Yazan
Editör · Sözleri.co
- 1992 İstanbul doğumlu
- Radyo ve Televizyon mezunu
- Tam zamanlı editör
Hilal Can, 1992 yılında İstanbul’da doğdu. Radyo ve televizyon eğitimi aldı. Sözleri.co’da tam zamanlı editör olarak şarkı sözü sayfalarını, şiir ve kitap alıntılarını ve kültür yazılarını hazırlar. Edebiyat, şiir, sanat, felsefe, psikoloji ve bilim alanlarına ilgi duyar.
- Edebiyat
- Şiir
- Sanat
- Felsefe
- Psikoloji
- Bilim
Son güncelleme: 29 Ekim 2026
Princeton’da derslere girmeyen dâhi bir öğrenciden Nobel kürsüsüne uzanan bir hayat… Ron Howard’ın 2001 yapımı filmi A Beautiful Mind, Türkiye’deki adıyla Akıl Oyunları, matematikçi John Nash’in hikâyesini hem zekâsı hem de kalbiyle anlattı. Bu yazıda en sevilen Akıl Oyunları repliklerini bir araya getirdik: Nash’ten Alicia’ya, Charles’tan Dr. Rosen’a 15 unutulmaz söz, İngilizce asılları ve geçtikleri sahnelerle.
Replikleri filmdeki sıralarına göre dizdik. Türkçe metinlerde filmin Türkçe altyazılarını esas aldık ve her birini İngilizce diyaloglarla karşılaştırdık. Kopyala düğmesi repliği orijinaliyle birlikte tek dokunuşla alır. Uzay ve bilim üzerine bir başka duygusal film arıyorsanız Interstellar replikleri yazımıza da göz atabilirsiniz.
Akıl Oyunları (A Beautiful Mind) hakkında kısa bilgi
İçindekiler
1. Kravatının bu kadar kötü olmasının matematiksel bir açıklaması olabilir
Hansen: Sağol.
Orijinali: “There could be a mathematical explanation for how bad your tie is.”
Nerede geçer: Princeton Üniversitesi, karşılama partisi (Eylül 1947) · Karakter: John Nash (Russell Crowe) ve Martin Hansen (Josh Lucas)
Sahne: Princeton’a yeni gelen burslu öğrenciler ilk akşam bir partide bir araya gelir. Herkes Carnegie bursunu paylaşan Hansen’i tebrik ederken Nash, rakibine kendince bir “iltifat” eder.
Neden unutulmaz? Nash’in insanlarla ilişkisini ilk cümlede anlatan bir replik: Esprili mi, kaba mı, yoksa sadece dürüst mü olduğu tam anlaşılmıyor. Russell Crowe’un yüzündeki ciddiyet sahneyi daha da komik yapıyor. Filmin henüz üçüncü dakikasında, karşımızdaki adamın sıradan bir öğrenci olmadığını anlıyoruz.
2. Gerçekten yeni bir fikir bulmalıyım
Charles: Ancak o sayede…
Nash: Önemli olabilirsin.
Orijinali: “Find a truly original idea. It is the only way I will ever distinguish myself. It is the only way I will ever… matter.”
Nerede geçer: Princeton, yurt odası · Karakter: John Nash (Russell Crowe) ve Charles Herman (Paul Bettany)
Sahne: Edebiyat öğrencisi olduğunu söyleyen oda arkadaşı Charles, Nash’in neden derslere girmediğini sorar. Nash, başkalarının fikirlerini ezberlemek yerine “yaygın dinamikleri” inceleyip kendine ait bir buluş peşinde olduğunu anlatır.
Neden unutulmaz? Filmin bütün hikâyesini başlatan tutku bu cümlede: Önemli biri olmak, iz bırakmak. Charles’ın cümleyi Nash’in yerine tamamlaması o an iki arkadaş arasındaki uyum gibi görünür; filmin ortasında ise bambaşka bir anlam kazanır. Hırsla ilgili sözler arayanların sık paylaştığı bir replik; benzer bir iç hesaplaşma için ego ile ilgili sözler derlememize de göz atabilirsiniz.
3. Dersler ancak kafa bulandırır
Hansen: Korkuyor musun?
Nash: Dehşete düştüm. Bittim. Dondum kaldım. Aptala döndüm senin yüzünden.
Orijinali: “Classes will dull your mind. Destroy the potential for authentic creativity.”
Nerede geçer: Princeton, kampüs avlusu · Karakter: John Nash (Russell Crowe) ve Martin Hansen (Josh Lucas)
Sahne: Arkadaşları avluda go oynarken Nash güvercinlerin peşinde dolaşır; hareketlerini tanımlayan bir algoritma çıkarmaya çalışmaktadır. Hansen, derslere hiç girip girmeyeceğini sorunca bu cevabı alır.
Neden unutulmaz? Öğrencilerin en sevdiği Akıl Oyunları sözlerinden biri, ama bağlamıyla birlikte okumak gerek: Nash derslere girmez çünkü kimsenin henüz düşünmediği bir şeyi arıyordur. Hansen’le arasındaki alaycı atışma, ileride birbirini en iyi anlayan iki eski rakibin dostluğuna dönüşecek. Aynı “Korkuyor musun?” sorusu yıllar sonra filmin sonuna doğru yeniden karşımıza çıkar.
4. Sorun bende değil, sorun onlarda
Charles: Sorun bende değil. Sorun sende de değil. Sorun onlarda.
Charles: Cevap uyum göstermek değil. Cevap orada… çalıştığın yerde.
Orijinali: “It’s not my problem. And it’s not your problem. It’s their problem. […] It’s out there… where you’ve been working.”
Nerede geçer: Princeton, yurt odası · Karakter: John Nash (Russell Crowe) ve Charles Herman (Paul Bettany)
Sahne: Aylardır özgün bir fikir bulamayan Nash, öfkeyle başını pencere camına vurur ve alnı kanar. Charles önce onu sakinleştirmeye çalışır, sonra bütün çalışma masasını pencereden aşağı fırlatır.
Neden unutulmaz? Akıl Oyunları’nda baskı altındaki bir zihnin en çıplak hâlini gördüğümüz sahne. Charles’ın cesaret veren sözleri, Nash’e kendine güvenmeyi hatırlatır. Ne var ki filmi ikinci kez izleyenler bu sahnede çok farklı ayrıntılar fark eder.
5. Adam Smith yanılıyordu
Nash: Çünkü en iyi sonucu almak için gruptaki herkes hem kendisi, hem de gruptaki diğerleri için en iyiyi yapmalı.
Nash: Yaygın dinamikler. Adam Smith… yanılıyordu.
Orijinali: “The best result will come from everybody in the group doing what’s best for himself and the group. Governing dynamics. Adam Smith was wrong.”
Nerede geçer: Princeton, öğrenci barı · Karakter: John Nash (Russell Crowe) ve arkadaşları
Sahne: Barda arkadaşları bir grup kızla tanışmaya hazırlanırken Nash, herkesin aynı kıza ilgi göstermesi hâlinde kimsenin kazanamayacağını fark eder. Arkadaşlarına durumu anlatır anlatmaz masadan kalkıp kâğıtların başına koşar.
Neden unutulmaz? Filmdeki en ünlü “aydınlanma” anı. Senaryo, Nash dengesi olarak bilinen fikrin ortaya çıkışını basitleştirerek bir bar sahnesine taşıyor; gerçekte Nash, 1950’de Princeton’da “Non-Cooperative Games” (İşbirliksiz Oyunlar) adlı doktora teziyle bu kavramı ortaya koydu. Az önceki kütüphane sahnesinde söylediği “Rekabet ortamında, birileri daima kaybeder.” cümlesiyle birlikte okununca fikrin nasıl olgunlaştığı daha iyi anlaşılır.
6. Tanrı bir ressam olmalı
Nash: Demek sen de ressamsın.
Orijinali: “God must be a painter. Why else would we have so many colors?”
Nerede geçer: Vali konağında bir resepsiyon · Karakter: Alicia (Jennifer Connelly) ve John Nash (Russell Crowe)
Sahne: MIT’de ders veren Nash, öğrencisi Alicia’yla bir resepsiyonda balkona çıkar. Alicia ona gökyüzünde istediği herhangi bir şekli göstermesini ister; Nash da yıldızları birleştirerek bir şemsiye çizer.
Neden unutulmaz? Matematikçinin dünyası ile ressamın dünyasının buluştuğu romantik bir an. Replik, filmin ilerleyen bir sahnesinde güzel bir karşılık bulur: Nash, Alicia’ya ışığı renklere ayıran bir cam hediye ederken bu cümleyi hatırlatır; Alicia “Dinlemiyorsun sanmıştım.” deyince Nash “Dinliyordum.” der. Gökyüzüne dair daha fazla güzel cümle için yıldız ile ilgili sözler yazımıza bakabilirsiniz.
7. Hiçbir şeyden emin olamazsın
Charles: Hiçbir şeyden emin olamazsın John. Emin olduğum tek şey bu.
Orijinali: “Nothing’s ever for sure, John. That’s the only sure thing I do know.”
Nerede geçer: MIT yılları · Karakter: Charles Herman (Paul Bettany) ve John Nash (Russell Crowe)
Sahne: Yıllar sonra eski oda arkadaşı Charles, bu kez yanında küçük yeğeni Marcee’yle çıkagelir. Nash ona Alicia’dan söz eder ve “Onunla evlenmeli miyim?” diye sorar.
Neden unutulmaz? Kesinliğe tutkun bir matematikçiye belirsizliği kabul etmesini öğütleyen bir cümle. Filmin geri kalanını bilen izleyici için ise replik ikinci bir anlam taşıyor: Nash’in hayatında gerçekten de hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Hayata dair kısa ve paylaşılabilir bir söz olarak listemizin en sevilenlerinden.
8. Sanırım aşk da bunun gibi bir şey
Alicia: Pekala, evrenin büyüklüğü ne kadar?
Nash: Sonsuz.
Alicia: Nereden biliyorsun? Kendin görmedin. Nasıl emin olabiliyorsun?
Nash: Emin değilim, sadece inanıyorum.
Alicia: Sanırım aşk da bunun gibi bir şey.
Orijinali: “I don’t. I just believe it.” / “It’s the same with love, I guess.”
Nerede geçer: Nash ile Alicia’nın bir buluşması · Karakter: Alicia (Jennifer Connelly) ve John Nash (Russell Crowe)
Sahne: Nash, ilişkilerinin uzun vadeli bir bağlılığı hak edip etmediğini sorar ve bunun için kanıt ister. Alicia, ona kendi bildiği dilde, evrenin sonsuzluğu üzerinden cevap verir.
Neden unutulmaz? Filmin en çok paylaşılan aşk sözü. Alicia, kanıt arayan bir zihne inancın da bir bilgi biçimi olduğunu gösteriyor. Sahnenin hemen ardından Nash evlenme teklif eder; bu konuşma, finaldeki Nobel konuşmasının da tohumu gibidir.
9. Bu nasıl bir cehennem olurdu?
Orijinali: “Imagine if you suddenly learned that the people, the places, the moments most important to you were not gone, not dead, but worse, had never been. What kind of hell would that be?”
Nerede geçer: Psikiyatri hastanesi · Karakter: Dr. Rosen (Christopher Plummer) ve Alicia (Jennifer Connelly)
Sahne: Nash bir konferans sırasında zorla hastaneye götürülür. Psikiyatrist Dr. Rosen, Alicia’ya kocasının şizofreni hastası olduğunu ve yaşadığı bazı olayların yalnızca zihninde var olduğunu anlatır.
Neden unutulmaz? Filmin kırılma noktası. Ron Howard, izleyicinin de Nash gibi kandırıldığını fark ettiği anı Christopher Plummer’ın sakin ama ağır sesine bırakıyor. Replik, hastalığı bir “delilik” klişesinden çıkarıp sevdiklerini kaybetmenin en korkunç biçimi olarak anlatıyor.
10. Birazcık eğlenemeyeceksem deli olmanın ne anlamı var?
Sol: Ama kimse…
Nash: Sakin ol, tamam. Birazcık eğlenemeyeceksem deli olmanın ne anlamı var?
Orijinali: “There’s no point being nuts if you can’t have a little fun.”
Nerede geçer: Nash’in evi · Karakter: John Nash (Russell Crowe) ve Sol (Adam Goldberg)
Sahne: Hastaneden çıkıp evine dönen Nash’i Princeton’dan eski arkadaşı Sol ziyarete gelir. Nash, boş bir köşeyi gösterip arkadaşını “Harvey”le tanıştırır gibi yapar ve Sol’un şaşkın yüzüne gülümser.
Neden unutulmaz? Ağır bir bölümün ortasında Nash’in mizah duygusunun hâlâ yerinde olduğunu gösteren küçük bir nefes. “Harvey”, 1950 yapımı Harvey filminde James Stewart’ın canlandırdığı karakterin hayalî dev tavşan arkadaşına bir göndermedir. Sahne, Nash’in kendi durumuyla dalga geçebilecek kadar güçlü olduğunu da ima eder.
11. Bundan mantıkla kurtulamazsın
Dr. Rosen: Bu, matematik değil. Dünyayı algılayışını değiştirmek için bir formül bulamazsın.
Dr. Rosen: Bundan mantıkla kurtulamazsın.
Nash: Neden olmasın?
Dr. Rosen: Çünkü problemin olduğu yer senin aklın!
Orijinali: “You can’t reason your way out of this!” / “Because your mind is where the problem is in the first place!”
Nerede geçer: Nash’in evi · Karakter: Dr. Rosen (Christopher Plummer) ve John Nash (Russell Crowe)
Sahne: Nash, Marcee’nin aradan geçen yıllara rağmen hiç büyümediğini fark eder: “Marcee gerçek olamaz. Hiç büyümüyor.” Dr. Rosen yeniden hastaneye yatmasını önerir, Nash ise hastalığı tek başına çözmeye kararlıdır.
Neden unutulmaz? Nash’in hastalığa karşı en büyük silahı olan zekâsı, burada en büyük açmazına dönüşüyor. Dr. Rosen’in cümlesi, aklıyla her şeyi çözebileceğine inanan herkese yöneltilmiş bir uyarı gibi. Benzer bir zihin ve kimlik sorgulamasını Algernon’a Çiçekler alıntıları yazımızda da bulabilirsiniz.
12. Olağanüstü bir şeylerin olabileceğine inanmaya ihtiyacım var
Alicia: Belki de seni rüyadan uyandıracak olan burası değil de burasıdır.
Alicia: Olağanüstü bir şeylerin olabileceğine inanmaya ihtiyacım var.
Orijinali: “You want to know what’s real? This, this, this. This is real.” / “I need to believe that something extraordinary is possible.”
Nerede geçer: Nash’in evi · Karakter: Alicia Nash (Jennifer Connelly)
Sahne: Nash, hastaneye dönmeden hastalığıyla kendi yöntemiyle başa çıkmak istediğini söyler. Alicia önce onun yüzüne, sonra eline dokunur; “burası değil” derken başını, “burasıdır” derken kalbini gösterir.
Neden unutulmaz? Jennifer Connelly’ye En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Oscar’ını getiren performansın zirvesi. Alicia, kocasının gerçekle hayali ayırmasına mantıkla değil sevgiyle yardım etmeyi seçer. Bu sahne, Akıl Oyunları’nın umut dolu ruhunu özetliyor; umut temalı başka cümleler için umut ile ilgili sözler derlememize göz atabilirsiniz.
13. Geçmiş kimsenin peşini bırakmaz
Nash: Hayır, gitmediler. Belki de hiç gitmeyecekler. Ama onları görmezlikten gelmeyi öğrendim ve sanırım onlar da benden umudu kesti.
Nash: Bütün rüyalarımız ve kabuslarımız için aynı şey geçerli değil mi Martin? Canlı kalmaları için onları beslemen lazım.
Hansen: Ama John, hayallerin senin peşini bırakmıyor.
Nash: Onlar benim geçmişim Martin. Geçmiş kimsenin peşini bırakmaz.
Orijinali: “Isn’t that the way it is with all our dreams and our nightmares, Martin? We’ve got to keep feeding them for them to stay alive.” / “Everybody is haunted by their past.”
Nerede geçer: Princeton, 1978 · Karakter: John Nash (Russell Crowe) ve Martin Hansen (Josh Lucas)
Sahne: Yıllar sonra Princeton’da saygın bir konuma gelmiş olan Hansen, eski rakibini kampüste karşılar. Nash, “Ben yıllanmış şarap gibiyim Martin.” diyerek yeniden ders vermek istediğini söyler.
Neden unutulmaz? Hastalıkla yaşamayı öğrenmiş bir adamın sakin bilgeliği. Nash hayalleri yok etmeyi değil, onları beslememeyi seçmiştir. Geçmişle ve pişmanlıkla ilgili en olgun Akıl Oyunları replikleri arasında yer alır.
14. Aklıma bir çeşit rejim yaptırıyorum
Nash: Aklıma bir çeşit rejim yaptırıyorum. Bazı şeylere olan iştahımı dizginliyorum. Kalıplara duyduğum iştah gibi. Belki de hayal kurmaya duyduğum iştah gibi.
Orijinali: “Like a diet of the mind, I just choose not to indulge certain appetites.”
Nerede geçer: Princeton, 1994 · Karakter: John Nash (Russell Crowe) ve Thomas King (Austin Pendleton)
Sahne: Nobel komitesinden gelen Thomas King, Nash’i Princeton’da ziyaret eder. Nash, ödül törenine çıkarsa onları utandırıp utandırmayacağını açık yüreklilikle sorar.
Neden unutulmaz? Hastalığı yenmekten değil, onunla birlikte yaşamaktan söz eden dürüst bir itiraf. İlginç bir ayrıntı: Gerçek John Nash 1970’ten sonra ilaç kullanmamıştı; yapımcılar, ilaç tedavisini bırakmayı özendiriyor gibi görünmemek için bu cümleyi bilerek ekledi. Russell Crowe’un en sade ama en etkili anlarından biri.
15. Bütün sorularımın cevabı sensin
Nash: Mantıklı nedenler sadece aşkın gizemli denklemlerinde bulunur. Bu gece burada olmamı tamamen sana borçluyum. Varlık sebebimi borçluyum. Bütün sorularımın cevabı sensin.
Orijinali: “It is only in the mysterious equations of love that any logical reasons can be found. I’m only here tonight because of you. You are the reason I am. You are all my reasons.”
Nerede geçer: Nobel Ödül Töreni, Stockholm (Aralık 1994) · Karakter: John Nash (Russell Crowe) ve Alicia Nash (Jennifer Connelly)
Sahne: Nash, Nobel Ekonomi Ödülü’nü almak için Stockholm’dedir. Kürsüde yaptığı kısa konuşmayı salondaki eşi Alicia’ya bakarak bitirir.
Neden unutulmaz? Filmin finali ve en çok alıntılanan konuşması. Ancak bu sahne tamamen kurgu: Gerçek John Nash, 1994’te Nobel Ekonomi Ödülü’nü John Harsanyi ve Reinhard Selten’le paylaştı ama bir kabul konuşması yapmadı. Yine de “aşkın gizemli denklemleri” ifadesi, bir matematikçinin hayatını anlatan bir film için akılda kalan, kusursuz bir kapanış.
Akıl Oyunları replikleri tablosu
Hangi replik hikâyenin hangi döneminde geçiyor? Listeyi Nash’in hayatının dört durağına göre şöyle özetleyebiliriz:
2. Gerçekten yeni bir fikir bulmalıyım
3. Dersler ancak kafa bulandırır
4. Sorun bende değil, sorun onlarda
5. Adam Smith yanılıyordu
7. Hiçbir şeyden emin olamazsın
8. Sanırım aşk da bunun gibi bir şey
10. Birazcık eğlenemeyeceksem deli olmanın ne anlamı var?
11. Bundan mantıkla kurtulamazsın
12. Olağanüstü bir şeylerin olabileceğine inanmaya ihtiyacım var
14. Aklıma bir çeşit rejim yaptırıyorum
15. Bütün sorularımın cevabı sensin
Gerçekle hayalin birbirine karıştığı hikâyeleri seviyorsanız Matrix gibi filmler listemiz, umudunu kaybetmeyen kahramanlar için de Esaretin Bedeli gibi filmler önerilerimiz tam size göre.
Gerçek John Nash kimdi?
John Forbes Nash Jr. 13 Haziran 1928’de Batı Virginia’nın Bluefield kasabasında doğdu. Carnegie Teknoloji Enstitüsü’nden sonra Princeton’da doktorasını tamamladı; 1950’de yazdığı “Non-Cooperative Games” tezi, bugün Nash dengesi olarak bilinen kavramı ortaya koydu. 1957’de Alicia Lardé ile evlendi; 1959’dan itibaren şizofreninin belirtileriyle uzun yıllar mücadele etti. Çift 1963’te boşandı, ama Alicia onu hiç yalnız bırakmadı ve 2001’de yeniden evlendiler.
Nash, 1994’te Nobel Ekonomi Ödülü’nü, 2015’te ise kısmi diferansiyel denklemler üzerine çalışmalarıyla Louis Nirenberg’le birlikte Abel Ödülü’nü aldı. 23 Mayıs 2015’te, Norveç’teki Abel töreninden dönerken Alicia’yla birlikte New Jersey’de geçirdikleri bir taksi kazasında hayatını kaybetti.
Akıl Oyunları replikleri mini testi
Filmi ne kadar iyi hatırlıyorsunuz? Beş soruyu cevaplayın, sonra cevapları açıp kontrol edin.
1. Nash, Nash dengesi fikrine filmde hangi sahnede ulaşır?
Cevabı göster
Arkadaşlarıyla gittiği barda. Herkesin aynı kıza yönelmesi hâlinde kimsenin kazanamayacağını fark eder ve “Adam Smith yanılıyordu.” der.
2. “Tanrı bir ressam olmalı” cümlesini kim söyler?
Cevabı göster
Alicia söyler. Nash daha sonra ona ışığı renklere ayıran bir cam hediye ederken bu sözü hatırlatır.
3. Nash, Marcee’nin gerçek olmadığını nasıl anlar?
Cevabı göster
Aradan yıllar geçmesine rağmen kızın hiç büyümediğini fark eder: “Marcee gerçek olamaz. Hiç büyümüyor.”
4. Nash’in Sol’u tanıştırdığı “Harvey” kimdir?
Cevabı göster
Var olmayan bir arkadaş. İsim, 1950 yapımı Harvey filmindeki hayalî dev tavşana bir göndermedir.
5. Gerçek John Nash, Nobel Ekonomi Ödülü’nü hangi yıl ve kimlerle paylaştı?
Cevabı göster
1994’te, John Harsanyi ve Reinhard Selten’le birlikte.
Daha fazla sinema keyfi için repliğinden Türk filmini bil testimizi de çözebilirsiniz.
Akıl Oyunları fragmanı
Filmin sinema fragmanını, uluslararası dağıtımı üstlenen DreamWorks markasının bugünkü sahibi Amblin Entertainment’ın resmî YouTube kanalından ekledik.
A Beautiful Mind (Akıl Oyunları) sinema fragmanı
Kaynaklar
Bilgileri şu kaynaklarla karşılaştırdık:
Başka yabancı film replikleri için Fight Club replikleri ve Interstellar replikleri yazılarımıza bakabilirsiniz. Sinemanın her döneminden seçmeler efsane replikler listemizde, bütün replik yazılarımız ise Film Replikleri kategorimizde.
Sık sorulan sorular
Akıl Oyunları’nın en ünlü repliği hangisidir?
En bilinen Akıl Oyunları replikleri arasında Nobel konuşmasındaki “Mantıklı nedenler sadece aşkın gizemli denklemlerinde bulunur” cümlesi, Alicia’nın “Olağanüstü bir şeylerin olabileceğine inanmaya ihtiyacım var” sözü ve evren üzerinden aşkı anlattığı “Sanırım aşk da bunun gibi bir şey” konuşması ilk sırada gelir.
Akıl Oyunları gerçek bir hikâye mi?
Film, matematikçi John Nash’in hayatını anlatan Sylvia Nasar’ın 1998 tarihli biyografisinden uyarlandı; ancak pek çok ayrıntı değiştirildi. Charles, Marcee ve Parcher senaryo için yaratılmış karakterlerdir ve gerçek Nash’in hastalığı filmdeki gibi gözle görülen hayaller şeklinde yaşanmamıştır.
John Nash gerçekten Nobel konuşması yaptı mı?
Hayır. Nash, 1994 Nobel Ekonomi Ödülü’nü John Harsanyi ve Reinhard Selten’le paylaştı ama bir kabul konuşması yapmadı. Filmdeki Stockholm konuşması ve öncesindeki kalem töreni sahnesi senaryo için yazıldı.
Akıl Oyunları kaç Oscar kazandı?
Film sekiz dalda aday gösterildi ve dört Oscar kazandı: En İyi Film, En İyi Yönetmen (Ron Howard), En İyi Uyarlama Senaryo (Akiva Goldsman) ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Jennifer Connelly). Russell Crowe En İyi Erkek Oyuncu dalında aday oldu.
Gerçek John Nash ne zaman öldü?
John Nash 23 Mayıs 2015’te eşi Alicia’yla birlikte New Jersey’de geçirdikleri bir taksi kazasında hayatını kaybetti. Çift, Nash’in Louis Nirenberg’le paylaştığı Abel Ödülü’nü Norveç’te aldıktan sonra evlerine dönüyordu.