bu güzel havalar mahvetti.
    Orhan Veli, “Güzel Havalar”
  • Bedava yaşıyoruz, bedava;
    Hava bedava, bulut bedava;
    Orhan Veli, “Bedava”
  • İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.
    Orhan Veli, “İstanbul’u Dinliyorum”
  • Bir dert ki…
    Dayanılır şey değil.
    Orhan Veli, “Değil”
  • gemliğe doğru
    denizi göreceksin;
    sakın şaşırma.
    Orhan Veli, “Gemliğe Doğru”

Kısa ve tek kıtalık şiirleri sevdiyseniz 1 kıtalık şiirler, annelere yazılmış dizeler için anne ile ilgili şiirler ve daha fazlası için şiir alıntıları sayfamıza uğrayabilirsiniz. Orhan Veli’nin sigarayla ilgili dizeleri de sigara ile ilgili sözler yazımızda yer alıyor.

Mini test: Orhan Veli’yi ne kadar tanıyorsunuz?

“Yazık oldu Süleyman Efendi’ye” dizesi hangi şiirde geçer?

Kitabe-i Seng-i Mezar. Şiir 1941’de Garip’te yayımlandı.

Orhan Veli, Garip akımını hangi iki şairle birlikte kurdu?

Oktay Rifat ve Melih Cevdet Anday.

“Anlatamıyorum” şiirinin alt başlığı nedir?

Moro Romantico.

“Pazar Akşamları” şiirini hangi takma adla yayımladı?

Mehmet Ali Sel.

Orhan Veli’nin son şiir kitabı hangisidir?

Karşı (1949).

Sık sorulan sorular

Orhan Veli’nin en ünlü şiiri hangisidir?

En çok bilinen Orhan Veli şiirleri “İstanbul’u Dinliyorum”, “Anlatamıyorum”, “Kitabe-i Seng-i Mezar” ve “Bedava”dır. Özellikle “İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı” dizesi Türk şiirinin en çok ezberlenen dizelerindendir.

Orhan Veli hangi akımın şairidir?

Orhan Veli, Oktay Rifat ve Melih Cevdet Anday’la birlikte 1941’de yayımladıkları Garip kitabıyla doğan Garip akımının kurucusudur. Bu akım ölçü, kafiye ve söz sanatlarını reddederek şiiri konuşma diline yaklaştırdı.

Orhan Veli’nin şiir kitapları nelerdir?

Garip (1941; 1945’te yalnız kendi şiirleriyle yeniden), Vazgeçemediğim (1945), Destan Gibi (1946), Yenisi (1947) ve Karşı (1949).

Orhan Veli ne zaman ve nasıl öldü?

Orhan Veli 14 Kasım 1950’de, 36 yaşında İstanbul’da öldü. Birkaç gün önce Ankara’da belediyenin kazdığı bir çukura düşmüştü; ölüm nedeni beyin kanamasıydı. Aşiyan Mezarlığı’na defnedildi.

Orhan Veli’nin bestelenen şiirleri hangileri?

“Anlatamıyorum” Alpay, Hümeyra ve Müslüm Gürses gibi sanatçılarca, “Bedava” Cem Karaca ve Özdemir Erdoğan tarafından, “Dedikodu” Levent Yüksel, “Pireli Şiir” ise Timur Selçuk tarafından seslendirildi.

Kaynaklar

Bilgileri şu kaynaklarla karşılaştırdık:

  • Orhan Veli, Bütün Şiirleri, Yapı Kredi Yayınları.
  • Vikikaynak, Orhan Veli Kanık şiirleri.
  • Vikipedi, “Orhan Veli Kanık”, “Garip (kitap)”, “Anlatamıyorum” ve “Bedava (şiir)” maddeleri.
  • Antoloji.com ve Şiirce şiir sayfaları.
  • Görseller: Wikimedia Commons.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.