Issız Adam’dan 12 Unutulmaz Replik ve Film Şarkıları

📁 Film Replikleri 🕒 20 Eki 2026

Son güncelleme: 20 Ekim 2026

Issız Adam replikleri, aradan yıllar geçmesine rağmen ayrılık mesajlarında, sosyal medya paylaşımlarında ve şarkı listelerinde dolaşmaya devam ediyor. Çağan Irmak’ın 2008’de vizyona giren filminde aşçı Alper (Cemal Hünal) ile çocuk kostümleri diken Ada (Melis Birkan) arasındaki aşk, birkaç cümleyle akılda kalacak kadar yoğun anlatılıyor. Bu listede filmin 12 unutulmaz repliğini, kimin söylediğini ve hangi sahnede geçtiğini bulacaksınız; yazının sonunda da Issız Adam film şarkılarını derledik.

Yağmurlu bir gecede şemsiyesiyle ışıklı parmaklıkların önünden tek başına yürüyen bir insanın siyah beyaz silueti
Fotoğraf: Tuncay, CC BY 2.0, Wikimedia Commons

Replikleri filmdeki sırasıyla verdik. Her birini filmin Türkçe altyazı metniyle ve en az bir başka bağımsız derlemeyle karşılaştırdık; yalnızca birebir doğrulanabilenleri listeye aldık, atlanan yerleri (…) ile gösterdik. Her replik kutusundaki Kopyala düğmesiyle sözü tek dokunuşla alabilirsiniz. Uyarı: Liste filmin sonunu da anlatıyor. Daha eski dönemin sevilen cümleleri için Yeşilçam replikleri ve Kemal Sunal replikleri sayfalarımıza bakabilirsiniz.

Issız Adam hakkında kısa bilgi

  • Yönetmen ve senarist: Çağan Irmak
  • Başroller: Cemal Hünal (Alper), Melis Birkan (Ada), Yıldız Kültür (Alper’in annesi Müzeyyen)
  • Yapımcılar: Mustafa Oğuz, Gül Oğuz
  • Tür: Romantik dram
  • Vizyon tarihi: 7 Kasım 2008 (yeniden vizyon: 27 Haziran 2025)
  • Film müziği: Aria grubunun bestelediği tema müzikleri ve geçmiş yılların sevilen şarkıları

1. Mavi bir telaş: “Telaşı at, mavi kalsın sadece”

  • Ada: Hikâyesi olan bir yüzün var. (…) Bir de o kadar oturmuş ve kemikli bir yüzün var ki sanki bir yerlerde hiç çocuk olmamışsın. Hiç çocuk olmamış ve hep çocuk kalmış gibi…
    Alper: Adı ne bu hikâyenin?
    Ada: Bilmem? Mavili yeşilli bir şey. Mavi bir telaş.
    Alper: Telaşı at. Mavi kalsın sadece.

İlk birlikte geçirdikleri gecenin sabahı, Ada uzun uzun Alper’in yüzüne bakar. Çocuklar için kostüm diken, her şeyde bir masal arayan Ada, Alper’in yüzünü de bir hikâye gibi okur. Alper’in “telaşı at” cevabı o an tatlı bir flört gibi durur; oysa film boyunca Alper’in en çok kaçtığı şey tam da bu telaşın altındaki derinliktir. Bu kelimeler filmin sonunda yeniden karşımıza çıkacak.

2. “Neden ikinci el kitapları seviyorsun?”

  • Alper: Neden ikinci el kitapları seviyorsun?
    Ada: Yaşanmışlıkları yüzünden. Başkalarına ait izler bulmayı seviyorum. Notlar, telefon numaraları, sayfaların içinde unutulmuş bir iki şey. Onların hikâyelerini, kimlere ait olduğunu düşünmeyi çok seviyorum. Yeni hayatlar yaratıyorum kafamda… Düşlerimde…

Bu soru boşuna sorulmuyor: Ada ile Alper, Beyoğlu’nda bir sahafta Thomas Hardy’nin Çılgın Kalabalıktan Uzak romanının peşindeyken tanışmıştı. Alper kitabın yeni bir kopyasını alıp peşinden geldiğinde Ada özellikle ikinci elini aradığını söylemiş, Alper de kitabı bir an elinde tutup “işte şimdi ikinci el oldu” diyerek ona uzatmıştı. Alper’in restoranında yapılan bu kahvaltı sohbetinde Ada nedenini anlatıyor; Alper de benzer izleri aldığı eski plaklarda bulduğunu söylüyor. İki karakterin geçmişe, eşyaya sinmiş hayatlara olan merakı ilişkinin ortak dili oluyor.

İstanbul Sahaflar Çarşısı'nda raflarına ve tezgâhlarına ikinci el ve yeni kitaplar dizilmiş bir kitapçının önü
Fotoğraf: Janabaevazizbek, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons

3. “Bayram sabahı gibi sevinç var her yerde”

  • Alper: Her şey değişiyor, Ada. Her şey… Bildiğim her şey daha başka görünüyor gözüme. Kokular değişiyor. Sesler daha farklı. Seninle tanıştığımdan beri hep bir… Nasıl desem… Bayram sabahı gibi sevinç var her yerde.

Kendini anlatmaktan hep kaçan Alper’in filmdeki en açık sözlü anlarından biri. Aynı sohbette rahmetli babasının restoranı görüp gururlandığı günü anlatıyor, neden hiç arkadaşı olmadığı sorusuna da “Yalnızlığı seviyorum galiba” diye cevap veriyor. Bayram sabahı benzetmesi, Alper’in Ada’yla birlikte dünyayı ilk kez başka bir renkte gördüğünü anlatıyor. Ne var ki bu sevinç, sonradan anlayacağımız gibi, Alper’in uzun süre taşıyabileceği bir duygu değil.

4. Çiçekleri içmeden önce mi aldın, sonra mı?

  • Ada: Biraz içtik mi?
    Alper: Biraz…
    Ada: Peki çiçekleri içmeden önce mi aldın, sonra mı?
    Alper: Ne fark eder?
    Ada: Çok şey…
    Alper: Önce almaya karar verdim, sonra içtim, sonra aldım.
    Ada: (…) Seni seviyorum. Ayık olsaydın söylemeyecektim ama.

Annesi İstanbul’a geldiği günlerde Alper, gece geç saatte elinde çiçeklerle Ada’nın kapısına dayanır; bu saatte açık çiçekçi bulamayınca Balık Pazarı’na kadar gittiğini anlatır. Ada’nın sorusu basit görünse de aslında Alper’in kararının ayıkken mi verildiğini merak ediyor. Alper’in cevabı tam onluk: karar önce verilmiş, cesaret sonra toplanmış. Ada da “seni seviyorum” sözünü ancak karşısındaki adam ayık değilken söyleyebiliyor; ikisinin de duygularını bir perdenin arkasından gösterdiği bir sahne.

Cam bir vazoda beyaz ve sarı papatyalarla mor kır çiçeklerinden oluşan küçük bir buket
Fotoğraf: Petro Stelte, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons

5. “Böyle geldim, böyle gidiyorum”

  • Alper: Kimsenin hayatına dahil olmak istemiyorum. Kimse hayatıma dahil olsun istemiyorum. Böyleyim, böyle geldim, böyle gidiyorum. Nedeni yok. Neden arama. Keşke bir nedeni olsa, ben de bilsem ve değiştirebilsem. Ama şunu bil, sen hayatımdaki en güzel şeydin. Bunu unutma.

Annesini memleketine yolcu ettikten sonra, Ada çocukluğundan bir anısını anlatırken Alper birdenbire ayrılmak istediğini söyler. Ardından gelen konuşmada önce “bir gün doğru insanı bulduğunda bana teşekkür edeceksin” kalıbına sığınır; Ada bu cümleyi onunla birlikte tamamlayıp hangi filmden fırladığını sorarak alay eder. Bu alaydan sonra gelen itiraf, filmin Alper’i en iyi anlatan cümlelerinden. Yaşadıklarını “tükettim” diye özetleyen bir adamın, nedenini kendisinin de bilmediği bir kaçış hikâyesi.

6. Issız Adam’ın en ünlü repliği: “Karda donmak üzeresin”

  • Ada: Bir şey söyleyeceğim, sonra da gideceğim. Karda donmak üzeresin. Uyumak tatlı geliyor ama sen öldüğünün farkında değilsin.

Issız Adam replikleri denince çoğu kişinin aklına ilk gelen cümle bu. Alper’in uzun açıklamasına Ada’nın cevabı yalnızca birkaç cümle sürüyor; “sonra da gideceğim” diye başlaması bile bir veda. Donarak ölen birinin son anda hissettiği o tatlı uyku hâli, Alper’in alıştığı yalnızlığa çok yerinde bir benzetme: rahat, sakin, ama sonu belli.

Beyoğlu Asmalımescit'te karla kaplı bir sokakta kardan adam yapan insanlar ve kırmızı tenteli eski bir bina
Fotoğraf: Jwslubbock, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons

7. Ufacık bir toka: Alper’in içinden geçenler

  • Alper: İyiyim. Çok iyiyim. Her şey yolunda. (Hiç iyi değilim, Ada. Seni hiç unutmadım. Bunların olacağını hiç düşünmemiştim. Yarım yamalağım. Her şey bombok. (…) Senden ayrıldığım ilk günler kuş gibi hissetmiştim kendimi. Sana da kendime de iyilik yaptığımı düşünmüştüm. Ta ki ufacık bir şey beni darmadağın edene kadar… Sana ait ufacık bir toka alay etti benimle o gün. İşte o sabah seni ve neleri kaybettiğimi anladım. Bir daha sen olmayacaktın. Bir daha bunu yaşayamayacaktım ben bir başkasıyla. Hayat alay etmeye devam etti benimle. Sana benzeyen yüzler, kokuna benzeyen kokular, sesine benzer sesler çıkardı karşıma. Ya da bana mı öyle geldi, ne. Bilmem. Bir gün nerede kaybettiğini bilmediğin o küçük saç tokası hâlâ cebimde durur.)

Yıllar sonra Alper, şef garsonu Şenol’un oğlunu bir çocuk filmine götürdüğü sinemada Ada’yla karşılaşır. Ada İngiltere’ye taşınmış, Hakan adında biriyle evlenmiş, üç yaşında bir kızı olmuştur. Alper dışarıya “İyiyim, çok iyiyim” derken içinden bambaşka bir konuşma geçer; seyircinin duyduğu, Ada’nın duymadığı bu iç ses filmin en çok paylaşılan bölümlerinden biri oldu. Ufacık bir saç tokasının bütün bir hayatı darmadağın etmesi, pişmanlığın büyük olaylardan çok küçük eşyalarda saklandığını hatırlatıyor.

8. “Ben zaman zaman gidip bakıyorum o sokağa”

  • Alper: Hayır Ada, yalan söylüyorum… Ben zaman zaman gidip bakıyorum o sokağa. Ve her şeyin eskisi gibi olduğunu düşünüyorum. Orada öylece duruyorum. Senin içeride oturduğunu ve hâlâ küçük kahramanlar yaptığını düşünüyorum… Kendimi aldatıyorum… Avunuyorum, Ada…

Konuşma Ada’nın eski dükkânına gelir: Alper, dükkânın yerine emlakçı açıldığını ve “işi olduğu için” o taraftan geçtiğini söyler. Hemen ardından iç sesi bu küçük yalanı düzeltir. “Küçük kahramanlar” ifadesi, Ada’nın çocuklar için diktiği kahraman kostümlerine bir gönderme. Alper’in geçmişe dönük tek sığınağı, artık var olmayan bir vitrine bakmak.

Galata'daki tarihî Kamondo Merdivenleri'nin birbirine kavuşan kıvrımlı taş basamakları
Fotoğraf: Yair Haklai, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons

9. “Sen oradaydın ve benimle tanışacağını henüz bilmiyordun”

  • Ada: Büyüdüğün evi… uyuduğun yatağı gördüm sevgilim. Seni, çocukluğunu düşündüm. Sen oradaydın ve bir gün benimle tanışacağını henüz bilmiyordun… Sen dizime yattın, ben bir hikâye anlattım sana… Büyüdün.

Bu kez sesini duyduğumuz Ada. Ayrılıktan hemen sonra, Alper’e söylemeden onun annesi Müzeyyen’i ziyaret etmiş, Alper’in doğduğu evi ve çocukluğunun geçtiği kasabayı görmüş; Müzeyyen Hanım’a da bunu oğluna söylemeyeceğine dair yemin ettirmiştir. Ada’nın çocuk Alper’i dizine yatırıp ona hikâye anlattığını hayal etmesi, filmin en şefkatli anlarından. Soundtrack albümündeki “Sen Oradaydın” ve “Sen Dizime Yattın” adlı enstrümantal parçalar da bu cümlelerle aynı adı taşıyor.

10. “Başka bir yaşamda başka bir mutlu son”

  • Ada: Kafamda bir hikâye. Bilirsin, bunu çok severdim. İkimize bir mutlu son yazdım sonra. O evde seninle birlikte oturduk… Sustuk… Yanımda durdun sessizce. Burası sondu. Başka bir yaşamdı. Sadece biz vardık. Bana baktın… Mavi ve telaşsız. Sustuk. Başka bir yaşamda başka bir mutlu son. Biz bunu hak etmiştik… Hikâyemiz orada bir yerde. Hep benimle duracak. Dayanabilmemin tek yolu bu çünkü.

Ada’nın monoloğu sürüyor ve ilk maddedeki “mavi bir telaş” burada “mavi ve telaşsız” olarak geri dönüyor: Ada’nın hayalinde Alper sonunda telaşını bırakabilmiş. Gerçek hayatta yaşanamayan mutlu son, başka bir yaşama ertelenmiş. Hemen ardından Ada, Alper’in evinden yanına aldığı küçük bir 45’lik plaktan söz eder; böylece Alper’in cebindeki tokanın karşılığı Ada’nın evinde saklanan bir plak olur.

11. “Hep ıssız kalacaksın”

  • Ada: Biliyorum sevgilim. Hiç kimse yok, olmayacak. Başkalarının çocuklarını, hayatlarını, bedenlerini ödünç alacaksın… Geri vermek üzere ve hep ıssız kalacaksın.

Ada sinemaya girmesini söyleyince Alper, girmeyeceğini, onu bekleyen biri olduğunu söyler. Ardından yalan söylediğini itiraf eder: kimse yoktur. Ada’nın cevabı ise filmin adını açıklayan cümle olur. Alper’in elinden tuttuğu çocuk da başkasının çocuğudur; “ödünç alacaksın” sözü sahnenin içinde somut bir karşılık bulur.

12. Havuçlu tarçınlı kekin tarifi

  • Ada: Bu arada havuçlu tarçınlı kekin tarifini verecektin bana… hatırladın mı? (…) Ben buldum tarifi… bir kitaptan. Yapıp yedik afiyetle. Seninki kadar güzel olmadı tabii. Ama olacak, umut var. Azmettim, başaracağım.

Filmin başında Alper, Ada’nın dükkânına elinde havuçlu tarçınlı bir kekle gelmiş, sonra da onu akşam yemeğine “havuçlu tarçınlının bütün sırları” vaadiyle davet etmişti. Tarif bir türlü verilmemiş, hep “sırası gelecek” denip ertelenmişti. Vedalaşırken Ada’nın bunu gülümseyerek hatırlatması, hem bir sitem hem de bir iyileşme işareti: Ada tarifi başka yerde bulmuş, aynı lezzeti yakalayamasa da denemeye devam ediyor. İlişkinin kendisi gibi, eksik kalmış ama unutulmamış bir tarif.

Gri mermer görünümlü bir masada beyaz tabakta üzeri kremalı bir dilim havuçlu kek ve yanında bir fincan kapuçino
Fotoğraf: Gerda Arendt, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons

Issız Adam film şarkıları

Issız Adam’ı bu kadar sevilen bir film yapan şeylerden biri de müzikleri. Alper eski Türkçe pop plakları toplayan bir koleksiyoncu; ilk akşam yemeğinde pikaba Nil Burak’ın “Yalnızım Ben” plağını koyuyor, ardından Ada’ya plağın sesinin neden daha canlı geldiğini anlatıyor. Filmin şarkıları, Kasım 2008’de Most Production etiketiyle yayımlanan Issız Adam – Film Müzikleri albümünde toplandı. Albümdeki şarkılar şunlar:

  • Ayla Dikmen – Anlamazdın: Filmle yeniden keşfedilen ve albümün en çok öne çıkan şarkısı. Ada ile Alper’in “zamanda yolculuk” gibi diye gittikleri eski usul mekânda çalıyor, film de yine bu şarkıyla kapanıyor.
  • Semiramis Pekkan – Bana Yalan Söylediler: Filmin açılışında duyulan şarkı.
  • Nil Burak – Yalnızım Ben: Alper’in Ada’ya ilk akşam plaktan dinlettiği şarkı.
  • Sibel Egemen – Yalnız Adam
  • Hümeyra – Tutsana Ellerimi
  • Michel Fugain – Une Belle Histoire
  • Aria – enstrümantal parçalar: Issız Adam (Ana Tema), Sen Oradaydın (Ana Tema, çello versiyon), Sen Dizime Yattın, Elimi Tut (Ana Tema, vokal versiyon), Kulüpte 1, Kulüpte 2, İlk Sevişme (piyano versiyon), Beyoğlu (piyano versiyon).
Pikapta dönen turkuaz renkli bir plak ve plağın üzerine inmiş iğne kolu
Fotoğraf: M. Johnson, CC BY 2.0, Wikimedia Commons

Aria’nın parça adları dikkatle bakınca filmin replikleriyle konuşuyor: “Sen Oradaydın” ve “Sen Dizime Yattın” Ada’nın son monoloğundan, “Elimi Tut” ise ilk sevişme sahnesinde Ada’nın Alper’e söylediği cümleyi hatırlatıyor. Ayla Dikmen ve Semiramis Pekkan şarkılarının sözlerini sitemizdeki şarkı sayfalarında okuyabilirsiniz.

Alper’in mutfağı ve Beyoğlu

Filmin büyük bölümü Beyoğlu’nda geçiyor: Ada ile Alper bir sahafta tanışıyor, Ada’nın kostüm dükkânı Taksim’de, Alper’in restoranı Tünel’de. Restoran sahnelerinin çekildiği mekân, Asmalımescit’teki Leblon 11’di; 2008’deki gazete haberlerine göre film vizyona girdikten sonra mekân, filmden çıkıp soluğu orada alan izleyicilerle dolup taşmıştı. Filmde de Alper’in restoranından “Tünel’deki en son keşfim Leblon” diye söz eden bir yemek yazısı okunuyor.

Açık mutfaklı bir restoranda beyaz önlüklü ve şapkalı aşçıların tezgâhta yemek hazırlaması
Fotoğraf: Paul Keller, CC BY 2.0, Wikimedia Commons

Alper’in yemek felsefesi de birkaç sahneye yayılmış durumda: ilk akşam Ada’ya bir yemeğe her şeyin konamayacağını, her sebzenin pişme süresinin farklı olduğunu, şaraptan önce yemeğin tadına bakılması gerektiğini anlatıyor. Kimseye kolay açılmayan Alper’in insanlara yakınlaşabildiği alan mutfak gibi görünüyor. Annesi Müzeyyen’in İstanbul’dan ayrılmadan önce sabah erkenden kalkıp yaptığı yaprak sarma ise filmde bir annenin sevgisini sözsüz anlatmasının en sıcak örneklerinden.

Bu yazının kaynakları

  • Issız Adam (2008, yön. Çağan Irmak) Türkçe altyazı metni; replikleri zaman koduyla veren altyazı tabanlı replik arşivi (issizadam.replikleri.com.tr).
  • Vikisöz, “Issız Adam” replik sayfası.
  • Selin Köfe, “Issız Adam Filminin Unutulmaz Replikleri”, Söylenti Dergi, 16 Aralık 2025.
  • Melike, “Işık-Kamera-Duygu: Bir İzlence Günlüğü V – Issız Adam (2008)”, Düşüncenin Gücü bülteni (Substack), 15 Ağustos 2025.
  • Vikipedi, “Issız Adam” maddesi; Sinemalar.com, Issız Adam film sayfası ve oyuncu listesi.
  • Evrensel, “Issız Adam yeniden beyaz perdede: İşte vizyon tarihi”, 27 Haziran 2025.
  • Aysel Yaşa, “Issız Adam Leblon’u uçurdu”, Yeni Şafak Pazar eki, 29 Kasım 2008.
  • Issız Adam – Film Müzikleri albüm şarkı listesi: Turkpopmuzik.net, Discogs verisine dayanan plak satıcısı kayıtları ve IMDb film müzikleri sayfası.

Replik okumaya devam etmek isterseniz okul sıralarının efsane diyaloglarını Hababam Sınıfı replikleri sayfamızda, yüzyıllık perde mizahını ise Hacivat Karagöz replikleri yazımızda bulabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Issız Adam’ın en ünlü repliği hangisi?

En çok alıntılanan replik, Ada’nın ayrılık sahnesinde Alper’e söylediği “Karda donmak üzeresin, uyumak tatlı geliyor ama sen öldüğünün farkında değilsin.” cümlesidir. Alper’in iç sesinden duyulan saç tokası itirafı ve Ada’nın “Hiç kimse yok, olmayacak… hep ıssız kalacaksın.” sözü de en sık paylaşılan replikler arasındadır.

“Karda donmak üzeresin” repliğini kim söylüyor?

Bu repliği Melis Birkan’ın canlandırdığı Ada söyler. Alper ayrılmak istediğini söyleyip kimsenin hayatına dahil olmak istemediğini anlattıktan sonra Ada, “Bir şey söyleyeceğim, sonra da gideceğim” diyerek bu cümleyle vedalaşır.

Issız Adam filmindeki şarkılar hangileri?

Film müzikleri albümünde Ayla Dikmen’in “Anlamazdın”, Semiramis Pekkan’ın “Bana Yalan Söylediler”, Nil Burak’ın “Yalnızım Ben”, Sibel Egemen’in “Yalnız Adam”, Hümeyra’nın “Tutsana Ellerimi” ve Michel Fugain’in “Une Belle Histoire” şarkıları ile Aria grubunun enstrümantal tema müzikleri yer alır.

Issız Adam ne zaman vizyona girdi, başrollerde kimler var?

Çağan Irmak’ın yazıp yönettiği Issız Adam, 7 Kasım 2008’de vizyona girdi ve 27 Haziran 2025’te yeniden sinemalarda gösterildi. Başrollerde Cemal Hünal (Alper) ve Melis Birkan (Ada) yer alır; Alper’in annesi Müzeyyen’i Yıldız Kültür canlandırır.

Issız Adam’daki restoran gerçek bir mekân mı?

Evet. 2008’deki gazete haberlerine göre filmde Alper’in restoranı olarak kullanılan ana mekân, Beyoğlu Asmalımescit’teki Leblon 11’dir. Film vizyona girdikten sonra mekân, izleyicilerin uğrak yeri hâline gelmişti.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.