6. Sınıf Söz Sanatları: Şarkı ve Türkülerden 12 Örnek

📁 Sözlük 🕒 21 Eki 2026

Son güncelleme: 21 Ekim 2026

Türkçe dersinde “Bu dizede hangi söz sanatı var?” sorusu gelince birçok öğrencinin aklı karışır. Oysa söz sanatlarını her gün dinlediğimiz şarkılarda, türkülerde ve atasözlerinde zaten duyuyoruz. Bu rehberde 6. sınıf söz sanatları konusunu, tanıdık şarkı ve türkülerden seçtiğimiz kısa örneklerle adım adım anlatıyoruz.

Açık duran çizgili bir defterin sayfası üzerinde yeni açılmış sarı bir kurşun kalem, metal kalemtıraş ve kalem talaşları
Fotoğraf: Angelina Litvin (Unsplash), CC0, Wikimedia Commons

Millî Eğitim Bakanlığının Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne göre hazırladığı ortaokul Türkçe öğretim programında 6. sınıf için beş söz sanatı yer alıyor: karşıtlık, abartma, kişileştirme, konuşturma ve benzetme. Listenin ilk beş maddesi bu sanatlar ve her birinin üstünde “MEB 6. sınıf programında” etiketi var. Kalan yedi maddeyi “Bonus: üst sınıflara hazırlık” etiketiyle ekledik: Bunlar ortaokul programında yok, ama şiir ve şarkılarda sık karşınıza çıkar ve lisede Türk Dili ve Edebiyatı dersinde ayrıntılı işlenir.

Örnek dizeleri sitemizdeki şarkı sözü sayfalarından ve Yunus Emre, Karacaoğlan, Mehmet Âkif Ersoy gibi eserleri kamu malı olan şairlerden aldık; her şarkıdan yalnızca bir iki dize alıntıladık ve dizeleri şarkı sayfasındaki yazılışıyla verdik. Kendi yazdığımız örnekleri “örnek cümle” diye belirttik. Kopyala düğmesi örneği kaynağıyla birlikte kopyalar. Şiir sevenler şiir alıntıları sayfamıza da göz atabilir.

İçindekiler

Söz sanatları nedir? (kısa özet)

Söz sanatları, bir duyguyu ya da düşünceyi daha etkili, daha güzel ve daha akılda kalıcı anlatmak için sözcüklerin gerçek anlamlarının dışına çıkılarak yapılan anlatım oyunlarıdır. “Çok yoruldum” yerine “Ayaklarım koptu” dediğimizde abartma, “Rüzgâr pencereyi tıklattı” dediğimizde kişileştirme yapmış oluruz. Aşağıdaki tablo, 6. sınıf programındaki beş sanatı tek bakışta gösteriyor.

Söz sanatıKısacaİpucu
Benzetme (Teşbih)Bir varlığı ortak bir yönden başka bir varlığa benzetmek“gibi, kadar, sanki”
Kişileştirme (Teşhis)İnsan dışındaki varlığa insan özelliği vermekÖzne insan değil ama insan gibi davranıyor
Konuşturma (İntak)İnsan dışındaki varlığı konuşturmakTırnak içinde bir hayvanın, eşyanın sözü
Abartma (Mübalağa)Bir şeyi olduğundan çok büyük ya da çok küçük göstermek“Gerçekte olabilir mi?” sorusuna “hayır”
Karşıtlık (Tezat)Zıt kavramları bir arada kullanmakgece–gündüz, az–çok, gülmek–ağlamak

1. Benzetme (Teşbih)

MEB 6. sınıf programında

Tanım: Aralarında ortak bir özellik bulunan iki varlıktan, o özellik bakımından zayıf olanı güçlü olana benzetmektir. Benzetmede genellikle “gibi”, “kadar”, “sanki” gibi sözcükler kullanılır.

Sanat nerede, nasıl bulunur? Yunus Emre kendini önce rüzgâra, sonra tozlu yollara benzetiyor; aşkın onu ne kadar huzursuz ve hareketli yaptığını “gibi” sözcüğüyle anlatıyor. Barış Manço’nun dizesinde ise bilek güç bakımından halata, yürek genişlik bakımından yaylaya benzetilmiş. Benzetmeyi bulmanın en kolay yolu “gibi” ve “kadar” sözcüklerini aramak, sonra “kim neye, hangi yönden benzetilmiş?” diye sormaktır.

Benzetmenin dört ögesi (örnek cümle: “Annemin elleri pamuk gibi yumuşaktır.”): benzeyen eller, kendisine benzetilen pamuk, benzetme yönü yumuşaklık, benzetme edatı “gibi”. Bir cümlede benzetme olması için en az benzeyen ile kendisine benzetilenin bulunması yeterlidir. Âşık Veysel’in Kara Toprak türküsündeki “Benim sadık yârim kara topraktır” dizesinde edat ve benzetme yönü yok ama toprak yine de sadık bir sevgiliye benzetiliyor.

2. Kişileştirme (Teşhis)

MEB 6. sınıf programında

Tanım: İnsan dışındaki varlıklara (hayvan, bitki, eşya, doğa olayı, hatta duygu ve kavramlara) insana ait özellikler vermektir: düşünmek, gülmek, ağlamak, beklemek, kızmak gibi.

Sanat nerede, nasıl bulunur? Âşık Veysel’in türküsünde toprak, kollarını açıp yolunu gözleyen bir insan gibi anlatılıyor; “yol gözlemek” insana ait bir davranış. Barış Manço’nun dizesinde de rüzgâr fısıldıyor, yani bir insan gibi alçak sesle konuşuyor. Kişileştirmeyi bulmak için cümlenin öznesine bakın: Özne insan değilse ama yaptığı iş insana özgüyse kişileştirme vardır.

Örnek cümle: “Sabah olunca güneş, uykulu şehri nazikçe uyandırdı.” Güneş insan değildir ama “nazikçe uyandırmak” insana ait bir davranıştır.

3. Konuşturma (İntak)

MEB 6. sınıf programında

Tanım: İnsan dışındaki varlıkları konuşturmak, onların ağzından söz söylemektir. Konuşan varlık insan gibi davrandığı için konuşturmanın olduğu her yerde kişileştirme de vardır; ama her kişileştirmede konuşturma yoktur.

Sanat nerede, nasıl bulunur? Bu ilahide şair sarı çiçeğe “Annen, baban var mıdır?” diye sorar, çiçek de ona cevap verir. Eski Türkçede “eydür” “der, söyler” demektir; yani dizenin anlamı “Çiçek der ki…” olur. Bir dizede tırnak içinde ya da iki nokta üst üsteden sonra insan olmayan bir varlığın sözü varsa konuşturma sanatı vardır.

Örnek cümle: Kalem, silgiye sitem etti: “Ben ne yazsam sen siliyorsun!” Burada kalem konuşturulmuş; sitem etmesiyle de kişileştirilmiş.

Ormanlık tepelerin önünde uçsuz bucaksız uzanan sarı çiçekli bir tarla ve bulutlu gökyüzü
Laurensberg’de sarı çiçekli bir tarla, Aachen. Fotoğraf: Trougnouf (Benoit Brummer), CC BY 4.0, Wikimedia Commons

4. Abartma (Mübalağa)

MEB 6. sınıf programında

Tanım: Bir durumu, olayı ya da özelliği olduğundan çok daha büyük veya çok daha küçük göstermektir. Amaç, duyguyu ve düşünceyi daha etkili anlatmaktır.

Sanat nerede, nasıl bulunur? Hiçbir iç çekiş dağı eritemez, hiçbir gözyaşı değirmen çarkını döndüremez; Karacaoğlan özlemin ne kadar büyük olduğunu bu imkânsız görüntülerle anlatıyor. Barış Manço da fil ile kurbağanın aşkını, kuşların susup ırmakların durduğunu söyleyerek büyütüyor. Abartmayı bulmak için kendinize “Bu gerçekte olabilir mi?” diye sorun; cevap “hayır, ama ne demek istediğini anlıyorum” ise abartma vardır.

Gündelik dilde abartma: “Sana bin kere söyledim!”, “Dünya kadar ödevim var.” Bu cümleleri her gün kurarız; bin kere söylemediğimizi herkes bilir ama kızgınlığımız anlaşılır.

Ağaçların arasında, saz çatılı küçük ahşap bir yapının yanında dönen büyük tahta çarklı eski bir su değirmeni
Tama’da eski bir su değirmeni, Japonya. Fotoğraf: Syced, CC0, Wikimedia Commons

5. Karşıtlık (Tezat)

MEB 6. sınıf programında

Tanım: Anlamca birbirinin zıddı olan kavramları, durumları ya da duyguları aynı cümlede veya dizede bir arada kullanmaktır: gece–gündüz, az–çok, gülmek–ağlamak, eğri–doğru gibi.

Sanat nerede, nasıl bulunur? Barış Manço’nun nakaratında “eğri” ile “doğru” sözcükleri yan yana gelerek karşıtlık oluşturuyor; şarkı, başkasına eğri görünen bir yolun kişi için doğru olabileceğini bu zıtlıkla anlatıyor. Atasözünde ise “az” ile “çok” karşı karşıya: Türk Dil Kurumunun açıklamasına göre varlığı az olanın az vermesi büyük fedakârlıktır. Karşıtlığı bulmak için dizedeki sözcüklerin zıt anlamlılarını arayın.

Dikkat: Karşıtlık için zıt sözcüklerin aynı cümlede ya da birbirine yakın dizelerde bulunması gerekir. Âşık Veysel’in “Gediyorum gündüz gece” dizesinde de “gündüz” ve “gece” zıt kavramlardır.

6. Soru Sorma (İstifham)

Bonus: üst sınıflara hazırlık

Tanım: Cevap beklemeden, sözü daha etkili kılmak, şaşkınlık, sitem ya da kesin bir yargı bildirmek için soru sormaktır. Bu sorular aslında birer cevap taşır.

Sanat nerede, nasıl bulunur? Âşık Veysel bu sorulara cevap beklemiyor; “aşk olmasa kimse okumaz, yazmazdı” demek istiyor. Barış Manço’nun sorusunun cevabı da içinde saklı: “Elbette seçmem.” Bir soru işaretinin arkasında karşı taraftan cevap gelmiyorsa ve soru bir duyguyu güçlendiriyorsa istifham sanatından söz edebilirsiniz.

Kamu malı bir örnek: Mehmet Âkif Ersoy’un İstiklâl Marşı’ndaki “Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?” dizesinde şair cevap beklemiyor; “Herkes bu vatan için her şeyini verir” demek istiyor.

7. Seslenme (Nida)

Bonus: üst sınıflara hazırlık

Tanım: Coşkulu bir duyguyu anlatmak için bir varlığa “ey, hey, ah, of” gibi ünlemlerle ya da doğrudan adıyla seslenmektir. Seslenilen varlık çoğu zaman insan değildir.

  • Yol ver dağlar yol ver bana
    — Arif Sağ – Yol Ver Dağlar
  • Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl
    — Mehmet Âkif Ersoy, İstiklâl Marşı

Sanat nerede, nasıl bulunur? Türküde âşık, sevdiğine giden yolu kapatan dağlara sesleniyor ve onlardan yol istiyor; dağlardan bir insanmış gibi bir şey istemek aynı zamanda kişileştirmedir. İstiklâl Marşı’nda şair “ey” ünlemiyle bayraktaki hilâle sesleniyor ve ondan kaşlarını çatmamasını istiyor. Bir dizenin başında ya da sonunda “ey” varsa veya bir varlığın adı virgülle seslenme biçiminde kullanılmışsa nida sanatı olabilir.

Gün doğarken bulut denizinin içinde kaybolan dağ sırtları ve yamaçtaki yeşil ağaçlar
Bromo Dağı’ndan sisli Tengger kalderası, Endonezya. Fotoğraf: Jakub Hałun, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons

8. Tekrar (Tekrir)

Bonus: üst sınıflara hazırlık

Tanım: Anlamı güçlendirmek ve sözün ahengini artırmak için bir sözcüğü ya da sözcük grubunu art arda veya aralıklarla tekrar etmektir.

Sanat nerede, nasıl bulunur? Türküde “kar” sözcüğünün tekrarı, karın kat kat birikmesini kulağa da duyuruyor; “yâr” sözcüğünün üç kez söylenmesi ise özlemi büyütüyor. Tekrar, türkülerin ve ninnilerin akılda kalmasının en büyük sırlarından biridir. Dizede aynı sözcüğün birden çok geçtiğini ve bunun bir anlam vurgusu yaptığını görüyorsanız tekrir sanatı vardır.

Kamu malı bir örnek: İstiklâl Marşı’ndaki “Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım” dizesinde “hür” sözcüğü tekrar edilerek özgürlük vurgulanıyor.

9. Eğretileme (İstiare)

Bonus: üst sınıflara hazırlık

Tanım: Benzetmenin iki temel ögesinden (benzeyen ve kendisine benzetilen) yalnızca birini kullanarak yapılan benzetmedir. Yani bir şeyin adını söylemeden, onu benzettiğimiz şeyin adıyla anlatırız.

Sanat nerede, nasıl bulunur? Âşık Veysel aslında hayatını anlatıyor ama “hayat” sözcüğünü hiç kullanmıyor; yalnızca hayatı benzettiği “uzun, ince yol”u söylüyor. Aynı türküde dünya da bir kapısından girilip öbüründen çıkılan bir hana benzetiliyor; “dünya” sözcüğü yine geçmiyor. Benzetmede iki taraf da görünür, eğretilemede ise biri saklıdır: “Hangi sözcük aslında başka bir şeyin yerine kullanılmış?” diye sorun.

Örnek cümle: “Sınıfın aslanları maça çıktı.” Cesur öğrenciler aslana benzetilmiş ama “öğrenciler” sözcüğü kullanılmamış; yalnızca “aslanlar” denmiş.

Kırağı tutmuş bembeyaz ağaçların arasından ufka doğru uzayıp giden dar ve ıssız bir köy yolu
Dülmen yakınlarında kırağılı bir köy yolu, Almanya. Fotoğraf: Dietmar Rabich, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons

10. Uygunluk (Tenasüp)

Bonus: üst sınıflara hazırlık

Tanım: Anlamca birbiriyle ilgili, aynı alana ait sözcükleri bir dizede ya da cümlede bir arada kullanmaktır. Bu sözcükler arasında zıtlık değil, yakınlık ve uyum vardır.

Sanat nerede, nasıl bulunur? Bu iki dizede sap, kulp, kapak, tencere ve sofra sözcükleri bir araya gelmiş; hepsi mutfakla ve yemekle ilgili. Barış Manço bu uyumlu sözcüklerle bir “sofra” tablosu çiziyor ve gösterişe değil öze bakmamız gerektiğini anlatıyor. Bir dizede aynı konuya ait üç ya da daha fazla sözcük görüyorsanız tenasübü yakalamışsınız demektir.

Örnek cümle: “Bahar gelince bahçede gül açtı, bülbül öttü, arılar çiçek çiçek dolaştı.” Bahar, bahçe, gül, bülbül, arı ve çiçek aynı tablonun parçalarıdır.

Ahşap bir mutfak duvarında sapından asılı duran, farklı boylarda eski bakır tencereler ve kapaklar
Beaumesnil Şatosu’nun mutfağında bakır tencereler ve kapaklar, Fransa. Fotoğraf: Stanzilla, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons

11. Güzel Nedene Bağlama (Hüsn-i Talil)

Bonus: üst sınıflara hazırlık

Tanım: Bir olayın gerçek nedenini bir kenara bırakıp onu daha güzel, hayalî bir nedene bağlamaktır. Doğada kendiliğinden olan bir şey, şiirde bir duygunun ya da bir kişinin sonucu gibi gösterilir.

Sanat nerede, nasıl bulunur? Güller aslında mevsimi gelince açar; ama şarkıda güllerin açması sevilen kişinin gülmesine bağlanıyor. Bu, gerçek nedenin yerine daha güzel bir neden koymak, yani güzel nedene bağlamadır; dizede abartma da vardır. Bulmak için “Bu olayın gerçek sebebi ne, şair hangi sebebi gösteriyor?” diye sorun; iki cevap farklıysa ve şairin gösterdiği sebep hoş bir hayalse hüsn-i talil vardır.

Örnek cümle: “Bayram sabahı güneş, çocukların sevincine ortak olmak için erkenden doğdu.” Güneş her sabah doğar; burada doğuşu çocukların sevincine bağlanmış.

Yeşil yaprakların üzerinde açmış, ortası sarı ercikli, açık pembe tek katlı bir gül
Fotoğraf: Wouter Hagens, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons

12. Atasözü Kullanma (İrsal-i Mesel)

Bonus: üst sınıflara hazırlık

Tanım: Söylenen bir düşünceyi güçlendirmek, kanıtlamak için söz arasında bir atasözü ya da atasözü değerinde bir söz kullanmaktır.

Sanat nerede, nasıl bulunur? Barış Manço şarkıda bir atasözünü kullanıyor: Türk Dil Kurumunun Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü’nde bu söz “armudun iyisini (dağda) ayılar yer” biçiminde geçer ve “kendilerine yakışmayan güzel bir şeyi eline geçirenler için” söylenir. Şarkıdaki esprili anlatım, atasözünün yerinde kullanılmasıyla daha da güçleniyor. Bir şiirde ya da şarkıda sözlükte bulabileceğiniz bir atasözü geçiyorsa ve anlatılan düşünceyi destekliyorsa irsal-i mesel vardır.

Örnek cümle: “Küçük kardeşime şimdiden kitap okuma alışkanlığı kazandırmaya çalışıyorum; ağaç yaşken eğilir.” Cümlenin sonundaki atasözü, söylenen düşünceyi destekliyor.

Söz sanatını bulmanın 4 ipucu

  1. Önce gerçek anlamı sorun. Dizeyi bir kez de “Bu, kelimesi kelimesine doğru mu?” diye okuyun. Gerçekte olamayacak bir şey anlatılıyorsa (dağ eriyor, rüzgâr fısıldıyor) mutlaka bir sanat vardır.
  2. Özneye bakın. Cümlede işi yapan bir insan değilse ama yaptığı iş insana özgüyse kişileştirme; bu varlık bir de konuşuyorsa konuşturma vardır.
  3. İşaret sözcüklerini arayın. “gibi, kadar, sanki” benzetmeyi; “ey, hey, ah” seslenmeyi; zıt anlamlı sözcük çiftleri karşıtlığı; soru işareti de soru sorma sanatını haber verebilir.
  4. Birden fazla sanat olabileceğini unutmayın. “Yol ver dağlar” dizesinde hem seslenme hem kişileştirme vardır. Sınavda “ağır basan” sanat sorulursa, dizenin asıl vurguladığı şeyi seçin.
Eski ahşap bir kirişin önünde yan yana duvara yaslanmış, küçükten büyüğe dört ahşap bağlama ailesi sazı
Soldan sağa cura, çöğür, uzun saplı bağlama ve divan sazı. Fotoğraf: Sven Kraus, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons

Bağlama ve türkü sevenler için not: Yukarıdaki örneklerin çoğu halk şiirinden geliyor, çünkü âşıklar söz sanatlarını gündelik konuşma diliyle kullanır. Benzer dizeler için Ahmet Muhip Dıranas şiirleri ve Sabahattin Ali şiirleri yazılarımızda da bol örnek bulabilirsiniz.

Mini alıştırma: 10 soru

Soruları önce kendin çözmeye çalış, sonra her sorunun altındaki Cevabı göster yazısına dokunarak kontrol et. Öğretmenler ve veliler Kopyala düğmesiyle soruları tek tek alıp çalışma kâğıdı hazırlayabilir.

  • 1. “Güneş, bulutların arkasından utangaç utangaç bize baktı.” cümlesinde hangi söz sanatı vardır?
Cevabı göster

Kişileştirme. Güneşe “utanmak” ve “bakmak” gibi insana ait özellikler verilmiştir.

  • 2. “Annemin sesi bülbül gibi tatlıdır.” cümlesinde benzeyen, kendisine benzetilen, benzetme yönü ve benzetme edatı nedir?
Cevabı göster

Benzeyen: annemin sesi; kendisine benzetilen: bülbül; benzetme yönü: tatlılık; benzetme edatı: gibi. Cümlede benzetme vardır.

  • 3. “Çantam o kadar ağırdı ki omuzlarım yere değdi.” cümlesindeki söz sanatı hangisidir?
Cevabı göster

Abartma. Omuzlar gerçekte yere değmez; çantanın ağırlığı olduğundan büyük gösterilmiştir.

  • 4. Yaprak, ağaca sordu: “Sonbaharda beni bırakacak mısın?” Bu cümlede hangi iki söz sanatı bir aradadır?
Cevabı göster

Konuşturma ve kişileştirme. Yaprak insan gibi konuşturulmuş, soru sorması ve endişelenmesiyle de kişileştirilmiştir.

  • 5. “Az veren candan, çok veren maldan.” atasözünde hangi söz sanatı vardır?
Cevabı göster

Karşıtlık. “Az” ile “çok” zıt anlamlı sözcüklerdir ve aynı sözde bir arada kullanılmıştır.

  • 6. “Gah eserim yeller gibi” dizesinde şair kendini neye benzetiyor, bunu hangi sözcükten anlıyoruz?
Cevabı göster

Şair kendini rüzgâra (yele) benzetiyor. Bunu “gibi” benzetme edatından anlıyoruz; sanat benzetmedir.

  • 7. “Yol ver dağlar yol ver bana” dizesinde seslenme dışında hangi söz sanatı vardır?
Cevabı göster

Kişileştirme. Dağlardan bir insanmış gibi yol vermesi isteniyor; dağlara seslenildiği için seslenme (nida) da vardır.

  • 8. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde söz sanatı yoktur? a) Kalemim bana küsmüş. b) Bu çanta beş kilo geliyor. c) Kar yorgan gibi her yeri örttü.
Cevabı göster

b seçeneği. “Bu çanta beş kilo geliyor.” cümlesi gerçek anlamda bir bilgi verir. a’da kişileştirme, c’de benzetme vardır.

  • 9. “Uzun, ince bir yoldayım” dizesinde “yol” sözcüğü neyin yerine kullanılmıştır, bu hangi sanattır?
Cevabı göster

“Yol” sözcüğü hayatın yerine kullanılmıştır. Hayat söylenmeden yalnızca ona benzetilen yol söylendiği için bu bir eğretilemedir (istiare); 6. sınıf programında yer almaz, üst sınıflarda işlenir.

  • 10. Kendi örnek cümleni yaz: Bir eşyayı konuşturan ve aynı zamanda abartma içeren bir cümle kur.
Cevabı göster

Örnek cevap: Buzdolabı söylendi: “Bu evde günde yüz kere kapağımı açıyorsunuz!” Buzdolabı konuşturulmuş (konuşturma ve kişileştirme), “günde yüz kere” ifadesiyle de abartma yapılmıştır. Senin cümlen farklı olabilir; iki sanatın da bulunması yeterlidir.

Bu yazının kaynakları

Tanımları ve program bilgilerini şu kaynaklarla karşılaştırdık:

  • Millî Eğitim Bakanlığı, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Ortaokul Türkçe Dersi Öğretim Programı (5, 6, 7 ve 8. sınıflar), okuma ve dinleme/izleme alanındaki söz sanatları öğrenme çıktıları (6. sınıf: T.O.6.19 ve T.D.6.16).
  • Türk Dil Kurumu, Güncel Türkçe Sözlük (teşbih, teşhis, intak, mübalağa, tezat, istifham, nida, tekrir, istiare, tenasüp, hüsnütalil maddeleri) ve Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü.
  • Muş İl Millî Eğitim Müdürlüğü, 6. sınıf Türkçe söz sanatları çalışma notu.
  • Mehmet Âkif Ersoy, İstiklâl Marşı (TBMM yayını metni); Karacaoğlan, “Bir ah çeksem dağı taşı eritir” şiiri; Yunus Emre ilahileri.
  • Şarkı sözleri: sozleri.co’daki ilgili şarkı sözü sayfaları (bağlantılar madde içinde).

Kelimelerin anlamlarını merak edenler Sözlük kategorimize, okul dönemine yakışan mesajlar için Öğretmenler Günü mesajları yazımıza, marşlar ve anma şarkıları için de 10 Kasım şarkıları sayfamıza bakabilirsiniz. Halk edebiyatından güldüren bir örnek için Hacivat Karagöz replikleri yazımız sizi bekliyor.

Sık Sorulan Sorular

6. sınıf söz sanatları nelerdir?

MEB’in Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ortaokul Türkçe öğretim programına göre 6. sınıfta beş söz sanatı işlenir: karşıtlık (tezat), abartma (mübalağa), kişileştirme (teşhis), konuşturma (intak) ve benzetme (teşbih). 5. sınıfta bunlardan kişileştirme, konuşturma ve benzetme verilir; 7 ve 8. sınıfta önceki sınıflarda öğrenilen sanatlar tekrar edilir.

Kişileştirme ile konuşturma arasındaki fark nedir?

Kişileştirmede insan dışındaki bir varlığa insana özgü bir özellik verilir (ağlamak, beklemek, gülmek gibi). Konuşturmada ise bu varlık konuşur, sözü genellikle tırnak içinde verilir. Konuşturmanın olduğu her yerde kişileştirme de vardır ama her kişileştirmede konuşturma yoktur.

Benzetmenin ögeleri nelerdir?

Benzetmenin dört ögesi vardır: benzeyen, kendisine benzetilen, benzetme yönü ve benzetme edatı. “Annemin elleri pamuk gibi yumuşaktır.” cümlesinde benzeyen eller, kendisine benzetilen pamuk, benzetme yönü yumuşaklık, benzetme edatı “gibi”dir. Benzetme için en az ilk iki ögenin bulunması yeterlidir.

Abartma her zaman büyütmek midir?

Hayır. Abartma bir şeyi olduğundan çok daha büyük gösterebileceği gibi çok daha küçük de gösterebilir. “Dünya kadar ödevim var.” büyütmeye, “Bir lokma ekmeği bile yok.” ise küçültmeye örnektir.

Soru sorma, seslenme ve eğretileme 6. sınıfta var mı?

Hayır. Soru sorma (istifham), seslenme (nida), tekrar (tekrir), eğretileme (istiare), uygunluk (tenasüp), güzel nedene bağlama (hüsn-i talil) ve atasözü kullanma (irsal-i mesel) ortaokul Türkçe programında yer almaz; lisede Türk Dili ve Edebiyatı dersinde işlenir. Bu yazıda onları üst sınıflara hazırlık için bonus olarak verdik.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.