İçimizdeki Şeytan Alıntıları: Sabahattin Ali’den 20 Unutulmaz Söz

📁 Kitap Alıntıları 🕒 25 Eki 2026

Son güncelleme: 25 Ekim 2026

Sabahattin Ali’nin 1940’ta yayımlanan İçimizdeki Şeytan romanı, 1930’ların İstanbul’unda geçen bir aşkın ve bir iç hesaplaşmanın hikâyesidir. Fakülteyi altı yıldır bitiremeyen, küçük bir memurlukla geçinen Ömer, vapurda gördüğü Macide’ye ilk bakışta bağlanır. Ama hayatındaki her yanlışı, onu istemediği yollara sürükleyen “içindeki şeytana” yükler. İçimizdeki Şeytan alıntıları bu yüzden hem aşkın coşkusunu hem de insanın kendinden kaçışını aynı sayfalarda taşır.

Aşağıda romanın başından sonuna 20 alıntıyı geçtikleri bölümlerin sırasıyla topladık; her birinin kimin ağzından çıktığını ve hangi sahnede söylendiğini not ettik. Alıntılar kitabın özgün metnine sadık kalınarak, yazarın kullandığı eski sözcüklerle birlikte verildi. Yazarın diğer eserlerini merak edenler için Sabahattin Ali kitapları rehberimiz iyi bir başlangıçtır. Kutulardaki Kopyala düğmesiyle sözü olduğu gibi alabilirsiniz.

İçimizdeki Şeytan alıntıları bir bakışta

AlıntıKimdenRomanda nerede
“Hayat beni sıkıyor… Her şey beni sıkıyor. Mektep…”1. Ömer, Nihat’aI. bölüm
“Şu kalabalığın içine gözlerim kapalı olarak…”2. Ömer, Nihat’aII. bölüm
“Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen…”3. Macide’nin içinden geçenlerV. bölüm
“Hayatta hiçbir şey, uğrunda ölmek için istenmez…”4. Nihat, Ömer’eVI. bölüm
“Fakat içimde öyle bir şeytan var ki… bana her…”5. Ömer, Nihat’aVI. bölüm
“Yüksek insan dışına değil, içine kıymet…”6. Şair Emin KâmilVI. bölüm
“İlkbahar gibi bir mevsimi olan bu dünya, üzerinde…”7. Ömer, kendi kendineVIII. bölüm
“Hayat dediğin başka nedir zaten? Ben şuna…”8. Veznedar Hafız Hüsamettin Efendi, Ömer’eIX. bölüm
“Bir insanın bütün varlığı ile, karmakarışık ruhu…”9. Ömer, Macide’yeX. bölüm
“Artık korkuyorum. Saadetin bizi korkutacak kadar…”10. Ömer, Macide’yeX. bölüm
“Caddedeki kalabalık beni sahiden sıktı. Ben ikide…”11. Ömer, Macide’yeXI. bölüm
“Minimini kafalarımızı ukalaca kitaplar, birbirinden…”12. Ömer, Macide’yeXI. bölüm
“Birbirimize rastlamadan evvelki hayatımız sahiden…”13. Macide, Ömer’eXII. bölüm
“Herkesin bir tek dünyası vardır, o da kendisi…”14. Ömer’in içinden geçenlerXVI. bölüm
“Kendi ruhunun pisliğini bu kadar yakından gören bir…”15. Ömer, Macide’yeXX. bölüm
“İnsanların en zayıf tarafları, sormadan…”16. BedriXXII. bölüm
“Ben sana rehber değil, ancak yoldaş olabilirdim…”17. Macide, Ömer’e yazdığı mektuptaXXVI. bölüm
“Sana kızgın değilim… Sana kızmayacak kadar seni…”18. Macide, Ömer’e yazdığı mektuptaXXVI. bölüm
“İyilik demek kimseye kötülüğü dokunmamak değil…”19. Ömer, Bedri’yeXXVIII. bölüm
“Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim…”20. Ömer, Bedri’yeXXVIII. bölüm

İçimizdeki Şeytan künyesi: roman ne anlatıyor?

Sabahattin Ali ve eşi Aliye Ali’nin yan yana poz verdiği siyah beyaz stüdyo fotoğrafı; gözlüklü ve papyon kravatlı Sabahattin Ali sağda
Görsel: Sabahattin Ali ve eşi Aliye Ali / Wikimedia Commons (kamu malı)
  • Yazar: Sabahattin Ali (1907–1948)
  • İlk yayın: Remzi Kitabevi, İstanbul, 1940
  • Tür: Roman
  • Geçtiği yer: 1930’ların İstanbul’u; Kadıköy vapurları, Köprü, Beyoğlu ve Babıâli çevresi
  • Başlıca karakterler: Ömer, Macide, Nihat, Bedri, Emine teyze, şair Emin Kâmil, veznedar Hafız Hüsamettin Efendi
  • Bugünkü baskı: Yapı Kredi Yayınları

Ömer ile Macide birbirlerine tutkuyla bağlanır ve kısa sürede evlenirler. Ancak Ömer’in kararsızlığı, para sıkıntısı ve kolay yoldan zenginlik vaat eden çevresi, bu evliliği adım adım yıpratır. Macide ise ailesini ve müzik eğitimini geride bırakmış genç bir kadın olarak, sevdiği adamın kendi içinde kaybolmasını izlemek zorunda kalır. Romanın son bölümleri, Ömer’in “şeytan” dediği şeyin gerçek adını bulmasıyla kapanır.

Kitabın yayımlandığı yıl Nihal Atsız, romandaki bazı karakterleri kendisine ve çevresine yönelik bir saldırı olarak görüp İçimizdeki Şeytanlar adlı bir broşürle karşılık vermiş, bu tartışma romanın adını edebiyat çevrelerinin ötesine taşımıştı.

İçimizdeki Şeytan romanının 1940 tarihli ilk baskı kapağı: yeşil harflerle Sabahattin Ali ve İçimizdeki Şeytan yazısı, altta İstanbul Remzi Kitabevi
Görsel: İçimizdeki Şeytan’ın 1940 tarihli Remzi Kitabevi ilk baskı kapağı / Vikipedi

1. Ömer’in can sıkıntısı: “Hayat beni sıkıyor”

  • “Hayat beni sıkıyor… Her şey beni sıkıyor. Mektep, profesörler, dersler, arkadaşlar… Hele kızlar… Hepsi beni sıkıyor… Hem de kusturacak kadar…”
    Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan

Kimden: Ömer, Nihat’a · Nerede: I. bölüm, Köprü’ye giden Kadıköy vapurunda

Roman, iki arkadaşın vapurdaki laubali sohbetiyle açılır ve Ömer daha ilk sayfada kendini bu cümleyle tanıtır. Altı yıldır bitiremediği fakülte, sıkıcı bir memurluk ve hiçbir şeye bağlanamayan bir zihin… Sabahattin Ali, kahramanının bütün dertlerini tek bir yorgun itirafın içine sığdırır; sonraki sayfalarda olan her şey bu boşluğun nasıl doldurulmaya çalışıldığının hikâyesidir.

2. İlk görüş: “Bir kuvvet beni doğru ona götürecektir”

  • “Şu kalabalığın içine gözlerim kapalı olarak karışsam bir kuvvet beni muhakkak hiç şaşırtmadan doğru ona götürecektir.”
    Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan

Kimden: Ömer, Nihat’a · Nerede: II. bölüm, vapurda gözüne ilişen genç kız için

Ömer, adını bile bilmediği bir genç kızı, yani Macide’yi gördüğü anda ona “kâinatın teşekkülünden beri” tanıdığı biri gibi bağlanır. Sözün güzelliği kadar içindeki tehlike de dikkat çeker: Ömer kendi iradesini değil, onu bir yere sürükleyen görünmez bir kuvveti anlatır. Romanın adını taşıyan fikir, ilk aşk cümlesinde bile kendini gösterir.

1935 yılında denizden görülen Galata ve Pera sırtları, ortada Galata Kulesi, önde açık deniz; renklendirilmiş cam slayt fotoğrafı
Görsel: Denizden Galata ve Pera, 1935 / Leo Wehrli, renklendirme Margrit Wehrli-Frey, ETH-Bibliothek Zürich, Wikimedia Commons (CC BY-SA 4.0)

3. Macide’nin sorusu: “Sisli ve yalpalı bir deniz”

  • “Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı?”
    Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan

Kimden: Macide’nin içinden geçenler · Nerede: V. bölüm

Balıkesir’den İstanbul’a, teyzesinin evine sığınan Macide, başına gelenleri düşünürken bu soruya varır. Ömer’in “şeytan” dediği şeyin Macide’deki karşılığı tesadüftür; ikisi de hayatlarını yönetemediklerini hisseder. Fark şuradadır: Macide bu duygudan şikâyet ederken bile onunla hesaplaşmaya çalışır.

4. Nihat’ın hayat felsefesi: “Her şey yaşamamız için olmalıdır”

  • “Hayatta hiçbir şey, uğrunda ölmek için istenmez. Her şey yaşamamız için olmalıdır.”
    Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan

Kimden: Nihat, Ömer’e · Nerede: VI. bölüm

Ömer “uğruna can verilecek bir şey” aradığını söyleyince Nihat onu bu sözle durdurur. Cümle tek başına okunduğunda sağlıklı bir öğüt gibidir; ama Nihat’ın devamında insanlara hükmetmeyi, “biraz zalim” yaşamayı övdüğünü hatırlamak gerekir. Sabahattin Ali, en akıllıca görünen sözü bile karakterinin gölgesiyle birlikte verir.

5. Romanın anahtar itirafı: “İçimde öyle bir şeytan var ki”

  • “Fakat içimde öyle bir şeytan var ki… bana her zaman istediğimden büsbütün başka şeyler yaptırıyor. Onun elinden kurtulmaya çalışmak boş… Yalnız ben değil, hepimiz onun elinde bir oyuncağız…”
    Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan

Kimden: Ömer, Nihat’a · Nerede: VI. bölüm

Kitabın adı bu konuşmadan doğar. Ömer, “daha az gülünç ve daha çok manalı bir hayat” istediğini söyler, sonra bu isteğe neden ulaşamadığını içindeki bir şeytana bağlar. Okur bu cümleyi ilk okuduğunda Ömer’e acır; romanın sonuna geldiğinde ise aynı satırı bir bahane olarak yeniden okur.

6. Şair Emin Kâmil: “Yüksek insan içine kıymet verendir”

  • “Yüksek insan dışına değil, içine kıymet verendir.”
    Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan

Kimden: Şair Emin Kâmil, Ömer’in “şeytan” sözleri üzerine · Nerede: VI. bölüm, edebiyatçıların toplandığı sohbet

Nihat’ın Ömer’i götürdüğü edebiyat sohbetinde şair Emin Kâmil, Doğu bilgeliğinden söz ederek bu cümleyi kurar. Hemen ardından Nihat’ın “Dışınızı da pek ihmal edere benzemiyorsunuz üstat” diye takılması sahneyi ironik kılar. Söz güzeldir; söyleyenin hayatı ise sözüne pek uymaz. Roman bu çelişkiyi Emin Kâmil üzerinden defalarca işler.

Yazarın kendi dizelerinde de aynı yalnızlık ve hasret duygusu vardır; romanı sevenler Sabahattin Ali şiirleri seçkimizde tanıdık bir ses bulacaktır.

7. Bir sabah umudu: “Bu dünya yaşanmaya değer”

  • “İlkbahar gibi bir mevsimi olan bu dünya, üzerinde yaşanmaya değer… Ne olursa olsun…”
    Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan

Kimden: Ömer, kendi kendine · Nerede: VIII. bölüm, Emine teyzenin evinde şafak sökerken

Meyhanedeki boş sohbetlerden kaçıp gece yarısı Emine teyzenin evine sığınan Ömer, sabaha karşı uyandığında ağaçlardan yükselen buğuyu ve aydınlanan sokakları seyrederken bunu mırıldanır. Kitabın karamsar havasında nadir rastlanan, sade bir umut cümlesidir. Hemen ardından tramvay gıcırtıları ve sabah telaşı başlar; umut da gündelik hayatın sesleri arasında kaybolur.

8. Veznedarın öğüdü: “Bugünümüze hapsolup yaşamalıyız”

  • “Hayat dediğin başka nedir zaten? Ben şuna inanıyorum ki, üç buçuk günlük ömrümüzü kendimize zehir etmemek için ne mazideki hayatımıza ve kaçırdığımız fırsatlara ne de istikbalin olmayacak hülyalarına kulak asmayarak bugünümüze hapsolup yaşamalıyız.”
    Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan

Kimden: Veznedar Hafız Hüsamettin Efendi, Ömer’e · Nerede: IX. bölüm, Ömer’in çalıştığı dairede

Ömer’in iş yerindeki yaşlı veznedar, başından geçen talihsizlikleri neşeyle anlattıktan sonra hayat görüşünü bu cümleye bağlar. Romanın en sakin bilgesi belki de bu mütevazı memurdur. Ömer’in hep geçmişte ya da hayalde yaşadığını düşününce, bu öğüdün ona ne kadar uzak düştüğü daha iyi anlaşılır.

9. Aşk itirafı: “Ne muazzam bir şeydir”

  • “Bir insanın bütün varlığı ile, karmakarışık ruhu, esrarı çözülmemiş vücudu, arzuları, itiyatları, ihtirasları, hulasa her şeyi ile size teslim olması, size iltihak etmesi ne muazzam bir şeydir!”
    Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan

Kimden: Ömer, Macide’ye · Nerede: X. bölüm

Ömer’in Macide’ye açıldığı uzun konuşmanın en coşkulu cümlesidir. “İltihak etmek” burada katılmak, birine karışıp bütünleşmek anlamındadır. Aynı konuşmada “Hiçbir insan seven bir insanın karşısında alakasız olamaz” diyerek Macide’ye neredeyse seçme hakkı tanımaz; aşkın tutkusu ile bencilliği aynı cümlelerde yan yana durur.

10. Mutluluktan korkmak: “Saadetin bizi korkutacak kadar çok olması”

  • “Artık korkuyorum. Saadetin bizi korkutacak kadar çok ve kesif olması nedir bilir misiniz?”
    Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan

Kimden: Ömer, Macide’ye · Nerede: X. bölüm, Macide’yi evine bıraktığında

Mutluluğun bile korkutucu olabileceğini anlatan bu satır, okurların en çok paylaştığı bölümlerden biridir. Ömer, içindeki hislerin “birdenbire patlayarak” onu dağıtacağından korktuğunu söyler. Bu korku romanın geri kalanında haklı çıkar: Ömer, eline geçen mutluluğu taşımayı bilmeyen bir adamdır.

11. Kalabalık ve yalnızlık: “Sadece bir yalnızlık ihtiyacı”

  • “Caddedeki kalabalık beni sahiden sıktı. Ben ikide birde böyle oluyorum, bazan bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazan da hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum. Bu nefret filan değil… İnsanlardan nefret etmeyi düşünmedim bile… Sadece bir yalnızlık ihtiyacı.”
    Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan

Kimden: Ömer, Macide’ye · Nerede: XI. bölüm

Ömer burada kendini en açık hâliyle anlatır. İnsanlara karşı duyduğu sevgi ile onlardan kaçma isteği arasında gidip gelir ve bunun nefret olmadığını özellikle vurgular. Konuşmanın devamında kendini “kış günü sokağa atılmış üç günlük bir kedi yavrusu” gibi zavallı hissettiğini söyler; romanın en çok alıntılanan benzetmelerinden biri de budur.

1935 yılında Galata Köprüsü’nden görülen Karaköy kıyısı ve Galata Kulesi, önde kürekli bir kayık ve vapur; renklendirilmiş cam slayt fotoğrafı
Görsel: Galata Köprüsü’nden Galata Kulesi ve Karaköy kıyısı, 1935 / Leo Wehrli, renklendirme Margrit Wehrli-Frey, ETH-Bibliothek Zürich, Wikimedia Commons (CC BY-SA 4.0)

12. Ay ışığında sandal: “Minimini kafalarımız”

  • “Minimini kafalarımızı ukalaca kitaplar, birbirinden çürük bilgiler, neticesi olmayan hesaplar ve Allah kahretsin, karmakarışık menfaat düşünceleri dolduruyor… (…) Buna rağmen burnumuzu kaldırmadan bozuk kaldırımlarda yürüyüp gitmekte devam ediyoruz.”
    Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan

Kimden: Ömer, Macide’ye · Nerede: XI. bölüm, mehtapta küçük bir sandalda

Macide’yle mehtaba çıktıkları gece Ömer, denizin ve ayın güzelliği karşısında modern insanın körlüğüne isyan eder. Bir süre sonra sesi ağlamaklı hâle gelir ve “Allah kahredesi hayatımız var!” diye haykırır. Sahne, Ömer’in büyük laflarla gerçek bir acıyı nasıl iç içe taşıdığını gösteren en güzel bölümlerden biridir.

13. Macide’nin cevabı: “Ne aradığımızı bilmeden aramak”

  • “Birbirimize rastlamadan evvelki hayatımız sahiden birbirimizi aramaktan başka bir şey değilmiş… Ne aradığımızı bilmeden aramak…”
    Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan

Kimden: Macide, Ömer’e · Nerede: XII. bölüm, teyzesinin evinden ayrıldığı gece

Macide, her şeyi geride bırakıp Ömer’le sabaha kadar sokaklarda kaldığı gece, Ömer’in eski sözlerine bu cümleyle hak verir. Romanın en mutlu anıdır; Macide “Tam yaşamaya başladığım bu andan itibaren beni öldü saysınlar” diyecek kadar kararlıdır. Sonraki bölümlerin karanlığı, bu sahneyi geriye dönüp okuyunca daha da hüzünlü kılar.

14. Ömer’in içe kapanışı: “Herkesin bir tek dünyası vardır”

  • “Herkesin bir tek dünyası vardır, o da kendisi… Üst tarafıyla alakadar olmaya bile değmez…”
    Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan

Kimden: Ömer’in içinden geçenler · Nerede: XVI. bölüm, Nihat’la tartışmanın ardından

Nihat’ın dünyaya hükmetme hayallerine öfkelenen Ömer, içinden bu sonuca varır. Kulağa bilgece gelen cümle aslında bir geri çekilmedir: Ömer, dünyayla uğraşmak yerine kendi kabuğuna dönmeyi seçer. Birkaç satır sonra “otlar, hayvanlar, bulutlar ve kayalar gibi” yaşamayı istemesi bu yorgunluğun ne kadar derin olduğunu gösterir.

Sabahattin Ali’nin farklı eserlerinden derlediğimiz Sabahattin Ali sözleri sayfasında, bu romandaki düşüncelerin yazarın başka kitaplarında nasıl yankılandığını görebilirsiniz.

15. Kıskançlık itirafı: “Kendi ruhunun pisliğini gören adam”

  • “Kendi ruhunun pisliğini bu kadar yakından gören bir adam başkalarının temiz olacağına inanabilir mi?”
    Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan

Kimden: Ömer, Macide’ye · Nerede: XX. bölüm

Eve döndüğünde Macide’yi Bedri’yle karşılıklı oturur bulan Ömer, kapıldığı şüpheyi bu cümleyle açıklamaya çalışır. Kıskançlığın kaynağını karşısındakinde değil kendi içinde araması dürüst bir tespittir; ama bu dürüstlük Macide’yi rahatlatmaz, aksine ondan uzaklaştırır.

16. Bedri’nin tespiti: “Düşünmeden inanmak”

  • “İnsanların en zayıf tarafları, sormadan, araştırmadan, düşünmeden, kafalarını patlatmadan inanmak hususundaki hayret verici temayülleridir.”
    Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan

Kimden: Bedri · Nerede: XXII. bölüm, Emin Kâmil’in bir şiiri üzerine konuşulurken

Macide’nin Balıkesir’deki eski müzik öğretmeni Bedri, romanın büyük bölümünde sessiz bir yan karakterdir. Emin Kâmil’in esrarlı şiirleri tartışılırken birden söz alır ve göz boyamaya dayalı sanatı bu cümleyle eleştirir. Ömer, arkadaşının sessizliğinin ardında ne kadar çok şey düşündüğünü ancak o zaman fark eder.

Dikkat: Bundan sonraki alıntılar romanın son bölümlerinden ve finalinden ayrıntılar içeriyor.

17. Macide’nin mektubu: “Rehber değil, yoldaş”

  • “Ben sana rehber değil, ancak yoldaş olabilirdim, fakat yolu ikimiz de bilmiyorduk ve birbirimize yük olmaktan, birbirimizi şaşırtmaktan başka bir şey elimizden gelmiyordu.”
    Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan

Kimden: Macide, Ömer’e yazdığı mektupta · Nerede: XXVI. bölüm

Macide, Ömer’den ayrılmaya karar verdiğinde duygularını uzun bir mektuba döker. Bu cümle, ilişkinin neden yürümediğini suçlamadan anlatır: İkisi de birbirinden kendi yolunu göstermesini beklemiştir. Romanın en olgun ve en adil sözlerinden biri, yaşadıklarının en çok yükünü taşıyan Macide’ye aittir.

18. Veda: “Neden sevdiğimi bilmeden seviyorum”

  • “Sana kızgın değilim… Sana kızmayacak kadar seni iyi tanıyorum… Sonra seni seviyorum… Neden sevdiğimi bilmeden seviyorum… Bu sevgiyi her gittiğim yere beraber götüreceğim…”
    Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan

Kimden: Macide, Ömer’e yazdığı mektupta · Nerede: XXVI. bölüm, mektubun son satırları

Mektup bu satırlarla kapanır ve Macide yazarken gözyaşlarını tutamaz. Ayrılık kararı ile süren sevgi aynı cümlede yan yana durur; Sabahattin Ali’nin kadın karakterlerine verdiği o sakin güç burada da hissedilir. Kürk Mantolu Madonna’daki Maria Puder’i sevenler bu mektupta tanıdık bir ses bulacaktır.

19. Ömer’in hesaplaşması: “İyilik demek”

  • “İyilik demek kimseye kötülüğü dokunmamak değil, kötülük yapacak cevheri içinde taşımamak demektir.”
    Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan

Kimden: Ömer, Bedri’ye · Nerede: XXVIII. bölüm, tutuklu bulunduğu yerde

Romanın son bölümünde Ömer, hayatını gözden geçirir ve “Hayatta hiçbir şey yapmış olmamak gibi korkunç ve utandırıcı bir şey var mı?” diye sorar. Bu cümle o hesaplaşmanın ahlaki özüdür: Ömer, kötülük yapmamış olmasının bir erdem değil, yalnızca fırsat bulamamanın sonucu olduğunu kabul eder.

20. Şeytanın asıl adı: “İçimizde şeytan yok”

  • “Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması… İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu… İçimizde şeytan yok… İçimizde aciz var… Tembellik var… İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var…”
    Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan

Kimden: Ömer, Bedri’ye · Nerede: XXVIII. bölüm

Kitabın bütün düğümü bu konuşmada çözülür. Başta her yanlışını içindeki şeytana yükleyen Ömer, sonunda o şeytanın bir bahane olduğunu kendi ağzıyla söyler. Sabahattin Ali’nin romana koyduğu ad böylece bir itiraftan bir eleştiriye dönüşür: Sorun kader değil, düşünmekten ve sorumluluk almaktan kaçmaktır.

Paylaşmalık kısa İçimizdeki Şeytan alıntıları

Uzun alıntıların içinden, tek başına da anlamını koruyan birkaç kısa satır:

  • “Hiçbir insan seven bir insanın karşısında alakasız olamaz.”
    Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan
  • “Kış günü sokağa atılmış üç günlük bir kedi yavrusu gibi kendimi zavallı hissediyorum.”
    Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan
  • “Hayatta hiçbir şey, uğrunda ölmek için istenmez. Her şey yaşamamız için olmalıdır.”
    Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan
  • “Hayatta hiçbir şey yapmış olmamak gibi korkunç ve utandırıcı bir şey var mı?”
    Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan
  • “İçimizde şeytan yok… İçimizde aciz var…”
    Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan
  • “Fakat beklemek lazım… Uzun zaman!”
    Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan

İçimizdeki Şeytan hakkında sık sorulan sorular

İçimizdeki Şeytan’ın konusu nedir?

Roman, fakülteyi bitiremeyen ve küçük bir memurlukla geçinen Ömer’in Macide’ye duyduğu aşkı ve bu aşkın Ömer’in kararsızlığı yüzünden nasıl sarsıldığını anlatır. Ömer her yanlışını “içindeki şeytana” yükler; romanın sonunda bunun gerçeklerden kaçmak için uydurulmuş bir bahane olduğunu kabul eder.

“İçimizdeki şeytan” sözü romanda ne anlama geliyor?

Ömer için içindeki şeytan, onu istemediği şeyleri yapmaya zorlayan görünmez bir kuvvettir. Romanın son bölümünde ise Ömer bu fikri reddeder: İçimizde şeytan değil; acizlik, tembellik, iradesizlik ve hakikatleri görmekten kaçma alışkanlığı olduğunu söyler.

İçimizdeki Şeytan ne zaman yayımlandı?

Roman ilk kez 1940’ta İstanbul’da Remzi Kitabevi tarafından yayımlandı. Sabahattin Ali’nin Kuyucaklı Yusuf (1937) ile Kürk Mantolu Madonna (1943) arasında yazdığı ikinci romanıdır.

İçimizdeki Şeytan ile Kürk Mantolu Madonna arasında bağlantı var mı?

İki roman ayrı hikâyeler anlatır, ama ikisinde de içine kapanık, kendini ifade etmekte zorlanan bir erkek kahraman ve ondan daha güçlü, daha kararlı bir kadın karakter vardır. Ömer ile Raif Efendi, kendi iç dünyalarında kaybolan iki akraba ruh gibidir.

Sabahattin Ali’nin en çok okunan romanından seçtiğimiz Kürk Mantolu Madonna alıntıları ile Kürk Mantolu Madonna özeti, Ömer ile Macide’nin hikâyesini okuduktan sonra yazarın dünyasını tamamlamak için iyi birer durak olacaktır.

Kaynaklar

Alıntıları ve bilgileri şu kaynaklarla karşılaştırdık:

  • Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1940 (ilk baskı)
  • Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan, Yapı Kredi Yayınları, 6. baskı, İstanbul, 2003
  • Vikisöz, İçimizdeki Şeytan maddesi
  • Vikipedi, İçimizdeki Şeytan maddesi
  • Goodreads, İçimizdeki Şeytan alıntıları
  • 1000Kitap, İçimizdeki Şeytan alıntıları
  • 1001 Güzel Söz, Sabahattin Ali sözleri
  • Wikimedia Commons, Sabahattin Ali ve ETH-Bibliothek Zürich arşiv fotoğrafları

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.