Yazan
Editör · Sözleri.co
- 1992 İstanbul doğumlu
- Radyo ve Televizyon mezunu
- Tam zamanlı editör
Hilal Can, 1992 yılında İstanbul’da doğdu. Radyo ve televizyon eğitimi aldı. Sözleri.co’da tam zamanlı editör olarak şarkı sözü sayfalarını, şiir ve kitap alıntılarını ve kültür yazılarını hazırlar. Edebiyat, şiir, sanat, felsefe, psikoloji ve bilim alanlarına ilgi duyar.
- Edebiyat
- Şiir
- Sanat
- Felsefe
- Psikoloji
- Bilim
Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatında İkinci Yeni hareketinin en üretken, kuyumcu titizliğiyle çalışan ve bireyin varoluş sancılarını en derin dizelerle işleyen şairlerinin başında Edip Cansever gelir. Kapalıçarşı’daki antikacı dükkânında eşyaların hafızasını insan ruhunun çatlaklarıyla buluşturan Cansever; yalnızlığı, hüznü, iç konuşmaları ve kentsel yabancılaşmayı modern bir dramatik şiir diline dönüştürmüştür. Hayatı ve insan hallerini eşsiz bir duyarlıkla betimleyen Cansever’in kaleme aldığı mısralar, bugün de edebiyatseverlerin zihninde canlılığını korumaktadır. İşte İkinci Yeni’nin görkemli mirasından süzülen en etkileyici 10 Edip Cansever şiiri ve hafızalara kazınan kısa dizeleri.
1. Masa Da Masaymış Ha – Eşyanın Hafızası
Albüm/Eser: Dirlik Düzenlik (1954) · Söz/Yazar: Edip Cansever
Edip Cansever şiirinin en bilinen ve popüler kültürde en çok alıntılanan eserlerinden biri olan Masa Da Masaymış Ha, sıradan bir nesnenin varoluşsal bir sığınağa dönüşmesini anlatır. Kapalıçarşı’da antikacılık yapan bir şair olarak eşyaların ruhunu çok iyi bilen Cansever, bireyin tüm yüklerini, gündelik pratiklerini, anılarını ve nihayetinde aklını masaya bırakışını ritmik bir dille sergiler.
Şiir, bir yandan neşeli ve çocuksu bir dille başlarken diğer yandan insanın omuzlarındaki yaşam ağırlığını eşyaya devretme arzusunu felsefi bir derinlikle görünür kılar. Masanın tüm bu yüke rağmen ayakta kalması, insanın yaşama tutunma direncini simgeler. Benzer bir edebi ve felsefi atmosferi romana yansıtan klasik eserlerden kesitler görmek isterseniz Çalıkuşu’ndan 15 Alıntı: Romandan Unutulmaz Cümleler sayfamıza göz atabilirsiniz.
2. Yerçekimli Karanfil – Görkemli Bir Paylaşım
Albüm/Eser: Yerçekimli Karanfil (1957) · Söz/Yazar: Edip Cansever
1958 Yeditepe Şiir Armağanı’na layık görülen Yerçekimli Karanfil, İkinci Yeni’nin imge dünyasını en kusursuz temsil eden başyapıtlardandır. Karanfil imgesi; sadece somut bir çiçek değil, elden ele devredildikçe büyüyen, çoğalan ve yerçekiminin katılığını kıran kolektif bir sevginin, umudun ve güzelliğin metaforudur.
Cansever, aşkı bireysel bir tutku olmaktan çıkarıp toplumsal ve evrensel bir dolaşım ağına sokar. Bir karanfilin el değiştirmesiyle şehir insanının arasına örülen yabancılaşma duvarları bir anda yıkılır. Bu şiir aynı zamanda Yeni Türkü gibi efsanevi müzik topluluklarının şiirle kurduğu derin bağları anımsatır; Yeni Türkü Şarkıları: En Sevilen 12 Şarkı ve Hikâyeleri sayfamızda edebiyatın müziğe dönüşen benzer yolculuklarını inceleyebilirsiniz.
3. Mendilimde Kan Sesleri – Toplumsal Yaranın Yankısı
Albüm/Eser: Bezirgânbaşı (1977) · Söz/Yazar: Edip Cansever
Edip Cansever’in 1970’li yılların çalkantılı siyasi atmosferinde yazdığı bu sarsıcı şiir, yakın dostu mimar Ahmet Oktay’a ithafen kaleme alınmış gibi görünse de dönemin sokaklarına sinen şiddetin, kayıpların ve acıların edebi kaydıdır. Şair, bir mendilin kanamasını sadece fiziksel bir yara olarak değil, toplumsal hafızanın sızlayan vicdanı olarak konumlandırır.
Metin boyunca yinelenen “Mendilimde kan sesleri” dizesi, çağın trajedisine tanıklık eden aydının çaresizliğini ve kederini anlatır. Yasın, vedanın ve acının ortak dilini keşfetmek isteyenler için hazırladığımız Başsağlığı Mesajları: 20 Kısa, Anlamlı ve Samimi Taziye Sözü içeriğimizde de benzer derin duyguların ifade biçimlerini bulabilirsiniz.
4. Gelmiş Bulundum – Varoluşun Sessiz İtirafı
Albüm/Eser: Ben Ruhi Bey Nasılım (1976) · Söz/Yazar: Edip Cansever
Ben Ruhi Bey Nasılım kitabının genel felsefesini özetleyen bu yaklaşım, insanın dünyaya kendi iradesi dışında fırlatılmış olmasının (Heideggerci anlamda fırlatılmışlık) edebi tezahürüdür. “Gelmiş bulundum” ifadesi, hem kadere boyun eğiş gibi görünen bir teslimiyeti hem de yaşama karşı takınılan hafif alaycı ve melankolik tavrı simgeler.
Cansever, modern kent insanının otel odalarıyla, kadehlerle ve aynalarla kurduğu mesafeli ilişkiyi irdeler. Birey, kendi benliğiyle yüzleşmekten korkarken aynı zamanda varoluşunun izini sürmekten vazgeçemez.
5. İçinden Doğru Sevdim Seni – Yalın Aşk
Albüm/Eser: Sevda ile Sevgi (1977) · Söz/Yazar: Edip Cansever
Edip Cansever, aşk şiirlerinde tumturaklı kelimelerden ve şatafatlı imgelerden ziyade içtenliğin ve ruhsal derinliğin peşine düşer. İçinden Doğru Sevdim Seni, biçimsel aşk tanımlarını bir kenara iterek sevilen kişinin görünmeyen dünyasına, yaralarına ve gizli mahzenlerine duyulan bağlılığı dile getirir.
Sevginin dış kabuğu aşıp içe doğru akması, Cansever’in psikolojik derinliğinin bir yansımasıdır. Toplumun ve hayatın tüm karmaşasına karşı iki insanın birbirinin kalbine sığınması, şairin en saf dizeleriyle ölümsüzleşir.
6. Ruhi Bey’in Ölümü – Yabancılaşmanın Trajedisi
Albüm/Eser: Ben Ruhi Bey Nasılım (1976) · Söz/Yazar: Edip Cansever
Türk edebiyatında kurmaca bir karakterin şiir yoluyla bu denli katmanlı inşa edildiği pek az örnek vardır. Ruhi Bey, soylu bir ailenin son ferdi olarak Beyoğlu’nun arka sokaklarında, pansiyonlarda ve meyhanelerde geçmişin hayaletleriyle yaşayan bir anti-kahramandır. Şiir, 1977 TDK Şiir Ödülü’nü alarak başarısını tescillemiştir.
Ruhi Bey’in monologları, modern insanın kimlik bunalımını, kirlenmiş dünyaya ayak uyduramayışını ve kendi içine kapanarak tükenişini resmeder. Cansever burada adeta bir tiyatro yazarı gibi çok sesli bir dramatik yapı kurar.
7. Sonrası Kalır – Geçiciliğe Karşı Meydan Okuma
Albüm/Eser: Sonrası Kalır (1974) · Söz/Yazar: Edip Cansever
Cansever’in zaman felsefesini en yalın biçimde sunduğu eserlerden biri olan Sonrası Kalır, yaşanan anın hızla geçmişe karışmasını ve tortu olarak neyin kalacağını sorgular. Eşyalar eskir, insanlar uzaklaşır, sokaklar tenhalaşır; geriye yalnızca yaşanmışlıkların hüzünlü gölgesi kalır.
Bu şiir, bireyin zamana karşı yenilgisini kabullenirken aynı zamanda edebiyatın ve anıların ölümsüzlüğüne sığınışıdır. Sanatın geçmişe bıraktığı silinmez izler, Türkiye’nin usta sanatçılarının mirasında da kendini gösterir; Selda Bağcan Şarkıları: En Sevilen 15 Unutulmaz Eser yazımızda döneme meydan okuyan benzer bir edebi gücü yakalayabilirsiniz.
8. Uzanıp Kendi Yanaklarımdan Öpüyorum – Bireysel Huzur
Albüm/Eser: Şairin Seyir Defteri (1980) · Söz/Yazar: Edip Cansever
Şairin olgunluk döneminde kaleme aldığı Şairin Seyir Defteri, bir iç yolculuğun ve denizle kurulan mistik iletişimin günlüğüdür. Bodrum ve Akdeniz kıyılarında geçirilen vakitlerin etkisiyle yazılan bu şiirde Cansever, hayat boyu süren iç savaşını nihayete erdirir.
Kişinin kendi yanaklarından öpmesi, edebiyatta narsisistik bir eylemden ziyade kendini şefkatle kucaklama, geçmişin yaralarını sarma ve nihai yalnızlığı kabullenme metaforudur. Akdeniz’in tuzu ve rüzgarı şairin dizelerine sızmıştır.
9. Tragedyalar – Sahnelenen İç Dünya
Albüm/Eser: Tragedyalar (1964) · Söz/Yazar: Edip Cansever
Tragedyalar, Türk şiirinde tiyatral anlatımın ve tragedya formunun en sıra dışı uygulamasıdır. Stepan, Lusin, Vartuhi ve Armenak gibi karakterlerin monologları üzerinden çöken bir ailenin, bastırılmış cinselliğin, suçluluk duygularının ve ahlaki çürümenin psikanalitik haritası çıkarılır.
Cansever, lirik şiirin sınırlarını paramparça ederek şiiri bir sahneye, her bir dizeyi ise oyuncuların iç konuşmasına çevirir. Türk edebiyatında bireyin karanlık odalarına bu denli cesurca projektör tutan çok az metin bulunur.
10. Gökyüzü Çekildi Aradan – Yalnızlığın İlk Adımları
Albüm/Eser: İkindi Üstü (1947) · Söz/Yazar: Edip Cansever
Cansever’in henüz 19 yaşındayken yayımladığı ilk kitabı İkindi Üstü‘nde yer alan bu dizeler, şairin Garip akımının etkilerini taşıdığı erken evreye tanıklık eder. Ancak henüz bu ilk dönemde dahi kentin griliği ve yalnızlığın keskinliği ayırt edilebilir durumdadır.
Gökyüzünün aradan çekilmesiyle bireyin beton binalar ve yabancı kalabalıklar arasında yapayalnız kalması, Cansever’in ilerleyen yıllarda İkinci Yeni ile taçlandıracağı varoluşsal temanın ilk tohumlarıdır. Şehir kültürünün yarattığı tezatları ve mizahi ya da hüzünlü sokak dokularını farklı bir pencereden incelemek için Kardeş Payı Replikleri: Diziden 12 Komik Replik yazımıza da göz gezdirebilirsiniz.
Listeye Sığmayan Diğer Edip Cansever Şiirleri
Edip Cansever’in külliyatı öylesine geniş ve yoğundur ki onu yalnızca 10 şiirle sınırlandırmak neredeyse imkânsızdır. Poetikasının farklı dönemlerine ışık tutan diğer kıymetli şiirleri şunlardır:
Müzik ve edebiyatın harmanlandığı nostaljik ruhu daha geniş bir çerçevede deneyimlemek adına Erkin Koray Şarkıları: En Sevilen 12 Efsane Şarkı içeriğimizi de okuma listenize ekleyebilirsiniz.
Kopyalanabilir Söz ve Dize Listeleri
Sosyal medya paylaşımlarınızda, mesajlarınızda veya edebiyat notlarınızda kullanabileceğiniz, Edip Cansever’in en vurucu dizelerinden derlenmiş kopyalanabilir söz kutuları:
1. “Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle.”
2. “Masa da masaymış ha, bana mısın demedi bu kadar yüke.”
3. “İçinden doğru sevdim seni, kimsenin bilmediği yerlerinden.”
4. “Sonrası kalır, hep sonrası kalır.”
5. “Uzanıp kendi yanaklarımdan öpüyorum.”
1. “Mendilimde kan sesleri, dünya bu kadar mı acımasız?”
2. “Bir şeylerin eksik olduğunu duyumsayarak gelmiş bulundum.”
3. “Biz tragedyaların çocuklarıyız, herkes kendi odasında suskun.”
4. “Gökyüzü çekildi aradan, geriye soğuk binalar kaldı.”
5. “Güle sormuşlar bülbülü, o da susmuş benim gibi.”
Edip Cansever Kimdir ve Edebi Kişiliği
8 Ağustos 1928’de İstanbul’da dünyaya gelen Edip Cansever, İstanbul Erkek Lisesi’ndeki eğitiminin ardından bir süre Yüksek Ticaret Okulu’na devam etti; ancak ticaretten ziyade edebiyata olan tutkusu sebebiyle eğitimini yarıda bıraktı. Kapalıçarşı’daki Sandal Bedesteni’nde babasından devraldığı antika dükkânında uzun yıllar halı ve antika ticareti yaptı. Bu dükkân, Cansever için sadece bir ekmek teknesi değil; insanları, eşyaları ve zamanın yıpratıcı etkisini gözlemlediği adeta bir edebiyat laboratuvarıydı.
İkinci Yeni akımının Cemal Süreya ve Turgut Uyar ile birlikte sacayaklarından biri kabul edilen şair, dizeyi yıkarak şiirde dramatik monoloğu, öykülemeyi ve çok sesliliği yerleştirdi. Eserlerinde sıradan insanın trajedisini, kentsel yalnızlığı ve yabancılaşmayı derin bir psikanalizle ele aldı. 28 Mayıs 1986’da aramızdan ayrılan usta şair, arkasında Türk edebiyatının en özgün külliyatlarından birini bıraktı.
Mini Edebiyat Testi
Soru 1: Edip Cansever’in 1958 Yeditepe Şiir Armağanı’nı kazandığı ünlü şiir kitabı hangisidir?
Cevap: Yerçekimli Karanfil kitabıdır. Şair bu kitabıyla İkinci Yeni hareketinin öncü seslerinden biri olduğunu kanıtlamış ve dönemin en prestijli edebiyat ödülüne değer görülmüştür.
Soru 2: Edip Cansever’in şiirinde canlandırdığı ve 1977 TDK Şiir Ödülü’nü kazanan kurmaca tiyatral karakter kimdir?
Cevap: Ruhi Bey‘dir (Kitap adı: Ben Ruhi Bey Nasılım). Şiir, Beyoğlu pansiyonlarında yaşayan bu karakterin varoluş sancılarını ve yalnızlığını dramatik bir kurguyla işler.
Sıkça Sorulan Sorular
Edip Cansever hangi edebi akımın temsilcisidir?
Edip Cansever, 1950’li yıllarda ortaya çıkan ve Türk şiirinde imgeye, kapalılığa, soyutlamaya ve serbest çağrışıma ağırlık veren İkinci Yeni akımının öncülerindendir. Cemal Süreya, Turgut Uyar, İlhan Berk ve Sezai Karakoç ile birlikte bu hareketin ana omurgasını oluşturmuştur.
Masa Da Masaymış Ha şiiri neyi anlatmaktadır?
Şiir, modern bireyin günlük hayatın rutinlerini, anılarını, sevinçlerini, hüznünü ve hatta zihnini (aklını) bir masaya yığmasını anlatır. Masa, insanın taşıyamadığı tüm duygusal ve yaşamsal ağırlığı sırtlanan bir sabır ve metanet sembolüdür.
Edip Cansever neden ‘dramatik şiir’ yazmıştır?
Cansever, lirik ve tek sesli şiirin modern bireyin karmaşık iç dünyasını anlatmaya yetmediğine inanıyordu. Bu nedenle tragedyaların kurgusundan ve tiyatro tekniklerinden faydalanarak Ruhi Bey, Stepan gibi kurmaca karakterler yaratmış, şiirde çok sesli monologlara yer vermiştir.
Edip Cansever’in Kapalıçarşı ile ilişkisi nedir?
Edip Cansever, Sandal Bedesteni’ndeki antika dükkânında uzun yıllar ticaret yapmıştır. Dükkânındaki eski eşyalar, biblolar ve müşteriler onun şiirinde eşya-insan ilişkisini ele almasında ve nostaljiyi felsefi bir derinlikle işlemesinde doğrudan esin kaynağı olmuştur.
Kaynaklar
Kaynak Notu: Bu içerikte yer alan şiir alıntıları, şairin Yapı Kredi Yayınları tarafından basılan toplu şiirleri ve edebi bibliyografyalar taranarak derlenmiştir. Dış kaynak ve eser isimleri bilgilendirme amaçlı metin olarak listelenmiştir.