Yazan
Editör · Sözleri.co
- 1992 İstanbul doğumlu
- Radyo ve Televizyon mezunu
- Tam zamanlı editör
Hilal Can, 1992 yılında İstanbul’da doğdu. Radyo ve televizyon eğitimi aldı. Sözleri.co’da tam zamanlı editör olarak şarkı sözü sayfalarını, şiir ve kitap alıntılarını ve kültür yazılarını hazırlar. Edebiyat, şiir, sanat, felsefe, psikoloji ve bilim alanlarına ilgi duyar.
- Edebiyat
- Şiir
- Sanat
- Felsefe
- Psikoloji
- Bilim
Son güncelleme: 21 Ekim 2026
Türkçe dersinde “Bu dizede hangi söz sanatı var?” sorusu gelince birçok öğrencinin aklı karışır. Oysa söz sanatlarını her gün dinlediğimiz şarkılarda, türkülerde ve atasözlerinde zaten duyuyoruz. Bu rehberde 6. sınıf söz sanatları konusunu, tanıdık şarkı ve türkülerden seçtiğimiz kısa örneklerle adım adım anlatıyoruz.
Millî Eğitim Bakanlığının Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne göre hazırladığı ortaokul Türkçe öğretim programında 6. sınıf için beş söz sanatı yer alıyor: karşıtlık, abartma, kişileştirme, konuşturma ve benzetme. Listenin ilk beş maddesi bu sanatlar ve her birinin üstünde “MEB 6. sınıf programında” etiketi var. Kalan yedi maddeyi “Bonus: üst sınıflara hazırlık” etiketiyle ekledik: Bunlar ortaokul programında yok, ama şiir ve şarkılarda sık karşınıza çıkar ve lisede Türk Dili ve Edebiyatı dersinde ayrıntılı işlenir.
Örnek dizeleri sitemizdeki şarkı sözü sayfalarından ve Yunus Emre, Karacaoğlan, Mehmet Âkif Ersoy gibi eserleri kamu malı olan şairlerden aldık; her şarkıdan yalnızca bir iki dize alıntıladık ve dizeleri şarkı sayfasındaki yazılışıyla verdik. Kendi yazdığımız örnekleri “örnek cümle” diye belirttik. Kopyala düğmesi örneği kaynağıyla birlikte kopyalar. Şiir sevenler şiir alıntıları sayfamıza da göz atabilir.
İçindekiler
Söz sanatları nedir? (kısa özet)
Söz sanatları, bir duyguyu ya da düşünceyi daha etkili, daha güzel ve daha akılda kalıcı anlatmak için sözcüklerin gerçek anlamlarının dışına çıkılarak yapılan anlatım oyunlarıdır. “Çok yoruldum” yerine “Ayaklarım koptu” dediğimizde abartma, “Rüzgâr pencereyi tıklattı” dediğimizde kişileştirme yapmış oluruz. Aşağıdaki tablo, 6. sınıf programındaki beş sanatı tek bakışta gösteriyor.
1. Benzetme (Teşbih)
MEB 6. sınıf programında
Tanım: Aralarında ortak bir özellik bulunan iki varlıktan, o özellik bakımından zayıf olanı güçlü olana benzetmektir. Benzetmede genellikle “gibi”, “kadar”, “sanki” gibi sözcükler kullanılır.
Gah tozarım yollar gibi
— Yunus Emre, Barış Akarsu – Gel Gör Beni Aşk Neyledi yorumundan
— Barış Manço – Halil İbrahim Sofrası
Sanat nerede, nasıl bulunur? Yunus Emre kendini önce rüzgâra, sonra tozlu yollara benzetiyor; aşkın onu ne kadar huzursuz ve hareketli yaptığını “gibi” sözcüğüyle anlatıyor. Barış Manço’nun dizesinde ise bilek güç bakımından halata, yürek genişlik bakımından yaylaya benzetilmiş. Benzetmeyi bulmanın en kolay yolu “gibi” ve “kadar” sözcüklerini aramak, sonra “kim neye, hangi yönden benzetilmiş?” diye sormaktır.
Benzetmenin dört ögesi (örnek cümle: “Annemin elleri pamuk gibi yumuşaktır.”): benzeyen eller, kendisine benzetilen pamuk, benzetme yönü yumuşaklık, benzetme edatı “gibi”. Bir cümlede benzetme olması için en az benzeyen ile kendisine benzetilenin bulunması yeterlidir. Âşık Veysel’in Kara Toprak türküsündeki “Benim sadık yârim kara topraktır” dizesinde edat ve benzetme yönü yok ama toprak yine de sadık bir sevgiliye benzetiliyor.
2. Kişileştirme (Teşhis)
MEB 6. sınıf programında
Tanım: İnsan dışındaki varlıklara (hayvan, bitki, eşya, doğa olayı, hatta duygu ve kavramlara) insana ait özellikler vermektir: düşünmek, gülmek, ağlamak, beklemek, kızmak gibi.
— Âşık Veysel, Âşık Veysel – Kara Toprak
— Barış Manço – Fil ile Kurbağa
Sanat nerede, nasıl bulunur? Âşık Veysel’in türküsünde toprak, kollarını açıp yolunu gözleyen bir insan gibi anlatılıyor; “yol gözlemek” insana ait bir davranış. Barış Manço’nun dizesinde de rüzgâr fısıldıyor, yani bir insan gibi alçak sesle konuşuyor. Kişileştirmeyi bulmak için cümlenin öznesine bakın: Özne insan değilse ama yaptığı iş insana özgüyse kişileştirme vardır.
Örnek cümle: “Sabah olunca güneş, uykulu şehri nazikçe uyandırdı.” Güneş insan değildir ama “nazikçe uyandırmak” insana ait bir davranıştır.
3. Konuşturma (İntak)
MEB 6. sınıf programında
Tanım: İnsan dışındaki varlıkları konuşturmak, onların ağzından söz söylemektir. Konuşan varlık insan gibi davrandığı için konuşturmanın olduğu her yerde kişileştirme de vardır; ama her kişileştirmede konuşturma yoktur.
Annem, babam topraktır”
— Yunus Emre, Burhan Çaçan – Sordum Sarı Çiçeğe ilahisinden
Sanat nerede, nasıl bulunur? Bu ilahide şair sarı çiçeğe “Annen, baban var mıdır?” diye sorar, çiçek de ona cevap verir. Eski Türkçede “eydür” “der, söyler” demektir; yani dizenin anlamı “Çiçek der ki…” olur. Bir dizede tırnak içinde ya da iki nokta üst üsteden sonra insan olmayan bir varlığın sözü varsa konuşturma sanatı vardır.
Örnek cümle: Kalem, silgiye sitem etti: “Ben ne yazsam sen siliyorsun!” Burada kalem konuşturulmuş; sitem etmesiyle de kişileştirilmiş.
4. Abartma (Mübalağa)
MEB 6. sınıf programında
Tanım: Bir durumu, olayı ya da özelliği olduğundan çok daha büyük veya çok daha küçük göstermektir. Amaç, duyguyu ve düşünceyi daha etkili anlatmaktır.
Gözüm yaşı değirmeni yürütür
— Karacaoğlan
— Barış Manço – Fil ile Kurbağa
Sanat nerede, nasıl bulunur? Hiçbir iç çekiş dağı eritemez, hiçbir gözyaşı değirmen çarkını döndüremez; Karacaoğlan özlemin ne kadar büyük olduğunu bu imkânsız görüntülerle anlatıyor. Barış Manço da fil ile kurbağanın aşkını, kuşların susup ırmakların durduğunu söyleyerek büyütüyor. Abartmayı bulmak için kendinize “Bu gerçekte olabilir mi?” diye sorun; cevap “hayır, ama ne demek istediğini anlıyorum” ise abartma vardır.
Gündelik dilde abartma: “Sana bin kere söyledim!”, “Dünya kadar ödevim var.” Bu cümleleri her gün kurarız; bin kere söylemediğimizi herkes bilir ama kızgınlığımız anlaşılır.
5. Karşıtlık (Tezat)
MEB 6. sınıf programında
Tanım: Anlamca birbirinin zıddı olan kavramları, durumları ya da duyguları aynı cümlede veya dizede bir arada kullanmaktır: gece–gündüz, az–çok, gülmek–ağlamak, eğri–doğru gibi.
— Barış Manço – Eğri Eğri Doğru Doğru
— Atasözü
Sanat nerede, nasıl bulunur? Barış Manço’nun nakaratında “eğri” ile “doğru” sözcükleri yan yana gelerek karşıtlık oluşturuyor; şarkı, başkasına eğri görünen bir yolun kişi için doğru olabileceğini bu zıtlıkla anlatıyor. Atasözünde ise “az” ile “çok” karşı karşıya: Türk Dil Kurumunun açıklamasına göre varlığı az olanın az vermesi büyük fedakârlıktır. Karşıtlığı bulmak için dizedeki sözcüklerin zıt anlamlılarını arayın.
Dikkat: Karşıtlık için zıt sözcüklerin aynı cümlede ya da birbirine yakın dizelerde bulunması gerekir. Âşık Veysel’in “Gediyorum gündüz gece” dizesinde de “gündüz” ve “gece” zıt kavramlardır.
6. Soru Sorma (İstifham)
Bonus: üst sınıflara hazırlık
Tanım: Cevap beklemeden, sözü daha etkili kılmak, şaşkınlık, sitem ya da kesin bir yargı bildirmek için soru sormaktır. Bu sorular aslında birer cevap taşır.
Bu düğümü kim çözerdi?
— Âşık Veysel, Âşık Veysel – Güzelliğin On Par’ Etmez
— Barış Manço – Eğri Eğri Doğru Doğru
Sanat nerede, nasıl bulunur? Âşık Veysel bu sorulara cevap beklemiyor; “aşk olmasa kimse okumaz, yazmazdı” demek istiyor. Barış Manço’nun sorusunun cevabı da içinde saklı: “Elbette seçmem.” Bir soru işaretinin arkasında karşı taraftan cevap gelmiyorsa ve soru bir duyguyu güçlendiriyorsa istifham sanatından söz edebilirsiniz.
Kamu malı bir örnek: Mehmet Âkif Ersoy’un İstiklâl Marşı’ndaki “Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?” dizesinde şair cevap beklemiyor; “Herkes bu vatan için her şeyini verir” demek istiyor.
7. Seslenme (Nida)
Bonus: üst sınıflara hazırlık
Tanım: Coşkulu bir duyguyu anlatmak için bir varlığa “ey, hey, ah, of” gibi ünlemlerle ya da doğrudan adıyla seslenmektir. Seslenilen varlık çoğu zaman insan değildir.
— Arif Sağ – Yol Ver Dağlar
— Mehmet Âkif Ersoy, İstiklâl Marşı
Sanat nerede, nasıl bulunur? Türküde âşık, sevdiğine giden yolu kapatan dağlara sesleniyor ve onlardan yol istiyor; dağlardan bir insanmış gibi bir şey istemek aynı zamanda kişileştirmedir. İstiklâl Marşı’nda şair “ey” ünlemiyle bayraktaki hilâle sesleniyor ve ondan kaşlarını çatmamasını istiyor. Bir dizenin başında ya da sonunda “ey” varsa veya bir varlığın adı virgülle seslenme biçiminde kullanılmışsa nida sanatı olabilir.
8. Tekrar (Tekrir)
Bonus: üst sınıflara hazırlık
Tanım: Anlamı güçlendirmek ve sözün ahengini artırmak için bir sözcüğü ya da sözcük grubunu art arda veya aralıklarla tekrar etmektir.
— Neşet Ertaş – Kar Yağar Kar Üstüne
— Neşet Ertaş – Kar Yağar Kar Üstüne
Sanat nerede, nasıl bulunur? Türküde “kar” sözcüğünün tekrarı, karın kat kat birikmesini kulağa da duyuruyor; “yâr” sözcüğünün üç kez söylenmesi ise özlemi büyütüyor. Tekrar, türkülerin ve ninnilerin akılda kalmasının en büyük sırlarından biridir. Dizede aynı sözcüğün birden çok geçtiğini ve bunun bir anlam vurgusu yaptığını görüyorsanız tekrir sanatı vardır.
Kamu malı bir örnek: İstiklâl Marşı’ndaki “Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım” dizesinde “hür” sözcüğü tekrar edilerek özgürlük vurgulanıyor.
9. Eğretileme (İstiare)
Bonus: üst sınıflara hazırlık
Tanım: Benzetmenin iki temel ögesinden (benzeyen ve kendisine benzetilen) yalnızca birini kullanarak yapılan benzetmedir. Yani bir şeyin adını söylemeden, onu benzettiğimiz şeyin adıyla anlatırız.
Gediyorum gündüz gece
— Aşık Veysel – Uzun İnce Bir Yoldayım
— Aşık Veysel – Uzun İnce Bir Yoldayım
Sanat nerede, nasıl bulunur? Âşık Veysel aslında hayatını anlatıyor ama “hayat” sözcüğünü hiç kullanmıyor; yalnızca hayatı benzettiği “uzun, ince yol”u söylüyor. Aynı türküde dünya da bir kapısından girilip öbüründen çıkılan bir hana benzetiliyor; “dünya” sözcüğü yine geçmiyor. Benzetmede iki taraf da görünür, eğretilemede ise biri saklıdır: “Hangi sözcük aslında başka bir şeyin yerine kullanılmış?” diye sorun.
Örnek cümle: “Sınıfın aslanları maça çıktı.” Cesur öğrenciler aslana benzetilmiş ama “öğrenciler” sözcüğü kullanılmamış; yalnızca “aslanlar” denmiş.
10. Uygunluk (Tenasüp)
Bonus: üst sınıflara hazırlık
Tanım: Anlamca birbiriyle ilgili, aynı alana ait sözcükleri bir dizede ya da cümlede bir arada kullanmaktır. Bu sözcükler arasında zıtlık değil, yakınlık ve uyum vardır.
İçi boş tencerenin bu sofrada yeri yok
— Barış Manço – Halil İbrahim Sofrası
Sanat nerede, nasıl bulunur? Bu iki dizede sap, kulp, kapak, tencere ve sofra sözcükleri bir araya gelmiş; hepsi mutfakla ve yemekle ilgili. Barış Manço bu uyumlu sözcüklerle bir “sofra” tablosu çiziyor ve gösterişe değil öze bakmamız gerektiğini anlatıyor. Bir dizede aynı konuya ait üç ya da daha fazla sözcük görüyorsanız tenasübü yakalamışsınız demektir.
Örnek cümle: “Bahar gelince bahçede gül açtı, bülbül öttü, arılar çiçek çiçek dolaştı.” Bahar, bahçe, gül, bülbül, arı ve çiçek aynı tablonun parçalarıdır.
11. Güzel Nedene Bağlama (Hüsn-i Talil)
Bonus: üst sınıflara hazırlık
Tanım: Bir olayın gerçek nedenini bir kenara bırakıp onu daha güzel, hayalî bir nedene bağlamaktır. Doğada kendiliğinden olan bir şey, şiirde bir duygunun ya da bir kişinin sonucu gibi gösterilir.
— Barış Manço – Gülpembe
Sanat nerede, nasıl bulunur? Güller aslında mevsimi gelince açar; ama şarkıda güllerin açması sevilen kişinin gülmesine bağlanıyor. Bu, gerçek nedenin yerine daha güzel bir neden koymak, yani güzel nedene bağlamadır; dizede abartma da vardır. Bulmak için “Bu olayın gerçek sebebi ne, şair hangi sebebi gösteriyor?” diye sorun; iki cevap farklıysa ve şairin gösterdiği sebep hoş bir hayalse hüsn-i talil vardır.
Örnek cümle: “Bayram sabahı güneş, çocukların sevincine ortak olmak için erkenden doğdu.” Güneş her sabah doğar; burada doğuşu çocukların sevincine bağlanmış.
12. Atasözü Kullanma (İrsal-i Mesel)
Bonus: üst sınıflara hazırlık
Tanım: Söylenen bir düşünceyi güçlendirmek, kanıtlamak için söz arasında bir atasözü ya da atasözü değerinde bir söz kullanmaktır.
— Barış Manço – Ayı
Sanat nerede, nasıl bulunur? Barış Manço şarkıda bir atasözünü kullanıyor: Türk Dil Kurumunun Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü’nde bu söz “armudun iyisini (dağda) ayılar yer” biçiminde geçer ve “kendilerine yakışmayan güzel bir şeyi eline geçirenler için” söylenir. Şarkıdaki esprili anlatım, atasözünün yerinde kullanılmasıyla daha da güçleniyor. Bir şiirde ya da şarkıda sözlükte bulabileceğiniz bir atasözü geçiyorsa ve anlatılan düşünceyi destekliyorsa irsal-i mesel vardır.
Örnek cümle: “Küçük kardeşime şimdiden kitap okuma alışkanlığı kazandırmaya çalışıyorum; ağaç yaşken eğilir.” Cümlenin sonundaki atasözü, söylenen düşünceyi destekliyor.
Söz sanatını bulmanın 4 ipucu
Bağlama ve türkü sevenler için not: Yukarıdaki örneklerin çoğu halk şiirinden geliyor, çünkü âşıklar söz sanatlarını gündelik konuşma diliyle kullanır. Benzer dizeler için Ahmet Muhip Dıranas şiirleri ve Sabahattin Ali şiirleri yazılarımızda da bol örnek bulabilirsiniz.
Mini alıştırma: 10 soru
Soruları önce kendin çözmeye çalış, sonra her sorunun altındaki Cevabı göster yazısına dokunarak kontrol et. Öğretmenler ve veliler Kopyala düğmesiyle soruları tek tek alıp çalışma kâğıdı hazırlayabilir.
Cevabı göster
Kişileştirme. Güneşe “utanmak” ve “bakmak” gibi insana ait özellikler verilmiştir.
Cevabı göster
Benzeyen: annemin sesi; kendisine benzetilen: bülbül; benzetme yönü: tatlılık; benzetme edatı: gibi. Cümlede benzetme vardır.
Cevabı göster
Abartma. Omuzlar gerçekte yere değmez; çantanın ağırlığı olduğundan büyük gösterilmiştir.
Cevabı göster
Konuşturma ve kişileştirme. Yaprak insan gibi konuşturulmuş, soru sorması ve endişelenmesiyle de kişileştirilmiştir.
Cevabı göster
Karşıtlık. “Az” ile “çok” zıt anlamlı sözcüklerdir ve aynı sözde bir arada kullanılmıştır.
Cevabı göster
Şair kendini rüzgâra (yele) benzetiyor. Bunu “gibi” benzetme edatından anlıyoruz; sanat benzetmedir.
Cevabı göster
Kişileştirme. Dağlardan bir insanmış gibi yol vermesi isteniyor; dağlara seslenildiği için seslenme (nida) da vardır.
Cevabı göster
b seçeneği. “Bu çanta beş kilo geliyor.” cümlesi gerçek anlamda bir bilgi verir. a’da kişileştirme, c’de benzetme vardır.
Cevabı göster
“Yol” sözcüğü hayatın yerine kullanılmıştır. Hayat söylenmeden yalnızca ona benzetilen yol söylendiği için bu bir eğretilemedir (istiare); 6. sınıf programında yer almaz, üst sınıflarda işlenir.
Cevabı göster
Örnek cevap: Buzdolabı söylendi: “Bu evde günde yüz kere kapağımı açıyorsunuz!” Buzdolabı konuşturulmuş (konuşturma ve kişileştirme), “günde yüz kere” ifadesiyle de abartma yapılmıştır. Senin cümlen farklı olabilir; iki sanatın da bulunması yeterlidir.
Bu yazının kaynakları
Tanımları ve program bilgilerini şu kaynaklarla karşılaştırdık:
Kelimelerin anlamlarını merak edenler Sözlük kategorimize, okul dönemine yakışan mesajlar için Öğretmenler Günü mesajları yazımıza, marşlar ve anma şarkıları için de 10 Kasım şarkıları sayfamıza bakabilirsiniz. Halk edebiyatından güldüren bir örnek için Hacivat Karagöz replikleri yazımız sizi bekliyor.
Sık Sorulan Sorular
6. sınıf söz sanatları nelerdir?
MEB’in Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ortaokul Türkçe öğretim programına göre 6. sınıfta beş söz sanatı işlenir: karşıtlık (tezat), abartma (mübalağa), kişileştirme (teşhis), konuşturma (intak) ve benzetme (teşbih). 5. sınıfta bunlardan kişileştirme, konuşturma ve benzetme verilir; 7 ve 8. sınıfta önceki sınıflarda öğrenilen sanatlar tekrar edilir.
Kişileştirme ile konuşturma arasındaki fark nedir?
Kişileştirmede insan dışındaki bir varlığa insana özgü bir özellik verilir (ağlamak, beklemek, gülmek gibi). Konuşturmada ise bu varlık konuşur, sözü genellikle tırnak içinde verilir. Konuşturmanın olduğu her yerde kişileştirme de vardır ama her kişileştirmede konuşturma yoktur.
Benzetmenin ögeleri nelerdir?
Benzetmenin dört ögesi vardır: benzeyen, kendisine benzetilen, benzetme yönü ve benzetme edatı. “Annemin elleri pamuk gibi yumuşaktır.” cümlesinde benzeyen eller, kendisine benzetilen pamuk, benzetme yönü yumuşaklık, benzetme edatı “gibi”dir. Benzetme için en az ilk iki ögenin bulunması yeterlidir.
Abartma her zaman büyütmek midir?
Hayır. Abartma bir şeyi olduğundan çok daha büyük gösterebileceği gibi çok daha küçük de gösterebilir. “Dünya kadar ödevim var.” büyütmeye, “Bir lokma ekmeği bile yok.” ise küçültmeye örnektir.
Soru sorma, seslenme ve eğretileme 6. sınıfta var mı?
Hayır. Soru sorma (istifham), seslenme (nida), tekrar (tekrir), eğretileme (istiare), uygunluk (tenasüp), güzel nedene bağlama (hüsn-i talil) ve atasözü kullanma (irsal-i mesel) ortaokul Türkçe programında yer almaz; lisede Türk Dili ve Edebiyatı dersinde işlenir. Bu yazıda onları üst sınıflara hazırlık için bonus olarak verdik.