Sefiller’den 20 Alıntı: Victor Hugo’nun Unutulmaz Satırları

📁 Kitap Alıntıları 🕒 29 Eki 2026

Son güncelleme: 29 Ekim 2026

Victor Hugo’nun 1862’de yayımlanan Les Misérables’i, Türkçede Sefiller adıyla tanınır ve dünya edebiyatının en kalın, en çok okunan romanlarından biridir. Bir somun ekmek yüzünden on dokuz yıl kürek çeken Jean Valjean’ın, bir piskoposun bağışlamasıyla başlayan yeni hayatını; onu yıllarca kovalayan Müfettiş Javert’i, talihsiz Fantine’i, kızı Cosette’i, genç Marius’u ve barikattaki küçük Gavroche’u anlatır. Sefiller alıntıları da bu yüzden adalet, vicdan, yoksulluk ve aşk üzerine söylenmiş en güçlü satırlar arasında yer alır.

Aşağıda romandan 20 alıntıyı, kitaptaki sırasıyla derledik; her birinin kimin ağzından çıktığını ve hangi kısımda, hangi bölümde geçtiğini not ettik. Alıntıları romanın özgün Fransızca metninden Türkçeye aktardık. Dünya edebiyatından başka romanların en güzel satırları için dünya klasikleri kitap alıntıları derlememize de göz atabilirsiniz. Kutulardaki Kopyala düğmesiyle sözü olduğu gibi alabilirsiniz.

İçindekiler

Sefiller alıntıları bir bakışta

AlıntıKimdenRomanda nerede
“Aşağıda her zaman daha fazla sefalet…”1. Anlatıcı, Piskopos Myriel üzerineBirinci kısım “Fantine”, 1. kitap, 2. bölüm
“Suçlu, karanlığı getirendir…”2. Piskopos MyrielBirinci kısım “Fantine”, 1. kitap, 4. bölüm
“Rahibin kapısı her zaman açık olmalı…”3. Piskopos Myriel, İncil’inin kenarına yazdığı notBirinci kısım “Fantine”, 1. kitap, 6. bölüm
“Asıl tehlikeler içimizdedir…”4. Piskopos Myriel, kız kardeşineBirinci kısım “Fantine”, 1. kitap, 7. bölüm
“Artık kötülüğe değil, iyiliğe aitsiniz…”5. Piskopos Myriel, Jean Valjean’aBirinci kısım “Fantine”, 2. kitap, 12. bölüm
“Hayatın en yüce mutluluğu…”6. Anlatıcı, Piskopos Myriel’in son yılları üzerineBirinci kısım “Fantine”, 5. kitap, 4. bölüm
“Bir köle satın alan toplum…”7. Anlatıcı, Fantine üzerineBirinci kısım “Fantine”, 5. kitap, 11. bölüm
“İlk adalet vicdandır…”8. Mösyö Madeleine (Jean Valjean) ile Müfettiş JavertBirinci kısım “Fantine”, 5. kitap, 13. bölüm
“Gökyüzünden büyük manzara: ruhun içi…”9. AnlatıcıBirinci kısım “Fantine”, 7. kitap, 3. bölüm (“Bir Kafatasının İçindeki Fırtına”)
“Cosette çirkindi…”10. Anlatıcı, Cosette üzerineİkinci kısım “Cosette”, 3. kitap, 8. bölüm
“Paris’in bir çocuğu var…”11. AnlatıcıÜçüncü kısım “Marius”, 1. kitap, 1. bölüm
“Adı bilinmeyen kahramanlar…”12. Anlatıcı, Marius üzerineÜçüncü kısım “Marius”, 5. kitap, 1. bölüm
“Aşk, meleklerin yıldızlara selamıdır…”13. Marius’un Cosette için yazdığı defterDördüncü kısım “Plumet Sokağı İdili ve Saint-Denis Sokağı Destanı”, 5. kitap, 4. bölüm
“Aşkın bir yere varması…”14. Anlatıcı, Marius ile Cosette üzerineDördüncü kısım, 8. kitap, 2. bölüm
“Yere düştüm, suç Voltaire’in…”15. Gavroche, barikatın önündeBeşinci kısım “Jean Valjean”, 1. kitap, 15. bölüm
“Granit olmak ve şüphe etmek…”16. Anlatıcı, Javert’in iç dünyasıBeşinci kısım “Jean Valjean”, 4. kitap, 1. bölüm (“Javert Raydan Çıktı”)
“Sevmek ya da sevmiş olmak, bu yeter…”17. AnlatıcıBeşinci kısım “Jean Valjean”, 6. kitap, 2. bölüm
“Ölmek bir şey değil…”18. Jean ValjeanBeşinci kısım “Jean Valjean”, 9. kitap, 5. bölüm
“Birbirinizi hep çok sevin…”19. Jean Valjean, Cosette ve Marius’aBeşinci kısım “Jean Valjean”, 9. kitap, 5. bölüm
“O uyuyor…”20. Adsız bir el, mezar taşınaBeşinci kısım “Jean Valjean”, 9. kitap, 6. bölüm

Sefiller künyesi: roman ne anlatıyor?

  • Yazar: Victor Hugo (1802–1885), Fransız şair, romancı ve oyun yazarı
  • Özgün adı: Les Misérables; ilk baskı A. Lacroix, Verboeckhoven et Cie, Brüksel ve Paris, 1862
  • Yazıldığı yer: Roman büyük ölçüde, Hugo’nun sürgün yıllarını geçirdiği Guernsey adasındaki Hauteville House’ta tamamlandı
  • Yapısı: Beş kısım: Fantine, Cosette, Marius, Plumet Sokağı İdili ve Saint-Denis Sokağı Destanı, Jean Valjean
  • Dönemi: 1815’ten 1833’e; Waterloo Savaşı’ndan Paris’teki Haziran 1832 ayaklanmasına
  • Başlıca karakterler: Jean Valjean, Müfettiş Javert, Piskopos Myriel, Fantine, Cosette, Marius Pontmercy, Gavroche, Thénardier ailesi, Éponine ve Enjolras
  • İlk baskı illüstratörleri: Sonraki resimli baskılarda Gustave Brion, Émile Bayard ve Alphonse de Neuville’in çizimleri romanla özdeşleşti

Roman, 1815’te Toulon küreğinden çıkan Jean Valjean’ın Digne’e gelişiyle başlar. Sarı kâğıdı yüzünden kapıların yüzüne kapandığı eski mahkûmu yalnızca Piskopos Myriel evine alır; Valjean onun gümüşlerini çalar, piskopos ise onu bağışlar. Bu bağışlamayla değişen Valjean, adını değiştirip saygın bir fabrikatör olur, ölen işçisi Fantine’e verdiği sözü tutarak küçük Cosette’i Thénardier’lerin elinden kurtarır ve onu kendi kızı gibi büyütür. Bu süre boyunca peşini hiç bırakmayan Müfettiş Javert, Cosette’e âşık olan genç Marius ve 1832 barikatlarında ölen öğrenciler ile Gavroche, hikâyeyi bir aile romanından bir toplum destanına dönüştürür.

Victor Hugo’nun Bertall tarafından 1867’de çekilmiş boy fotoğrafı; koyu redingot giymiş, beyaz sakallı yazar, oymalı ahşap bir sandalyenin yanında ayakta duruyor, altta VICTOR HUGO yazısı
Görsel: Victor Hugo, Bertall’ın fotoğrafı, 1867 / Wikimedia Commons, kamu malı

Hugo, 1851’de III. Napolyon’un darbesine karşı çıktığı için Fransa’dan ayrılmak zorunda kaldı ve on dokuz yıl sürgünde yaşadı. Yıllar önce başladığı romanı Guernsey’de yeniden ele alıp bitirdi; önsözü de “Hauteville-House, 1862” imzasını taşır. Kitap, yayımlandığı gün büyük bir merakla karşılandı ve kısa sürede pek çok dile çevrildi.

1. Aşağıdaki sefalet, yukarıdaki kardeşlik

Aşağıda her zaman, yukarıdaki kardeşlikten daha fazla sefalet vardır.

Victor Hugo, Sefiller

Kimden: Anlatıcı, Piskopos Myriel üzerine · Nerede: Birinci kısım “Fantine”, 1. kitap, 2. bölüm

Roman, Jean Valjean’la değil, Digne Piskoposu Charles Myriel’le açılır. Myriel piskoposluk sarayını hastaneye bırakır, maaşının neredeyse tamamını yoksullara dağıtır; halk ona “Monseigneur Bienvenu” (Hoş Geldin Efendi) adını takar. Hugo bu kısa cümleyle, ne kadar verilirse verilsin yetmeyecek bir dünyanın fotoğrafını çeker. Myriel’e gelen bağışlar, kuru toprağa dökülen su gibi daha eline geçmeden tükenir.

2. Suçlu, karanlığı yaratandır

Bilmeyenlere elinizden geldiğince çok şey öğretin; toplum, eğitimi parasız vermediği için suçludur, ürettiği karanlıktan o sorumludur. Bu ruh karanlıkla doludur, orada günah işlenir. Suçlu, orada günahı işleyen değil, oraya karanlığı getirendir.

Victor Hugo, Sefiller

Kimden: Piskopos Myriel · Nerede: Birinci kısım “Fantine”, 1. kitap, 4. bölüm

Myriel’in sohbetlerinden aktarılan bu söz, romanın bütün tezini birkaç cümlede toplar: Suçu yalnızca bireyde değil, onu cehalete ve yoksulluğa terk eden toplumda da aramak gerekir. Hugo’nun gözünde okul, hapishanenin karşı ağırlığıdır. Birkaç bölüm sonra okuyacağımız Jean Valjean hikâyesi, bu düşüncenin canlı bir örneği olacaktır.

3. Rahibin kapısı hep açık olmalı

İşte ince fark: Hekimin kapısı asla kapalı olmamalı; rahibin kapısı ise her zaman açık olmalıdır.

Victor Hugo, Sefiller

Kimden: Piskopos Myriel, İncil’inin kenarına yazdığı not · Nerede: Birinci kısım “Fantine”, 1. kitap, 6. bölüm

Myriel’in evinin kapısında kilit yoktur, yalnızca bir mandal vardır; kız kardeşi Baptistine ile hizmetçisi Madame Magloire bu yüzden sık sık korkuya kapılır. Piskopos ise kararını bu iki satırla açıklar. Bu kilitsiz kapı, romanın kaderini belirleyen gecede, kürek mahkûmu Jean Valjean’ın içeri girdiği kapı olacaktır.

4. Asıl tehlikeler içimizdedir

Hırsızlardan da katillerden de asla korkmayalım. Onlar dışarıdan gelen tehlikelerdir, küçük tehlikelerdir. Kendimizden korkalım. Önyargılar, asıl hırsızlar onlardır; kötü huylar, asıl katiller onlardır. Büyük tehlikeler içimizdedir.

Victor Hugo, Sefiller

Kimden: Piskopos Myriel, kız kardeşine · Nerede: Birinci kısım “Fantine”, 1. kitap, 7. bölüm

Myriel, eşkıya Cravatte’ın kol gezdiği dağlara, herkesin uyarısına rağmen tek başına gider. Eşkıya ona dokunmaz, üstelik bir kilisenin çalınan hazinesini geri gönderir. Piskopos o akşam yatmadan önce bu sözleri söyler. Korkuyu dışarıdaki düşmandan içimizdeki zaaflara çeviren bu cümle, kitabın en çok alıntılanan satırlarından biridir.

5. Jean Valjean, kardeşim

Jean Valjean, kardeşim, artık kötülüğe değil, iyiliğe aitsiniz. Sizden satın aldığım şey ruhunuzdur; onu kara düşüncelerden ve yıkım ruhundan çekip alıyor, Tanrı’ya veriyorum.

Victor Hugo, Sefiller

Kimden: Piskopos Myriel, Jean Valjean’a · Nerede: Birinci kısım “Fantine”, 2. kitap, 12. bölüm

Bir somun ekmek çaldığı için girdiği kürekten on dokuz yıl sonra çıkan Jean Valjean, kendisini evinde ağırlayan piskoposun gümüş takımlarını çalar. Jandarmalar onu yakalayıp geri getirdiğinde Myriel, gümüşleri ona hediye ettiğini söyler, üstüne bir de gümüş şamdanları verir. Ardından fısıldadığı bu cümle, romanın dönüm noktasıdır: Valjean’ın yeni hayatı bu bağışlanmayla başlar. Umudu anlatan başka sözler için umut ile ilgili sözler derlememize de bakabilirsiniz.

Gustave Brion’un 1862 tarihli gravüründe Jean Valjean; eski ceketi, sırtında torbası ve elinde sopasıyla ıssız bir kırda yürüyen, sert yüzlü bir adam; çevresinde kürek zinciri ve mahkûm figürlerinden oluşan süslemeler
Görsel: Gustave Brion’un Jean Valjean gravürü, 1862 / Wikimedia Commons, kamu malı

6. Hayatın en yüce mutluluğu

Hayatın en yüce mutluluğu, sevildiğinden emin olmaktır; kendin için sevildiğinden, daha doğrusu, kendine rağmen sevildiğinden.

Victor Hugo, Sefiller

Kimden: Anlatıcı, Piskopos Myriel’in son yılları üzerine · Nerede: Birinci kısım “Fantine”, 5. kitap, 4. bölüm

Montreuil-sur-Mer’de artık saygın fabrikatör ve belediye başkanı “Mösyö Madeleine” olarak yaşayan Jean Valjean, gazetede piskoposun ölüm haberini okuyup yasa bürünür. Hugo bu bölümde Myriel’in son yıllarında gözlerini kaybettiğini ve kız kardeşinin ona bir an bile yalnız bırakmadan baktığını anlatır. Cümle, görmeyen ama sevildiğini bilen bir adamın mutluluğu üzerine yazılmıştır ve romanın en sık paylaşılan aşk tanımlarından biri hâline gelmiştir.

7. Bir köle satın alan toplum

Fantine’in bu hikâyesi nedir? Bir köle satın alan toplumdur. Kimden mi? Sefaletten. Açlıktan, soğuktan, yalnızlıktan, terk edilmişlikten, yoksulluktan. Acı bir pazarlık. Bir lokma ekmeğe bir ruh. Sefalet sunar, toplum kabul eder.

Victor Hugo, Sefiller

Kimden: Anlatıcı, Fantine üzerine · Nerede: Birinci kısım “Fantine”, 5. kitap, 11. bölüm

Kızı Cosette’i Montfermeil’deki Thénardier’lere emanet eden Fantine, gayrimeşru bir çocuğu olduğu ortaya çıkınca fabrikadaki işinden kovulur. Thénardier’lerin bitmeyen para istekleri karşısında önce saçlarını, sonra ön dişlerini satar, en sonunda sokağa düşer. Hugo bölümü Latince “Christus nos liberavit” (İsa bizi özgür kıldı) başlığıyla açar ve köleliğin kalktığı söylenen bir çağda kadınların hâlâ satıldığını haykırır.

8. İlk adalet vicdandır

“Müfettiş Javert, ilk adalet vicdandır. Bu kadını dinledim. Ne yaptığımı biliyorum.” “Ben de, sayın belediye başkanı, ne gördüğümü bilmiyorum.”

Victor Hugo, Sefiller

Kimden: Mösyö Madeleine (Jean Valjean) ile Müfettiş Javert · Nerede: Birinci kısım “Fantine”, 5. kitap, 13. bölüm

Kendisini aşağılayan bir adama karşılık verdiği için tutuklanan Fantine, karakolda Javert’in ayaklarına kapanır; Javert ona altı ay hapis cezası verir. İçeri giren belediye başkanı Madeleine, kadının serbest bırakılmasını emreder. Yasaya körü körüne bağlı polis ile vicdanını rehber edinen eski mahkûm, ilk kez burada karşı karşıya gelir. Adalet üzerine başka sözler için adalet ile ilgili sözler yazımıza göz atabilirsiniz.

Alphonse de Neuville’in 1865 tarihli çiziminde loş bir karakolda, mum ışığında masanın başında duran silindir şapkalı Javert ve polislerin önünde, beyaz elbisesiyle yere diz çökmüş, yalvaran Fantine
Görsel: Alphonse de Neuville’in çiziminde Javert’in ayaklarına kapanan Fantine, 1865 / Wikimedia Commons (Paris Musées), CC0

9. Denizden büyük, gökten büyük

Denizden daha büyük bir manzara vardır: gökyüzü. Gökyüzünden daha büyük bir manzara vardır: ruhun içi.

Victor Hugo, Sefiller

Kimden: Anlatıcı · Nerede: Birinci kısım “Fantine”, 7. kitap, 3. bölüm (“Bir Kafatasının İçindeki Fırtına”)

Madeleine, Champmathieu adında zavallı bir adamın “Jean Valjean” sanılarak yargılanacağını öğrenir. Susarsa saygın hayatını ve kasabadaki yüzlerce işçiyi koruyacak, ama masum bir adam küreğe gidecektir. Hugo, romanın en ünlü bölümlerinden biri olan bu gecelik vicdan savaşını işte bu cümleyle açar. Bölüm, edebiyatta iç monoloğun en erken ve en güçlü örneklerinden biri sayılır.

10. Mutlu olsaydı belki güzel olurdu

Cosette çirkindi. Mutlu olsaydı, belki güzel olurdu.

Victor Hugo, Sefiller

Kimden: Anlatıcı, Cosette üzerine · Nerede: İkinci kısım “Cosette”, 3. kitap, 8. bölüm

Montfermeil’deki Thénardier hanında hizmetçi gibi çalıştırılan Cosette sekiz yaşındadır, ama altı yaşında gösterir. Noel gecesi hana gelen sarı ceketli yabancı, yani Jean Valjean, onu masanın altında örgü örerken izler. Hugo, bir çocuğun yüzünden mutluluğun silinmesini iki kısa cümleyle anlatır. Bu çirkin, korkmuş kız, kitabın sonunda Paris’in en güzel genç kızlarından biri olacaktır.

11. Paris’in bir çocuğu var

Paris’in bir çocuğu, ormanın bir kuşu vardır; kuşun adı serçe, çocuğun adı gamin’dir.

Victor Hugo, Sefiller

Kimden: Anlatıcı · Nerede: Üçüncü kısım “Marius”, 1. kitap, 1. bölüm

Üçüncü kısım, Paris sokaklarının yaramaz, yoksul ve neşeli çocuğunu, “gamin”i anlatan uzun bir övgüyle açılır. Bu tipin romandaki en güzel örneği, Thénardier’lerin hiç sevmediği ve sokağa terk ettiği oğulları Gavroche’tur. Hugo onu, karnı her gün doymasa da şarkı söylemeyi hiç bırakmayan bir serçeye benzetir. Fransızcada “gavroche” kelimesi zamanla bu tür sokak çocukları için kullanılan bir cins isme dönüşmüştür.

12. Adı bilinmeyen kahramanlar

Hayat, felaket, yalnızlık, terk edilmişlik, yoksulluk; bunlar kendi kahramanları olan savaş alanlarıdır. Adı sanı bilinmeyen bu kahramanlar, bazen ünlü kahramanlardan daha büyüktür.

Victor Hugo, Sefiller

Kimden: Anlatıcı, Marius üzerine · Nerede: Üçüncü kısım “Marius”, 5. kitap, 1. bölüm

Babasının Napolyon ordusunda albay olduğunu öğrenen Marius, kralcı dedesi Gillenormand’la kavga edip evden ayrılır. Bir çatı katında, eski ceketiyle, çeviriler yaparak kıt kanaat geçinmeye başlar. Hugo bu bölümde yoksulluğu bir yenilgi olarak değil, karakteri sınayan bir savaş alanı olarak anlatır. Cümle, görünmeyen gündelik kahramanlıklara yazılmış bir övgüdür.

13. Aşk, meleklerin yıldızlara selamıdır

Evrenin tek bir varlığa indirgenmesi, tek bir varlığın Tanrı’ya dek genişlemesi: İşte aşk budur. Aşk, meleklerin yıldızlara selamıdır.

Victor Hugo, Sefiller

Kimden: Marius’un Cosette için yazdığı defter · Nerede: Dördüncü kısım “Plumet Sokağı İdili ve Saint-Denis Sokağı Destanı”, 5. kitap, 4. bölüm

Lüksemburg Bahçesi’nde gördüğü genç kıza âşık olan Marius, Cosette’in Plumet Sokağı’ndaki evini bulur ve bahçedeki taşın altına adı yazılmamış bir defter bırakır. Cosette defteri bulup okur; sayfalar aşk üzerine kısa, şiirsel düşüncelerle doludur. Bölümün başlığı da bu yüzden “Taşın Altında Bir Yürek”tir. Bu satırlar, romanın en lirik sayfalarından birinin açılışıdır.

14. Aşkın bir yere varması gerekmez

İnsanların, aşkın bir yere varmasını istemeleri tuhaf bir iddiadır.

Victor Hugo, Sefiller

Kimden: Anlatıcı, Marius ile Cosette üzerine · Nerede: Dördüncü kısım, 8. kitap, 2. bölüm

Marius ve Cosette, Plumet Sokağı’ndaki bahçede her akşam buluşur; yalnızca konuşur, el ele tutuşur ve geleceği hiç düşünmezler. Hugo, bu “tam mutluluğun sarhoşluğu”nu anlatırken onların bu aşkın nereye varacağını kendilerine sormadıklarını, kendilerini zaten varmış saydıklarını yazar. Ama bu dinginlik uzun sürmeyecek, Haziran 1832 ayaklanması ikisini de sürükleyecektir.

15. Gavroche’un son şarkısı

Yere düştüm, suç Voltaire’in; burnum derede, suç …

Victor Hugo, Sefiller

Kimden: Gavroche, barikatın önünde · Nerede: Beşinci kısım “Jean Valjean”, 1. kitap, 15. bölüm

Barikatta fişek tükenince Gavroche, kurşun yağmuru altında dışarı çıkıp ölen askerlerin fişekliklerini toplar ve her ıskalanan kurşuna alaycı bir dörtlükle cevap verir. Şarkıdaki “terre/Voltaire” ve “ruisseau/Rousseau” uyakları, devrimin suçunu filozoflara yükleyen dönemin tutucularıyla dalga geçer. Sonunda bir kurşun onu yere serer; doğrulup yeniden şarkıya başlar, ama ikinci kurşun dizeyi tamamlamasına izin vermez. Son kelime, yani “Rousseau”, hiç söylenmez.

Émile Bayard’ın çiziminde Gavroche; büyük şapkası, yırtık pantolonu ve geniş ceketiyle, yüksek duvarlar ve bir sokak fenerinin altındaki dar Paris sokağında elleri cebinde duran sokak çocuğu
Görsel: Émile Bayard’ın Gavroche illüstrasyonu / Wikimedia Commons, kamu malı

16. Granit olmak ve şüphe etmek

Granit olmak ve şüphe etmek! Yasanın kalıbına tek parça hâlinde dökülmüş bir ceza heykeli olmak ve tunç göğsünün altında birdenbire saçma, itaatsiz, neredeyse bir yüreğe benzeyen bir şey bulunduğunu fark etmek!

Victor Hugo, Sefiller

Kimden: Anlatıcı, Javert’in iç dünyası · Nerede: Beşinci kısım “Jean Valjean”, 4. kitap, 1. bölüm (“Javert Raydan Çıktı”)

Barikatta casus olduğu anlaşılan Javert’i infaz etmeyi Jean Valjean üstlenir; ama onu ara sokağa götürüp çözer ve havaya ateş ederek serbest bırakır. Kısa süre sonra Javert, yaralı Marius’u sırtında lağımlardan çıkaran Valjean’ı yakalar ama onu tutuklamak yerine gitmesine izin verir. Bütün hayatını yasanın kusursuzluğuna adamış bir adam, bir kürek mahkûmunun kendisinden daha iyi olabileceği düşüncesine dayanamaz. Bu cümleler, Javert’in Seine kıyısındaki son gecesinde zihninden geçenleri anlatır.

Gustave Brion’un 1862 tarihli gravüründe Müfettiş Javert; uzun redingotu ve silindir şapkasıyla bir kapının önünde dimdik duran adam, başlıkta süslü harflerle JAVERT yazısı, ayaklarının dibinde zincir ve prangalar
Görsel: Gustave Brion’un Javert gravürü, 1862 / Wikimedia Commons, kamu malı

17. Sevmek ya da sevmiş olmak

Sevmek ya da sevmiş olmak, bu yeter. Ardından başka bir şey istemeyin. Hayatın karanlık kıvrımlarında bulunacak başka bir inci yoktur. Sevmek, bir tamamlanıştır.

Victor Hugo, Sefiller

Kimden: Anlatıcı · Nerede: Beşinci kısım “Jean Valjean”, 6. kitap, 2. bölüm

Marius ile Cosette, Şubat 1833’te evlenir; düğün yemeği neşe içinde geçer. Hugo bu bölümde gençlerin mutluluğunu kutsar ve aşkı hayatın tek gerçek coşkusu olarak över. Aynı gecenin öteki yüzünde ise kolunu askıya alma bahanesiyle masadan kalkan Jean Valjean vardır; o, Cosette’i sevmiş olmanın bedelini yalnızlıkla ödemeye hazırlanmaktadır.

18. Ölmek bir şey değil

Ölmek bir şey değil; korkunç olan, yaşamamaktır.

Victor Hugo, Sefiller

Kimden: Jean Valjean · Nerede: Beşinci kısım “Jean Valjean”, 9. kitap, 5. bölüm

Geçmişini Marius’a itiraf eden ve Cosette’ten uzaklaştırılan Jean Valjean, yalnızlık içinde günden güne erir. Marius, kendisini barikattan kurtaranın Valjean olduğunu öğrenince Cosette’le birlikte onun evine koşar, ama çok geç kalmıştır. Valjean, hekimin “Çok geç” fısıltısının ardından Cosette’e bakarak bu cümleyi zar zor söyler. Ölümü değil, sevdiklerinden uzak geçen yaşamı asıl yıkım sayan bir adamın son itirafıdır.

19. Birbirinizi hep çok sevin

Demek gidiyorum, çocuklarım. Birbirinizi hep çok sevin. Dünyada bundan başka pek bir şey yok: birbirini sevmek.

Victor Hugo, Sefiller

Kimden: Jean Valjean, Cosette ve Marius’a · Nerede: Beşinci kısım “Jean Valjean”, 9. kitap, 5. bölüm

Valjean son dakikalarında Cosette’e çocukluğunu hatırlatır: Montfermeil’deki ormanı, elinden aldığı su kovasını, Catherine adını verdiği büyük oyuncak bebeği. Ardından ona annesinin adını söyler, Fantine, ve bu adı her anışında diz çökmesini ister. Sonra iki gence bu son öğüdü verir. Hugo’nun yüzlerce sayfa boyunca anlattığı her şey, belki de bu tek cümlede özetlenir.

Gustave Brion’un “Jean Valjean’ın Ölümü” tablosunda loş bir odada koltukta yatan beyaz saçlı Jean Valjean ve önünde diz çöküp ellerine sarılan Cosette ile Marius
Görsel: Gustave Brion, Jean Valjean’ın ölümü, 1862 / Wikimedia Commons, kamu malı

20. Adsız mezar taşındaki dörtlük

O uyuyor. Kaderi pek tuhaf olsa da yaşadı. / Meleği gidince öldü; / Her şey kendiliğinden, sessizce oldu, / Gün gidince gecenin çökmesi gibi.

Victor Hugo, Sefiller

Kimden: Adsız bir el, mezar taşına · Nerede: Beşinci kısım “Jean Valjean”, 9. kitap, 6. bölüm

Roman, Père-Lachaise Mezarlığı’nın ücra bir köşesinde, üzerinde hiçbir ad yazmayan çıplak bir taşla biter. Hugo, bir zamanlar birinin bu taşa kurşun kalemle dört dize yazdığını, yağmurun ve tozun onları çoktan sildiğini söyler. Ömrü boyunca ad değiştirerek yaşayan Jean Valjean’ın adsız bir mezarda yatması, hikâyeye yakışan sessiz bir sondur. Kader üzerine başka sözler için kader ile ilgili sözler derlememize göz atabilirsiniz.

Paylaşmak için kısa Sefiller sözleri

Mesajlarda ya da sosyal medyada paylaşmak için kısa sözleri aşağıda bir arada topladık; her kutuyu ayrı ayrı kopyalayabilirsiniz.

  • Ölmek bir şey değil; korkunç olan, yaşamamaktır.
    Victor Hugo, Sefiller
  • Aşk, meleklerin yıldızlara selamıdır.
    Victor Hugo, Sefiller
  • Sevmek ya da sevmiş olmak, bu yeter.
    Victor Hugo, Sefiller
  • Hayatın en yüce mutluluğu, sevildiğinden emin olmaktır.
    Victor Hugo, Sefiller
  • Birbirinizi hep çok sevin. Dünyada bundan başka pek bir şey yok: birbirini sevmek.
    Victor Hugo, Sefiller
  • Büyük tehlikeler içimizdedir.
    Victor Hugo, Sefiller

Mini test: Sefiller’i ne kadar hatırlıyorsunuz?

Aşağıdaki soruların cevabını görmek için soruya dokunmanız yeterli.

Jean Valjean’a gümüş şamdanları kim verir?

Piskopos Myriel. Valjean’ın çaldığı gümüşleri ona hediye ettiğini söyler, üstüne şamdanları da verir.

Jean Valjean küreğe neden düşer?

Bir somun ekmek çaldığı için. Kaçma girişimleriyle cezası on dokuz yıla uzar.

Cosette’in annesinin adı nedir?

Fantine. Valjean bu adı Cosette’e ancak ölüm döşeğinde söyler.

Gavroche son şarkısında suçu hangi iki filozofa yükler?

Voltaire ve Rousseau. “Rousseau” kelimesini söylemeye ömrü yetmez.

Hugo romanı hangi adada tamamladı?

Guernsey. Sürgün yıllarında yaşadığı Hauteville House’ta.

Sık sorulan sorular

Sefiller’in en ünlü sözü hangisidir?

En çok bilinen sözlerden biri, Jean Valjean’ın ölmeden önce söylediği “Ölmek bir şey değil; korkunç olan, yaşamamaktır” cümlesidir. Piskopos Myriel’in “Jean Valjean, kardeşim, artık kötülüğe değil, iyiliğe aitsiniz” sözü ve Marius’un defterindeki “Aşk, meleklerin yıldızlara selamıdır” satırı da en çok paylaşılanlar arasındadır.

Sefiller ne zaman ve nerede yayımlandı?

Roman 1862’de Brüksel’deki A. Lacroix, Verboeckhoven et Cie yayınevi tarafından, Paris’le eş zamanlı olarak yayımlandı. Victor Hugo kitabı büyük ölçüde sürgünde yaşadığı Guernsey adasında tamamlamıştı.

Sefiller kaç kısımdan oluşur?

Roman beş kısımdan oluşur: Fantine, Cosette, Marius, Plumet Sokağı İdili ve Saint-Denis Sokağı Destanı ve Jean Valjean. Her kısım kitaplara, kitaplar da bölümlere ayrılır.

Javert neden Jean Valjean’ı kovalar?

Javert, yasayı kusursuz ve sorgulanamaz sayan bir polis müfettişidir. Kürekten çıktıktan sonra bir çocuğun parasını alıp kaybolan Valjean’ı, kimliğini değiştirmiş kaçak bir mahkûm olarak görür ve yıllarca peşini bırakmaz. Valjean’ın onu bağışlaması, Javert’in bütün inançlarını sarsar.

Sefiller’deki illüstrasyonları kim çizdi?

Romanın 19. yüzyıldaki resimli baskılarında Gustave Brion, Émile Bayard ve Alphonse de Neuville gibi sanatçıların çizimleri yer aldı. Bayard’ın yer süpüren küçük Cosette çizimi, bugün romanın simgesi hâline gelmiştir.

Sefiller’in dünyasından sonra, bir çocuğun gözünden hayatı anlatan bir başka Fransız klasiği için Küçük Prens alıntıları, toplumun çöküşünü anlatan güçlü bir roman için Körlük alıntıları, hayatın küçük derslerini bir araya getiren seçki için hayata dair kitap alıntıları, kitap sevgisini anlatan sözler için de kitap ile ilgili sözler iyi birer durak olacaktır.

Kaynaklar

Alıntıları ve bilgileri şu kaynaklarla karşılaştırdık:

  • Victor Hugo, Les Misérables, A. Lacroix, Verboeckhoven et Cie, Brüksel, 1862
  • Victor Hugo, Les Misérables, Fransızca tam metin, beş cilt, Project Gutenberg
  • Victor Hugo, Les Misérables, Fransızca metin, Vikikaynak (Wikisource)
  • Victor Hugo, Les Misérables, İngilizce çeviri: Isabel F. Hapgood, Project Gutenberg
  • Vikisöz (Fransızca ve İngilizce), Les Misérables maddeleri
  • Wikimedia Commons, Gustave Brion, Émile Bayard ve Alphonse de Neuville illüstrasyonları ile Bertall’ın Victor Hugo fotoğrafı

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.