Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nden 15 Alıntı: Tanpınar’ın Unutulmaz Satırları

📁 Kitap Alıntıları 🕒 31 Eki 2026

Son güncelleme: 31 Ekim 2026

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü, hem Türk edebiyatının en eğlenceli hem de en hüzünlü romanlarından biridir. Kendi hayatını anlatan Hayri İrdal’ın gözünden, hiçbir işe yaramadığı hâlde koca bir kurum hâline gelen bir enstitünün hikâyesini anlatır; saat, zaman ve insan üzerine söylenmiş unutulmaz cümlelerle doludur. Saatleri Ayarlama Enstitüsü alıntıları da bu yüzden kitap okurlarının defterlerinde ve paylaşımlarında en sık karşılaşılan satırlar arasındadır.

Aşağıda romandan 15 kısa alıntıyı, kimin ağzından çıktığını ve hangi konuya dokunduğunu not ederek derledik; her birinin altında da cümlenin romandaki yerini ve neden akılda kaldığını anlattık. Türk ve dünya edebiyatından başka satırlar için edebiyat kitap alıntıları derlememize de göz atabilirsiniz. Kutulardaki Kopyala düğmesiyle sözü olduğu gibi alabilirsiniz.

Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün Dergâh Yayınları baskısının kapağı; açık renk zeminde üç sıra hâlinde dolunaydan hilale dönen siyah ve bakır renkli daireler, yıldızlar, altında italik harflerle kitabın adı ve Ahmet Hamdi Tanpınar yazısı
Görsel: Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Dergâh Yayınları baskısının kapağı / Dergâh Yayınları

İçindekiler

Saatleri Ayarlama Enstitüsü alıntıları bir bakışta

AlıntıKimdenKonusu
“Beni tanıyanlar…”1. Hayri İrdal, anlatının açılışıOkumak ve yazmak
“Saatin kendisi mekân…”2. Muvakkit Nuri Efendi, Hayri İrdal’ın aktarımıylaSaat, zaman ve insan
“Hayat kelimesi ile…”3. Hayri İrdal, gençlik yılları üzerineHayat ve çalışma
“Bazı insanların ömrü…”4. Hayri İrdal, kendisi üzerineZaman
“Bütün hayatım boyunca…”5. Hayri İrdal, kendi talihi üzerineKorku ve talih
“Modern hayat…”6. Romanın ilk kısmındanModernlik ve ölüm
“Hadiseler kendiliğinden…”7. Hayri İrdal, geçmişe bakarkenUnutmak
“Yıldızlar birbiriyle…”8. Hayri İrdal, korku ve yalnızlık üzerineYalnızlık
“Hastasınız…”9. Doktor Ramiz, Hayri İrdal’aPsikanaliz ve teşhis
“En iyisi düşünmemekti…”10. Hayri İrdal, kendi kendineBenlik
“Şu hakikati…”11. Hayri İrdal, hayat tecrübesi üzerineİnsan ilişkileri
“Aziz dostum…”12. Halit Ayarcı, Hayri İrdal’aBilgi ve eylem
“Herkes bilir ki…”13. Hayri İrdal, enstitünün ceza usulünü anlatırkenEnstitü ve bürokrasi
“Hepimiz ömrümüzün…”14. Hayri İrdal, okura seslenirkenZaman ve alışkanlıklar
“Hayır, bu iş…”15. Hayri İrdal, enstitüdeki rolü üzerineGerçek ve rol

Saatleri Ayarlama Enstitüsü: roman ve karakterleri

  • Yazar: Ahmet Hamdi Tanpınar (1901–1962), şair, romancı ve edebiyat tarihçisi
  • İlk yayın: 1954’te Yeni İstanbul gazetesinde tefrika; kitap olarak 1961’de Remzi Kitabevi
  • Bugünkü baskı: Dergâh Yayınları, Tanpınar Kitaplığı dizisi
  • Yapısı: Dört kısım: Büyük Ümitler, Küçük Hakikatler, Sabaha Doğru, Her Mevsimin Bir Sonu Vardır
  • Anlatıcı: Çocukluğu II. Abdülhamit döneminde geçen, Meşrutiyet ve Cumhuriyet yıllarını da yaşayan Hayri İrdal
  • Başlıca karakterler: Hayri İrdal, Halit Ayarcı, Muvakkit Nuri Efendi, Doktor Ramiz, Seyit Lütfullah, Abdüsselam Bey ve Hayri’nin ailesi
  • İngilizce çevirisi: The Time Regulation Institute, Maureen Freely ve Alexander Dawe çevirisiyle Penguin Classics

Roman, Hayri İrdal’ın anıları olarak kurulmuştur. Yoksul bir ailenin çocuğu olan Hayri, küçük yaşta Muvakkit Nuri Efendi’nin yanına çırak verilir ve saatlerin dünyasıyla tanışır. Gençliğinde define masallarıyla yaşayan Seyit Lütfullah’ın, sonra kalabalık konağıyla Abdüsselam Bey’in çevresinde savrulur; bir gün başı adliyeyle derde girer ve Adli Tıp’ta müşahede altına alınır. Hayatı, burada tanıştığı Doktor Ramiz aracılığıyla Halit Ayarcı’yla karşılaşınca değişir.

Hayri İrdal, olaylara pek karışmayan, çevresindeki güçlü kişiliklerin fikirlerine ve rüyalarına kapılıp giden, ama her şeyi keskin bir ironiyle gözlemleyen bir anlatıcıdır. Halit Ayarcı ise onun tam tersidir: Durmadan plan yapan, sözleriyle insanları büyüleyen, “Saatleri Ayarlama Enstitüsü”nü kurup Hayri’yi müdür muavini yapan modern ve pragmatik bir adamdır. Romanın ilk sayfasından okur, Ayarcı’nın bir otomobil kazasında öldüğünü ve enstitünün artık “daimi tasfiye” hâlinde olduğunu öğrenir; kitabın geri kalanı bu yükselişin ve çöküşün hikâyesidir.

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın 1943 tarihli siyah beyaz vesikalık portresi; geriye taranmış saçlarıyla, çizgili koyu takım elbise, beyaz gömlek ve çizgili kravat giymiş, hafif yandan bakıyor
Görsel: Ahmet Hamdi Tanpınar, TBMM fotoğrafı, 1943 / Wikimedia Commons, kamu malı

Tanpınar, romanı İstanbul Üniversitesi’nde edebiyat hocalığı yaptığı yıllarda yazdı. Kitap, yaşadığı dönemde pek ilgi görmedi; asıl değeri ölümünden sonra anlaşıldı ve bugün Türk modernleşmesini anlatan en önemli romanlardan biri sayılıyor. Saatleri ayarlamak gibi masum bir iş üzerinden, Doğu ile Batı, eski ile yeni arasında bocalayan bir toplumun hâlini mizahla anlatması, romanı her kuşakta yeniden okunur kılıyor.

1. Romanın ünlü ilk cümlesi

Beni tanıyanlar, öyle okuma yazma işleriyle büyük bir ilgim olmadığını bilirler.

Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Kimden: Hayri İrdal, anlatının açılışı · Konusu: Okumak ve yazmak

Roman, kitap yazmış bir adamın okumayla arasının hiç iyi olmadığını itiraf etmesiyle açılır. Hayri İrdal hemen ardından çocukken okuduğu Jules Verne ve Nick Carter hikâyelerini, işsizken Edirnekapı ve Şehzadebaşı kahvelerinde baştan sona okuduğu gazeteleri sayar. Bu ilk cümleyle hem alçakgönüllü hem de kurnaz bir ses kurulur; okur, anlatılanların ne kadarına inanacağını kitap boyunca kendine sormaya başlar.

2. Saatin kendisi mekân, yürüyüşü zaman, ayarı insandır

Saatin kendisi mekân, yürüyüşü zaman, ayarı insandır… Bu da gösterir ki zaman ve mekân, insanla mevcuttur.

Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Kimden: Muvakkit Nuri Efendi, Hayri İrdal’ın aktarımıyla · Konusu: Saat, zaman ve insan

Hayri İrdal’ın çocukken yanına çırak verildiği Muvakkit Nuri Efendi, saatle insanı birbirinden pek ayırmaz; “Cenab-ı Hak insanı kendi sureti üzerine yarattı; insan da saati kendine benzer icat etti” demeyi sever. Muvakkitler, cami avlularındaki küçük muvakkithanelerde namaz vakitlerini hesaplayan ve saatleri ayarlayan zaman ustalarıydı. Romanın saat felsefesi bu kısa cümlede toplanır; sonradan kurulacak gösterişli enstitünün bu sade bilgelikle ne kadar az ilgisi olduğu da buradan anlaşılır.

İstanbul Şehzadebaşı’ndaki Şehzade Mehmet Camii avlusunda, kemerli taş kapının yanında, demir parmaklıklı büyük pencereleri olan pembe badanalı küçük muvakkithane yapısı ve önünden geçen ziyaretçiler
Görsel: Şehzade Mehmet Camii Muvakkithanesi, Şehzadebaşı, İstanbul / Wikimedia Commons (Özgür Arda Bayram, CC BY-SA 4.0)

3. Hayat, iki eli cebinde uydurulan bir masal

Hayat kelimesi ile çalışma kelimesi arasında kafamda hiçbir münasebet kalmamıştı. Hayat benim için iki eli cebinde uydurulan bir masaldı.

Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Kimden: Hayri İrdal, gençlik yılları üzerine · Konusu: Hayat ve çalışma

Genç Hayri, define masallarıyla yaşayan Seyit Lütfullah’ın yanında hayalle gerçeğin arasındaki çizgiyi kaybetmeye başlar. Bu cümle o dönemin hafifliğini ve sorumsuzluğunu anlatır: Ortada ne bir meslek ne de bir hedef vardır, yalnızca güzel uydurulmuş bir hikâye vardır. Yıllar sonra kurulacak enstitü de aslında aynı türden, çok daha büyük bir masal olacaktır.

4. Zamana çelme atmak

Bazı insanların ömrü vakit kazanmakla geçer… Ben zamana, kendi zamanıma çelme atmakla yaşıyordum.

Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Kimden: Hayri İrdal, kendisi üzerine · Konusu: Zaman

Saatçi çırağı olarak yetişen birinin kendi zamanına çelme taktığını söylemesi, romanın en tatlı ironilerinden biridir. Hayri, başkalarının dakikaları hesapladığı bir dünyada hep gecikir, erteler, oyalanır. Cümle bugün de zamanını verimli kullanamadığını düşünen herkesin kendinden bir parça bulduğu bir itiraf olarak çok paylaşılır.

5. İnsanın daima korktuğu şeyler başına gelir

Bütün hayatım boyunca dikkat ettim, insanın daima korktuğu şeyler başına geliyor.

Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Kimden: Hayri İrdal, kendi talihi üzerine · Konusu: Korku ve talih

Hayri İrdal’ın hayatı, kaçmaya çalıştığı şeylerin bir bir kapısını çalmasıyla geçer: yoksulluk, işsizlik, mahkeme ve sonunda Adli Tıp’taki müşahede günleri. Bu cümle bir yakınmadan çok, kaderine alışmış bir adamın acı tecrübesidir. Okurlar arasında romanın en sık alıntılanan satırlarından biridir.

6. Modern hayat ölümü unutturur

Modern hayat, ölüm düşüncesinden uzaklaşmayı emreder.

Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Kimden: Romanın ilk kısmından · Konusu: Modernlik ve ölüm

Tek cümlelik bu tespit, Tanpınar’ın modernleşmeye bakışını özetler: Yeni hayat insanı hız, iş ve gösterişle meşgul ederken ölüm gibi büyük soruları görünmez kılar. Romanda geleneğin yaşlı insanları ölümle iç içe yaşarken yeni dünyanın insanları onu konuşmamayı tercih eder. Bugün okununca da şaşırtıcı derecede güncel duran satırlardandır.

7. Olayları unutturan başka olaylardır

Hadiseler kendiliğinden unutulmaz. Onları unutturan, tesirlerini hafifleten, varsa kabahatlilerini affettiren daima öbür hadiselerdir.

Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Kimden: Hayri İrdal, geçmişe bakarken · Konusu: Unutmak

Zamanın her şeyin ilacı olduğu söylenir; Hayri ise bu görüşe küçük bir düzeltme yapar. Ona göre acıları zaman değil, ardından gelen yeni olaylar silikleştirir. Bu gözlem, hayatı bir olaydan ötekine savrulan anlatıcının kendi hikâyesine de uyar.

8. Yıldızlar birbiriyle konuşabilir

İnsan insana, insanlara hangi derdini anlatabilir? Yıldızlar birbiriyle konuşabilir, insan insanla konuşamaz.

Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Kimden: Hayri İrdal, korku ve yalnızlık üzerine · Konusu: Yalnızlık

Romanın en çok paylaşılan cümlesi muhtemelen budur. Hayri bu satırları, kendini kimseye anlatamadığı, korkunun bütün benliğini sardığı bir anı hatırlarken söyler. Mizahla dolu bir kitabın ortasında birden beliren bu hüzünlü cümle, Tanpınar’ın şair tarafını da hatırlatır.

9. Psikanaliz çıktığından beri herkes biraz hasta

Hastasınız… Psikanaliz çıktığından beri hemen herkes az çok hastadır.

Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Kimden: Doktor Ramiz, Hayri İrdal’a · Konusu: Psikanaliz ve teşhis

Hayri’nin “Ama doktor, ben hasta değilim” itirazına Doktor Ramiz’in kestirip attığı cevap budur. Avrupa’dan yeni dönmüş, psikanalize tutkuyla bağlı bu doktor, Hayri’de hemen bir “baba kompleksi” bulur. Tanpınar burada ithal fikirlerin her şeyi açıklamaya çalışan heveskârlığıyla tatlı tatlı alay eder.

10. Bir içim var mıydı?

En iyisi düşünmemekti. Kaçmaktı. Kendi içime kaçmak. Fakat bir içim var mıydı? Hatta ben var mıydım?

Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Kimden: Hayri İrdal, kendi kendine · Konusu: Benlik

Kısa cümlelerle ilerleyen bu iç konuşma, Hayri’nin kimlik bunalımını en çıplak hâliyle gösterir. Başkalarının fikirlerine, maskelerine ve isteklerine uyarak yaşayan bir adam, sonunda sığınacağı bir iç dünyası olup olmadığından şüphe eder. Romanın komik yüzeyinin altındaki asıl dram bu sorudadır.

11. İnsanoğlu, insanoğlunun cehennemidir

Şu hakikati kendi hayatım bana öğretti: İnsanoğlu, insanoğlunun cehennemidir.

Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Kimden: Hayri İrdal, hayat tecrübesi üzerine · Konusu: İnsan ilişkileri

Bu cümle okura ister istemez Sartre’ın 1944 tarihli Gizli Oturum oyunundaki “Cehennem başkalarıdır” repliğini hatırlatır. Hayri bu sonuca felsefeden değil, kendi hayatından varır: Ona en çok acı veren şeyler hastalıklar ya da yoksulluk değil, çevresindeki insanlardır.

12. Bilmek ikinci derecede kalır

Aziz dostum, siz şifa kabul etmez bir gayrimemnunsunuz… Bu işlerde bilmek ikinci derecede kalır. Yapmak vardır, sadece yapmak…

Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Kimden: Halit Ayarcı, Hayri İrdal’a · Konusu: Bilgi ve eylem

Enstitünün kurucusu Halit Ayarcı’nın bütün dünya görüşü bu birkaç cümlede saklıdır. Hayri bir şeyleri sorgulamaya kalktığında Ayarcı onu “gayrimemnun”, yani hiçbir şeyden memnun olmayan biri ilan eder ve hemen ardından “Bilgi bizi geciktirir” diye ekler. Tanpınar bu karakterle, içi boş da olsa durmadan iş üreten bir zihniyeti hem büyüleyici hem de ürkütücü biçimde çizer.

13. Saat ya geri kalır ya ileri gider

Herkes bilir ki, bir saat ya geri kalır, yahut ileri gider. Bu işin üçüncü şekli yoktur.

Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Kimden: Hayri İrdal, enstitünün ceza usulünü anlatırken · Konusu: Enstitü ve bürokrasi

Enstitünün en gülünç buluşlarından biri, şehrin umumi saatlerine uymayan saatlerin sahiplerinden alınan para cezasıdır. Hayri, tam ayarın zaten imkânsız olduğunu, bu yüzden cezanın hemen hiç şaşmayacağını büyük bir ciddiyetle anlatır. Saatçiliğin basit bir gerçeği, Tanpınar’ın elinde bürokrasiyi tiye alan bir hicve dönüşür.

14. Ömrün kısalığından şikâyet, günün israfı

Hepimiz ömrümüzün kısalığından şikâyet ederiz; fakat gün denen şeyi bir an evvel ve farkına varmadan harcamak için neler yapmayız?

Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Kimden: Hayri İrdal, okura seslenirken · Konusu: Zaman ve alışkanlıklar

Hayri bu düşünceyi, kendisinin bile işini gücünü bırakıp radyo başında saatlerce hiç görmediği maçların anlatımını dinlediğini itiraf ederken söyler. Cümle bugün okunduğunda radyonun yerine telefon ekranlarını koymak hiç de zor değildir. Tanpınar’ın zaman üzerine en sade ve en evrensel gözlemlerinden biridir.

15. Bir olmak ve olmamak meselesi

Hayır, bu iş bir yalan-gerçek meselesi değil, bir olmak ve olmamak meselesiydi.

Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Kimden: Hayri İrdal, enstitüdeki rolü üzerine · Konusu: Gerçek ve rol

Shakespeare’in Hamlet’ini hatırlatan bu cümle, Hayri’nin enstitüdeki çelişkisini özetler. Yazdığı uydurma kitaplar ve oynadığı roller yalan mıdır, yoksa yaşamını sürdürmenin tek yolu mu? Hayri için mesele artık doğruyu söylemek değil, var olmaya devam edebilmektir.

Paylaşmak için kısa Saatleri Ayarlama Enstitüsü sözleri

Mesajlarda ya da sosyal medyada paylaşmak için en kısa cümleleri aşağıda bir arada topladık; her kutuyu ayrı ayrı kopyalayabilirsiniz. Zamanı anlatan başka güzel sözler için zaman ile ilgili sözler sayfamıza da bakabilirsiniz.

  • Yıldızlar birbiriyle konuşabilir, insan insanla konuşamaz.
    Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü
  • Saatin kendisi mekân, yürüyüşü zaman, ayarı insandır…
    Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü
  • Bütün hayatım boyunca dikkat ettim, insanın daima korktuğu şeyler başına geliyor.
    Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü
  • Modern hayat, ölüm düşüncesinden uzaklaşmayı emreder.
    Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü
  • Şu hakikati kendi hayatım bana öğretti: İnsanoğlu, insanoğlunun cehennemidir.
    Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü
  • Hayat benim için iki eli cebinde uydurulan bir masaldı.
    Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Mini test: Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nü ne kadar hatırlıyorsunuz?

Aşağıdaki soruların cevabını görmek için soruya dokunmanız yeterli.

Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nü kim kurar?

Halit Ayarcı. Hayri İrdal’ı da yanına alır ve enstitünün müdür muavini yapar.

Hayri İrdal çocukken hangi ustanın yanında saatçiliği öğrenir?

Muvakkit Nuri Efendi. “Saatin kendisi mekân, yürüyüşü zaman, ayarı insandır” sözü ona aittir.

Ailenin eski ayaklı duvar saatinin adı nedir?

Mübarek. İngiliz yapımı bu yaşlı saat, ailede adeta bir kişi gibi anılır.

Hayri İrdal’ı psikanalizle tedavi etmeye çalışan doktorun adı nedir?

Doktor Ramiz. Hayri’yi Halit Ayarcı’yla tanıştıran da odur.

Roman kaç kısımdan oluşur?

Dört. Büyük Ümitler, Küçük Hakikatler, Sabaha Doğru ve Her Mevsimin Bir Sonu Vardır.

Sık sorulan sorular

Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün en ünlü sözü hangisidir?

En çok bilinen sözler, Muvakkit Nuri Efendi’nin “Saatin kendisi mekân, yürüyüşü zaman, ayarı insandır” cümlesi ile Hayri İrdal’ın “Yıldızlar birbiriyle konuşabilir, insan insanla konuşamaz” satırıdır. “Bazı insanların ömrü vakit kazanmakla geçer… Ben zamana, kendi zamanıma çelme atmakla yaşıyordum” cümlesi de çok paylaşılır.

Saatleri Ayarlama Enstitüsü ne anlatır?

Roman, Hayri İrdal’ın anıları şeklinde yazılmıştır. Yoksul bir saatçi çırağı olan Hayri’nin Halit Ayarcı’yla tanışmasını, ikisinin birlikte şehrin bütün saatlerini ayarlamak iddiasıyla kurdukları enstitünün büyüyüp bir kuruma dönüşmesini ve sonunda tasfiye edilmesini anlatır. Bu hikâye üzerinden Türk modernleşmesi ve bürokrasi mizahla eleştirilir.

Saatleri Ayarlama Enstitüsü ne zaman yayımlandı?

Roman ilk olarak 1954’te Yeni İstanbul gazetesinde tefrika edildi. Kitap olarak ilk baskısı 1961’de Remzi Kitabevi tarafından yapıldı; bugün Dergâh Yayınları tarafından basılmaktadır.

Halit Ayarcı kimdir?

Halit Ayarcı, Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün kurucusudur. Enerjik, ikna edici ve pragmatik bir adamdır; bilgiden çok eyleme ve gösterişe inanır. Hayri İrdal’ın hayatını değiştiren kişi odur ve romanın başında bir otomobil kazasında öldüğü öğrenilir.

Saatleri Ayarlama Enstitüsü kaç bölümdür?

Roman dört kısımdan oluşur: Büyük Ümitler, Küçük Hakikatler, Sabaha Doğru ve Her Mevsimin Bir Sonu Vardır. İlk kısımlar Hayri İrdal’ın çocukluğunu ve gençliğini, son kısımlar ise enstitünün kuruluşunu ve sonunu anlatır.

Türk edebiyatından başka romanların en güzel satırları için Tutunamayanlar alıntıları, Oğuz Atay sözleri ve Kürk Mantolu Madonna alıntıları sayfalarımıza; içe dönük bir anlatıcının sesini sevenler için Yeraltından Notlar alıntıları derlemesine, hayatın küçük derslerini bir araya getiren seçki için de hayata dair kitap alıntıları yazımıza göz atabilirsiniz.

Kaynaklar

Alıntıları ve bilgileri şu kaynaklarla karşılaştırdık:

  • Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Dergâh Yayınları; yayınevinin kitap tanıtım sayfası (75. baskı, Mart 2026)
  • Vikisöz: Saatleri Ayarlama Enstitüsü ve Ahmet Hamdi Tanpınar maddeleri
  • Vikipedi: Saatleri Ayarlama Enstitüsü maddesi
  • Goodreads: Saatleri Ayarlama Enstitüsü alıntı sayfası
  • 1000Kitap: okurların Dergâh baskısından sayfa numaralarıyla paylaştığı alıntılar
  • ListeList ve Kayıp Rıhtım: Saatleri Ayarlama Enstitüsü alıntı derlemeleri
  • Fikriyat: “Bir Tanpınar tefrikası: Hikâyedeki tashihi bulana altın saat” (2021)
  • Wikimedia Commons: Ahmet Hamdi Tanpınar’ın 1943 tarihli TBMM fotoğrafı ve Şehzade Mehmet Camii Muvakkithanesi fotoğrafı

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.