Kemal Sunal Replikleri

📁 Film Replikleri 🕒 13 Nis 2026

Türk sinemasının en önemli isimlerinden biri olan Kemal Sunal, özellikle komedi filmleri ile milyonların gönlüne taht kurmayı başarmış ölümsüz bir sanatçımızdır. İnek Şaban lakabı ile tanınan ünlü oyuncunun yüzlerce filmi bulunmaktadır. Halen keyifle izlediğimiz Kemal Sunal filmlerinde yer alan replikler de filmler kadar ölümsüzdür. Bu sayfada Kemal Sunal repliklerine yer veriyor olacağız. Hazırladığımız bu replikler, onun sadece güldüren değil, aynı zamanda bizleri kendimizle yüzleştiren ve toplumsal meselelere ayna tutan derinliğini simgelemektedir.

Hababam Sınıfı Replikleri

Şaban: Hocam, sırama gene ot koymuş Güdük Necmi.
Öğretmen: Eee n’olmuş?
Şaban: Bana şey demek istiyo.
Öğretmen: Ne demek istiyor?
Şaban: İnek demek istiyo hocam.
Öğretmen: İnek şaban diil mi senin adın?

hababam sınıfı replikleri

Müdür: Romayı kim yaktı?
Şaban: Vallahi ben yakmadım.
Müdür: Oğlum! Romayı kim yaktı dedim!
Şaban: Vallahi ben yakmadım dedim Müdür Bey!
Müdür: Ne diyor bu?
Güdük: Şaban yalan söylemez Müdür Bey. Ben yakmadım diyorsa yakmamıştır.

Müfettiş: Sen
Şaban: Ben
Müfettiş: Adın ne
Şaban: Hz. Ebubekir
Müfettiş: Adın ne, dedim
Şaban: Hz.Ebu Bekir, dedim
Müfettiş: Adın ne, adın
Şaban: Haaa adım Hz. Şaban
Müfettiş: Kaç yaşındasın
Şaban: 1453

Müfettiş: Sen kaç yaşındasın
Güdük Necmi: 1453
Müfettiş: Roma’yı kim yaktı
Güdük Necmi: Anam
Müfettiş: Evladım senin anan kim
Güdük Necmi: Kanuni Sultan Süleyman
Müfettiş: ilk halife kimdir
Güdük Necmi: İmparator Neron öff.
Müfettiş: Çocuğum karıştırıyorsun.
Roma’yı yakan Hz. Şaban’dır. İlk halife İmparator Neron
yani Padişah Neron Roma’da, Hz. Şaban’la beraber ananı günde 1453 kere kanunen..
Afedersiniz Mahmut bey, ben biraz karıştırdım galiba.

Şaban: Aaa Mahmut Hoca, Mahmut hocaya bakın, o da kaçmış. Sen de mi kaçtın Mahmut Hoca. Tünelde karşılaşmadık yaa hoca Mahmut.
Çocuklar sakın gelmeyin tünelin bu ucu bombok bir yere çıktı.

Tosun Paşa Replikleri

Şaban: Paşalık iyi de ben bu Tosun adını sevmedim. Bana bak Tosun yerine Kamil Paşa olmaz mı?
Lütfü: Olmaz, sen Toşun Paşa’sın. Yalnız paşa olmak öyle pek kolay değil.
Şaban: Yok canım
Lütfü: Paşa dediğin sert bakışlı, dik, gözleri ateş saçar.
Şaban: Lütfü Bey, ben hepsini yapıyorum da, gözlerimden ateş çıkartamıyorum. O nasıl oluyor acaba?

Lütfü: Söylediklerimi anladın değil mi?
Şaban: Çok iyi anladım.
Lütfü: Sen salaksın anlamazsın. Bak bir kere daha tekrar ediyorum. Daver Bey’in köşküne gider gitmez Leyla Hanım’ı bana isteyeceksin.
Şaban: Tamam biliyorum.
Lütfü: Ya Yeşil Vadi’yi kime isteyeceksin?
Şaban: Onu da Seferoğulları’na isteyeceğim.
Lütfü: Salak Yeşil Vadi’yi de bize isteyeceksin.
Şaban: Evet size isteyecem.

Şaban: Bana bak Daver, çekil önümden.
Daver Bey: Telaş etmeyin Paşam, düğün için her şey hazır, eğlenceler şimdi başlıyor.
Şaban: Yav benim derdim başka.
Daver Bey: Hiç dert etmeyin Paşam. Rahatlayın, rahatınıza bakın.
Şaban: Buraya mı işeyim eşşolueşşek! Sıkıştım ulan sıkıştım. Çişim geldi. Bırak da gideyim be! Yav ben bu evde doğru dürüst bi çişimi yapamayacak mıyım? Allah Allah.

Şaban: Yav küçük enişteyi parçalamışlar.
Bekir: Bana bak doğru konuş, ben kimseden dayak yemem.
Şaban: Belli yememişsin ama beş dişin eksik, sağ gözün de biraz şişmiş.
Bekir: Sen onun gözünü gördün mü?
Şaban: Görmedim, ne renk?
Bekir: Ulan başlarım şimdi haa..
Şaban: Kızma, kızma küçük enişte, kızma canım.

Lütfü: Şabaaaan, Şaban. Nerde bu hayvan.
Lütfü: Şaban.
Şaban: Nee
Lütfü: Sen yatıyorsun he.
Şaban: Yok canım.
Lütfü: Evet yatıyorsun.
Şaban: Yatışımda bi tuhaflık mı var?
Lütfü: Hem de babamın yatağında hı.
Şaban: Bi mahsuru var mı?
Lütfü: Babamın yatağı.
Şaban: Ben de ananın yatağı demedim ki.

Tosun Paşa: Ayyy dayanamayacam, senin için yazdığım bi şiirimi okuyacam.
Leyla: Okuyun paşam.
Tosun Paşa: Okiyim mi?
Tosun Paşa: Aşk kalbimi yakan bir volkan gibidir, en sevdiğim tatlı kazandibidir.
Leyla: Ne kadar güzel.
Tosun Paşa: Devamı daha güzel… Leyla, sev beni, sokma müşküle. Seninle kaşık atalım iki tabak keşküle.

Süt Kardeşler Replikleri

Çavuş: Nerde senin fesin, fesin nerde dedim.
Şaban: Başımda.
Çavuş: Ulan sen benimle dalga mı geçiyorsun he?
Şaban: (Tokat yedikten sonra) Ahh, uff anaaam. Ulan Ramazan ben senin ananı, avradını, sülaleni….
Çavuş: Bak hala konuşuyor Şaban herif, koş fesini al hadi.
Şaban: Baş üstüne çavuşum. Fes başıma, fes başıma. Ulan Ramazan ben senin ananın püskülü ben olayım.

Hüsamettin Kumandan: Seni unutabilir miyim Şaban? Hiç aklımdan çıkmayacaksın Şaban.
Şaban: Beni ağlatacaksınız kumandanım, inanın ben de sizi katiyen unutmayacam. Canım kumandanım benim.
Hüsamettin Kumandan: Kess. Sen Şaban değil Şaban’sın.
Şaban: Ben başka bişey mi söyledim?

Ramazan: Nasılsın Şaban?
Şaban: Konuşma lan benimle. Aramızdaki bütün arkadaşlık bitti.
Ramazan: Ne yapalım peki. Öyleyse al bu mektup sana gelmiş, okutacak birini bulursun.
Şaban: Bu mektup bana mı?
Ramazan: Evet.
Şaban: Ahh canım gardaşım hiç darılır mıyım sana? Bak bakalım şimdi kimden gelmiş?
Ramazan: Yok Şaban, kalbimi fena kırdın, okutacak başka birini bul.
Şaban: Sen benim en iyi arkadaşımsın, hadi okuyuver n’olur hadi.

Şaban: Yav anlatsana çatlayacam meraktan, bizim kumandanın ne işi var bu evde?
Ramazan: Kumandan senin süt annenin abisiymiş.
Şaban: O zaman süt kumandanım oluyo o benim, gidip elini öpiyim.

Hüsamettin Kumandan: Bu süt oğlanı hiç sevmiyorum.
Şaban (Süt oğlan): Ben de sevmiyorum.
Hüsamettin Kumandan: Babasını da sevmezdim.
Şaban (Süt oğlan): Babamı karıştırma.

Hüsamettin Kumandan: Gulyabani’yi yakalamanın tek yolu tuzak kurmaktır.
Şaban: Evet.
Hüsamettin Kumandan: Siz ikiniz gidin ilerde geniş bi çukur kazın.
Şaban: Biz mi?
Hüsamettin Kumandan: Evet siz, üzerini tlarla kapatın ki görmesin.
Şaban: Ama gözrmezse içine düşer.
Hüsamettin Kumandan: Aptal herif düşsün diye kazacaksınız çukuru.
Şaban: Haa evet.

Şaban Oğlu Şaban Replikleri

Şaban: Aaa hayrola Hüsam bey dışarda yağmur mu yağıyo?
Hüsam: Hayır, hayvanın biri beni kuyuya attı.
Şaban: Allah Allah, hangi hayvan attı acaba?
Hüsam: Yakalarsam geberticem onu.
Şaban: Yakalarsan bana da haber ver birlikte gebertelim.

Şaban: Selma, sana bir şey söylecem.
Selma: Söyleyin.
Şaban: Otur şöyle, ama bak ölüjmü öp kimseye söyleme.
Selma: Peki söylemem.
Şaban: Ramazan’ı geberttim.
Selma: Yok canııım.
Şaban: Evet, böylece sen de bana kalmış oldun.
Selma: Nasıl olur siz sözlüsünüz?
Şaban: Ben o karıyla evlenmem, seni alacam. O hayvanoğlu hayvan Ramazan seninle arama girdi.
Selma: Sahi miii?
Şaban: Evet, söyledim o eşekoğlu eşeğe çekil yolumdan diye çekilmedi.
Selma: Ramazan bey.
Şaban: Evet Ramazan bey, itoğlu iti sonunda kuyuya attım.
Selma: Emin misiniz?
Şaban: Tabii yakında kemikleri çürür.
Selma: Yok canııım.
Şaban: Hayatımda onun kadar hıyar bi herife rastlamadım.
Selma: Ama hani o sizin en iyi arkadaşınızdı.
Şaban: Ne arkadaşı canım, zaten hiç sevmezdim namussuzu.
Selma: İnanmam.
Şaban: İnan inan, dünyanın en aşağılık en adi herifidir.

Şaban: Aaa bizim kumandan şehit olmuş.
Hüsam Kumandan: Daha ölmedim, çabuk sıhiyeyi çağırın.
Şaban: Niye yaralı mı var?
Hüsam Kumandan: Aptal, ben niye yatıyorum burda?
Şaban: Niye yatıyosunuz, uykunuz mu geldi?
Hüsam Kumandan: Hayvan herif, görmüyor musun yaralıyım da ondan.

Şaban: Aaa yürüyorum.
Ramazan: Bak ne kadar kolaymış gördün mü?
Şaban: Tabii canım insanda akıl olduktan sonra.

Hüsam Kumandan: Aslanım benim senin adın ne bakiim?
Şaban: Şaban oğlu Şaban.
Hüsam Kumandan: Yaa demek babanın adı da Şaban.
Şaban: Dedeminki de Şaban.
Hüsam Kumandan: Yani siz sülalecek Şaban’sınız.
Şaban: Evet sülalecek Şaban oğlu Şaban’ız.

Hüsam Kumandan: Şimdi beni dinle. Düşman saflarına gireceksin ve düşman kumandanını alıp getireceksin.
Şaban: Gelir mi acaba?

Hüsam Kumandan: Şimdi dur.
Şaban: Durdum:
Hüsam Kumandan: Şimdi yüz adım ilerle.
Şaban: Kumandanım ben elliden fazla sayamam ki.
Hüsam Kumandan: İki defa elli say.
Şaban: Bak bu olabilir.

Hüsam Kumandandan: Elimin haline bakın. Niye böyle oldu hı niye?
Şaban: Niye acaba Ramazan?
Hüsam Kumandan: Çünkü içinizde hala bomba atmasını bilmeyen hayvanlar var.
Şaban: Benden bahsediyo.
Hüsam Kumandan: Bu bomba atmasını bilmeyen hayvan feci şekilde cezalandırılacak.
Şaban: Vah zavallı.
Hüsam Kumandandan: Bu gece sabaha kadar ileri karakol nöbeti tutacaksın.
Şaban: Senin için her şeyi yaparım canım kumandanım benim.
Hüsam Kumandandan: Kes! Senin gibi askeri gebertmenin başka yolu yok. O düşmanın gözü kör olsun hala öldüremedi seni.
Şaban: Canım çok kabiliyetsiz herif bunlar.

Ramazan: Nazır baba bunların parmak izini alalım mı?
Nazır Paşa: Kime parmak atalım?
Ramazan: Hayır biz değil.
Nazır Paşa: Neşet mi, o ataar atar.
Neşet: Ben atmadım abi.
Serbinaz: Yalab baba biraz evvel bohçaçıları elleri.
Nazır Paşa: Bahçeyi mi belledi?

Şaban: Dur kıpraşma karı saçı arıyom. Bu ne, bu ne?
Hüsam: Ulan o benim saçım.
Şaban: Haa öyle mi?

Hüsam: Ben suçsuzum, bütün bunlar iftira tertip. Ben bir kader kurbanıyım.
Şaban: Hayır şehvet kurbanısın.

Hüsam: Yeteeeer, yeter. Deli edeceksiniz beni be, defolun başımdan hepiniz. Ulan bütün bu işleri sen açtın başıma.
Şaban: Eyvah! Keçileri kaçırdı.
Hüsam: Kaçırdım.
Şaban: Nereye?

Çöpçüler Kralı Replikleri

Amir Şakir: Ayağını denk al, o kız varken bizim evin önünde dolaştığını görürsem ufalarım seni.
Apti: Başüstüne… (Amir arksasını döndükten sonra) S*ktir lan!

Apti: Selamun aleyküm, ne o bişey mi var kardeş?
Hacer’in kardeşi: Bu mahallede bi hıyar belediyeci oturuyomuş, bacıma asılmış.
Apti: Bak namussuza, benim amirimdir o. Eee?
Hacer’in kardeşi: Söyle o amirine biz adamın ciğerini sökeriz. Büyük abimin altı ayı var.
Apti: Şimdi anlaşıldı on ekmeği kimin yediği.
Hacer’in kardeşi: Ne dedin?
Apti: Bak şu ırz düşmanına diyom.

Amir Şakir: Sana ben bu kız varken dolaşmayacaksın bu sokakta demedim mi?
Apti: Dedin.
Amir Şakir: S*ktir git! Başka yeri temizle.
Apti: Başüstüne… (Amir arksasını döndükten sonra) Parka gidecekmiş iki gözümün çiçeği.

Hacer’in annesi: Amaaan hayırlısıylan şu kızı bi baş göz edeydik.
Hacer’in babası: Karar veremez ki bu salak maymun iştahlı.
Hacer’in ağabeyi: İstiyorsa ver bu kızı o çöpçüye baba, o*ospu olacak yoksa. Bizi katil etme.
Hacer’in küçük ağabeyi: Nasıl olsa o da belediyeci, maaşlı bi memur.
Hacer’in babası: Kaç para geçer eline?
Hacer’in kardeşi: Muazzam para alıyo bunlar baba çöpçü deyip geçme.
Hacer’in babası: İstiyo musun kız sidikli?

Apti: Bundan sonra böyle çalışmayacam.

Amir Şakir: Lan çöpçü at o sigarayı. Lan vazife başında sigara içilir mi?
Apti: Öyle bi içilir ki anası bile şey yapılır.

Gazino Patronu: Demek teklifimizi kabul etmiyorsun he.
Apti: Yapamam efendim kovarlar sonra belediyeden. benimkisi sağlam bi meslek; emekliliğim var, sigortam var, yılda iki takım elbise.
Gazino Patronu: Oğlum senin orda aldığın parayı biz bir ayda veriyoruz.
Apti: Nee, on bir ay boş mu oturacaz.

Kapıcılar Kralı Replikleri

Seyyid: İbraam şu şişeleri sarhoşa götür oğlum.
İbrahim: Ya buba ders çalışıyom.
Seyyid: S*çarım dersine, sanki apartman yöneticisi olacaksın p*zevenk.

Hacer: Bi tilivizyon bilem alamadık.
Seyyid: Alırız, şu borcu bi ödeyelim… Ayı cilveden bile anlamıyosun.

Haydar bakkal: Ne iş yaparmış.
Seyyid: Söylenmez gizli iş gizli.
Mahalle sakini: Pzevenk mi?

Seyyid: Gizli diyoruz oğlum, bu devirde gizli pzevenklik yapan kaldı mı?

Seyyid: Yav Haydar şu bizim memur Ferit’i idare et onun hesabından (borcundan) bi yüzlük sil doktora yaz, herif parayı nasıl olsa kürtajdan kazanıyo.
Haydar bakkal: Olur olur.

Doktor: Müjde üçüncü geliyor.
Seyyid: Ne üçüncü mü? Tam zamanını buldu, gırtlağa kadar borcum var
Doktor: Üç aylık hem de.
Seyyid: Neden bana söylemedin kız?
Hacer: Amaaan yüzünü gördüğüm mü var?
Seyyid: Görmüyosun da nerden oldu bu çocuk? Çarparım haa! Hay Allah cezanı versin. Karının üzerine ceketimizi atsak hamile kalıyo yaa.

Sen benim hamallık paramı vermezsin hee iki mislini aldım oğlundan.

Kemal Sunal, sadece bir komedi ustası değil, aynı zamanda canlandırdığı karakterlerle toplumun sosyal, siyasal ve ekonomik panoramasını yansıtan bir sinema dehasıdır. Onun için sinema, popüler bir şöhret aracından ziyade, sırtını halka dayadığı samimi bir bağ kurma biçimiydi. “Ben bir balon değilim,” diyerek ifade ettiği bu duruş, onu nesiller boyu sürecek bir efsaneye dönüştürmüştür.

Kemal Sunal repliklerindeki o saf ve temiz yürekli ifade, Türk toplumunun kolektif vicdanını, adalet arayışını ve en masum hayallerini temsil eder. Kendi deyimiyle o güldüğünde tüm Türkiye gülerdi; çünkü onun kahkahası bu toprağın ve bu halkın ta kendisidir.

Bugün hâlâ dillerden düşmeyen Kemal Sunal replikleri, usta sanatçının sessiz ama derinden gelen bilgeliğini ve kuşaktan kuşağa aktarılan kültürel mirasını yaşatmaya devam etmektedir. Sinemanın gülen yüzü ve halkın bilgesi olan bu büyük ustayı, bizlere bıraktığı o unutulmaz gülümsemesi ve her daim “bizden biri” olan samimiyetiyle bir kez daha saygı ve minnetle anıyoruz.