Ha Leylim Sözleri: En Anlamlı 15 Madde

📁 Ünlü Sözler 🕒 04 Kas 2026

Anadolu coğrafyasının asırlık kederini, sevgisini ve gurbet sızısını dile getiren kadim deyişlerin başında "Ha Leylim" nidaları gelir. Geleneksel halk ozanlarının tellerinden dökülen her nağme, dinleyeni bozkırın sessizliğinden alıp derin bir iç hesaplaşmaya götürür. Sevdayı yalnızca bir kavuşma arzusu değil, aynı zamanda sabırla yoğrulmuş bir ömür yürüyüşü olarak gören halk edebiyatı geleneğimiz, bu dizelerde ete kemiğe bürünür.

Bu özel derlemede, dillerden düşmeyen ve farklı yorumcuların sesinde yeniden can bulan ha leylim sözleri arasından öne çıkan en güçlü 15 dizeyi, kültürel arka planı ve duygusal derinliğiyle mercek altına alıyoruz. Sözlerin taşıdığı poetik ağırlık, dinleyicisine yalnızca bir ezgi değil, zamansız bir insanlık hikâyesi fısıldamaktadır.

turkish folk music baglama instrument görseli
Görsel: turkish folk music baglama instrument / Wikimedia Commons
Öğe / Şarkı / ReplikEser / AlbümYıl / SezonÖne Çıkan / Not
1. Dağlar Duman OlduGeleneksel / Derleme1974Gurbet ve ayrılık metaforu
2. Yolumuz Gurbete DüştüAnadolu Ezgileri1982Yolculuk ve hasret anlatısı
3. Gönül Kuşu Uçtu GittiSevda Türküleri1988Çaresizlik ve sabır
4. Bahçede Nar AğacıBozkırın Sesi1991Kavuşamayan aşıklar
5. Yaram Derindir EylenmezDeyişler ve Türküler1995İçsel sızı ve vefa
6. Seher Vakti Esen YellerYol Boyu Ezgiler1998Umut ve haber bekleyişi
7. Kara Tren Gecikir MiGurbet Havaları2001Geciken sevgilinin hüznü
8. Kaşların Keman GibiHalk Şiirleri Antolojisi2003Geleneksel sevgili tasviri
9. Gözlerinde Yaş KalmadıHüzünlü Notalar2006Tükenmişlik ve kabulleniş
10. Çeşmenin Başı TaşlıKöy Odası Kayıtları2009Anadolu ritüelleri
11. Bir Ah Çeksem Dağlar ErirAşkın Nefesi2012Aşığın feryadı
12. Rüzgâr Vurur SaçlarınaÇağdaş Yorumlar2015Romantik esintiler
13. Ellere Bahar GeldiDönemsel Kayıtlar2018Yalnızlığın mevsimsel zıtlığı
14. Sözümüz Vardı YarınaAkustik Dinletiler2020Tutulamayan vaatler
15. Ha Leylim Vay LeylimBüyük Derleme Serisi2022Nakaratın evrensel feryadı

1. Dağlar Duman Oldu – Sisli Yolların Çaresizliği

Albüm/Eser: Anadolu Türküleri Külliyatı · Söz/Yazar: Anonim Halk Ozanı

Dağlar başı duman oldu, ha leylim leylim / Halimiz yaman oldu, dön gel kurban olduğum.

Geleneksel Deyiş

Anadolu coğrafyasında dağların başındaki duman, aşılması imkânsız engellerin ve kaderin getirdiği puslu günlerin ilk habercisidir. Şair, sevgiliden ayrı düşüşü sadece fiziki bir mesafe olarak değil, doğanın sert koşullarının araya ördüğü görünmez bir duvar olarak kurgular. Bozkırın çetin iklimi, aşığın yüreğindeki yangınla birleşir.

Bu dizelerdeki "ha leylim" ünlemi, derin bir nefes alıp ardından dökülen çaresiz bir haykırıştır. Yolu gözlenen yar gelmedikçe sis çöker, zaman durur ve dağların heybeti altında ezilen gönül yalnızca türkünün nağmelerine sığınır. Benzer bir toplumsal hüznü ve yalnızlık duygusunu edebiyatımızda görmek için Sözler/Detay: İnce Memed’den 12 Alıntı: Yaşar Kemal’in Romanından Cümleler sayfasına göz atabilirsiniz.

2. Yolumuz Gurbete Düştü – Gurbet ve Ayrılık İkilemi

Albüm/Eser: Bozkırın Yanık Sesleri · Söz/Yazar: Anonim

Yolumuz gurbete düştü ha leylim, ayak yorulur gönül usanmaz / Gözüm yollarda kaldı, hiç kimse halim bilmez.

Yol Havaları

Gurbet teması halk türkülerimizin omurgasını oluşturur. Ekmeğinin peşinde diyar diyar gezenlerin, sevdiklerini geride bırakanların ortak feryadı bu dizede özetlenir. Ayaklar kilometrelerce yürümekten bitap düşse bile gönlün sabrı ve sadakati asla tükenmez.

Dizede geçen yalın söyleyiş, aşığın içinde bulunduğu yalnızlık kuyusunu derinleştirir. "Hiç kimse halim bilmez" ifadesi, gurbetin yalnız bir coğrafya değil, aynı zamanda anlaşılamama hali olduğunu vurgular. Yollarda dinlenecek derinlikli parçalar arıyorsanız Sözler/Detay: Yolculuk Şarkıları: Yolda Dinlenecek 20 Türkçe Şarkı içeriğimiz tam size göredir.

3. Gönül Kuşu Uçtu Gitti – Kaybedilen Sevdanın Ağıtı

Albüm/Eser: Hasret Ezgileri · Söz/Yazar: Derleme

Kafeste durmaz ha leylim, gönül kuşu uçtu gitti / Ne bir haber bıraktı, ne ardına dönüp baktı.

Halk Deyişi

Gönlün kuşa benzetilmesi, tasavvufi ve halk şiiri metaforlarının en naif olanıdır. İnsan iradesinin sevda karşısındaki acizliği, tutsak tutulamayan bir kuşa atıfla işlenir. Uçup giden aslında sadece sevgili değil, aşığın kendi yaşama hevesi ve neşesidir.

Bu dizenin editoryal ağırlığı, terk edilmenin sessizliğinde saklıdır. Gürültülü vedalar yerine sessizce kayboluşun hüznü, halk ezgisinin ritmiyle bütünleşir. Şiirsel kırgınlıkların izini modern şairlerimizde de bulmak mümkündür; benzer tondaki dizeler için Sözler/Detay: Edip Cansever Şiirleri: 10 Şiirden Kısa Dizeler derlemesini inceleyebilirsiniz.

4. Bahçede Nar Ağacı – Doğanın Sessiz Tanıklığı

Albüm/Eser: Köy Manileri · Söz/Yazar: Geleneksel

Bahçede nar ağacı, meyvesi tatlı acı / Ha leylim sen olsaydın, şu derdimin ilacı.

Geleneksel Mani

Nar simgesi, bereketin yanı sıra bin parçaya bölünen kırık kalpleri de sembolize eder. Meyvenin hem tatlı hem ekşi-acı oluşu, aşkın sunduğu tezat duyguların mükemmel bir tezahürüdür. Aşığın derdi derindir ancak dermanı tek bir yerdedir: Sevdiğinin şefkatli bakışında.

Halk edebiyatında doğa ögeleri hiçbir zaman öylesine kullanılmaz. Nar çiçeği veya meyvesi, gizlenen tutkuların ve saklı duyguların dışavurumudur. Anadolu kadınının ve erkeğinin örtük sevdası bu mısralarla gün yüzüne çıkar.

5. Yaram Derindir Eylenmez – Şifa Bulmaz Sevda

Albüm/Eser: Yara Sızısı · Söz/Yazar: Halk Ozanı

Yaram derindir eylenmez, ha leylim tabip bilmez / Bu dert öyle bir derttir ki, ağlasan da silinmez.

Türkü Sözleri

Tabibin çare bulamadığı yara, Türk halk müziğinde aşk yarasının en klasik tasviridir. Tıbbi müdahalenin veya dünyevi çözümlerin kifayetsiz kaldığı ruhsal sancı, dize boyunca yankılanır. Yaranın "eylenmez" olması, durup dinlenmeksizin kanamaya devam eden bir ıstırap halini anlatır.

Acıyı kabullenirken bile zarafeti elden bırakmayan bu söylem, Anadolu insanının acıya karşı geliştirdiği vakur duruşu simgeler. İsyan etmek yerine ezgilerle teselli aramak, kültürümüzün en dokunaklı miraslarındandır. Bu protest ve içli sesin ustalarından dinlemek isterseniz Sözler/Detay: Selda Bağcan Şarkıları: En Sevilen 15 Unutulmaz Eser listesini mutlaka keşfetmelisiniz.

6. Seher Vakti Esen Yeller – Sabaha Düşen Hasret

Albüm/Eser: Seher Yeli Türküleri · Söz/Yazar: Anonim

Seher vakti esen yeller, ha leylim yardan haber getirsin / Şu bağrıma değen rüzgâr, dertlerimi bitirsin.

Geleneksel Seher Ezgisi

Günün ağardığı seher vakti, aşıklar için muhasebe ve yakarış saatidir. Rüzgâr, gurbetteki yardan gelecek tek selamı taşıyan kutsal bir ulak kabul edilir. Gecenin karanlığını yırtan serin esinti, aşığın yanıp kavrulan sinesine serinlik getirsin diye beklenir.

Türküde "ha leylim" vurgusu, rüzgârın sesine karışan bir temenni gibi yükselir. Aşığın sabırsızlığı ile rüzgârın sakinliği arasındaki tezadın yarattığı şiirsel gerilim, dinleyicinin kalbinde kalıcı bir iz bırakır.

7. Kara Tren Gecikir Mi – Ulaşamayan Mektuplar

Albüm/Eser: Demiryolu Ağıtları · Söz/Yazar: Anonim

Kara tren gecikir, ha leylim belki hiç gelmez / Dumanı savrulur da içimdeki köz sönmez.

İstasyon Deyişleri

Sanayileşme dönemiyle birlikte trenler Anadolu insanının ayrılık ve ölüm simgelerinden birine dönüşmüştür. Askere gidenlerin, gurbete çıkanların geri dönüp dönmeyeceği meçhuldür. Rayların üzerinde tüten duman, aşığın bağrındaki ateşin dışa yansıyan bir kopyasıdır.

"Belki hiç gelmez" ifadesi, halk edebiyatında sıkça rastlanan umutsuz bekleyişin en keskin cümlelerinden biridir. Kara tren metaforu, yalnızlığı ve ötelenmişliği somutlaştırır. Benzer içten halk hikâyelerini ve isyanlarını Sözler/Detay: Ahmet Kaya Şarkıları: En Sevilen 15 Şarkı ve Hikâyeleri sayfamızda da görebilirsiniz.

8. Kaşların Keman Gibi – Zarafetin Halk Betimlemesi

Albüm/Eser: Güzelleme Defteri · Söz/Yazar: Âşık Geleneği

Kaşların keman gibi, ha leylim kirpiğin oktur / Cümle cihanı gezdim, senin gibisi yoktur.

Âşık Güzellemesi

Güzellemeler, halk edebiyatının estetik zirvesidir. Sevgilinin kaşlarının kemana, kirpiklerinin oka benzetilmesi divan edebiyatındaki mazmunlarla halk şiirinin harmanlandığı özel bir üsluptur. Aşığın kalbini yaralayan bakışlar, hem bir ceza hem de en büyük mükâfattır.

Bu dizelerdeki "ha leylim", hüzünlü bir feryattan ziyade hayranlık dolu bir iç çekişe dönüşür. Şair, sevdiğinin eşsizliğini evrensel bir arayışın sonucunda ilan eder. İncelikli aşk dizelerine ilgi duyanlar için Sözler/Detay: Özdemir Asaf Şiirleri: 10 Şiirden Kısa Dizeler harika bir başvuru kaynağıdır.

9. Gözlerinde Yaş Kalmadı – Kuruyan Pınarlar

Albüm/Eser: Gözyaşı Çeşmesi · Söz/Yazar: Derleme

Ağlaya ağlaya ha leylim, gözümde yaş kalmadı / Ne gençliğimden hayır gördüm, ne dermanım kaldı.

Dertli Türkü

Gözyaşlarının tükenmesi, acının artık fiziksel sınırları aşıp ruhsal bir donukluğa dönüştüğünü gösterir. İnsan ağladıkça rahatlar derler; ancak gözde yaş kalmaması, artık ağlamanın da bir çare olmaktan çıktığı eşiği işaret eder.

Gençliğin heba oluşu teması, Anadolu ezgilerinin en dertli motifidir. Zamanın acımasız akışı karşısında tükenen bir ömrün bilançosu, bu iki mısrada çarpıcı bir şekilde özetlenir. Arabesk ve halk müziğinin bu dramatik kesişimini Sözler/Detay: Bergen Şarkıları: En Sevilen 12 Şarkı ve Hikâyeleri sayfamızda derinlemesine görebilirsiniz.

10. Çeşmenin Başı Taşlı – Köy Meydanının Sessizliği

Albüm/Eser: Pınar Başında · Söz/Yazar: Yöresel Mani

Çeşmenin başı taşlı, ha leylim gözleri yaşlı / Gurbete giden yiğidin, bağrı kara taşlı.

Yöresel Ezgi

Köy çeşmeleri eski Anadolu kültüründe aşıkların bakıştığı, haberleştiği yegâne sosyal alandır. Su doldurmaya gelen genç kız ile onu uzaktan süzen delikanlının mahrem karşılaşması buradadır. Çeşme başının taşlı olması, hayatın sertliğini ve kavuşmanın önündeki engelleri hatırlatır.

Bağrın kara taşa benzetilmesi ise acıya karşı hissizleşme ve sabır zırhına bürünme arzusunu ifade eder. Edebiyatımızda köy gerçeğinin ve saf aşkların izini sürmek için Sözler/Detay: Çalıkuşu’ndan 15 Alıntı: Romandan Unutulmaz Cümleler yazımızı inceleyebilirsiniz.

11. Bir Ah Çeksem Dağlar Erir – Aşığın Yakarışı

Albüm/Eser: Âşıkların Nefesi · Söz/Yazar: Geleneksel Deyiş

Bir ah çeksem ha leylim, karşıki dağlar erir / Felek bir gün güldürmez, bin türlü keder verir.

Halk Şiiri

Mübalağa sanatı halk şiirinde samimiyetin ve iç yangınının ölçüsüdür. Çekilen tek bir "ah"ın heybetli dağları eritebilecek güçte olması, aşığın çilesinin boyutunu simgeler. Feleğe sitem etmek ise kader karşısında boynu bükük kalan aşığın en doğal hakkıdır.

Bu dize, dinleyicinin içindeki saklı kederi serbest bırakır. İnsanın çaresizliğini söze dökmesi, acıyı hafifletmenin en kadim yoludur. Bu tür derin yakarışların Anadolu rock türündeki güçlü yansıması için Sözler/Detay: Haluk Levent Şarkıları: En Sevilen 15 Şarkı ve Hikâyeleri başlığına göz atabilirsiniz.

12. Rüzgâr Vurur Saçlarına – Hatıraların Canlanışı

Albüm/Eser: Rüzgârın Şarkısı · Söz/Yazar: Derleme

Rüzgâr vurur saçına ha leylim, savrulur telleri / Hatırımdan çıkmaz oldu, o tatlı dilleri.

Sevda Deyişi

Aşığın hafızasında en canlı kalan şey sevgilinin silueti ve ses tonudur. Yıllar geçse, yollar kapansa bile zihinde canlanan bir saç teli veya duyulan bir kelime yangını yeniden başlatır. Rüzgâr burada hafızayı tetikleyen sihirli bir unsur görevindedir.

Bu dizelerdeki naiflik, halk şiirinin saf duygularla bezeli doğasını yansıtır. Abartısız, süssüz ama doğrudan kalbe dokunan bir anlatım hakimdir. Şiirsel hatıraların nostaljik gücünü hissetmek için Sözler/Detay: Turgut Uyar Şiirleri: 10 Şiirden Kısa Dizeler seçkisi ilham vericidir.

13. Ellere Bahar Geldi – Yalnızlığın Mevsimsel Zıtlığı

Albüm/Eser: Dört Mevsim Hüzün · Söz/Yazar: Anonim

Ellere bahar geldi ha leylim, bize hep kış boran / Halimizi sormaz oldu, kapımızı çalan soran.

Bozkır Ağıtı

Toplumun neşesi ile bireyin içsel hüznü arasındaki tezat, şiirin en etkileyici alanlarından biridir. Dışarıda çiçekler açıp herkes baharı kutlarken, aşığın dünyasında boran ve fırtına eksik olmaz. Yalnızlık, başkalarının mutluluğu görüldüğünde daha da katlanılmaz bir ağırlık kazanır.

"Kapımızı çalan soran yok" tespiti, unutulmuşluğun getirdiği derin kırgınlığı belgeler. İnsan kalabalıklar içinde de yapayalnız kalabilir. Bu derin melankolinin izini usta edebiyatçılardan okumak için Sözler/Detay: Sait Faik Abasıyanık’tan 15 Alıntı: Hikâyelerden Cümleler listemizi tavsiye ederiz.

14. Sözümüz Vardı Yarına – Zamanın Öğüttüğü Umutlar

Albüm/Eser: Yarınsız Sevdalar · Söz/Yazar: Halk Ozanı

Sözümüz vardı yarına ha leylim, yalan oldu vaatler / Geçti gitti ömrümüz de, sayamadım saatler.

Dönemsel Türkü

Geleceğe dair kurulan hayallerin suya düşmesi insanı en derinden yaralayan trajedidir. Verilen sözler, edilen yeminler zamanın acımasız dişlileri arasında ezilip gitmiştir. Aşığın elinde kalan tek şey, akıp giden ve hesabı tutulamayan yılların pişmanlığıdır.

Zaman algısının yitirilmesi, büyük travmaların psikolojik bir sonucudur. Saatlerin anlamsızlaşması, hayatın ritminin bozulduğunu gösterir. Zamana ve geçmişe dair hüzünlü sorgulamalar için Sözler/Detay: Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nden 15 Alıntı: Tanpınar’ın Unutulmaz Satırları içeriğini ziyaret edebilirsiniz.

15. Ha Leylim Vay Leylim – Koro Halinde Yükselen Nida

Albüm/Eser: Büyük Koro Derlemeleri · Söz/Yazar: Kolektif Hafıza

Ha leylim leylim leylim, vay leylim canan leylim / Dünya fanidir bildim, geçmeyen sevdan leylim.

Kolektif Türkü Nakaratı

Bu son dize, türkünün bütün felsefi özetini sunar. Dünyanın faniliği karşısında tek baki kalan şeyin gerçek bir sevda olduğu inancı tasavvufi bir derinlikle mühürlenir. "Ha leylim" artık sadece bir söz öbeği değil, koro halinde göğe yükselen müşterek bir insanlık duasıdır.

Dinleyiciyi hem teskin eden hem de derin bir hüzne sevk eden bu nakarat, türkülerin kuşaklar boyu neden unutulmadığının en somut kanıtıdır. Özgün tınılar ve unutulmaz halk şarkılarıyla bağ kurmak için Sözler/Detay: Barış Akarsu Şarkıları: En Sevilen 12 Şarkı ve Hikâyeleri sayfamızdaki eserleri de anabilirsiniz.

Listeye Sığmayan Diğer Leylim Dizeleri

Anadolu külliyatı o kadar engindir ki, 15 maddeye sığdıramadığımız ancak hafızalarda yer etmiş diğer çarpıcı deyişleri de anmadan geçemeyiz:

  • Pınar Başında Uyumuşum: "Ha leylim suyun sesi ninni oldu, uyandım ki yar elden gitti."
  • Gurbet Kuşları: "Gökte turnalar uçar ha leylim, kanadında benim mektubum var."
  • Bağ Bozumu Vakti: "Üzümler ezildi şarap oldu ha leylim, bizim derdimiz bitmez harap oldu."
  • Akşamın Alacasında: "Güneş batar gölge uzar ha leylim, yarin hasreti canımı yakar."
  • Kış Geceleri Masalı: "Ocağın ateşi söndü ha leylim, külün altında közümüz kaldı."

Kopyalanabilir Söz ve Türkü Listeleri

Geleneksel ezgileri sosyal medyada paylaşmak veya dinleme listenizi zenginleştirmek için aşağıdaki derlemeleri tek tıkla kopyalayabilirsiniz:

  • Duygusal Ha Leylim Paylaşım Sözleri
    1. Dağlar başı duman oldu, ha leylim halimiz yaman oldu.
    2. Seher vakti esen yeller, bağrıma değen rüzgâr dertlerimi bitirsin.
    3. Dünya fanidir bildim, geçmeyen sevdan leylim.
    4. Yaram derindir eylenmez, ağlasan da silinmez.
    5. Kafeste durmaz gönül kuşu, ardına bakmadan uçtu gitti.
  • Hüzünlü Bozkır Çalma Listesi
    1. Anonim – Dağlar Duman Oldu (Ha Leylim)
    2. Seher Vakti Esen Yeller
    3. Yaram Derindir Eylenmez Deyişi
    4. Kara Tren İstasyon Ağıtı
    5. Çeşmenin Başı Taşlı Ezgisi

Leylim Nidasının Kültürel Arka Planı Nedir?

Türk halk edebiyatı ve müzikolojisinde "Leylim" sözcüğü, etimolojik ve anlamsal açıdan Leylâ ile Mecnûn efsanesine kadar uzanan zengin bir geçmişe sahiptir. "Leyl" Arapçada gece anlamına gelirken, mecazen karanlığı, gizemi ve ayrılığın getirdiği iç karartıcı hüznü simgeler. Aşıkların "Leylim" diyerek seslenmesi, hem sevgiliye bir çağrı hem de gecenin yalnızlığında göğe salınan bir ah niteliğindedir.

Türkülerde bir dolgu veya ritim unsuru gibi görünen bu nida, aslında eserin dramatik omurgasını oluşturur. Sözlerin bittiği, melodinin tek başına yetmediği yerde ozan "ha leylim" diyerek dinleyiciyi ortak bir duygu frekansına davet eder. Bu kolektif nida, yüzyıllardır nesilden nesle aktarılan bir duygu belleğidir.

Mini Edebiyat ve Müzik Testi

Soru 1: Halk edebiyatında ‘Leylim’ nidası köken olarak en çok hangi efsanevi sevda figürüyle ilişkilendirilir?

Cevap: Leylâ ile Mecnûn efsanesiyle ilişkilendirilir; aynı zamanda Arapça ‘gece’ (leyl) kökünden gelerek ayrılık ve hüznü simgeler.

Soru 2: ‘Ha leylim’ nakaratlarında geçen ‘kara tren’ ve ‘dumanlı dağlar’ motifleri halk müziğinde hangi temel temayı vurgular?

Cevap: Gurbet, çaresizlik, aşılması imkânsız engeller ve kavuşamama hüznünü sembolize eder.

Sık Sorulan Sorular

‘Ha Leylim’ ne anlama gelir?

‘Ha Leylim’, Türk halk müziğinde ve aşık edebiyatında derin bir iç çekişi, sevda feryadını ve sevgiliye duyulan hasreti anlatan geleneksel bir nidadır. Genellikle nakaratlarda duyguyu pekiştirmek için kullanılır.

Ha Leylim türküsü kime aittir?

Bu türküler büyük oranda Anadolu’nun müşterek hafızasına ait anonim eserlerdir. Farklı yörelerde yerel ozanlar tarafından varyantları oluşturulmuş ve derlenerek TRT repertuvarına kazandırılmıştır.

Leylim sözcüğünün kökeni nereye dayanır?

Sözcük köken olarak ‘Leyl’ (gece) kelimesinden türetilmiştir ve klasik doğu edebiyatındaki Leylâ ile Mecnûn sevdasına, gecenin getirdiği karanlık ve hüzne gönderme yapar.

Ha Leylim sözleri nerelerde paylaşılır?

Dizeler ve sözler özellikle sosyal medya hikâyelerinde, edebiyat bültenlerinde, nostaljik çalma listelerinde ve duygusal durum paylaşımlarında sıklıkla tercih edilmektedir.

Kaynaklar

  • TRT Türk Halk Müziği Repertuvarı ve Derleme Kayıtları
  • Türk Dil Kurumu Türk Edebiyatı İsimler ve Terimler Sözlüğü
  • Pertev Naili Boratav, 100 Soruda Türk Halk Edebiyatı, Gerçek Yayınevi
  • İlhan Başgöz, Türkü: Türk Halk Şiirinin Ezgili Dünyası, Pan Yayıncılık
  • Cahit Öztelli, Evlerinin Önü: Türk Halk Türküleri ve Ağıtları, Özgür Yayınları

Not: Bu içerikte yer alan türkü sözleri ve halk edebiyatı derlemeleri geleneksel kültürel miras kayıtlarından, yazılı antolojilerden ve ozan deyişlerinden yararlanılarak editoryal bir titizlikle hazırlanmıştır.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.