Yeşilçam Replikleri: Kibar Feyzo’dan Selvi Boylum’a 28 Unutulmaz Söz
📁 Film Replikleri🕒 20 Eki 2026
Yeşilçam replikleri, Türk sinemasının 1950-1980 arasındaki altın çağından bugüne taşınan, çoğu zaman filmin kendisinden daha uzun yaşayan cümleler. “Sevgi neydi?” diye soran Asya’yı, turşu suyu yüzünden boşanan Kazım ile Saadet’i ya da sesini çıkardığı için yerini belli eden Anton’u hatırlamak için filmi yeniden izlemek gerekmiyor. Bu yazıda en bilinen Yeşilçam repliklerini hangi filmde, hangi yıl, kimin ağzından ve hangi sahnede geçtikleriyle derledik.
Listedeki her repliği kelimesi kelimesine en az iki bağımsız kaynakta karşılaştırdık. Hangi filme ait olduğu kesinleşmeyen, kaynaklarda farklı karakterlere ya da filmlere yazılan cümleleri listeye almadık. Küfürlü replikler de yok.
En ünlü 10 Yeşilçam repliği
“Ula, ağa pohunun üstüne poh olur mu?” (Kibar Feyzo, 1978)
“Sevgi neydi? Sevgi iyilikti, dostluktu, sevgi emekti.” (Selvi Boylum Al Yazmalım, 1977)
“Sen mi büyüksün? Hayır, ben büyüğüm. Ben, Yaşar Usta!” (Bizim Aile, 1975)
“Benim adım İlyas. Kamyonumun adı Aldırma Gönül.” (Selvi Boylum Al Yazmalım, 1977)
“Paşa dediğin sert bakışlı, dik, mağrur, yiğit, atılgandır, gözleri ateş saçar!” (Tosun Paşa, 1976)
“Seni hiç sevmiyorum süt oğlan! Babanı da sevmezdim zaten.” (Süt Kardeşler, 1976)
“Sirke!” / “Limon!” (Neşeli Günler, 1978)
“Yaz kızım: 200 torba çimento, 20 kamyon çakıl, 15 tane kapı.” (Ne Olacak Şimdi, 1979)
“Durdurun uçağı, iniyoruz!” (Düğün Gecesi, 1966)
“Bağırmayacaktın Anton! Artık ağzının yerini biliyorum.” (Korkusuz Cengaver, 1976)
Sıralama editör seçimi, ama ilk madde tartışmasız. Sinemalar.com’un 2011’de düzenlediği ve iki anketine toplam 8.140 kişinin katıldığı oylamada, “Sizce en unutulmaz Türk filmi repliği hangisi?” sorusunun birincisi 953 oyla Kibar Feyzo’nun ağa repliği oldu. Kemal Sunal anketinde ise Hababam Sınıfı’ndan “Aha Mahmut Hoca!” 746 oyla zirvedeydi.
Komik Yeşilçam replikleri
Kibar Feyzo (1978)
“Ula, ağa pohunun üstüne poh olur mu?” Maho Ağa (Şener Şen). Ağaya olan senedini ödemekte zorlanan Feyzo, şehirde gördüğü umumi helanın bir benzerini köyün ortasına kurar ve girenlerden para toplar. Bilo durumu ağaya yetiştirince Maho Ağa meydana gelir ve helayı yıktırır. Kaba görünen cümle aslında ağalık düzeninin özeti: köyde ağanın üstünde hiçbir şey olamaz.
“Ula şurada 141-142 başsınız!” Maho Ağa (Şener Şen). İlk bakışta köylülerin sayısını söylüyor gibidir. Ama bu sayılar, dönemin Türk Ceza Kanunu’nda komünizme karşı getirilen yasakları içeren 141 ve 142. maddelere bir göndermedir. Bu maddeler 1991’de yürürlükten kaldırıldı; espri ise filmden çok daha uzun yaşadı.
Tosun Paşa (1976)
“Paşa dediğin sert bakışlı, dik, mağrur, yiğit, atılgandır, gözleri ateş saçar!” Lütfü (Şener Şen). Tellioğulları Şaban’ı sahte Tosun Paşa yapmaya karar verince Lütfü ona paşalık dersi verir. Şaban’ın cevabı sahneyi tamamlar: “Lütfü Bey, ben hepsini yapıyorum da gözlerimden ateş çıkartamıyorum. O nasıl oluyor acaba?”
“Tutmayın küçük enişteyi, salıverin gitsin!” Şaban (Kemal Sunal). Küçük Enişte, Tellioğulları’nın damadı Bekir’dir (Tuncay Gürel). Cümle, kavgaya atılmak için yerinde duramıyormuş gibi yapan ama kimse tutmasa da gitmeyecek olan herkes için hâlâ yerinde bir şaka.
“Seferoğullarına ölüm, yaşasın Tellioğulları!” Tellioğulları ve Şaban (Kemal Sunal). Yeşil Vadi için birbirine giren iki ailenin sloganı. Bugün iki takımın, iki mahallenin hatta iki arkadaş grubunun inadını anlatmak için uyarlanıyor.
Süt Kardeşler (1976)
“Seni hiç sevmiyorum süt oğlan! Babanı da sevmezdim zaten.” Hüsamettin Kumandan (Şener Şen). Melek Hanım sütoğlu Şaban’ı konağa davet eder, ama ağabeyi Hüsamettin’den çekindiği için ortalık karışır. Hüsamettin’in Şaban’a bu cümleyi hiç çekinmeden söylemesi, nezaket kurallarını bir kalemde silen açık sözlülüğüyle akılda kaldı.
Neşeli Günler (1978)
“Sirke!” / “Limon!” Saadet (Adile Naşit) ve Kazım Efendi (Münir Özkul). Turşucu çift, turşu suyunun sirkeyle mi limonla mı yapılacağı konusunda öyle inatlaşır ki kavga boşanmayla biter ve aile ikiye bölünür. Saadet sirke, Kazım limon der. Bu iki kelime, Türkiye’de inatlaşmanın en kısa tarifi oldu.
“Hepsi şöhretlerini bu bıçağa borçlular.” Ziya (Şener Şen). Jilet satmaya çalışan Ziya, müşteri çekmek için İngiltere Kralı’ndan Kennedy’ye, Pelé’den Nadia Comăneci’ye kadar ünlüleri sayar. Comăneci, filmde adının geçtiğini daha sonra Türkiye’deki bir etkinlikte öğrendi.
Ne Olacak Şimdi (1979)
“Yaz kızım: 200 torba çimento, 20 kamyon çakıl, 15 tane kapı.” Şakir (Şener Şen). Karısıyla arası gerilmişken bile Şakir, daktilonun başındaki sekreterine inşaat malzemelerini büyük bir ciddiyetle dikte eder. Sayıların azalan ritmi sahneyi skeçe çevirir. Bugün uzun bir alışveriş ya da yapılacaklar listesine başlarken “Yaz kızım” demek bu sahneden kalma.
Sultan (1978)
“Başvekilin oğlu da olsan sıraya gireceksin!” Sultan (Türkan Şoray). Mahallenin çeşmesinde Abdullah, muhtarın oğlu Kemal’in (Bulut Aras) minibüsünü yıkamak için sırayı atlar. Kemal çeşmeyi muhtar babasının yaptırdığını hatırlatıp üstüne gelince Sultan’ın cevabı hazırdır. Kayırmacılığa karşı mahalle adaletini tek cümlede kuran bu çıkış, Türkan Şoray’ın komedide de ne kadar güçlü olduğunu gösterir.
Hababam Sınıfı (1975)
“Ben tüccar değilim, eğitimciyim.” Mahmut Hoca (Münir Özkul). Yıl sonu müsameresinde Damat Ferit’in çocuğu ortaya çıkınca okul müdürü Ferit’i hemen okuldan atmak ister. Mahmut Hoca öğrencisinin arkasında durur ve bu sözün ardından öğretmenlerin kollarına yığılır. Serinin diğer replikleri için Hababam Sınıfı Replikleri yazımıza bakabilirsiniz.
Yeşilçam replikleri: aşk
Selvi Boylum Al Yazmalım (1977)
“Benim adım İlyas. Kamyonumun adı Aldırma Gönül. Senin adın ne, al yazmalım?” İlyas (Kadir İnanır). Kamyon şoförü İlyas’ın Asya’ya kendini tanıttığı ilk konuşma. Kamyonuna isim veren adamın kendini de aynı rahatlıkla tanıtması, filmin aşk hikâyesini daha ilk dakikalarda ele verir.
“Ziyanı yok, gülüşü yeter bize.” İlyas (Kadir İnanır). Asya ona cevap vermeyince İlyas alınmaz, kızın gülümsemesini yeterli bulur. Aynı cümle filmin sonunda, İlyas’ın iç sesinde yeniden duyulur.
“Yarın aynı yerde, aynı saatte çamura saplansam yardıma gelir misin?” İlyas (Kadir İnanır). Yeniden görüşmek için bahane arayan bir âşığın en sevimli teklifi. Randevu istemenin doğrudan söylenemediği bir dünyada “çamura saplanmak” bir buluşma davetine dönüşür.
“Yüreğim kaydıysa günah mı?” Asya (Türkan Şoray). Annesinden korkan Asya’nın, yine de İlyas’ın kamyonuna binmeye karar verdiği an; cümle “Anam da duyarsa duysun!” diye sürer. Kısa, sorulu yapısı yüzünden bugün en çok paylaşılan Yeşilçam aşk sözlerinden biri.
Tosun Paşa, Gülen Gözler, Sevmek Zamanı ve Düğün Gecesi
“Aşk kalbimi yakan bir volkan gibidir, en sevdiğim tatlı kazandibidir.” Tosun Paşa (1976), Şaban (Kemal Sunal). Sahte paşa Şaban, Leyla’ya (Müjde Ar) kendi yazdığı şiiri okur. Şiirin devamı keşkülle biter. Romantizmin tatlıcı vitriniyle karıştığı bu dizeler, kötü şiirin en sevilen örneği.
“İstiyorum, veriyor musun? Peki, öyle olsun.” Gülen Gözler (1977), Vecihi (Şener Şen). Pilot Vecihi, Yaşar Usta’nın kızı Fikret’le evlenmek için her yolu dener: düğünlere davetsiz katılıp bu sözlerle şarkı söyler, uçağıyla evin üstünden geçer. Sonunda uçağı evin tepesine çakar ve Yaşar Usta pes eder.
“Benimle resminin arasına girme, istemiyorum.” Sevmek Zamanı (1965), Halil (Müşfik Kenter). Adadaki bir köşkü boyayan Halil, duvardaki kadın portresine âşık olur. Resmin sahibi Meral (Sema Özcan) karşısına çıkınca gerçek kadını değil, resmi seçer. Metin Erksan’ın filmi, Yeşilçam’ın en sıra dışı aşk cümlesini bu reddedişe kurar.
“Durdurun uçağı, iniyoruz!” Düğün Gecesi (1966), Zeki (Zeki Müren). Uçağı otobüs gibi durdurmaya kalkan bu emir, mantığı hiç umursamayan cesaretiyle Yeşilçam’ın “imkânsız ama olur” tarafının simgesi oldu.
Duygusal Yeşilçam replikleri
“Sevgi neydi? Sevgi iyilikti, dostluktu, sevgi emekti.” Selvi Boylum Al Yazmalım (1977), Asya (Türkan Şoray). Final sahnesinde Asya, büyük aşkı İlyas ile zor gününde kendisine ve oğlu Samet’e sahip çıkan Cemşit (Ahmet Mekin) arasında seçim yapar. Bu sözü iç sesinden duyarız ve Cemşit’e doğru yürür. Söz, Cengiz Aytmatov’un romanında yok; senarist Ali Özgentürk tarafından eklendi.
“Durursam bir daha kurtulamam.” Selvi Boylum Al Yazmalım (1977), Asya (Türkan Şoray). Asya giderken bir an durup İlyas’a dönüp bakar. Karar vermenin acısını bu kadar az kelimeyle anlatan başka bir Yeşilçam cümlesi bulmak zor.
“Elveda Asya! Elveda selvi boylum, al yazmalım! Elveda, bitmemiş türküm benim!” Selvi Boylum Al Yazmalım (1977), İlyas (Kadir İnanır). Filmin son sözü İlyas’a ait: Asya’nın seçimini kabullenen bir veda.
“Sen mi büyüksün? Hayır, ben büyüğüm. Ben, Yaşar Usta!” Bizim Aile (1975), Yaşar Usta (Münir Özkul). Fabrikatör Saim Bey, kızı Alev’in Yaşar Usta’nın üvey oğlu Ferit’i sevmesine karşı çıkıp Yaşar Usta’yı işten çıkarır, aileyi evinden attırır. Yaşar Usta onun karşısına çıkıp uzun bir konuşma yapar. Paranın değil emeğin büyüklüğünü savunan bu cümle, Münir Özkul’un en çok hatırlanan tiradının kalbidir.
“Biz bir aileyiz. Biz güzel bir aileyiz.” Bizim Aile (1975), Yaşar Usta (Münir Özkul). Aynı konuşmadan. Dört ve üç çocuklu iki dul ebeveynin kurduğu, kavgayla başlayan ailenin vardığı yeri tek satırda söyler.
“Atom fiziği de profesörlük de yerin dibine batsın!” Ceza (1974), Ali (Kadir İnanır). Babası kumarda hileyle her şeyini kaybedip canına kıyınca genç atom fizikçisi Ali, hesap sormak için kumarı öğrenmeye karar verir. Kariyerini tek cümleyle çöpe atan bu çıkış, bugün işinden bıkan herkesin dilinde.
Kahramanlık ve köy hikâyelerinden Yeşilçam replikleri
“Bağırmayacaktın Anton! Artık ağzının yerini biliyorum.” Korkusuz Cengaver (1976), Şahin Bey (Cüneyt Arkın). Gözleri kör edilen Şahin Bey, sesleri dinleyerek ok atmayı öğrenir. Filmin sonunda düşmanı Anton (Tarık Şimşek) bağırınca yerini belli eder. Cüneyt Arkın filmlerinin abartılı kahramanlığı en çok bu replikle hatırlanıyor.
“Bir oyu ikiniz verdiniz de benim oy nereye gitti?” Züğürt Ağa (1985), Ağa (Şener Şen). Kâhya, ağanın partisine köyden tek oy çıktığını haber verir. Yanındakiler birbiri ardına “Benim oyumdur ağam” deyince ağa bu soruyu sorar. Seçim sonuçlarında tek oy alan adaylar haberleştirilirken bu sahne hâlâ hatırlatılıyor. Not: Züğürt Ağa 1985 yapımıdır; Yeşilçam’ın kapanış döneminde çekildiği için listede ayrıca belirttik.
Kuzum, nayır, nolamaz: Yeşilçam’ın ortak kalıpları
“Yeşilçam replikleri kuzum” diye aratanlar genellikle tek bir filmi değil, bir konuşma tarzını arıyor. “Nen var kuzum?” ya da “Hazır mıyız kuzum?” gibi cümleler haber sitelerinin listelerinde de film adı verilmeden geçiyor. Biz de bu yüzden onları belirli bir filme yazmadık.
“Nayır, nolamaz, nevet” üçlüsünün nereden geldiği ise biliniyor. Seslendirme sanatçısı Jeyan Tözüm’ün anlattığına göre, Cüneyt Arkın, Ediz Hun ve Yılmaz Güney gibi isimleri seslendiren Abdurrahman Palay, kayıt sırasında dirseğini senaryonun konduğu tahtaya dayar, elini de çenesinin altına koyardı. Eli çenesinde kaldığı için “hayır” kelimesi “nayır” diye çıkıyordu. Palay’ın sesini verdiği oyunculardan Yılmaz Güney’in sözleri için Yılmaz Güney Sözleri sayfamıza göz atabilirsiniz.
Telefon replikleri
“İçişleri Bakanı arkadaşımdır, çok sıkışırsam ona telefon ederdim.” Neşeli Günler (1978), Ziya (Şener Şen). Ziya’nın bu cümlesi, film 2 Şubat 2020’de Show TV’de yayımlandığında kesildi. Kırk yılı aşkın süre sonra gelen bu kesinti, cümlenin hâlâ güncel okunduğunu gösterdi.
Yeşilçam replikleri günlük dile nasıl girdi?
Bu cümlelerin yarım asır sonra hâlâ konuşulmasının birkaç somut nedeni var.
Televizyon her yıl yeniden gösterdi. Arzu Film komedileri ve Türkan Şoray dramları televizyonda defalarca yayımlandı, bugün de yayımlanıyor. Aynı sahneyi on kez izleyen biri repliği ezberlemeye çalışmaz, ezber kendiliğinden gelir.
Kısa ve ritimli yazıldılar. Sadık Şendil, Yavuz Turgul ve Ali Özgentürk gibi senaristlerin cümleleri tekrar, soru ve sayı üzerine kurulu: “Sirke! Limon!”, “200 torba çimento”, “Sevgi neydi?” Tekrar edilmek için yazılmış gibiler.
Dublaj tek bir ses dünyası yarattı. Filmlerin çoğu stüdyoda seslendirildiği için aynı birkaç sesi yüzlerce filmde duyduk. “Nayır” ya da “kuzum” gibi kalıplar tek tek filmlerden değil, bu ortak sesten doğdu.
Siyaset ve gündem onları yeniden çağırıyor. Kibar Feyzo’daki 141-142 esprisi, Züğürt Ağa’nın tek oyu ya da Neşeli Günler’in sansürlenen telefon cümlesi, her seçimde ve her tartışmada köşe yazılarına geri dönüyor.
Caps ve mesajlaşma dili. Bir film karesinin altına yazılan tek satır, uzun tiradlardan daha kolay dolaşıyor.
Biyografi için kısa Yeşilçam replikleri
Ziyanı yok, gülüşü yeter bize.
Yüreğim kaydıysa günah mı?
Durursam bir daha kurtulamam.
Bitmemiş türküm benim.
Biz bir aileyiz.
Ben tüccar değilim, eğitimciyim.
Durdurun uçağı, iniyoruz!
Başvekilin oğlu da olsan sıraya gireceksin!
Yazıdaki filmlerin künyesi
Film
Yapım yılı
Yönetmen
Sevmek Zamanı
1965
Metin Erksan
Düğün Gecesi
1966
Osman F. Seden
Ceza
1974
Mehmet Dinler
Bizim Aile
1975
Ergin Orbey
Hababam Sınıfı
1975
Ertem Eğilmez
Tosun Paşa
1976
Kartal Tibet
Süt Kardeşler
1976
Ertem Eğilmez
Korkusuz Cengaver
1976
Duygu Sağıroğlu
Gülen Gözler
1977
Ertem Eğilmez
Selvi Boylum Al Yazmalım
1977
Atıf Yılmaz
Kibar Feyzo
1978
Atıf Yılmaz
Neşeli Günler
1978
Orhan Aksoy
Sultan
1978
Kartal Tibet
Ne Olacak Şimdi
1979
Atıf Yılmaz
Züğürt Ağa
1985
Nesli Çölgeçen
Not: Tabloda yapım yılı esas alındı. Bazı filmler ertesi yıl vizyona girdi: Tosun Paşa 1977’de, Selvi Boylum Al Yazmalım 1978’de, Bizim Aile 1976’da gösterime çıktı. Ceza bazı kaynaklarda 1975 yapımı olarak geçer.
Sinemalar.com’un 2011’deki anketinde en unutulmaz Türk filmi repliği seçilen cümle, Kibar Feyzo’da (1978) Şener Şen’in canlandırdığı Maho Ağa’nın ağa repliğiydi. Ankette “Ağanın poki üstüne pok olur mu?” yazımıyla yer alan replik 953 oy aldı.
“Sevgi neydi? Sevgi emekti” repliği hangi filmde geçer?
Atıf Yılmaz’ın yönettiği Selvi Boylum Al Yazmalım’ın (1977) final sahnesinde, Türkan Şoray’ın canlandırdığı Asya’nın iç sesinden duyulur. Söz, Cengiz Aytmatov’un romanında yoktur; senarist Ali Özgentürk tarafından eklenmiştir.
“Nayır, nolamaz” Yeşilçam’da neden böyle söyleniyordu?
Seslendirme sanatçısı Jeyan Tözüm’e göre bu telaffuz, Abdurrahman Palay’ın kayıt sırasında elini çenesinin altına koyarak konuşma alışkanlığından doğdu. “Hayır” kelimesi bu yüzden “nayır” diye çıkıyordu.
“Durdurun uçağı, iniyoruz!” hangi filmin repliği?
Osman F. Seden’in yönettiği, Zeki Müren, Türkan Şoray ve Ajda Pekkan’ın oynadığı 1966 yapımı Düğün Gecesi filminin repliğidir.
Züğürt Ağa bir Yeşilçam filmi mi?
Züğürt Ağa 1985 yapımıdır. Yeşilçam dönemi genellikle 1950-1980 yılları arası olarak tanımlandığı için film, bu geleneğin devamı ve kapanış dönemi örneği olarak görülebilir.
Kaynaklar
Film künyeleri: Vikipedi film maddeleri (tr.wikipedia.org) ve SineEvren, eski adıyla SinemaTürk (sineevren.com).
Replik metinleri: Vikisöz film sayfaları (tr.wikiquote.org); her replik ayrıca en az bir bağımsız haber, dergi ya da sinema sitesiyle karşılaştırıldı.
Sinemalar.com 2011 replik anketi: Milliyet ve Sabah haberleri (milliyet.com.tr, sabah.com.tr).
Abdurrahman Palay ve “nayır” telaffuzu: Anadolu Ajansı (aa.com.tr), Odatv (odatv.com).
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Sitemize giriş yaparak Çerez Politikası ve Gizlilik Sözleşmesi'ni okuyup kabul etmiş sayılırsınız.
Yeşilçam replikleri, Türk sinemasının 1950-1980 arasındaki altın çağından bugüne taşınan, çoğu zaman filmin kendisinden daha uzun yaşayan cümleler. “Sevgi neydi?” diye soran Asya’yı, turşu suyu yüzünden boşanan Kazım ile Saadet’i ya da sesini çıkardığı için yerini belli eden Anton’u hatırlamak için filmi yeniden izlemek gerekmiyor. Bu yazıda en bilinen Yeşilçam repliklerini hangi filmde, hangi yıl, kimin ağzından ve hangi sahnede geçtikleriyle derledik.
Listedeki her repliği kelimesi kelimesine en az iki bağımsız kaynakta karşılaştırdık. Hangi filme ait olduğu kesinleşmeyen, kaynaklarda farklı karakterlere ya da filmlere yazılan cümleleri listeye almadık. Küfürlü replikler de yok.
En ünlü 10 Yeşilçam repliği
Sıralama editör seçimi, ama ilk madde tartışmasız. Sinemalar.com’un 2011’de düzenlediği ve iki anketine toplam 8.140 kişinin katıldığı oylamada, “Sizce en unutulmaz Türk filmi repliği hangisi?” sorusunun birincisi 953 oyla Kibar Feyzo’nun ağa repliği oldu. Kemal Sunal anketinde ise Hababam Sınıfı’ndan “Aha Mahmut Hoca!” 746 oyla zirvedeydi.
Komik Yeşilçam replikleri
Kibar Feyzo (1978)
Maho Ağa (Şener Şen). Ağaya olan senedini ödemekte zorlanan Feyzo, şehirde gördüğü umumi helanın bir benzerini köyün ortasına kurar ve girenlerden para toplar. Bilo durumu ağaya yetiştirince Maho Ağa meydana gelir ve helayı yıktırır. Kaba görünen cümle aslında ağalık düzeninin özeti: köyde ağanın üstünde hiçbir şey olamaz.
Maho Ağa (Şener Şen). İlk bakışta köylülerin sayısını söylüyor gibidir. Ama bu sayılar, dönemin Türk Ceza Kanunu’nda komünizme karşı getirilen yasakları içeren 141 ve 142. maddelere bir göndermedir. Bu maddeler 1991’de yürürlükten kaldırıldı; espri ise filmden çok daha uzun yaşadı.
Tosun Paşa (1976)
Lütfü (Şener Şen). Tellioğulları Şaban’ı sahte Tosun Paşa yapmaya karar verince Lütfü ona paşalık dersi verir. Şaban’ın cevabı sahneyi tamamlar: “Lütfü Bey, ben hepsini yapıyorum da gözlerimden ateş çıkartamıyorum. O nasıl oluyor acaba?”
Şaban (Kemal Sunal). Küçük Enişte, Tellioğulları’nın damadı Bekir’dir (Tuncay Gürel). Cümle, kavgaya atılmak için yerinde duramıyormuş gibi yapan ama kimse tutmasa da gitmeyecek olan herkes için hâlâ yerinde bir şaka.
Tellioğulları ve Şaban (Kemal Sunal). Yeşil Vadi için birbirine giren iki ailenin sloganı. Bugün iki takımın, iki mahallenin hatta iki arkadaş grubunun inadını anlatmak için uyarlanıyor.
Süt Kardeşler (1976)
Hüsamettin Kumandan (Şener Şen). Melek Hanım sütoğlu Şaban’ı konağa davet eder, ama ağabeyi Hüsamettin’den çekindiği için ortalık karışır. Hüsamettin’in Şaban’a bu cümleyi hiç çekinmeden söylemesi, nezaket kurallarını bir kalemde silen açık sözlülüğüyle akılda kaldı.
Neşeli Günler (1978)
Saadet (Adile Naşit) ve Kazım Efendi (Münir Özkul). Turşucu çift, turşu suyunun sirkeyle mi limonla mı yapılacağı konusunda öyle inatlaşır ki kavga boşanmayla biter ve aile ikiye bölünür. Saadet sirke, Kazım limon der. Bu iki kelime, Türkiye’de inatlaşmanın en kısa tarifi oldu.
Ziya (Şener Şen). Jilet satmaya çalışan Ziya, müşteri çekmek için İngiltere Kralı’ndan Kennedy’ye, Pelé’den Nadia Comăneci’ye kadar ünlüleri sayar. Comăneci, filmde adının geçtiğini daha sonra Türkiye’deki bir etkinlikte öğrendi.
Ne Olacak Şimdi (1979)
Şakir (Şener Şen). Karısıyla arası gerilmişken bile Şakir, daktilonun başındaki sekreterine inşaat malzemelerini büyük bir ciddiyetle dikte eder. Sayıların azalan ritmi sahneyi skeçe çevirir. Bugün uzun bir alışveriş ya da yapılacaklar listesine başlarken “Yaz kızım” demek bu sahneden kalma.
Sultan (1978)
Sultan (Türkan Şoray). Mahallenin çeşmesinde Abdullah, muhtarın oğlu Kemal’in (Bulut Aras) minibüsünü yıkamak için sırayı atlar. Kemal çeşmeyi muhtar babasının yaptırdığını hatırlatıp üstüne gelince Sultan’ın cevabı hazırdır. Kayırmacılığa karşı mahalle adaletini tek cümlede kuran bu çıkış, Türkan Şoray’ın komedide de ne kadar güçlü olduğunu gösterir.
Hababam Sınıfı (1975)
Mahmut Hoca (Münir Özkul). Yıl sonu müsameresinde Damat Ferit’in çocuğu ortaya çıkınca okul müdürü Ferit’i hemen okuldan atmak ister. Mahmut Hoca öğrencisinin arkasında durur ve bu sözün ardından öğretmenlerin kollarına yığılır. Serinin diğer replikleri için Hababam Sınıfı Replikleri yazımıza bakabilirsiniz.
Yeşilçam replikleri: aşk
Selvi Boylum Al Yazmalım (1977)
İlyas (Kadir İnanır). Kamyon şoförü İlyas’ın Asya’ya kendini tanıttığı ilk konuşma. Kamyonuna isim veren adamın kendini de aynı rahatlıkla tanıtması, filmin aşk hikâyesini daha ilk dakikalarda ele verir.
İlyas (Kadir İnanır). Asya ona cevap vermeyince İlyas alınmaz, kızın gülümsemesini yeterli bulur. Aynı cümle filmin sonunda, İlyas’ın iç sesinde yeniden duyulur.
İlyas (Kadir İnanır). Yeniden görüşmek için bahane arayan bir âşığın en sevimli teklifi. Randevu istemenin doğrudan söylenemediği bir dünyada “çamura saplanmak” bir buluşma davetine dönüşür.
Asya (Türkan Şoray). Annesinden korkan Asya’nın, yine de İlyas’ın kamyonuna binmeye karar verdiği an; cümle “Anam da duyarsa duysun!” diye sürer. Kısa, sorulu yapısı yüzünden bugün en çok paylaşılan Yeşilçam aşk sözlerinden biri.
Tosun Paşa, Gülen Gözler, Sevmek Zamanı ve Düğün Gecesi
Tosun Paşa (1976), Şaban (Kemal Sunal). Sahte paşa Şaban, Leyla’ya (Müjde Ar) kendi yazdığı şiiri okur. Şiirin devamı keşkülle biter. Romantizmin tatlıcı vitriniyle karıştığı bu dizeler, kötü şiirin en sevilen örneği.
Gülen Gözler (1977), Vecihi (Şener Şen). Pilot Vecihi, Yaşar Usta’nın kızı Fikret’le evlenmek için her yolu dener: düğünlere davetsiz katılıp bu sözlerle şarkı söyler, uçağıyla evin üstünden geçer. Sonunda uçağı evin tepesine çakar ve Yaşar Usta pes eder.
Sevmek Zamanı (1965), Halil (Müşfik Kenter). Adadaki bir köşkü boyayan Halil, duvardaki kadın portresine âşık olur. Resmin sahibi Meral (Sema Özcan) karşısına çıkınca gerçek kadını değil, resmi seçer. Metin Erksan’ın filmi, Yeşilçam’ın en sıra dışı aşk cümlesini bu reddedişe kurar.
Düğün Gecesi (1966), Zeki (Zeki Müren). Uçağı otobüs gibi durdurmaya kalkan bu emir, mantığı hiç umursamayan cesaretiyle Yeşilçam’ın “imkânsız ama olur” tarafının simgesi oldu.
Duygusal Yeşilçam replikleri
Selvi Boylum Al Yazmalım (1977), Asya (Türkan Şoray). Final sahnesinde Asya, büyük aşkı İlyas ile zor gününde kendisine ve oğlu Samet’e sahip çıkan Cemşit (Ahmet Mekin) arasında seçim yapar. Bu sözü iç sesinden duyarız ve Cemşit’e doğru yürür. Söz, Cengiz Aytmatov’un romanında yok; senarist Ali Özgentürk tarafından eklendi.
Selvi Boylum Al Yazmalım (1977), Asya (Türkan Şoray). Asya giderken bir an durup İlyas’a dönüp bakar. Karar vermenin acısını bu kadar az kelimeyle anlatan başka bir Yeşilçam cümlesi bulmak zor.
Selvi Boylum Al Yazmalım (1977), İlyas (Kadir İnanır). Filmin son sözü İlyas’a ait: Asya’nın seçimini kabullenen bir veda.
Bizim Aile (1975), Yaşar Usta (Münir Özkul). Fabrikatör Saim Bey, kızı Alev’in Yaşar Usta’nın üvey oğlu Ferit’i sevmesine karşı çıkıp Yaşar Usta’yı işten çıkarır, aileyi evinden attırır. Yaşar Usta onun karşısına çıkıp uzun bir konuşma yapar. Paranın değil emeğin büyüklüğünü savunan bu cümle, Münir Özkul’un en çok hatırlanan tiradının kalbidir.
Bizim Aile (1975), Yaşar Usta (Münir Özkul). Aynı konuşmadan. Dört ve üç çocuklu iki dul ebeveynin kurduğu, kavgayla başlayan ailenin vardığı yeri tek satırda söyler.
Ceza (1974), Ali (Kadir İnanır). Babası kumarda hileyle her şeyini kaybedip canına kıyınca genç atom fizikçisi Ali, hesap sormak için kumarı öğrenmeye karar verir. Kariyerini tek cümleyle çöpe atan bu çıkış, bugün işinden bıkan herkesin dilinde.
Kahramanlık ve köy hikâyelerinden Yeşilçam replikleri
Korkusuz Cengaver (1976), Şahin Bey (Cüneyt Arkın). Gözleri kör edilen Şahin Bey, sesleri dinleyerek ok atmayı öğrenir. Filmin sonunda düşmanı Anton (Tarık Şimşek) bağırınca yerini belli eder. Cüneyt Arkın filmlerinin abartılı kahramanlığı en çok bu replikle hatırlanıyor.
Züğürt Ağa (1985), Ağa (Şener Şen). Kâhya, ağanın partisine köyden tek oy çıktığını haber verir. Yanındakiler birbiri ardına “Benim oyumdur ağam” deyince ağa bu soruyu sorar. Seçim sonuçlarında tek oy alan adaylar haberleştirilirken bu sahne hâlâ hatırlatılıyor. Not: Züğürt Ağa 1985 yapımıdır; Yeşilçam’ın kapanış döneminde çekildiği için listede ayrıca belirttik.
Kuzum, nayır, nolamaz: Yeşilçam’ın ortak kalıpları
“Yeşilçam replikleri kuzum” diye aratanlar genellikle tek bir filmi değil, bir konuşma tarzını arıyor. “Nen var kuzum?” ya da “Hazır mıyız kuzum?” gibi cümleler haber sitelerinin listelerinde de film adı verilmeden geçiyor. Biz de bu yüzden onları belirli bir filme yazmadık.
“Nayır, nolamaz, nevet” üçlüsünün nereden geldiği ise biliniyor. Seslendirme sanatçısı Jeyan Tözüm’ün anlattığına göre, Cüneyt Arkın, Ediz Hun ve Yılmaz Güney gibi isimleri seslendiren Abdurrahman Palay, kayıt sırasında dirseğini senaryonun konduğu tahtaya dayar, elini de çenesinin altına koyardı. Eli çenesinde kaldığı için “hayır” kelimesi “nayır” diye çıkıyordu. Palay’ın sesini verdiği oyunculardan Yılmaz Güney’in sözleri için Yılmaz Güney Sözleri sayfamıza göz atabilirsiniz.
Telefon replikleri
Neşeli Günler (1978), Ziya (Şener Şen). Ziya’nın bu cümlesi, film 2 Şubat 2020’de Show TV’de yayımlandığında kesildi. Kırk yılı aşkın süre sonra gelen bu kesinti, cümlenin hâlâ güncel okunduğunu gösterdi.
Yeşilçam replikleri günlük dile nasıl girdi?
Bu cümlelerin yarım asır sonra hâlâ konuşulmasının birkaç somut nedeni var.
Biyografi için kısa Yeşilçam replikleri
Yazıdaki filmlerin künyesi
Not: Tabloda yapım yılı esas alındı. Bazı filmler ertesi yıl vizyona girdi: Tosun Paşa 1977’de, Selvi Boylum Al Yazmalım 1978’de, Bizim Aile 1976’da gösterime çıktı. Ceza bazı kaynaklarda 1975 yapımı olarak geçer.
İlgili sayfalar
Sık sorulan sorular
En ünlü Yeşilçam repliği hangisi?
Sinemalar.com’un 2011’deki anketinde en unutulmaz Türk filmi repliği seçilen cümle, Kibar Feyzo’da (1978) Şener Şen’in canlandırdığı Maho Ağa’nın ağa repliğiydi. Ankette “Ağanın poki üstüne pok olur mu?” yazımıyla yer alan replik 953 oy aldı.
“Sevgi neydi? Sevgi emekti” repliği hangi filmde geçer?
Atıf Yılmaz’ın yönettiği Selvi Boylum Al Yazmalım’ın (1977) final sahnesinde, Türkan Şoray’ın canlandırdığı Asya’nın iç sesinden duyulur. Söz, Cengiz Aytmatov’un romanında yoktur; senarist Ali Özgentürk tarafından eklenmiştir.
“Nayır, nolamaz” Yeşilçam’da neden böyle söyleniyordu?
Seslendirme sanatçısı Jeyan Tözüm’e göre bu telaffuz, Abdurrahman Palay’ın kayıt sırasında elini çenesinin altına koyarak konuşma alışkanlığından doğdu. “Hayır” kelimesi bu yüzden “nayır” diye çıkıyordu.
“Durdurun uçağı, iniyoruz!” hangi filmin repliği?
Osman F. Seden’in yönettiği, Zeki Müren, Türkan Şoray ve Ajda Pekkan’ın oynadığı 1966 yapımı Düğün Gecesi filminin repliğidir.
Züğürt Ağa bir Yeşilçam filmi mi?
Züğürt Ağa 1985 yapımıdır. Yeşilçam dönemi genellikle 1950-1980 yılları arası olarak tanımlandığı için film, bu geleneğin devamı ve kapanış dönemi örneği olarak görülebilir.
Kaynaklar