Yazan
Editör · Sözleri.co
- 1992 İstanbul doğumlu
- Radyo ve Televizyon mezunu
- Tam zamanlı editör
Hilal Can, 1992 yılında İstanbul’da doğdu. Radyo ve televizyon eğitimi aldı. Sözleri.co’da tam zamanlı editör olarak şarkı sözü sayfalarını, şiir ve kitap alıntılarını ve kültür yazılarını hazırlar. Edebiyat, şiir, sanat, felsefe, psikoloji ve bilim alanlarına ilgi duyar.
- Edebiyat
- Şiir
- Sanat
- Felsefe
- Psikoloji
- Bilim
Son güncelleme: 28 Ekim 2026
İnsanlık yazıyı bulduğundan beri kitaplar, bir insanın aklını ve yüreğini zamanın ötesine taşıyan en güvenilir araç oldu. Bu yüzden okumak üzerine söylenmiş sözler de en az kitapların kendisi kadar eskidir: İlk vahiy “Oku!” emriyle başlar, Cicero kütüphanesini bir bahçeye, Montaigne yolculuk azığına, Kafka içimizdeki buzları kıran bir baltaya benzetir. Kitap ile ilgili sözler, okumanın insana neler kattığını farklı çağlardan ve dillerden anlatan küçük bir kütüphane gibidir.
Bu yazıda Alak Suresi’nden ve Yunus Emre’den başlayıp Cicero, Seneca, Montaigne, Descartes, Heine, Kafka ve Borges’e, oradan Nâzım Hikmet ve Orhan Pamuk’a uzanan 24 sözü bir araya getirdik. Her sözün kime ait olduğunu ve hangi eserde geçtiğini en az iki kaynakla karşılaştırdık; yabancı dildeki alıntıları özgün metinlerinden kendimiz çevirdik. Sonda kopyalanabilir kısa kitap sözlerini, yanlış kişiye mal edilen bir okuma sözünü, küçük bir testi ve sık sorulan soruları da bulacaksınız. Romanlardan seçilmiş satırları seviyorsanız dünya klasiklerinden kitap alıntıları yazımız da bu listenin iyi bir devamı olur.
İçindekiler
24 kitap sözü bir bakışta
Kutsal metinde ve tasavvufta okumak
Listeye okumanın en eski ve en güçlü çağrısıyla başlıyoruz. Ayeti Diyanet İşleri Başkanlığı mealinden aktardık; ardından Yunus Emre’nin okumaya yön veren dörtlüğü geliyor.
1. Kur’an-ı Kerim: “Yaratan Rabbinin adıyla oku!”
Alak Suresi, 1–5. ayetler
Kaynak: Alak Suresi, 1–5. ayetler · Meal: Diyanet İşleri Başkanlığı
Alak Suresi’nin ilk beş ayeti, Hz. Peygamber’e Hira mağarasında gelen ilk vahiy kabul edilir. Vahyin “oku” emriyle başlaması ve bu emrin iki kez tekrarlanması, İslam düşüncesinde okumaya ve bilgiye verilen değerin en güçlü işareti sayılır. Aynı ayetlerde kalemin de anılması dikkat çekicidir: Okumak ile yazmak, insana bilmediğini öğreten iki kapı olarak yan yana durur.
2. Yunus Emre: “Sen kendini bilmezsen ya nice okumaktır”
Yunus Emre, İlim İlim Bilmektir
Şiir: “İlim ilim bilmektir” diye başlayan ilahi · Dönem: 13. yüzyıl sonu – 14. yüzyıl başı
Yunus Emre bu dörtlükte okumayı küçümsemez, ona bir yön verir: Okuduğu sayfalar insanı kendini tanımaya götürmüyorsa, emek boşa gitmiş demektir. Şiirin devamındaki “Okumaktan mana ne, kişi Hakk’ı bilmektir” dizesi de aynı düşünceyi sürdürür. Yedi yüzyıl önce söylenmiş bu sözler, bugün çok okuyup az düşünmenin tehlikesini anlatmak için hâlâ en sık başvurulan Türkçe dizeler arasındadır.
Antik Roma’dan kitap ile ilgili sözler
Romalı düşünürler için kitaplar hem bir sığınak hem de dikkatle seçilmesi gereken bir besindi. Bu bölümdeki sözleri Latince asıllarıyla karşılaştırarak çevirdik.
3. Cicero: “Kütüphanende bir bahçen varsa hiçbir eksiğin yok”
Cicero, Varro’ya mektup
Eser: Ad Familiares (Dostlara Mektuplar) IX.4 · Tarih: MÖ 46 · Latincesi: “Si hortum in bibliotheca habes, deerit nihil.”
Romalı hatip ve devlet adamı Cicero bu kısa cümleyi, dönemin en büyük bilginlerinden sayılan dostu Varro’ya yazdığı bir mektupta kurar. İç savaşın gölgesinde siyasetten çekilmek zorunda kalan iki adam için kitaplar ve bir bahçe, dünyanın gürültüsünden uzakta kurulabilecek en iyi hayatın özetidir. Bugün kütüphane sevgisini anlatan sözlerin çoğu, bilmeden bu iki bin yıllık cümlenin izinden gider.
4. Cicero: “Bu uğraşlar gençliği besler, yaşlılığı neşelendirir”
Cicero, Şair Archias’ın Savunması
Eser: Pro Archia Poeta, 16. paragraf · Tarih: MÖ 62 · Latincesi: “Haec studia adulescentiam alunt, senectutem oblectant…”
Cicero bu satırları, Roma vatandaşlığı tartışmalı hâle gelen şair Archias’ı mahkemede savunurken söyler. Davayı kazanmak için edebiyatın topluma ve tek tek insanlara ne kazandırdığını anlatır ve sonunda okumanın hayatın her döneminde insana eşlik eden bir dost olduğu sonucuna varır. Okuma ve kitap sevgisi üzerine yazılmış en eski ve en çok alıntılanan övgülerden biri budur.
5. Seneca: “Kitapların çokluğu insanı dağıtır”
Seneca, Lucilius’a Mektuplar
Eser: Epistulae Morales ad Lucilium, 2. mektup · Latincesi: “Distringit librorum multitudo.”
Seneca genç dostu Lucilius’a, oradan oraya atlayan bir okumanın insanı hiçbir yere götürmeyeceğini anlatır. Ona göre birkaç seçkin yazarla uzun süre kalmak ve onlardan beslenmek, yüzlerce kitabın yalnızca kapağını aralamaktan daha değerlidir. Kitaplığı dolup taşan ama başucundaki kitabı bir türlü bitiremeyen her okur, bu iki bin yıllık öğütte kendinden bir parça bulur.
Rönesans ve Aydınlanma’dan kitap sözleri
Matbaanın yaygınlaştığı yüzyıllarda kitap, bilginlerin cebinden çıkıp herkesin evine girmeye başladı. Bu dönemin yazarları okumayı bir dostluk, bir sohbet ve bir özgürlük meselesi olarak gördü.
6. Erasmus: “Önce Yunan yazarlarını, sonra giysi alacağım”
Erasmus, Jacob Batt’a mektup
Kaynak: Erasmus’un dostu Jacob Batt’a mektubu, Paris, Nisan 1500 · Latincesi: “Graecos primum auctores, deinde vestes emam.”
Rotterdamlı Erasmus’a mal edilen “Biraz param olunca kitap alırım, artarsa yiyecek ve giysi alırım” sözü kitapseverlerin en sevdiği alıntılardan biridir. Oysa Latince mektupta yiyecekten söz edilmez: Erasmus yalnızca parası gelince önce Yunanca kitap, sonra giysi alacağını yazar. Sözün asıl hâli daha sade olsa da aynı tutkuyu taşır; genç bir bilgin için kitap, sırtındaki elbiseden önce gelir.
7. Montaigne: “Bu insan yolculuğunda bulduğum en iyi azık”
Michel de Montaigne, Denemeler
Eser: Denemeler (Essais), 3. kitap, 3. bölüm “Üç Türlü Dostluk Üzerine” · Fransızcası: “C’est la meilleure munition que j’aye trouvé à cet humain voyage.”
Montaigne bu denemede insanın üç türlü dostluğunu karşılaştırır: insanlarla, kadınlarla ve kitaplarla kurduğu bağ. İlk ikisinin değişken olduğunu, kitapların ise her an el altında, sadık ve kolay ulaşılır kaldığını söyler. Ömrünün son yıllarını şatosunun kulesindeki kütüphanede geçiren bir yazarın ağzından bu söz, bir okurun kitaplara duyabileceği en sıcak teşekkürdür.
8. Francis Bacon: “Kimi kitap tadılır, kimi yutulur”
Francis Bacon, Okumak Üzerine
Eser: “Of Studies” (Okumak Üzerine), Essays · Yayımı: 1597, genişletilmiş baskı 1625
Bacon kitapları yiyeceklere benzetir: Bazılarını şöyle bir tatmak yeter, bazıları bir solukta biter, pek azı ise ağır ağır okunup üzerine düşünülmeyi hak eder. Aynı denemedeki “Okumak insanı dolu, sohbet hazırcevap, yazmak ise titiz yapar” cümlesi de en az bu söz kadar ünlüdür. Her kitabı aynı dikkatle okumak zorunda olmadığımızı hatırlatan bu öğüt, kalabalık okuma listeleri karşısında hâlâ işe yarar.
9. Descartes: “İyi kitapları okumak, geçmiş yüzyılların en seçkin insanlarıyla sohbettir”
René Descartes, Yöntem Üzerine Konuşma
Eser: Discours de la méthode (Yöntem Üzerine Konuşma), 1. bölüm · Yayımı: 1637, Leiden
Descartes bu cümleyi, gençliğinde aldığı eğitimi değerlendirdiği bölümde kurar. Eski kitapların insanı geçmişin en iyi düşünürleriyle buluşturduğunu kabul eder; ama hemen ardından yalnızca kitaplarla yetinmenin yetmeyeceğini, insanın “dünya denen büyük kitabı” da okuması gerektiğini ekler. Söz bu yüzden hem okumaya bir övgü hem de okuduğunu sorgulamaya bir çağrıdır.
10. John Milton: “İyi bir kitap, üstün bir ruhun can kanıdır”
John Milton, Areopagitica
Eser: Areopagitica · Yayımı: 1644, Londra · Aynı metinden: “İyi bir kitabı yok etmek, neredeyse bir insanı öldürmek gibidir.”
Kayıp Cennet’in şairi Milton, İngiliz Parlamentosu’nun kitapların basılmadan önce izne bağlanmasını öngören yasasına karşı bu ünlü metni yazdı. Ona göre bir kitap, yazarının aklından ve ruhundan süzülüp gelecek kuşaklara bırakılmış bir mirastır; onu yok etmek bir insanı öldürmekten pek farklı değildir. Areopagitica, düşünce ve basın özgürlüğü tarihinin temel metinlerinden biri sayılır.
11. Montesquieu: “Bir saatlik okumanın gidermediği bir kederim olmadı”
Montesquieu, Düşünceler
Eser: Mes Pensées (Düşünceler), “Kendi kaleminden Montesquieu portresi” · Fransızcası: “…n’ayant jamais eu de chagrin qu’une heure de lecture ne m’ait ôté.”
Kanunların Ruhu’nun yazarı Montesquieu, kendi karakterini anlattığı bu notlarda okumayı neredeyse bir ilaç gibi tarif eder. Burada okumak bir görev ya da gösteriş değil, insanın kendi derdinden bir süre uzaklaşıp başka bir dünyaya geçmesidir. Söz, kitapların insana verdiği en sessiz ama en sahici iyiliği bir cümleye sığdırır.
12. Thomas Jefferson: “Kitapsız yaşayamam”
Thomas Jefferson, John Adams’a mektup
Kaynak: Thomas Jefferson’ın John Adams’a mektubu, 10 Haziran 1815 · İngilizcesi: “I cannot live without books.”
İngilizler 1814’te Washington’daki Kongre binasını ve içindeki kütüphaneyi yakınca Jefferson, ömrü boyunca topladığı yaklaşık 6.500 ciltlik kitaplığını Kongre’ye sattı. Bu cümleyi, kitaplarını yolcu ettikten sonra yeni ve daha küçük bir kitaplık kurmaya başladığını anlattığı mektupta yazar. Bugünkü Kongre Kütüphanesi’nin çekirdeği, işte o satılan kitaplardır.
19. yüzyıldan kitap ve okuma sözleri
On dokuzuncu yüzyılda kitap hem büyük bir güç hem de tartışma konusuydu: Kimi yazar onu yakanları uyardı, kimi okumanın sınırlarını sorguladı, kimi de kitabı uzak diyarlara götüren bir gemiye benzetti.
13. Heinrich Heine: “Kitap yakılan yerde sonunda insan da yakılır”
Heinrich Heine, Almansor
Eser: Almansor (oyun) · Yayımı: 1821 · Almancası: “Dort, wo man Bücher verbrennt, verbrennt man auch am Ende Menschen.”
Heine bu dizeyi, Gırnata’nın düşüşünün ardından Kur’an nüshalarının meydanda yakılmasını anlatan bir sahnede, Hasan adlı bir Mağribi karakterine söyletir. Söz, yüz yılı aşkın bir süre sonra korkunç bir kehanete dönüştü: 10 Mayıs 1933’te Berlin’in Bebelplatz meydanında, Heine’nin kendi kitapları da dâhil on binlerce kitap ateşe atıldı. Bugün o meydandaki anıtın yanında bu dizeler bir levhada okunur.
14. Schopenhauer: “Okumak, başkasının kafasıyla düşünmektir”
Arthur Schopenhauer, Parerga ve Paralipomena
Eser: Parerga und Paralipomena, 2. cilt, “Kendi Başına Düşünmek Üzerine” bölümü · Yayımı: 1851
Listedeki övgülerin karşısında Schopenhauer bilerek ters köşeden konuşur. Ona göre okumak değerlidir ama insan yalnızca okuyup hiç düşünmezse, aklı başkalarının fikirlerinin gezindiği bir oyun alanına döner. Bu sert cümle, okuduklarımızı kendi düşüncemizle tartmadıkça kitapların bize tam olarak ait olmayacağını hatırlatır.
15. Victor Hugo: “Bu, onu öldürecek”
Victor Hugo, Notre-Dame’ın Kamburu
Eser: Notre-Dame de Paris, 5. kitap, 1–2. bölümler · Yayımı: 1831 (bu bölümler 1832 baskısında eklendi) · Fransızcası: “Ceci tuera cela.”
Romanda başdiyakoz Frollo bir elini basılı bir kitaba koyar, öbürüyle Notre-Dame’ın kulelerini gösterir ve bu kısa cümleyi söyler. Hugo hemen ardından yazdığı bölümde, insanlığın binlerce yıl düşüncelerini taşa, katedrallere işlediğini, matbaanın icadıyla bu görevi kitabın devraldığını anlatır. Kitabın gücünü bundan daha çarpıcı biçimde anlatan bir roman sahnesi bulmak zordur.
16. Emily Dickinson: “Kitap gibi bir fırkateyn yoktur”
Emily Dickinson, There is no Frigate like a Book
Şiir: “There is no Frigate like a Book” · Yazılışı: yaklaşık 1873 · Numarası: Johnson 1263, Franklin 1286
Hayatının büyük kısmını Amherst’teki evinden pek çıkmadan geçiren Emily Dickinson için kitaplar, dünyaya açılan gerçek bir gemiydi. Kısa şiirin devamında bu yolculuğun en güzel yanını da söyler: En yoksul insan bile hiçbir gişe parası ödemeden bu gemiye binebilir. Kitabın uzak yerlere ve başka hayatlara götüren gücünü anlatan en zarif dizelerden biridir.
17. Lewis Carroll: “Resimsiz, konuşmasız bir kitap ne işe yarar?”
Lewis Carroll, Alice Harikalar Diyarında
Eser: Alice Harikalar Diyarında, 1. bölüm · Yayımı: 1865
Edebiyatın en ünlü maceralarından biri, sıkılmış bir çocuğun bu sorusuyla başlar: Alice, ablasının okuduğu kitaba göz atar, içinde ne resim ne de konuşma bulur. Hemen ardından yeleğinden saat çıkaran beyaz tavşan görünür ve Alice kendini bir kitabın ta kendisi kadar tuhaf bir dünyada bulur. Cümle, çocukların okumayı neden resimli ve canlı hikâyelerle sevdiğini de gülümseten bir dille hatırlatır.
18. Oscar Wilde: “Kitaplar ya iyi yazılmıştır ya da kötü”
Oscar Wilde, Dorian Gray’in Portresi
Eser: Dorian Gray’in Portresi, Önsöz · Yayımı: 1891 (kitap baskısı)
Wilde bu önsözü, romanın dergideki ilk yayımından sonra “ahlaksız” bulunup sert biçimde eleştirilmesine bir cevap olarak yazdı. Kısa ve kışkırtıcı cümlelerden oluşan önsöz, sanatı ahlak dersiyle ölçmeye karşı bir manifesto gibidir. Kitapları içerikleri yüzünden yasaklama tartışmaları her açıldığında, bu cümle hâlâ ilk hatırlanan sözlerden biridir.
20. yüzyıl yazarlarından kitap ile ilgili sözler
Yirminci yüzyılın büyük yazarları okumayı en çok iç dünyayla, çocuklukla ve özgürlükle birlikte düşündü. Modern romanlardan unutulmaz satırlar için Algernon’a Çiçekler kitap alıntıları yazımıza da göz atabilirsiniz.
19. Franz Kafka: “Bir kitap, içimizdeki donmuş denize inen balta olmalı”
Franz Kafka, Oskar Pollak’a mektup
Kaynak: Kafka’nın okul arkadaşı Oskar Pollak’a mektubu, Prag, 27 Ocak 1904 · Almancası: “Ein Buch muß die Axt sein für das gefrorene Meer in uns.”
Kafka bu mektubu henüz yirmi yaşındayken yazdı. Mektubun öncesinde, insanı yalnızca mutlu eden kitaplara gerek olmadığını, bizi bir felaket gibi sarsan, derinden yaralayan kitapları okumamız gerektiğini söyler. Okumayı oyalanma değil uyanış olarak gören bu cümle, yirminci yüzyıl edebiyatının en çok alıntılanan okuma sözlerinden biri oldu.
20. Marcel Proust: “Sevdiğimiz bir kitapla geçirdiğimiz çocukluk günleri”
Marcel Proust, Okuma Üzerine
Eser: “Sur la lecture” (Okuma Üzerine) · Yayımı: 1905; 1906’da Ruskin’in Susam ve Zambaklar çevirisine önsöz olarak
Kayıp Zamanın İzinde’nin yazarı, bu denemeyi okuma üzerine bir açılış cümlesiyle başlatır. Bir kitaba dalmış çocuğun, oyuna çağrıldığı ya da sofraya oturduğu anları kesinti gibi yaşadığını, oysa yıllar sonra en çok o günleri özlediğini anlatır. Çocukken bir kitabın içinde kaybolmuş herkesin kolayca tanıyacağı bir duygudur.
21. Virginia Woolf: “Okuma konusunda verilebilecek tek öğüt”
Virginia Woolf, Bir Kitabı Nasıl Okumalı?
Eser: “How Should One Read a Book?” (Bir Kitabı Nasıl Okumalı?) · Yayımı: 1926; The Common Reader, İkinci Seri, 1932
Woolf bu denemeyi aslında bir kız okulunda verdiği konuşmadan geliştirdi. “Nasıl okumalı?” sorusuna hazır bir reçeteyle değil, okurun kendi zevkine ve yargısına güvenmesi çağrısıyla cevap verir. Okumayı uzmanların değil, her okurun kendi özgür alanı olarak gören bu cümle, okuma listelerinden bunalanlar için hâlâ iyi bir teselli.
22. Jorge Luis Borges: “Cenneti bir kütüphane biçiminde hayal ederdim”
Jorge Luis Borges, Armağanlar Şiiri
Şiir: “Poema de los dones” (Armağanlar Şiiri), El hacedor (Yaratıcı) · Yayımı: 1960
Borges, 1955’te Arjantin Ulusal Kütüphanesi’nin müdürlüğüne atandığında görme yetisini neredeyse tamamen kaybetmişti. Bu şiirde, ona aynı anda hem kitapları hem de karanlığı veren kaderin ironisini anlatır. Kütüphaneyi cennete benzeten bu iki dize, bütün hayatını kitaplara adamış bir yazarın en içten itirafı gibidir.
Türk edebiyatından kitap sözleri
Listeyi Türk edebiyatından iki ünlü satırla kapatıyoruz. Türk romanından sevilen başka cümleler için İçimizdeki Şeytan alıntıları ve Kürk Mantolu Madonna özeti yazılarımıza bakabilirsiniz.
23. Nâzım Hikmet: “Kitap okurum: içinde sen varsın”
Nâzım Hikmet, Saat 21-22 Şiirleri
Eser: Piraye İçin Yazılmış Saat 21-22 Şiirleri, 22 Eylül 1945 tarihli şiir
Nâzım Hikmet bu dizeleri Bursa Cezaevi’ndeyken, her akşam aynı saatte eşi Piraye’ye yazdığı şiirlerden birinde kurar. Okumak burada hem bir avuntu hem de özlemin bir başka yüzüdür: Şair, açtığı her kitapta sevdiğinin izini bulur. Kitapla sevgiyi aynı cümlede buluşturan bu satırlar, Türkçenin en sevilen kitap ve okuma dizelerinden biridir.
24. Orhan Pamuk: “Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti”
Orhan Pamuk, Yeni Hayat
Eser: Yeni Hayat · Yayımı: 1994, İletişim Yayınları
Orhan Pamuk’un romanı bu ilk cümleyle açılır ve bütün hikâye, anlatıcının okuduğu gizemli bir kitabın peşinden sürüklenmesini anlatır. Cümle romanın da ötesine geçip, hayatında bir kitabın dönüm noktası olduğunu düşünen okurların ortak sloganına dönüştü. Türk edebiyatının en tanınan ilk cümlelerinden biridir.
Yanlış bilinen bir okuma sözü
“İyi kitaplar okumayan bir insanın, okuma bilmeyen birine hiçbir üstünlüğü yoktur.” sözü genellikle Mark Twain’e mal edilir. Ancak Twain uzmanları ve alıntı araştırmacıları, yazarın bu cümleyi kurduğuna dair hiçbir kanıt bulamamıştır. Sözün bilinen en eski benzerleri 1914’te ABD’de çıkan bir ticari dergide ve bir çelik şirketinin iş güvenliği bülteninde, isimsiz bir slogan olarak yer alır; Twain’in adı ancak 1940’larda sözle birlikte anılmaya başlamıştır. Söz güzel bir hatırlatma olsa da sahibi bilinmemektedir.
Kısa ve kopyalanabilir kitap sözleri
Bir kitap fotoğrafının altına yazmak, kitap hediye ederken ilk sayfaya not düşmek ya da bir okuma grubuyla paylaşmak için listedeki sözlerin en kısa hâllerini bir araya getirdik.
Alak Suresi, 1
Cicero
Seneca
Francis Bacon
Montesquieu
Thomas Jefferson
Emily Dickinson
Franz Kafka
Nâzım Hikmet
Orhan Pamuk
Kitaplardan seçilmiş daha uzun cümleler arıyorsanız hayata dair kitap alıntıları listemize, çocukluğu ve okuma sevgisini birlikte anlatan bir roman için de Şeker Portakalı alıntıları yazımıza göz atabilirsiniz.
Mini test: Bu kitap sözü kimin?
Aşağıdaki soruların cevabını tahmin edin, sonra cevabı görmek için soruya dokunun.
“Bir kitap, içimizdeki donmuş denizi kıran balta olmalıdır.”
Franz Kafka. Yirmi yaşındayken arkadaşı Oskar Pollak’a 27 Ocak 1904’te yazdığı mektuptan.
“Kitapların yakıldığı yerde sonunda insanlar da yakılır.”
Heinrich Heine. 1821’de yayımlanan Almansor oyunundan; dizeler bugün Berlin’deki Bebelplatz anıtının yanında bir levhada yazılıdır.
“Ben ki Cenneti hep bir kütüphane biçiminde hayal ederdim.”
Jorge Luis Borges. Ulusal Kütüphane müdürü olduğu yıllarda yazdığı Armağanlar Şiiri’nden.
“Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti.”
Orhan Pamuk. 1994’te yayımlanan Yeni Hayat romanının ilk cümlesi.
“Sen kendini bilmezsen ya nice okumaktır.”
Yunus Emre. “İlim ilim bilmektir” diye başlayan ünlü dörtlüğünden.
Sık sorulan sorular
Kitap ile ilgili en güzel söz hangisidir?
Seçim kişiden kişiye değişse de en çok paylaşılan kitap sözleri arasında Kafka’nın “Bir kitap, içimizdeki donmuş denizi kıran balta olmalıdır.” cümlesi, Cicero’nun “Kütüphanenin yanında bir de bahçen varsa, hiçbir şeyin eksik olmaz.” sözü ve Borges’in cenneti bir kütüphaneye benzettiği dizeler yer alır. Türkçede ise Nâzım Hikmet’in “Kitap okurum: içinde sen varsın” dizesi ve Orhan Pamuk’un Yeni Hayat romanını açan “Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti.” cümlesi çok sevilir.
Okuma ile ilgili ilk ayet hangisidir?
Okuma ile ilgili ilk ayetler Alak Suresi’nin ilk beş ayetidir. Diyanet meali şöyledir: “Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı ‘alak’tan yarattı. Oku! Senin Rabbin en cömert olandır. O, kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir.” Bu ayetler Hz. Peygamber’e gelen ilk vahiy kabul edilir.
“Kitapsız yaşayamam” sözü kimin?
Söz, ABD’nin üçüncü başkanı Thomas Jefferson’ın 10 Haziran 1815’te John Adams’a yazdığı mektupta geçer: “I cannot live without books.” Jefferson bu mektubu, kitaplığını Kongre’ye sattıktan sonra yeni bir kitaplık kurmaya başladığı dönemde yazmıştır.
“Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti” cümlesi hangi kitapta geçer?
Bu cümle, Orhan Pamuk’un 1994’te yayımlanan Yeni Hayat romanının ilk cümlesidir. Roman, okuduğu bir kitabın etkisiyle hayatı altüst olan genç bir anlatıcının hikâyesini anlatır.
“İyi kitap okumayanın okuma bilmeyenden üstünlüğü yoktur” sözü Mark Twain’in mi?
Hayır. Bu sözün Mark Twain’e ait olduğuna dair bir kanıt yoktur. Alıntı araştırmacılarına göre sözün bilinen en eski benzerleri 1914’te ABD’de isimsiz bir slogan olarak yayımlanmış, Twain’e mal edilmesi ise 1940’larda başlamıştır.
Kaynaklar