Yazan
Editör · Sözleri.co
- 1992 İstanbul doğumlu
- Radyo ve Televizyon mezunu
- Tam zamanlı editör
Hilal Can, 1992 yılında İstanbul’da doğdu. Radyo ve televizyon eğitimi aldı. Sözleri.co’da tam zamanlı editör olarak şarkı sözü sayfalarını, şiir ve kitap alıntılarını ve kültür yazılarını hazırlar. Edebiyat, şiir, sanat, felsefe, psikoloji ve bilim alanlarına ilgi duyar.
- Edebiyat
- Şiir
- Sanat
- Felsefe
- Psikoloji
- Bilim
Son güncelleme: 22 Ekim 2026
Kaybedenler Kulübü replikleri, filmin vizyona girmesinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen hâlâ sosyal medyada, mesaj kutularında ve arkadaş sohbetlerinde dolaşıyor. Tolga Örnek’in 2011’de vizyona giren filmi, alternatif kitaplar basan bir yayınevinin sahibi Kaan (Nejat İşler) ile Kadıköy’de bar işleten Mete’nin (Yiğit Özşener) gece yarısı radyo programını anlatıyor; programın gücü de birbirinden tuhaf, komik ve hüzünlü cümlelerinden geliyor. Bu yazıda Kaybedenler Kulübü’nden 12 unutulmaz repliği, kimin söylediğini ve hangi sahnede geçtiğini anlatarak derledik.
Replikleri filmdeki sırasına göre dizdik. Her birini filmin tam kaydıyla ve birbirinden bağımsız replik derlemeleriyle karşılaştırdık; uzun konuşmalarda en çok alıntılanan kısmı aldık. Filmde bolca geçen argo ve müstehcen esprileri listeye almadık. Kutulardaki Kopyala düğmesi repliği tek dokunuşla alır.
İçindekiler
Kaybedenler Kulübü film künyesi
Film, Kaan Çaydamlı ile Mete Avunduk’un 1990’ların ikinci yarısında Kent FM’de sunduğu aynı adlı radyo programından ve ikilinin hayatından yola çıkıyor. Kaan ile Mete, programı sanki bir yerde oturmuş konuşuyorlarmış ve kimsenin bundan haberi yokmuş gibi sunuyor; dinleyici sayısı arttıkça hem radyonun hem de kendi hayatlarının dengesi değişiyor. Kaan’ın mimar Zeynep’le (Ahu Türkpençe) yaşadığı aşk ise hikâyenin duygusal omurgasını oluşturuyor.
1. “Sizinle yatmış mıydık?”
Söyleyenler: Kaan (Nejat İşler) ve Mete (Yiğit Özşener), telefonla yayına katılan dinleyicilere · Sahne: filmin ilk dakikalarındaki radyo yayını
Kaybedenler Kulübü’nün alameti farikası hâline gelen bu soru, programı arayan hemen her dinleyiciyi karşılıyor. Film daha ilk dakikasında, iki sunucunun “resmî radyo” diline nasıl dudak büktüğünü bu tek cümleyle anlatıyor.
Soru kaba görünse de sahnede bir tür buz kırıcı işlevi görüyor: Arayan kişi gülüyor, itiraz ediyor ya da oyuna katılıyor ve sohbet bir anda gece yarısı muhabbetine dönüyor. Film vizyona girdiğinde Radikal’de yayımlanan bir eleştiride de özellikle bu replik anılmıştı.
2. “Allah standarttan ayırmasın”
– Standart.
– Allah standarttan ayırmasın.
Söyleyenler: Kaan, Mete ve çevrelerindekiler · Sahne: filmin ilk radyo yayınından başlayarak birkaç kez tekrar eden hâl hatır sohbetleri
“Standart” kelimesi filmde neredeyse bir parola gibi dolaşıyor: Hâl hatır sorulduğunda verilen bu kısa cevap, ne iyi ne kötü geçen sıradan günlerin özeti. Karşılığında gelen “Allah standarttan ayırmasın” ise sıradanlığı dert etmek yerine ona dua etmek.
Bugün de “Nasılsın?” sorusuna verilen en sevimli cevaplardan biri olarak kullanılıyor. Kısa, alçakgönüllü ve biraz da yorgun bir mizah taşıyor.
3. “Hiç satmayan kitaplar basıp hiç dinlenmeyen bir radyo programı”
Mete: Bu çok iyi.
Söyleyenler: Kaan (Nejat İşler) ve Mete (Yiğit Özşener) · Sahne: Kaan’ın yayınevinde bastığı William Blake kitabı üzerine konuşmaları
Kaan’ın yayınevi, kimsenin okumadığı kitapları basmakla övünen küçük bir dükkân. Mete yeni basılan kitabı “çok iyi” bulunca Kaan, kaç tane satacağını hesaplıyor ve hayatını bu tek cümleyle özetliyor.
Replik, filmin “kaybetmek” fikrine bakışını en yalın hâliyle veriyor: Başarısızlık burada bir utanç değil, bilerek seçilmiş bir yaşam biçimi. Mete’nin kısa onayı da iki arkadaşın aynı dili konuştuğunu gösteriyor.
4. “Bazen gidersin, sırf dönebilmek için”
Mete: Bazen gidersin, sırf dönebilmek için.
Söyleyenler: Kaan ve Mete · Sahne: yayında art arda “bazen” diye başlayan cümlelerle kurdukları uzun atışma
Bu replik, iki sunucunun “Yaşlı bir Kızılderili ne kadar yanılabilir?” sorusuyla açtığı ve sırayla “bazen” diye başlayan cümlelerle sürdürdüğü uzun bir atışmanın parçası. Gitmek, gidememek, ağlamak, içmek, Acıbadem’den Kadıköy’e taksiye binmek… Her cümle bir öncekini tamamlıyor.
Atışmanın en çok alıntılanan satırı ise Mete’nin söylediği bu cümle oldu. Kaçmanın aslında geri dönmenin bir yolu olabileceğini söyleyen replik, bugün yolculuk fotoğraflarının altında hâlâ sıkça karşımıza çıkıyor.
5. “Yeryüzünde sana en uzak nokta aslında sırtındır”
Söyleyen: Kuşbeyin (Erdal Küçükkömürcü), programı arayan dinleyici · Sahne: gece yayınındaki telefon konuşması
Kuşbeyin, programın sadık dinleyicilerinden biri; adını sorduklarında “Kuşbeyin diyelim” diye cevap veriyor ve yayına bir derviş sakinliğiyle birkaç cümle bırakıp çekiliyor. Ardından gelen “Bir kürenin üzerinde yapılan bütün yolculuklar aslında yalnızca başlangıç noktasına yaklaşmaya yarar” cümlesi de ona ait.
Sırt benzetmesi ilk duyuşta bir bilmece gibi geliyor ama düşündükçe açılıyor: İnsanın en yakınındaki şey, çoğu zaman göremediği şey. Farklılıkların insanları yakınlaştırdığını söyleyen son cümle ise Kaan ile Mete’nin dostluğunun da kısa bir tarifi.
6. “Yine sabah olacak, yine yeni bir gün başlayacak”
Söyleyen: Brit (Şafak Başkaya), Kadıköy’den arayan dinleyici · Sahne: “Çok yalnızım” diyerek yayına bağlanan Brit’in telefonu
Brit, Kadıköy’den arayıp yalnızlıktan yakınan bir dinleyici. Kaan ile Mete onu teselli etmeye çalışmak yerine aynı dertten muzdarip olduklarını söylüyor ve sonunda ona “Kadıköy bedlik amirliği” unvanını veriyor.
Replik karanlık bir cümle gibi duruyor ama sahnenin tonu ağır değil; yalnızlık burada utanılacak bir şey değil, paylaşılınca hafifleyen bir hâl. Programın “kaybedenleri” bir araya getiren gücü en iyi bu telefon konuşmasında görülüyor.
7. “İnsan karar vererek âşık olmaz”
Sahne: Kaan ile Zeynep’in (Ahu Türkpençe) yakınlaşmaya başladığı bölüm
Filmin aşk üzerine kurduğu en sade cümle, Kaan’ın Zeynep’le yakınlaşmaya başladığı günlerde geliyor. Hemen ardından ikilinin Beşiktaş İskelesi’nde buluşma sözü vermesi, cümlenin neden bu kadar sevildiğini de açıklıyor.
Uzun açıklamalar yerine “bir bakar, olmuş” demek, âşık olmanın hesapsızlığını iyi yakalıyor. Bu yüzden sevgiliye yazılan notlardan sosyal medya paylaşımlarına kadar pek çok yerde alıntılanıyor.
8. “Kaybedecek bir şeyinin kalmaması özgürlük galiba”
Söyleyen: programı arayan bir kadın dinleyici · Sahne: özgürlüğün ne olduğunu konuştukları gece
Filmin adına en çok yaklaşan cümle, sunuculardan değil bir dinleyiciden geliyor. Kadın, özgürlük üzerine en çok düşündüğü şeyi anlatırken kendi cümlesinden de emin değil; “galiba” kelimesi repliğin bütün ağırlığını taşıyor.
Kaybedenler Kulübü’nün dinleyicileri programın figüranı değil, neredeyse ortak yazarları gibi. Bu replik de radyonun iki adamın değil, bütün bir mahallenin sesi olduğunu hatırlatıyor.
9. “Sorular sadece cevabı duymak isteğiyle var olurlar”
Söyleyenler: Kaan ve Mete, kendilerine “gereksiz olmayan bir soru” sormalarını isteyen dinleyiciye · Sahne: filmin son bölümündeki gece yayını
Dinleyici, klasik “Sizinle yatmış mıydık?” sorusunu gereksiz bulunca sunuculardan daha anlamlı bir soru istiyor. Gelen cevap ise soru sormanın kendisine dair küçük bir felsefe dersi.
Replik, programın şakayla ciddiyet arasında nasıl gidip geldiğini iyi gösteriyor: Bir dakika önce gülünen yayın, bir sonraki cümlede düşündürmeye başlıyor.
10. “Beklerken de bir baktım ölmeyi unutmuşum”
Söyleyen: Hakan, programı arayan dinleyici · Sahne: filmin en duygusal telefon konuşması
Annesini kaybettikten sonra hayatına son vermeyi düşünen Hakan, programa rastladığı geceden sonra her akşamı bir sonraki yayını beklemekle geçirdiğini anlatıyor. Kaan ile Mete onu hiç sözünü kesmeden dinliyor; filmde bu konuşmayı dinleyen başka insanların da gözleri doluyor.
Bu sahne, iki arkadaşın “kimse dinlemiyor” diye başladığı programın aslında kaç kişinin hayatına dokunduğunu gösteriyor. Hakan’a sonunda Pendik bedlik amirliği veriliyor ve ondan da arada bir “rapor” vermesi isteniyor.
11. “Kimseye dinleyin demedik”
Söyleyen: Kaan (Nejat İşler), radyonun sahibi Aslı’ya (İdil Fırat) · Sahne: programın geleceğinin tartışıldığı konuşma
Program en çok dinlenenler listesinin tepesine çıktıkça radyonun sahibi Aslı, ikiliden dinleyicilere karşı daha özenli davranmalarını bekliyor. Kaan ise kendilerine yüklenmeye çalışılan misyonu bu üç kısa cümleyle geri çeviriyor.
Repliğin gücü, başarıyı reddetmesinden geliyor. Aynı sahnede Mete’nin “Biz radyoda konuşan, birbirinin muhabbetinden keyif alan iki adamız” demesi de Kaybedenler Kulübü’nün ruhunu özetliyor.
12. “Seni sen yapan özelliklere âşık olup…”
Söyleyen: Mete (Yiğit Özşener), Kaan’a · Sahne: Kaan’ın Zeynep’ten ayrıldıktan sonra Mete’yle dertleştiği bölüm
Zeynep’le yaşadığı ayrılık, Kaan’ı radyoyu bırakıp kendi işlerine dönmeyi düşünecek kadar sarsıyor. Mete’nin bu yarı şaka, yarı ciddi teşhisi, arkadaşını teselli etmenin onun bildiği tek yolu.
Replik sık sık kadınlara yönelik bir genelleme gibi paylaşılıyor; oysa filmde, bir ayrılığın ardından arkadaşını teselli etmeye çalışan bir adamın ağzından çıkıyor. Aşkın başlangıçta hayran olduğu şeyi zamanla törpülemeye çalışması, kimin ağzından çıkarsa çıksın tanıdık geliyor.
Aşağıda Kaybedenler Kulübü’nün resmi fragmanını izleyebilirsiniz.
Kaybedenler Kulübü filmindeki şarkılar
Kaybedenler Kulübü bir radyo filmi olduğu için müzik de hikâyenin bir karakteri gibi. Filmin şarkıları, 2 Nisan 2011’de Universal Music Taxim Edition etiketiyle yayımlanan film müzikleri albümünde toplandı; albümde Can Gox, Cavit Ergün ve Erdem Tarabuş’un özgün bestelerinin yanında radyo programının gerçek çalma listesinden seçilen şarkılar da yer alıyor. Öne çıkanlar şunlar:
Filmde çalan sanatçıların başka şarkılarının sözlerini de sitemizde bulabilirsiniz: Ferdi Özbeğen’den Dönsen Bile ve Gündüzüm Seninle; MFÖ’den Bazen, Sarı Laleler ve Hep Yaşın 19.
Mini test: Bu repliği kim söylüyor?
Listeyi okuduysanız bu kısa testte zorlanmayacaksınız. Önce tahmininizi yapın, sonra Cevabı göster bölümünü açın.
1. “Yine sabah olacak, yine yeni bir gün başlayacak ve ben yine öleceğim.” repliğini kim söylüyor?
Cevabı göster
Brit (Şafak Başkaya). Kadıköy’den arayıp çok yalnız olduğunu söyleyen dinleyici.
2. “Yeryüzünde sana en uzak nokta aslında sırtındır.” cümlesi hangi dinleyiciye ait?
Cevabı göster
Kuşbeyin (Erdal Küçükkömürcü). Adını soran sunuculara “Kuşbeyin diyelim” diye cevap veriyor.
3. “Bazen gidersin, sırf dönebilmek için.” cümlesini Kaan mı söylüyor, Mete mi?
Cevabı göster
Mete (Yiğit Özşener). Cümle, ikilinin “bazen” diye başlayan uzun atışmasının bir parçası.
4. Kaan ile Mete’nin programı filmde hangi radyoda yayımlanıyor?
Cevabı göster
Kent FM. Radyonun sahibi Aslı’yı İdil Fırat canlandırıyor.
5. “Beklerken de bir baktım ölmeyi unutmuşum.” diyen dinleyicinin adı ne?
Cevabı göster
Hakan. Kaan ile Mete ona Pendik bedlik amirliği veriyor.
Kaybedenler Kulübü’nün hüzünlü mizahını sevdiyseniz Issız Adam replikleri ve 2000 sonrası Türk filmi replikleri yazılarımıza da göz atabilirsiniz. Daha eski dönemler için Yeşilçam replikleri, gülümseten kısa cümleler için kısa komik film replikleri derlememiz var. Kaan’ın yayınevinden çıkabilecek türden cümleler arıyorsanız Oğuz Atay sözleri sayfamız, gece yarısı radyosu havasında bir çalma listesi için de hüzünlü sonbahar şarkıları yazımız sizi bekliyor.
Kaynaklar
Bilgileri şu kaynaklarla karşılaştırdık:
Sık Sorulan Sorular
Kaybedenler Kulübü’nün en ünlü replikleri hangileri?
“İyi geceler sayın dinleyen, sizinle yatmış mıydık?”, “Allah standarttan ayırmasın”, “Bazen gidersin, sırf dönebilmek için”, “Yeryüzünde sana en uzak nokta aslında sırtındır” ve “İnsan karar vererek âşık olmaz, sadece bir bakar, olmuş” filmin en çok alıntılanan replikleri arasında.
“Bazen gidersin, sırf dönebilmek için” repliğini kim söylüyor?
Replik, Yiğit Özşener’in canlandırdığı Mete’ye ait. Kaan ile Mete’nin radyoda sırayla “bazen” diye başlayan cümlelerle yaptığı uzun atışmanın bir parçası.
Kaybedenler Kulübü gerçek bir hikâye mi?
Film, Kaan Çaydamlı ile Mete Avunduk’un 1990’ların ikinci yarısında Kent FM’de sunduğu Kaybedenler Kulübü adlı radyo programından ve ikilinin hayatından yola çıkıyor. Mehmet Ada Öztekin senaryonun ilk hâlini program henüz yayındayken yazmıştı; son metin Tolga Örnek’le birlikte şekillendi.
Kaybedenler Kulübü filminin yönetmeni ve oyuncuları kim?
Filmi Tolga Örnek yönetti; senaryoyu Mehmet Ada Öztekin ile Tolga Örnek birlikte yazdı. Başrollerde Nejat İşler (Kaan), Yiğit Özşener (Mete) ve Ahu Türkpençe (Zeynep) var; İdil Fırat, Rıza Kocaoğlu ve Serra Yılmaz da kadroda yer alıyor. Film 25 Mart 2011’de vizyona girdi.
Kaybedenler Kulübü’nün devam filmi var mı?
Evet. Mehmet Ada Öztekin’in yönettiği Kaybedenler Kulübü Yolda, 16 Mart 2018’de vizyona girdi. Bu listedeki replikler 2011 yapımı ilk filmden seçildi.
Kaybedenler Kulübü filminin sonunda hangi şarkı çalıyor?
Film, MFÖ’nün “Yalnızlık Ömür Boyu” şarkısıyla kapanıyor. Şarkı, 2 Nisan 2011’de yayımlanan film müzikleri albümünde de yer alıyor.