Yazan
Editör · Sözleri.co
- 1992 İstanbul doğumlu
- Radyo ve Televizyon mezunu
- Tam zamanlı editör
Hilal Can, 1992 yılında İstanbul’da doğdu. Radyo ve televizyon eğitimi aldı. Sözleri.co’da tam zamanlı editör olarak şarkı sözü sayfalarını, şiir ve kitap alıntılarını ve kültür yazılarını hazırlar. Edebiyat, şiir, sanat, felsefe, psikoloji ve bilim alanlarına ilgi duyar.
- Edebiyat
- Şiir
- Sanat
- Felsefe
- Psikoloji
- Bilim
Son güncelleme: 31 Ekim 2026
Ege’de bir çiftlik, yıllardır küs bir baba ile oğul ve ikisinin arasında kalan çizgi roman meraklısı küçük bir çocuk… Çağan Irmak’ın yazıp yönettiği 2005 yapımı Babam ve Oğlum, Türk sinemasının seyirciyi en çok ağlatan filmlerinden biri olarak hafızalara yerleşti. Bu yazıda en sevilen Babam ve Oğlum repliklerini topladık: Sadık’tan Hüseyin’e, Gülbeyaz teyzeden küçük Deniz’e 12 unutulmaz replik, geçtikleri sahneler ve kısa yorumlarla.
Replikleri filmin akışına göre sıraladık ve her birini birden fazla kaynakla karşılaştırdık. Ege şivesiyle söylenen sözleri filmdeki gibi bıraktık. Kopyala düğmesi repliği tek dokunuşla alır. Aynı dönemin başka filmlerinden sözler arıyorsanız Türk filmi replikleri listemize, babalara yazılmış şarkılar için baba ile ilgili şarkılar yazımıza göz atabilirsiniz.
Babam ve Oğlum (2005) hakkında kısa bilgi
Film, 12 Eylül 1980 sabahı doğum sancıları başlayan eşini hastaneye yetiştiremeyen ve onu doğumda kaybeden gazeteci Sadık’ın hikâyesiyle açılır. Yıllar sonra, darbe döneminde gördüğü işkencelerin ardından ağır hastalanan Sadık, küçük oğlu Deniz’i Ege’deki çiftliğe, siyasi görüşleri yüzünden kendisiyle yıllardır küs olan babası Hüseyin’in yanına götürür. Aşağıdaki repliklerin çoğu, bu baba ile oğulun yüzleşmesinden doğar.
İçindekiler
1. Bana gittin diyorsun baba ama ben gitmedim
Nerede geçer: Çiftlik evi, sabahın ilk saatleri · Karakter: Sadık (Fikret Kuşkan) ve Hüseyin (Çetin Tekindor)
Sahne: Sadık sabaha karşı babasının karşısına geçip yıllardır ertelenen konuşmayı başlatır. Hüseyin, oğlunu ziraat okusun diye İstanbul’a gönderdiğini, onun ise bambaşka bir yola saptığını hatırlatır; geride bıraktığı Birgül’ün gözyaşlarını da yüzüne vurur. Sadık bu sözlerle karşılık verir.
Neden unutulmaz? Filmin bütün meselesi bu cümlede saklı: Sadık giden oğul olarak suçlanıyor ama kendini hiç tam olarak gitmiş saymıyor. “Gidemedim, kalamadım” ikiliği, memleketinden de babasından da kopamayan bir kuşağın iç sesi gibi duyuluyor. Fikret Kuşkan’ın kırgın ama öfkesini yutmaya çalışan tonu, repliği bir suçlamadan çok bir itirafa dönüştürüyor.
2. Bu olmamışlık, bu küslük
Nerede geçer: Çiftlik evi, aynı konuşmanın devamı · Karakter: Sadık (Fikret Kuşkan)
Sahne: Sadık, yıllar boyunca ne yaptıysa yolunda gitmediğini, eşini kaybettiğini ve hayatının dağıldığını anlatırken sözü dönüp dolaşıp “ev” kavramına getirir. Bu replik, konuşmanın asıl konusuna geçmeden önceki son durak gibidir.
Neden unutulmaz? “Olmamışlık” kelimesi sözlükte pek karşılaşılan bir kelime değil ama filmde tam yerine oturuyor: söylenmemiş bir barışın, yaşanmamış bir babalığın adı. Repliği bu kadar sık paylaşılır kılan şey de bu; küslüğün en çok küs olanları değil, aradaki çocukları yorduğunu hatırlatıyor.
3. Hiçbir çocuğun büyüyeceğini görememek ne demek
Nerede geçer: Çiftlik evi · Karakter: Sadık (Fikret Kuşkan) ve Hüseyin (Çetin Tekindor)
Sahne: Sadık, Deniz’i çiftliğe bırakmak istediğini söyleyince Hüseyin onu “evlat ne demek, şimdi gördün mü?” diye iğneler. Sadık ise babasının bilmediği bir şeyden, yaklaşan ölümünden ilk kez bu soruyla söz eder.
Neden unutulmaz? Sahnenin dengesi bu satırla değişiyor. O ana kadar haklı çıkmaya çalışan baba, karşısındakinin bir kavga değil bir veda için geldiğini anlıyor. Çetin Tekindor’un yüzündeki sertliğin yavaşça çözülüşü, repliğin kendisi kadar akılda kalıyor.
4. Hayat devam edecek
Nerede geçer: Çiftlik evi · Karakter: Sadık (Fikret Kuşkan)
Sahne: Sadık, ölümün kendisinden çok geride bırakacaklarını sayar. Kitaplar, filmler, şarkılar listesi, konu oğluna gelince yarıda kalır.
Neden unutulmaz? İki parça hâlinde sık sık ayrı ayrı alıntılanan bu söz aslında tek bir nefeste söyleniyor ve gücünü de bu kurgudan alıyor: önce “kolay alışılır” denen kayıplar, ardından hiçbir şekilde alışılamayacak olan. Ölümle yüzleşen birinin aklının küçük ve somut ayrıntılara takılması, metni bir nutuk olmaktan kurtarıp çok insani kılıyor.
5. Baba, yüreğim yangın yeri gibi
Nerede geçer: Çiftlik evi · Karakter: Sadık (Fikret Kuşkan)
Sahne: Konuşmanın en yüksek noktası. Sadık, oğlu ona alışırsa ayrılığın daha ağır olacağını bildiği için Deniz’i kendinden uzaklaştırmaya çalıştığını, ama bunu bir türlü beceremediğini anlatır.
Neden unutulmaz? “Gözü arkada kalmak” deyimini bu kadar somut anlatan başka bir Türk filmi sahnesi bulmak zor. Bir babanın, çocuğu acı çekmesin diye sevilmemeye uğraşması tersine dönmüş bir sevgi ifadesi; seyirciyi de tam bu çelişki yıkıyor.
6. Ona bir oda ver baba
Nerede geçer: Çiftlik evi · Karakter: Sadık (Fikret Kuşkan)
Sahne: Sadık sonunda çiftliğe neden geldiğini açıkça söyler: Deniz’in gidecek başka yeri yoktur ve babasından ona bir oda, bir ev vermesini ister.
Neden unutulmaz? Filmin afişine de taşınan, en bilinen Babam ve Oğlum repliği. İstek sade ama içinde bütün bir hayat dersi var: Sadık oğlu için hem dönülecek bir yuva hem de gerektiğinde kapısını açıp çıkabileceği bir ev istiyor. Yani kendisinin hiç sahip olamadığı şeyi.
Sahnenin tamamını, filmin yapımcısı Avşar Film’in resmî YouTube kanalında yayımlanan videodan izleyebilirsiniz:
7. Sen söyle ona baba
Nerede geçer: Çiftlik evi, konuşmanın sonu · Karakter: Sadık (Fikret Kuşkan) ve Hüseyin (Çetin Tekindor)
Sahne: Sadık cümlesini tamamlayamaz; sözün tam ortasında yere yığılır. Hüseyin’in “Sadık evladım, kendine gel!” diye ev halkını yardıma çağırdığı anlarla sahne kapanır.
Neden unutulmaz? Yarım kalan “Ona de ki…” filmin en akıllıca yazılmış anlarından biri. Seyirci Sadık’ın ne söyleyeceğini hiçbir zaman duymuyor; boşluğu herkes kendi babasına söyleyemediklerle dolduruyor. Repliğin bu kadar paylaşılmasının sebebi belki de tam olarak bu tamamlanmamışlık.
8. Benim de sana diyemediğim şeyler var
Nerede geçer: Hastane odası · Karakter: Hüseyin (Çetin Tekindor) ve Sadık (Fikret Kuşkan)
Sahne: Sadık hastaneye kaldırıldıktan sonra Hüseyin, Salim’i su almaya göndererek oğluyla baş başa kalır. Yıllardır içinde tuttuğu sevgiyi ilk kez, kendi bildiği dille söyler.
Neden unutulmaz? Ege şivesiyle söylenen bu birkaç cümle, sert ve az konuşan bir Anadolu babasının sevgisini dile getirebileceği en uzun konuşma gibi. “Gonuşmayı bilemem” diyerek başlayıp “gerisini sen anlayıver” diye bitirmesi, duygusunu kelimelere değil oğlunun anlayışına emanet ettiğini gösteriyor. Çetin Tekindor bu sahneyle hafızalara kazındı.
9. Evlatlar, babalarını hep hatırlamak istedikleri gibi hatırlarlar
Nerede geçer: Hastane odası · Karakter: Hüseyin (Çetin Tekindor)
Sahne: Aynı konuşmanın devamında Hüseyin, Sadık’ın daha önce dile getirdiği bir korkuyu hatırlar: Deniz’in babasını hep hasta yatağında hatırlayacak olması. Bu cümle, o korkuya verilmiş bir teselli cevabıdır.
Neden unutulmaz? Tek cümlelik bir teselli ama filmin bütününe yayılan bir fikri özetliyor. Deniz’in çizgi romanlarla, hayal gücüyle büyüyen dünyası düşünüldüğünde söz bir kehanete de dönüşüyor: Çocuk babasını hastalığıyla değil, kurduğu masallarla hatırlayacak. Babalar Günü paylaşımlarının değişmezlerinden biri olması boşuna değil.
Çağan Irmak’ın baba ile oğul, yalnızlık ve pişmanlık üzerine kurduğu dünyayı seviyorsanız yönetmenin bir başka sevilen filminden derlediğimiz Issız Adam replikleri de ilginizi çekebilir.
10. Açeydim kollarımı iki yana, getme diyeydim
Nerede geçer: Kalabalık bir yerde, aile bir aradayken · Karakter: Hüseyin (Çetin Tekindor), Nuran (Hümeyra)
Sahne: Filmin son bölümlerinde Hüseyin, Sadık’ın on beş yıl önce evden gidişini yeniden yaşar. İnsanların bakışlarına aldırmadan kollarını iki yana açar; o gün oğlunu durdurmadığı için kendini suçlar. Nuran ise onu sakinleştirmeye, “başımızda bir sen kaldın” diyerek kendine getirmeye çalışır.
Neden unutulmaz? Gururlu bir babanın herkesin önünde çöküşü, filmin en zor izlenen anlarından. Hüseyin’in kurduğu “keşke”li cümleler, aslında yıllar önce yapamadığı bir hareketi şimdi bedeniyle telafi etme çabası. Şivenin içtenliği sahneyi daha da ağırlaştırıyor.
11. Gidecem diyen adamın önünde dağ olsa duramaz
Nerede geçer: Aynı sahnenin devamı · Karakter: Gülbeyaz teyze (Şerif Sezer), Hüseyin (Çetin Tekindor), Salim (Yetkin Dikinciler)
Sahne: Gülbeyaz teyze Hüseyin’i ayağa kaldırır, kollarını açmasını ister ve Salim’e koşup babasını yıkıp geçmesini söyler. Salim “Geliyom baba!” diye babasına doğru atılınca Gülbeyaz bu sözle meseleyi bağlar.
Neden unutulmaz? Filmin küs teyzesinin, yaşlı bir kadının sağduyusuyla söylediği bu cümle ders vermekten çok bir teselli: Sadık’ın gidişi Hüseyin’in suçu değil, gitmeye karar vermiş birinin önünde kimse duramaz. Şerif Sezer, bu rolle 25. İstanbul Film Festivali’nde en iyi kadın oyuncu ödülünü aldı.
12. İnsan büyüyünce hayalleri küçülür mü?
Sadık: Öyle olsa bile ne fark eder? Böylesi daha güzel değil mi?
Nerede geçer: Çiftlik, filmin final sahnesi · Karakter: Deniz (Ege Tanman) ve Sadık (Fikret Kuşkan)
Sahne: Finalde Deniz, dedesinin verdiği kamerayla bahçeyi çekerken babasını karşısında görür ve onunla hayalinde vedalaşır. Sadık ona büyüdükçe hayallerini kendi kafasında kuracağını, onlara istediği gibi yön verebileceğini anlatır.
Neden unutulmaz? Çizgi roman kahramanlarıyla büyüyen bir çocuğun sorusu, filmin büyüklere sorduğu soru aslında. Sadık’ın cevabı umutlu: Hayaller küçülmüyor, sadece insan onları kendisi kurmaya başlıyor. Film de seyirciyi gözyaşlarıyla değil, bu yumuşak vedayla uğurluyor.
Babam ve Oğlum replikleri tablosu
Listedeki replikler filmin dört büyük anına dağılıyor:
2. Bu olmamışlık, bu küslük
3. Hiçbir çocuğun büyüyeceğini görememek ne demek
4. Hayat devam edecek
5. Baba, yüreğim yangın yeri gibi
6. Ona bir oda ver baba
7. Sen söyle ona baba
9. Evlatlar, babalarını hep hatırlamak istedikleri gibi hatırlarlar
11. Gidecem diyen adamın önünde dağ olsa duramaz
On iki replikten yedisi tek bir sahneden, Sadık’ın babasıyla yüzleştiği o uzun konuşmadan geliyor. Türk sinemasının her döneminden sevilen cümleler için efsane replikler listemize de bakabilirsiniz.
Babam ve Oğlum mini testi
Filmi ne kadar iyi hatırlıyorsunuz? Beş soruyu cevaplayın, sonra cevapları açıp kontrol edin.
1. Sadık’ın küçük oğlunun adı nedir?
Cevabı göster
Deniz. Çizgi romanlara meraklı bu küçük çocuğu Ege Tanman canlandırdı.
2. Hüseyin, Sadık’ı İstanbul’a hangi bölümü okusun diye göndermişti?
Cevabı göster
Ziraat. Hüseyin, oğlunun ziraat okuyup çiftliğin başına geçmesini istiyordu.
3. Deniz hangi tarihte doğar?
Cevabı göster
12 Eylül 1980’de. Sadık, darbe sabahı sancıları başlayan eşini hastaneye yetiştiremez.
4. Babaanne Nuran, ev halkına haberleri hangi aletle ulaştırır?
Cevabı göster
Telsizle. “Mahsul 1’den Mahsul 2’ye” anonsları filmin komik anlarındandır.
5. “Gidecem diyen adamın önünde dağ olsa duramaz” sözünü kim söyler?
Cevabı göster
Gülbeyaz teyze. Rolü Şerif Sezer canlandırdı.
Daha fazla sinema keyfi için repliğinden Türk filmini bil testimizi de çözebilirsiniz.
Kaynaklar
Bilgileri şu kaynaklarla karşılaştırdık:
Bütün replik yazılarımızı Film Replikleri kategorimizde bulabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Babam ve Oğlum filminin en ünlü repliği hangisidir?
En çok alıntılanan Babam ve Oğlum repliği, Sadık’ın babasına söylediği “Ona bir oda ver baba, bir evi olsun; ama zaman zaman da çıkıp gidebileceği bir ev…” sözüdür. Hüseyin’in “Evlatlar, babalarını hep hatırlamak istedikleri gibi hatırlarlar” cümlesi ve Deniz’in “İnsan büyüyünce hayalleri küçülür mü?” sorusu da çok sık paylaşılır.
Babam ve Oğlum filminin yönetmeni kimdir?
Filmin senaryosunu Çağan Irmak yazdı ve filmi de kendisi yönetti. Yapımcılığını Şükrü Avşar’ın üstlendiği, Avşar Film yapımı film, Özen Film dağıtımıyla 18 Kasım 2005’te vizyona girdi.
Babam ve Oğlum filminin oyuncuları kimlerdir?
Başrollerde Çetin Tekindor (Hüseyin), Fikret Kuşkan (Sadık), Hümeyra (Nuran) ve Ege Tanman (Deniz) yer alır. Şerif Sezer (Gülbeyaz), Yetkin Dikinciler (Salim), Binnur Kaya (Hanife), Özge Özberk (Birgül) ve Tuba Büyüküstün (Aysun) da kadrodadır.
Babam ve Oğlum filminin müziklerini kim yaptı?
Filmin müzikleri besteci Evanthia Reboutsika’ya aittir. Reboutsika, bu çalışmasıyla 2006 Dünya Film Müzikleri Ödülleri’nde ödül aldı.
Babam ve Oğlum kaç kişi izledi ve hangi ödülleri aldı?
Film Türkiye’de 3,5 milyonu aşkın seyirciye ulaştı. 25. İstanbul Film Festivali’nde Fikret Kuşkan en iyi erkek, Şerif Sezer en iyi kadın oyuncu ödülünü aldı; film ulusal yarışmanın seyirci ödülünü kazandı. SİYAD Ödülleri’nde ise en iyi film, yönetmen ve senaryo ödüllerine layık görüldü.