Yazan
Editör · Sözleri.co
- 1992 İstanbul doğumlu
- Radyo ve Televizyon mezunu
- Tam zamanlı editör
Hilal Can, 1992 yılında İstanbul’da doğdu. Radyo ve televizyon eğitimi aldı. Sözleri.co’da tam zamanlı editör olarak şarkı sözü sayfalarını, şiir ve kitap alıntılarını ve kültür yazılarını hazırlar. Edebiyat, şiir, sanat, felsefe, psikoloji ve bilim alanlarına ilgi duyar.
- Edebiyat
- Şiir
- Sanat
- Felsefe
- Psikoloji
- Bilim
Son güncelleme: 24 Ekim 2026
Şiir, doğayla aynı yaşta sayılır. Ozanlar dağa, ırmağa, yağmura ve ağaca yalnızca bakmamış, onlarla konuşmuş; kimi zaman da onların ağzından konuşmuştur. Yunus Emre’nin su dolabı inler, Dadaloğlu dağları yurt bilir, Faruk Nafiz bir çeşmeye suyun dağa ne söylediğini sorar. İyi bir doğa ile ilgili şiir, manzarayı anlatırken aslında insanı da anlatır: özlemini, inancını, yurt sevgisini ve ölümlü olmanın hüznünü.
Bu yazıda Yunus Emre’den Robert Frost’a uzanan 12 doğa şiirini bir araya getirdik. Dokuzu Türk şiirinden, üçü dünya şiirinden. Her şiirden kısa bir bölüm aldık, dizeleri en az iki güvenilir kaynaktan karşılaştırdık ve şiirin hangi kitapta yayımlandığını, doğayı nasıl ele aldığını kısaca anlattık. Yabancı şiirlerin çevirileri bize ait. Yakın dönem şairlerinden yalnızca birkaç dize aldık; şiirlerin tamamını şairlerin kitaplarında okuyabilirsiniz. Düşünürlerin ve yazarların doğa üzerine söyledikleri için doğa ile ilgili sözler derlememize de göz atabilirsiniz; oradaki dizeleri burada tekrarlamadık.
İçindekiler
12 doğa şiiri bir bakışta
Türk şiirinden doğa ile ilgili şiirler
Halk şiirinden Servet-i Fünûn’a, Beş Hececiler’den Cumhuriyet dönemine uzanan dokuz şiir, Anadolu’nun dağlarını, yaylalarını, ırmaklarını ve köylerini farklı seslerle anlatıyor.
1. Yunus Emre – Dolap Niçin İnilersin
Suyum akar yalap yalap
Böyle emreylemiş Çalap
Derdim vardır inilerim”
Yunus Emre, Dolap Niçin İnilersin
Eser: Yunus Emre Divanı, “Dolap Niçin İnilersin” (“Benim Adım Dertli Dolap” adıyla da bilinir) · Dönem: 13.–14. yüzyıl · Biçim: 8’li hece, ilahi
Şiirde konuşan, ırmaktan su çeken tahta bir su dolabıdır. Dolap kendi hikâyesini anlatır: “Ben bir dağın ağacıyım / Ne tatlıyım ne acıyım” der, dağda bulunup kesildiğini, dülgerlerin elinde yontulduğunu söyler. “Suyum alçaktan çekerim / Dönüp yükseğe dökerim” dizeleriyle de suyu tarlaya taşıyan çarkın işini anlatır.
Yunus Emre’de doğa bir manzara değil, Yaratıcı’ya yönelen bir sestir. Dolabın gıcırtısı bir iniltiye, iniltisi de ilahi aşkın dile gelişine dönüşür. Ağacı, suyu ve dağı konuşturan bu ilahi, Türk şiirinde doğaya ses vermenin en eski ve en sevilen örneklerinden biridir.
2. Dadaloğlu – Kalktı Göç Eyledi Avşar Elleri
Ağır ağır giden eller bizimdir
Arap atlar yakın eder ırağı
Yüce dağdan aşan yollar bizimdir”
Dadaloğlu, Kalktı Göç Eyledi Avşar Elleri
Eser: Dadaloğlu’nun koşması, sözlü gelenekten derlenmiştir · Dönem: 19. yüzyıl · Ünlü son dizeler: “Hakkımızda devlet etmiş fermanı / Ferman padişahın, dağlar bizimdir”
Dadaloğlu, Avşar boyundan bir Türkmen ozanıdır; Çukurova ile Binboğa Dağları arasında yarı göçebe bir hayat sürmüştür. Osmanlı Devleti 19. yüzyılda göçebe Türkmen aşiretlerini yerleşik hayata geçirmek istediğinde, özellikle 1865’teki Fırka-i Islâhiye harekâtı döneminde, Dadaloğlu’nun şiirleri bu direnişin sesi oldu.
Şiirde dağ, yalnızca aşılacak bir engel değil, özgürlüğün ta kendisidir. Yaylaya çıkan göç, yüce dağdan aşan yollar ve “dağlar bizimdir” haykırışı, doğayla iç içe yaşayan bir topluluğun yurdunu savunmasıdır. Anadolu halk şiirinin bu güçlü sesini Âşık Veysel şiirleri ile birlikte okumak da ayrı bir tat verir.
3. Tevfik Fikret – Yağmur
Kafeslerde, camlarda pür-ihtizâz
Olur dem-be-dem nevha-ger, nağme-sâz”
Tevfik Fikret, Yağmur
Eser: Rübâb-ı Şikeste (1900) · Akım: Servet-i Fünûn · Bugünkü Türkçeyle ilk dize: “Küçük, tekdüze, ürkek vuruşlar”
Tevfik Fikret, “Yağmur”da yağmuru görmekten çok duyurmaya çalışır. Kısa, birbirine benzeyen hecelerle kurulan dizeler, kafeslere ve camlara vuran damlaların sesini taklit eder. Şiir ilerledikçe sokaklarda sel suları ağlaşır, ufuk “yaklaşır, yaklaşır, yaklaşır”; tekrarlanan kelime yaklaşan karanlığı hissettirir.
Servet-i Fünûn şairleri doğayı ruh hâlinin aynası olarak kullanmıştır. Fikret’te de yağmur, şehrin ve şairin içine çöken bir kederdir. Yağmuru konu alan başka dizeler ve sözler için yağmur ile ilgili sözler derlememize bakabilirsiniz.
4. Faruk Nafiz Çamlıbel – Çoban Çeşmesi
Uzaktan uzağa çoban çeşmesi,
Ey suyun sesinden anlıyan bağlar,
Ne söyler su dağa çoban çeşmesi.”
Faruk Nafiz Çamlıbel, Çoban Çeşmesi
Eser: Çoban Çeşmesi (1926), kitaba adını veren şiir · Biçim: 11’li hece · Topluluk: Beş Hececiler
Faruk Nafiz, Beş Hececiler’in en tanınmış adıdır ve Çoban Çeşmesi, Türk şiirinin İstanbul’dan Anadolu’ya dönüşünü simgeleyen şiirlerden biri sayılır. Irmakların ağlaması, çeşmenin uzaktan duyulan sesi ve suyun dağa söyledikleri, kırsal Anadolu manzarasını bir halk türküsünün sıcaklığıyla anlatır.
Şiirin büyüsü, doğayı konuşan ve dinleyen bir varlık gibi göstermesindedir: Su dağa bir şey söyler, bağlar suyun sesinden anlar. Hece ölçüsünün akıcılığı da ırmağın akışına eşlik eder.
5. Kemalettin Kamu – Bingöl Çobanları
Bu dağların eskiden âşinasıdır soyum,
…
Bingöl yaylalarının mavi dumanlarına,
Gönlümü yayla yaptım Bingöl çobanlarına.”
Kemalettin Kamu, Bingöl Çobanları
Şair: Kemalettin Kamu (1901–1948), “Gurbet Şairi” · Biçim: 14’lü hece · Yer: Bingöl yaylaları
Bayburt doğumlu Kemalettin Kamu, Doğu Anadolu’nun dağlarını çocukluğundan tanıyan bir şairdir. Bingöl Çobanları’nda konuşan, denizi hiç görmemiş bir çoban çocuğudur; onun dünyası dağlardan, yaylalardan ve sürülerden ibarettir. Denize dair dizeler arayanlar deniz ile ilgili sözler sayfamıza bakabilir; bu şiirde ise deniz, hiç görülmemiş bir uzaklıktır.
Şiirin son beyti, doğayla insanın birleştiği bir imge kurar: Şair gönlünü bir yaylaya çevirir ve çobanlara açar. Okul kitapları sayesinde kuşaklar boyunca ezberlenen bu dizeler, yayla hayatını Türk şiirine kalıcı biçimde taşımıştır.
6. Ahmet Kutsi Tecer – Orda Bir Köy Var Uzakta
O köy bizim köyümüzdür.
Gezmesek de, tozmasak da
O köy bizim köyümüzdür.”
Ahmet Kutsi Tecer, Orda Bir Köy Var Uzakta
Eser: Şiirler (1932) · Yer: Apçağa köyü, Kemaliye (Eğin), Erzincan · Biçim: 8’li hece
Ahmet Kutsi Tecer bu şiiri babasının köyü Apçağa için yazmıştır. Köy, Fırat’ın derin vadisinde kurulmuş Kemaliye (Eğin) ilçesine bağlıdır. Şiir ilerledikçe “Orda bir dağ var, uzakta” diye dağa, yollara ve köye dair özlem büyür; hiç gidilmese bile insanın ait olduğu bir yer duygusu kurulur.
Şiir bestelenip okul şarkısı olarak da söylendiği için bugün pek çok kişi onu çocukluk hatırası olarak bilir. Doğa burada uzaktan seslenen bir yurt imgesidir: Gözle görülmeyen ama gönülde hep orada duran bir köy, bir dağ, bir yol.
7. Ahmet Muhip Dıranas – Kar
Yağmurlu, karanlık bir düşünceden,”
Ahmet Muhip Dıranas, Kar
İlk yayın: Şadırvan dergisi, 1 Nisan 1949 · Kitap: Şiirler (1974)
Ahmet Muhip Dıranas, Türk şiirinde kar imgesini en güzel işleyen şairlerden biridir. “Kar”da gece boyunca yağan kar, ormanın uğultusuyla birlikte hem bir doğa olayı hem de insanın içine çöken bir düşüncedir. Şiir, sessizliği ve beyazlığı hüzünle yan yana getirir.
Dıranas’ın ölçülü, musikili dizeleri doğayı bir tablo gibi değil, bir duygu gibi yaşatır. Şairin başka şiirlerinden seçmeler için Ahmet Muhip Dıranas şiirleri yazımıza göz atabilirsiniz.
8. Arif Nihat Asya – Çocuk ve Ağaç
Öperdi altın saçlarından
Dudakları olaydı!”
Arif Nihat Asya, Çocuk ve Ağaç
Şair: Arif Nihat Asya (1904–1975) · Tema: ağaç ve çocuk sevgisi
Arif Nihat Asya bu kısa şiirde ağacı seven, özleyen, okşamak isteyen bir varlık olarak anlatır. “Dudakları olaydı!” ünlemi, ağacın sevgisini gösterememesinin hüznünü tek bir dizede toplar. Doğayı kişileştirmenin en sade ve en dokunaklı örneklerinden biridir.
Şiir, insanla doğa arasındaki bağı bir çocuk ile bir ağacın dostluğu üzerinden kurar. Asya’nın başka şiirleri için Arif Nihat Asya şiirleri derlememize bakabilirsiniz.
9. Nâzım Hikmet – Yaşamaya Dair
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,”
Nâzım Hikmet, Yaşamaya Dair
Yazılış: 1947, üç bölümlük şiirin ilk bölümü · Tema: yaşama sevinci ve sorumluluğu
Nâzım Hikmet, Yaşamaya Dair’i hapiste geçen uzun yıllarının ortasında yazdı. Şiir, yaşamayı ciddiye almayı öğütler; zeytin dikme imgesi de bu öğüdün doğadaki karşılığıdır. Zeytin ağacı yavaş büyür ve uzun yaşar; yetmiş yaşında zeytin dikmek, sonucunu görmeyeceğin bir işe yine de inanmaktır.
Şiirin üçüncü bölümünde dünyanın bir gün soğuyacağı düşüncesi bile yaşama sevincini azaltmaz. Doğa burada hem geçiciliği hem de umudu temsil eder: Ağaç dikmek, hayata ve toprağa duyulan güvenin en somut biçimidir.
Dünya şiirinden doğa şiirleri
Romantik İngiliz şiirinden Amerikan şiirine uzanan üç ünlü doğa şiirinin bölümlerini kendimiz çevirdik; özgün dizeleri künyelerde bulabilirsiniz.
10. William Wordsworth – Nergisler
Vadilerin, tepelerin üstünde süzülen,
Bir anda bir kalabalık gördüm,
Bir ordu altın sarısı nergis;
Gölün kıyısında, ağaçların altında,
Rüzgârda titreyip dans eden.”
William Wordsworth, Nergisler (çeviri bize ait)
Özgün adı: I Wandered Lonely as a Cloud · Kitap: Poems, in Two Volumes (1807) · Özgün dizeler: “I wandered lonely as a cloud / That floats on high o’er vales and hills, / When all at once I saw a crowd, / A host, of golden daffodils; / Beside the lake, beneath the trees, / Fluttering and dancing in the breeze.”
Şiirin doğuşu belli bir güne dayanır: Wordsworth ile kız kardeşi Dorothy, 15 Nisan 1802’de İngiltere’nin Göller Bölgesi’nde Ullswater gölünün kıyısında yürürken uzun bir nergis şeridi görür. Wordsworth şiiri 1804’te yazdı, 1807’de yayımladı ve 1815’te yeniden düzenledi.
Şiirin asıl derdi, doğanın bıraktığı izdir. Son kıtada şair, kanepesine uzandığında nergislerin “iç gözünde” yeniden parladığını ve yüreğinin onlarla birlikte dans ettiğini söyler. Romantik şiirin doğaya bakışını en iyi özetleyen şiirlerden biri sayılır.
11. Walt Whitman – Kendimin Şarkısı
Karınca da aynı ölçüde kusursuzdur, bir kum tanesi de, çitkuşunun yumurtası da,”
Walt Whitman, Kendimin Şarkısı, 31. bölüm (çeviri bize ait)
Özgün adı: Song of Myself · Kitap: Leaves of Grass (Çimen Yaprakları, ilk baskı 1855) · Özgün dizeler: “I believe a leaf of grass is no less than the journey-work of the stars, / And the pismire is equally perfect, and a grain of sand, and the egg of the wren,”
Whitman, Çimen Yaprakları’nı ömrü boyunca genişletip yeniden bastı; Kendimin Şarkısı kitabın en uzun ve en ünlü şiiridir. 31. bölümde şair, en küçük canlıyla yıldızlar arasında bir değer farkı görmez: Bir ot yaprağı da, bir karınca da, bir kum tanesi de evrenin eksiksiz bir parçasıdır.
Kitaba adını veren ot, Whitman’da sıradanlığın ve eşitliğin simgesidir. Doğanın en küçük ayrıntısında büyük bir mucize görmek, bu şiiri bugün de taze kılıyor.
12. Robert Frost – Karlı Bir Akşam Ormanın Kenarında Dururken
Ama tutmam gereken sözler var,
Ve uyumadan önce gidecek çok yolum,
Ve uyumadan önce gidecek çok yolum.”
Robert Frost, Karlı Bir Akşam Ormanın Kenarında Dururken (çeviri bize ait)
Özgün adı: Stopping by Woods on a Snowy Evening · Kitap: New Hampshire (1923) · Özgün dizeler: “The woods are lovely, dark and deep, / But I have promises to keep, / And miles to go before I sleep, / And miles to go before I sleep.”
Frost bu şiiri Haziran 1922’de Vermont’un Shaftsbury kasabasındaki evinde yazdı. Bütün gece uzun “New Hampshire” şiiri üzerinde çalışmış, sabah olduğunu fark edip dışarı çıkınca bu kısa şiirin fikri aklına gelmişti. Şiir, ertesi yıl New Hampshire kitabında yayımlandı.
Şiirde yolcu, karla dolan bir ormanın kenarında atını durdurur; sessizlik ve karanlık onu çeker ama verilmiş sözler ve gidilecek yol onu geri çağırır. Son dizenin tekrarı, yorgunluğu da hayatın sonunu da düşündüren bir yankı bırakır. Frost bir mektubunda bu şiiri “hatırlanmak için en iyi şansım” diye anmıştır.
Dağ, su, kar, ağaç: Doğa unsurlarına göre şiirler
Listedeki şiirleri, öne çıkardıkları doğa unsuruna göre de gruplayabilirsiniz:
Dağları anlatan bir başka güçlü ses için Sabahattin Ali şiirleri, tek kıtada biten şiirler için de 1 kıtalık şiirler derlememize bakabilirsiniz.
Kısa ve kopyalanabilir doğa dizeleri
Bir fotoğrafın altına, bir mesaja ya da yürüyüş notlarınıza eklemek için listedeki şiirlerden en kısa dizeleri seçtik. Daha fazla kısa dize için kısa şiir alıntıları sayfamıza göz atabilirsiniz.
Yunus Emre
Dadaloğlu
Faruk Nafiz Çamlıbel
Kemalettin Kamu
Ahmet Kutsi Tecer
Walt Whitman
Mini test: Bu doğa şiiri kimin?
Aşağıdaki soruların cevabını tahmin edin, sonra cevabı görmek için soruya dokunun.
Yunus Emre’nin “Benim adım dertli dolap” dizesinde konuşan kimdir?
Bir su dolabı. Dağda kesilip dülgerlerce yontulan ağaç, ırmaktan su çeken bir dolaba dönüşmüş ve derdini anlatmaktadır.
“Ferman padişahın, dağlar bizimdir” diyen ozan hangi boydandır?
Avşar boyundan. Dadaloğlu, Osmanlı’nın göçebe Türkmenleri yerleşik hayata geçirme politikasına karşı çıkan Avşarların sesidir.
Ahmet Kutsi Tecer “Orda bir köy var uzakta” derken hangi köyü anlatır?
Apçağa köyünü. Babasının köyü olan Apçağa, Erzincan’ın Kemaliye (Eğin) ilçesindedir.
Wordsworth’ün şiirine ilham veren nergisler hangi gölün kıyısındaydı?
Ullswater. Şair, 15 Nisan 1802’de kız kardeşi Dorothy ile Göller Bölgesi’nde yürürken nergisleri görmüştür.
Robert Frost’un “Karlı Bir Akşam Ormanın Kenarında Dururken” şiiri hangi kitabında yayımlandı?
New Hampshire (1923). Frost şiiri Haziran 1922’de Vermont’taki evinde yazmıştı.
Sık sorulan sorular
Doğa ile ilgili en güzel şiirler hangileridir?
Türk şiirinde Yunus Emre’nin “Dolap Niçin İnilersin”, Dadaloğlu’nun “Kalktı Göç Eyledi Avşar Elleri”, Faruk Nafiz Çamlıbel’in “Çoban Çeşmesi”, Kemalettin Kamu’nun “Bingöl Çobanları” ve Ahmet Kutsi Tecer’in “Orda Bir Köy Var Uzakta” şiirleri en sevilen doğa şiirleri arasındadır. Dünya şiirinde Wordsworth’ün “Nergisler” ve Robert Frost’un karlı orman şiiri öne çıkar.
Doğa ile ilgili kısa şiirler hangileridir?
Arif Nihat Asya’nın “Çocuk ve Ağaç” şiiri birkaç dizelik kısa bir doğa şiiridir. Ahmet Kutsi Tecer’in “Orda Bir Köy Var Uzakta” şiirinin ilk dörtlüğü ve Yunus Emre’nin “Benim adım dertli dolap” dörtlüğü de kısa ve ezberlenmesi kolay doğa dizeleridir.
“Yağmur” şiiri kimindir?
Servet-i Fünûn döneminin en ünlü yağmur şiiri Tevfik Fikret’in “Yağmur” şiiridir. Şiir, 1900’de yayımlanan Rübâb-ı Şikeste kitabında yer alır ve yağmurun sesini kısa, ritmik dizelerle yansıtır.
Dağ ile ilgili şiirler hangileridir?
Dadaloğlu’nun “Ferman padişahın, dağlar bizimdir” dizesiyle biten koşması, Kemalettin Kamu’nun “Bingöl Çobanları”, Faruk Nafiz Çamlıbel’in “Çoban Çeşmesi” ve Ahmet Kutsi Tecer’in “Orda Bir Köy Var Uzakta” şiirleri dağları ve yaylaları anlatan bilinen şiirlerdir.
Ağaç ile ilgili şiir var mı?
Evet. Arif Nihat Asya’nın “Çocuk ve Ağaç” şiiri, Nâzım Hikmet’in zeytin dikmeyi anlatan “Yaşamaya Dair” şiiri ve Yunus Emre’nin “Ben bir dağın ağacıyım” dizesinin geçtiği “Dolap Niçin İnilersin” ilahisi ağacı konu alan şiirlerdir.
Kaynaklar