Suç ve Ceza’dan 20 Alıntı: Dostoyevski’nin Unutulmaz Satırları

📁 Kitap Alıntıları 🕒 30 Eki 2026

Son güncelleme: 30 Ekim 2026

Fyodor Dostoyevski’nin 1866’da yayımlanan Prestupleniye i nakazaniye’si, Türkçede Suç ve Ceza adıyla tanınır ve dünya edebiyatının en çok okunan romanlarından biridir. Petersburg’da çatı katındaki daracık bir odada yaşayan eski hukuk öğrencisi Rodion Raskolnikov’un yaşlı bir tefeciyi öldürmesini ve ardından yaşadığı iç cehennemi anlatır. Kitabı okuyanların aklında kalan Suç ve Ceza alıntıları da bu yüzden vicdan, yoksulluk, suçluluk, inanç ve insanın kendini aşma tutkusu üzerine söylenmiş en sarsıcı satırlar arasındadır.

Aşağıda romandan 20 alıntıyı kitaptaki sırasıyla derledik; her birinin kimin ağzından çıktığını ve hangi kısımda, hangi bölümde geçtiğini not ettik. Alıntıları romanın özgün Rusça metninden Türkçeye aktardık. Dünya edebiyatından başka romanların en güzel satırları için dünya klasikleri kitap alıntıları derlememize de göz atabilirsiniz. Kutulardaki Kopyala düğmesiyle sözü olduğu gibi alabilirsiniz.

İçindekiler

Suç ve Ceza alıntıları bir bakışta

AlıntıKimdenRomanda nerede
“İnsanlar en çok neden korkar?…”1. Raskolnikov, kendi kendineBirinci kısım, 1. bölüm
“Yoksulluk ayıp değildir…”2. Marmeladov, meyhanede Raskolnikov’aBirinci kısım, 2. bölüm
“İnsanın gidebileceği bir yer olmalı…”3. Marmeladov, Raskolnikov’aBirinci kısım, 2. bölüm
“Onları kabul ediyorum, ey bilgeler…”4. Marmeladov, Kıyamet Günü üzerineBirinci kısım, 2. bölüm
“Her şeye alışır bu alçak insanoğlu!”5. Raskolnikov, Marmeladovların evinden çıkarkenBirinci kısım, 2. bölüm
“Sonya, Sonya Marmeladova…”6. Raskolnikov, annesinin mektubunu düşünürkenBirinci kısım, 4. bölüm
“Sanki kendini bir makasla…”7. Anlatıcı, Raskolnikov üzerineİkinci kısım, 2. bölüm
“Yeter ki yaşayayım…”8. Raskolnikov, kendi kendineİkinci kısım, 6. bölüm
“Yalan söyleye söyleye doğruya varırsın…”9. Razumihin, Raskolnikov’un annesi ve kız kardeşineÜçüncü kısım, 1. bölüm
“Sıradan insanlar itaat içinde yaşamalı…”10. Porfiri Petroviç, Raskolnikov’un makalesini özetlerkenÜçüncü kısım, 5. bölüm
“Acı ve ıstırap…”11. Raskolnikov, Porfiri Petroviç ve Razumihin’eÜçüncü kısım, 5. bölüm
“Ben insan öldürmedim, bir ilkeyi öldürdüm…”12. Raskolnikov, kendi kendineÜçüncü kısım, 6. bölüm
“Ya orada yalnızca örümcekler varsa…”13. Svidrigaylov, Raskolnikov’aDördüncü kısım, 1. bölüm
“Eğri şamdandaki mum…”14. Anlatıcı, Sonya’nın odasındaDördüncü kısım, 4. bölüm
“Titreyen bir yaratık mıyım…”15. Raskolnikov, Sonya’ya itirafı sırasındaBeşinci kısım, 4. bölüm
“Ben kocakarıyı mı öldürdüm?…”16. Raskolnikov, Sonya’yaBeşinci kısım, 4. bölüm
“Bir kavşakta dur, eğil…”17. Sonya, Raskolnikov’aBeşinci kısım, 4. bölüm
“Güneş olun, herkes sizi görecektir…”18. Porfiri Petroviç, Raskolnikov’aAltıncı kısım, 2. bölüm
“Onları aşk diriltmişti…”19. Anlatıcı, Raskolnikov ile Sonya üzerineSonsöz, 2. bölüm
“Diyalektiğin yerini hayat almıştı…”20. Anlatıcı, Raskolnikov üzerineSonsöz, 2. bölüm

Suç ve Ceza künyesi: roman ne anlatıyor?

  • Yazar: Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (1821–1881), Rus romancı
  • Özgün adı: Prestupleniye i nakazaniye (Преступление и наказание)
  • İlk yayın: 1866 yılı boyunca Mihail Katkov’un çıkardığı Russkiy Vestnik dergisinde bölüm bölüm; ilk kitap baskısı 1867’de Petersburg’da iki cilt hâlinde
  • Yapısı: Altı kısım ve bir sonsöz (epilog); toplam 41 bölüm
  • Mekân ve zaman: 1860’ların ortasında, temmuz sıcağında Petersburg; Sennaya (Saman Pazarı) Meydanı çevresindeki yoksul sokaklar, sonsözde Sibirya
  • Başlıca karakterler: Rodion Romanoviç Raskolnikov, Sonya (Sofya Semyonovna) Marmeladova, Semyon Marmeladov, Katerina İvanovna, Dunya (Avdotya Romanovna), Razumihin, Sorgu Yargıcı Porfiri Petroviç, Svidrigaylov ve Lujin
  • Eski illüstratörleri: Mihail Klodt (1874), Pyotr Boklevski (1880’ler) ve Nikolay Karazin (1893) romanın ilk resimli yorumlarını yapan sanatçılar arasındadır

Roman, borç içindeki Raskolnikov’un tefeci Alyona İvanovna’nın evine “prova” için gittiği bir temmuz akşamıyla açılır. Aynı gün meyhanede tanıştığı ayyaş memur Marmeladov ona, ailesini geçindirmek için “sarı bilet”le, yani resmî fahişe kâğıdıyla yaşamak zorunda kalan kızı Sonya’yı anlatır. Raskolnikov baltayla tefeciyi, ardından beklenmedik biçimde içeri giren kız kardeşi Lizaveta’yı öldürür. Romanın geri kalanı suçun kendisinden çok cezası üzerinedir: hastalık hâline gelen korku, sorgu yargıcı Porfiri Petroviç’le kedi fare oyunu, Sonya’nın sessiz inancı ve sonunda gelen itiraf.

Suç ve Ceza’nın 1867 tarihli ilk kitap baskısının süslü çerçeveli kapağı; Rusça roman adı, altı kısım ve sonsözden oluşan roman ibaresi, F. M. Dostoyevski adı, düzeltilmiş baskı ve 1. cilt yazısı, altta Petersburg 1867
Görsel: Suç ve Ceza’nın ilk kitap baskısının kapağı, 1. cilt, Petersburg, 1867 / Wikimedia Commons, kamu malı

Dostoyevski, 1849’da Petraşevski çevresine katıldığı için kurşuna dizilmek üzereyken son anda affedilmiş, ardından Omsk’ta dört yıl kürek cezası çekmişti. Suç, ceza ve vicdan üzerine yazdığı bu roman, o deneyimin ve 1860’ların borç içindeki yazarlık hayatının izlerini taşır. Kitap yayımlanır yayımlanmaz okurların gündemine oturdu ve Dostoyevski’yi Rus edebiyatının en büyük adlarından biri yaptı.

1. İnsanlar en çok yeni bir adımdan korkar

İnsanlar en çok neden korkar? Yeni bir adımdan, kendilerine ait yeni bir sözden; en çok bundan korkarlar.

Fyodor Dostoyevski, Suç ve Ceza

Kimden: Raskolnikov, kendi kendine · Nerede: Birinci kısım, 1. bölüm

Raskolnikov, tefecinin evine “prova” için giderken ev sahibesine yakalanmamak için merdivenden sessizce süzülür ve kendi korkaklığına güler. Bu cümle, romanın ilk sayfalarında bütün hikâyenin düğümünü atar: Raskolnikov’u suça iten şey biraz da sıradan insanların korktuğu o “yeni adımı” atabileceğini kendine kanıtlama hırsıdır. Aynı paragrafta “Çok gevezelik ediyorum, bu yüzden hiçbir şey yapmıyorum” diye kendini iğnelemesi de karakterin kararsızlığını iyi özetler.

St. Petersburg’da Stolyarni Sokağı ile Grajdanskaya Sokağı’nın köşesinde, Raskolnikov’un evi olarak bilinen bej renkli, balkonlu, çok katlı köşe bina; zemin kattaki köşede kabartmalı bir anma levhası
Görsel: Petersburg’da “Raskolnikov’un evi” olarak bilinen bina, Stolyarni Sokağı 5 / Wikimedia Commons, A. Savin, CC BY-SA 3.0

2. Yoksulluk ayıp değil, sefalet ayıptır

Yoksulluk ayıp değildir, bu bir gerçek. İçkinin de erdem olmadığını bilirim, hem de çok iyi bilirim. Ama sefalet, efendim, sefalet ayıptır. Yoksullukta doğuştan gelen duygularınızın soyluluğunu yine de korursunuz; sefalette ise hiç kimse, hiçbir zaman koruyamaz.

Fyodor Dostoyevski, Suç ve Ceza

Kimden: Marmeladov, meyhanede Raskolnikov’a · Nerede: Birinci kısım, 2. bölüm

Raskolnikov bir meyhanede, memurluktan atılmış ayyaş Semyon Marmeladov’la tanışır. Marmeladov’un uzun ve süslü konuşması bu cümleyle başlar; yoksulluk ile sefalet arasındaki farkı, insanın onurunu koruyabildiği son sınır olarak çizer. Dostoyevski’nin bütün romanı aslında bu sınırın öbür yanında, onurunu kaybetmemek için çırpınan insanların hikâyesidir.

Mihail Klodt’un 1874 tarihli çiziminde loş bir meyhanede, üzerinde şişe ve bardaklar duran küçük bir masada karşılıklı oturan genç Raskolnikov ile yaşlıca, kel Marmeladov
Görsel: Mihail Klodt’un “Raskolnikov ve Marmeladov” çizimi, 1874 / Wikimedia Commons, kamu malı

3. İnsanın gidebileceği bir yer olmalı

İnsanın gidebileceği bir yer olmalı, değil mi? Çünkü öyle zamanlar olur ki insan mutlaka bir yere, neresi olursa olsun bir yere gitmek zorundadır.

Fyodor Dostoyevski, Suç ve Ceza

Kimden: Marmeladov, Raskolnikov’a · Nerede: Birinci kısım, 2. bölüm

Marmeladov, borç isteyeceği kişinin vermeyeceğini bile bile yine de kapısını çalan insanı anlatırken bu sözü söyler. Ardından, kızı Sonya’nın ailesini doyurmak için “sarı bilet”le sokağa çıktığı günü hatırlar. Romanın en çok alıntılanan satırlarından biri olan bu cümle, bir gün sonra Raskolnikov’un aklına yeniden düşer ve onun da artık gidecek yeri olmadığını hissettirir.

4. Kendini layık görmeyenler kabul edilir

Onları kabul ediyorum, ey bilgeler; onları kabul ediyorum, ey akıllılar, çünkü içlerinden hiçbiri kendini buna layık görmedi.

Fyodor Dostoyevski, Suç ve Ceza

Kimden: Marmeladov, Kıyamet Günü üzerine · Nerede: Birinci kısım, 2. bölüm

Konuşmasının sonunda Marmeladov, Kıyamet Günü’nde Tanrı’nın önce Sonya’yı, ardından da kendisi gibi ayyaşları, zayıfları ve utanmazları çağıracağını hayal eder. Bilgeler “Bunları neden kabul ediyorsun?” diye sorduğunda gelen cevap bu cümledir. Meyhanedekiler ona gülse de bu sahne, romanın merhamet ve bağışlanma fikrinin ilk ve en dokunaklı ifadesidir.

5. Her şeye alışır bu alçak insanoğlu

Her şeye alışır bu alçak insanoğlu!

Fyodor Dostoyevski, Suç ve Ceza

Kimden: Raskolnikov, Marmeladovların evinden çıkarken · Nerede: Birinci kısım, 2. bölüm

Raskolnikov, sarhoş Marmeladov’u evine bıraktıktan sonra, Sonya’nın kazandığı paraya bütün ailenin nasıl alıştığını düşünür ve öfkeyle bu cümleyi kurar. Hemen ardından kendine sorar: Ya insan gerçekten alçak değilse? O zaman geri kalan her şey önyargıdan ibaret olmaz mı? Bu kısa ünlem, Raskolnikov’un kafasında “hiçbir engel yok” düşüncesine giden yolu açar.

6. Dünya durdukça sürecek ebedî Sonya

Sonya, Sonya Marmeladova, dünya durdukça sürecek ebedî Sonya!

Fyodor Dostoyevski, Suç ve Ceza

Kimden: Raskolnikov, annesinin mektubunu düşünürken · Nerede: Birinci kısım, 4. bölüm

Raskolnikov, annesinin mektubundan kız kardeşi Dunya’nın, ağabeyine destek olabilmek için çıkarcı Lujin’le evlenmeye razı olduğunu öğrenir. Bu fedakârlığı Sonya’nın kendini satmasıyla karşılaştırır ve iki durumun özünde aynı olduğunu söyler. “Ebedî Sonya” ifadesi, sevdikleri için kendini feda eden bütün kadınların simgesine dönüşür.

7. Kendini herkesten makasla kesip ayırmak

Ona, o anda sanki kendini bir makasla herkesten ve her şeyden kesip ayırmış gibi geldi.

Fyodor Dostoyevski, Suç ve Ceza

Kimden: Anlatıcı, Raskolnikov üzerine · Nerede: İkinci kısım, 2. bölüm

Cinayetten sonra Raskolnikov, Neva üzerindeki köprüde yaşlı bir tüccar karısının onu dilenci sanıp sadaka diye eline tutuşturduğu yirmi kapiklik bozuk parayı avucunda bulur ve suya fırlatır. Anlatıcının bu tek cümlesi, suçun asıl cezasının yalnızlık olduğunu gösterir. Raskolnikov henüz kimseye bir şey söylememiştir, ama artık dünyayla arasında bir uçurum vardır.

8. Yeter ki yaşamak, nasıl olursa olsun

Yeter ki yaşayayım, yaşayayım, yaşayayım! Nasıl olursa olsun, yeter ki yaşayayım!.. Ne büyük doğru! Tanrım, ne doğru! Alçaktır insan! Onu bu yüzden alçak diye çağıran da alçaktır.

Fyodor Dostoyevski, Suç ve Ceza

Kimden: Raskolnikov, kendi kendine · Nerede: İkinci kısım, 6. bölüm

Sennaya çevresinde dolaşırken Raskolnikov bir yerde okuduğu, ölüme mahkûm bir adamın sözlerini hatırlar: Uçurumun kenarında, ancak iki ayağının sığacağı daracık bir yerde, fırtınanın ve karanlığın ortasında bin yıl yaşamak bile hemen ölmekten iyidir. Bu bölüm, Dostoyevski’nin kendi idam sehpası deneyimini düşündürür. Yaşama tutkusunu hem küçümseyen hem de ona teslim olan bu satırlar, romanın en insani anlarından biridir.

9. Yalan söyleye söyleye doğruya varılır

Saçmalamak, insanın bütün canlılar karşısındaki tek ayrıcalığıdır. Yalan söyleye söyleye doğruya varırsın! Yalan söylediğim için insanım zaten.

Fyodor Dostoyevski, Suç ve Ceza

Kimden: Razumihin, Raskolnikov’un annesi ve kız kardeşine · Nerede: Üçüncü kısım, 1. bölüm

Raskolnikov’un neşeli ve sadık arkadaşı Razumihin, biraz da içkinin etkisiyle, cinayet soruşturmasındaki polislerin yanlış teorilerine kızar. Ona göre yanılmak ayıp değildir; asıl ayıp, kendi yanlışını bulacak kadar bile düşünmemektir. Romanın karanlık atmosferinde Razumihin’in bu coşkulu nutku, okura bir nefes aldırır.

10. Sıradan insanlar ve sıra dışı insanlar

Sıradan insanlar itaat içinde yaşamalı, yasayı çiğneme hakları yoktur, çünkü onlar, görüyorsunuz ya, sıradandır. Sıra dışı olanlarsa her türlü suçu işleme, yasayı her biçimde çiğneme hakkına sahiptir; tam da sıra dışı oldukları için.

Fyodor Dostoyevski, Suç ve Ceza

Kimden: Porfiri Petroviç, Raskolnikov’un makalesini özetlerken · Nerede: Üçüncü kısım, 5. bölüm

Sorgu yargıcı Porfiri Petroviç, Raskolnikov’un iki ay önce bir dergide yayımlanan “Suç Üzerine” makalesini okumuştur ve onu bilerek, biraz da abartarak özetler. Raskolnikov kuramı düzeltmeye çalışır, ama asıl tehlike sözlerin kendisi değil, onları kimin söylediğidir. Porfiri bu konuşmayla, katili bulmadan önce onun düşüncesini bulmuştur.

11. Büyük insanlar büyük bir hüzün duyar

Acı ve ıstırap, geniş bir bilinç ve derin bir yürek için her zaman kaçınılmazdır. Bana öyle geliyor ki gerçekten büyük insanlar bu dünyada büyük bir hüzün duymalıdır.

Fyodor Dostoyevski, Suç ve Ceza

Kimden: Raskolnikov, Porfiri Petroviç ve Razumihin’e · Nerede: Üçüncü kısım, 5. bölüm

Razumihin, kan dökme hakkı olan dâhilerin bundan hiç acı duymayıp duymayacağını sorar. Raskolnikov’un cevabı tartışmanın havasını birden değiştirir; anlatıcı onun bu sözü dalgın bir sesle, “konuşmanın tonuna hiç uymadan” söylediğini belirtir. Kuramın soğuk mantığının altından, Raskolnikov’un kendi acısı sızar. Bu duyguyu anlatan başka sözler için hayata dair kitap alıntıları derlememize de bakabilirsiniz.

12. İnsan değil, ilke öldürmek

O kocakarı bir hiç! Belki de kocakarı bir hataydı, mesele onda değil! Kocakarı yalnızca bir hastalıktı… Ben bir an önce sınırı aşmak istedim… Ben insan öldürmedim, bir ilkeyi öldürdüm! İlkeyi öldürdüm öldürmesine, ama sınırı aşamadım, bu yakada kaldım…

Fyodor Dostoyevski, Suç ve Ceza

Kimden: Raskolnikov, kendi kendine · Nerede: Üçüncü kısım, 6. bölüm

Sokakta karşılaştığı bir adamın yüzüne “Katil!” demesinden sonra Raskolnikov, odasında ateşler içinde bu düşüncelere dalar. Cinayetin onu “sıra dışı” biri yapmadığını, aksine sıradan insanların tarafında bıraktığını fark etmeye başlar. Tefeciyi küçümseyen bu sözler, aslında Raskolnikov’un kendine duyduğu tiksintinin ilk itirafıdır.

13. Örümcekli bir köy hamamı kadar sonsuzluk

Hep sonsuzluğu kavranamayacak bir fikir, kocaman, kocaman bir şey gibi düşünürüz! Ama neden mutlaka kocaman olsun? Bütün bunların yerine, düşünün ki orada köy hamamı gibi isli, küçücük bir oda var ve her köşesinde örümcekler; işte bütün sonsuzluk bu.

Fyodor Dostoyevski, Suç ve Ceza

Kimden: Svidrigaylov, Raskolnikov’a · Nerede: Dördüncü kısım, 1. bölüm

Dunya’nın eski işvereni, karanlık geçmişli toprak sahibi Svidrigaylov, Raskolnikov’un odasına habersiz gelir ve ölümden sonraki hayat üzerine bu tüyler ürpertici sözleri söyler. Raskolnikov içinden “Bu adam deli” diye geçirir. Romanın en tekinsiz karakteri, sonsuzluğu bile bir kâbus gibi küçültür; bu bakış, kendi sonunu da önceden haber verir.

14. Sönmek üzere olan mumun ışığında

Eğri şamdandaki mum çoktan sönmek üzereydi; bu yoksul odada, sonsuz kitabın okunması için tuhaf bir biçimde bir araya gelmiş katille fahişeyi loş bir ışıkla aydınlatıyordu.

Fyodor Dostoyevski, Suç ve Ceza

Kimden: Anlatıcı, Sonya’nın odasında · Nerede: Dördüncü kısım, 4. bölüm

Raskolnikov, Sonya’dan İncil’deki Lazarus’un dirilişini okumasını ister; Sonya titreyen bir sesle okur ve kitabı kapatır. Hemen öncesinde Raskolnikov ona “Tanrı’ya çok mu dua ediyorsun?” diye sorar, Sonya da “Tanrı olmasaydı ben ne olurdum?” diye fısıldar. Bu kısa sahne, romanın ruhunu tek bir görüntüde toplar: Suç ile inanç, aynı mum ışığının altında yan yanadır.

15. Titreyen bir yaratık mıyım, yoksa hakkım var mı?

Herkes gibi bir bit miyim, yoksa insan mı? Sınırı aşabilecek miyim, aşamayacak mıyım! Eğilip almaya cesaret edebilecek miyim, edemeyecek miyim? Titreyen bir yaratık mıyım, yoksa hakkım var mı…

Fyodor Dostoyevski, Suç ve Ceza

Kimden: Raskolnikov, Sonya’ya itirafı sırasında · Nerede: Beşinci kısım, 4. bölüm

Romanın en ünlü cümlesi, Raskolnikov’un cinayeti Sonya’ya itiraf ettiği sahnede geçer. Annesine yardım etmek ya da insanlığa iyilik yapmak için değil, yalnızca kendini sınamak için öldürdüğünü söyler. Sonya’nın dehşetle “Öldürmeye mi hakkın var?” diye haykırması, bütün kuramı tek bir soruyla yıkar.

Pyotr Boklevski’nin karakalem çiziminde dağınık saçlı, kaşları çatık, kollarını kavuşturmuş, sert ve dalgın bakışlı genç Raskolnikov’un yarım boy portresi
Görsel: Pyotr Boklevski’nin Raskolnikov çizimi, 1880’ler / Wikimedia Commons, kamu malı

16. Kocakarıyı değil, kendimi öldürdüm

Ben kocakarıyı mı öldürdüm? Kendimi öldürdüm, kocakarıyı değil! Bir vuruşta, sonsuza dek bitirdim kendimi…

Fyodor Dostoyevski, Suç ve Ceza

Kimden: Raskolnikov, Sonya’ya · Nerede: Beşinci kısım, 4. bölüm

İtirafın devamında Raskolnikov, cinayetin asıl kurbanının kendisi olduğunu söyler. Hemen ardından “O kocakarıyı şeytan öldürdü, ben değil” diyerek sorumluluktan kaçmaya çalışır. Bu çelişki, Dostoyevski’nin karakterini tek bir kalıba sokmadığını gösterir: Raskolnikov hem kendini suçlar hem de kendinden kaçar.

17. Kavşakta diz çök, toprağı öp

Hemen şimdi, bu dakika git; bir kavşakta dur, eğil, önce kirlettiğin toprağı öp, sonra bütün dünyaya, dört bir yana eğilip selam ver ve herkese yüksek sesle söyle: “Ben öldürdüm!” O zaman Tanrı sana yeniden hayat verir.

Fyodor Dostoyevski, Suç ve Ceza

Kimden: Sonya, Raskolnikov’a · Nerede: Beşinci kısım, 4. bölüm

Raskolnikov “Şimdi ne yapmalıyım?” diye sorduğunda, ürkek Sonya birden ayağa fırlar ve gözleri parlayarak bu sözleri söyler. Raskolnikov o gün bunu yapamaz; ama romanın sonunda Sennaya Meydanı’nın ortasında diz çöker, yere eğilip çamurlu toprağı öper. Sonya’nın önerdiği şey bir ceza değil, insanlarla yeniden bağ kurmanın yoludur.

St. Petersburg’daki Sennaya Meydanı’nın güneşli bir yaz gününde bugünkü görünümü; mor ve pembe çiçeklerle dolu kemer biçimli saksılar, sokak lambaları ve arkada eski taş binalar
Görsel: Petersburg’daki Sennaya (Saman Pazarı) Meydanı’nın bugünkü görünümü / Wikimedia Commons, Florstein, CC BY-SA 4.0

18. Güneş olun, herkes sizi görür

Güneş olun, herkes sizi görecektir. Güneşin her şeyden önce güneş olması gerekir.

Fyodor Dostoyevski, Suç ve Ceza

Kimden: Porfiri Petroviç, Raskolnikov’a · Nerede: Altıncı kısım, 2. bölüm

Porfiri Petroviç sonunda Raskolnikov’un evine gelir ve katilin o olduğunu bildiğini açıkça söyler. Onu tutuklamak yerine kendi isteğiyle teslim olmaya ikna etmeye çalışır; hayatın onun için bitmediğini, acı çekmenin bile bir anlamı olduğunu anlatır. Bu cümle, bir sorgu yargıcının ağzından çıkan en beklenmedik umut sözüdür. Umudu anlatan başka sözler için umut ile ilgili sözler derlememize de göz atabilirsiniz.

19. Onları aşk diriltmişti

Onları aşk diriltmişti; birinin yüreği, ötekinin yüreği için tükenmez hayat kaynakları taşıyordu.

Fyodor Dostoyevski, Suç ve Ceza

Kimden: Anlatıcı, Raskolnikov ile Sonya üzerine · Nerede: Sonsöz, 2. bölüm

Sibirya’daki kürek yıllarında Raskolnikov uzun süre Sonya’ya soğuk davranır. Bir bahar sabahı, ırmak kıyısında Sonya’nın ayaklarına kapanır ve onu sevdiğini anlar. Önlerinde daha yedi yıl vardır, ama anlatıcıya göre bu yedi yıl onlara yedi gün gibi görünür. Romanın bütün karanlığından sonra bu cümle, Lazarus’un dirilişine yapılan son göndermedir.

20. Diyalektiğin yerini hayat aldı

Diyalektiğin yerini hayat almıştı ve bilincinde bambaşka bir şey oluşmalıydı.

Fyodor Dostoyevski, Suç ve Ceza

Kimden: Anlatıcı, Raskolnikov üzerine · Nerede: Sonsöz, 2. bölüm

Romanın son sayfalarında Raskolnikov, yastığının altındaki, Sonya’ya ait İncil’i eline alır. Bütün kitap boyunca kuramlar, hesaplar ve tartışmalarla yaşayan adam, ilk kez düşünmeyi bırakıp yalnızca hisseder. Dostoyevski romanı burada bitirir ve bunun “yeni bir hikâyenin”, bir insanın yavaş yavaş yenilenmesinin başlangıcı olduğunu söyler.

Paylaşmak için kısa Suç ve Ceza sözleri

Mesajlarda ya da sosyal medyada paylaşmak için kısa sözleri aşağıda bir arada topladık; her kutuyu ayrı ayrı kopyalayabilirsiniz.

  • Her şeye alışır bu alçak insanoğlu!
    Fyodor Dostoyevski, Suç ve Ceza
  • Titreyen bir yaratık mıyım, yoksa hakkım var mı?
    Fyodor Dostoyevski, Suç ve Ceza
  • Güneş olun, herkes sizi görecektir.
    Fyodor Dostoyevski, Suç ve Ceza
  • Yoksulluk ayıp değildir; ama sefalet ayıptır.
    Fyodor Dostoyevski, Suç ve Ceza
  • İnsanın gidebileceği bir yer olmalı.
    Fyodor Dostoyevski, Suç ve Ceza
  • Onları aşk diriltmişti.
    Fyodor Dostoyevski, Suç ve Ceza

Mini test: Suç ve Ceza’yı ne kadar hatırlıyorsunuz?

Aşağıdaki soruların cevabını görmek için soruya dokunmanız yeterli.

Raskolnikov’un öldürdüğü tefecinin adı nedir?

Alyona İvanovna. Raskolnikov o akşam, beklenmedik anda eve dönen kız kardeşi Lizaveta’yı da öldürür.

Sonya, Raskolnikov’a İncil’den hangi bölümü okur?

Lazarus’un dirilişini. Yuhanna İncili’ndeki bu bölüm, romanın sonundaki yeniden doğuşun habercisidir.

Raskolnikov’un “sıradan ve sıra dışı insanlar” makalesini konuşmaya açan kimdir?

Sorgu yargıcı Porfiri Petroviç. Makaleyi bir dergide okumuş ve Raskolnikov’u sınamak için gündeme getirmiştir.

Raskolnikov itirafından sonra kaç yıl kürek cezası alır?

Sekiz yıl. Kendiliğinden teslim olması ve hafifletici nedenler sayesinde ikinci derece kürek cezasına çarptırılır.

Sık sorulan sorular

Suç ve Ceza’nın en ünlü sözü hangisidir?

En çok bilinen satır, Raskolnikov’un Sonya’ya itirafı sırasında söylediği “Titreyen bir yaratık mıyım, yoksa hakkım var mı?” sorusudur. “Her şeye alışır bu alçak insanoğlu!” ve Porfiri Petroviç’in “Güneş olun, herkes sizi görecektir” sözü de en çok paylaşılanlar arasındadır.

Suç ve Ceza ne zaman yayımlandı?

Roman 1866 yılı boyunca Moskova’da çıkan Russkiy Vestnik dergisinde bölüm bölüm yayımlandı. İlk kitap baskısı 1867’de Petersburg’da, gözden geçirilmiş metinle iki cilt hâlinde çıktı.

Suç ve Ceza kaç bölümden oluşur?

Roman altı kısım ve bir sonsözden oluşur. Kısımlar beş ile sekiz arasında bölüme ayrılır; sonsözle birlikte toplam 41 bölüm vardır.

Raskolnikov tefeciyi neden öldürür?

Yoksulluk ve ailesine yük olma utancı bir yana, Raskolnikov’un asıl derdi kendi kuramını sınamaktır: Napolyon gibi “sıra dışı” insanların büyük bir amaç uğruna yasayı çiğneme hakkı olduğuna inanır ve kendisinin bu insanlardan biri olup olmadığını öğrenmek ister. Sonya’ya itirafında kendisi de paranın asıl neden olmadığını söyler.

Raskolnikov’un evi gerçek mi?

Romanda adres yalnızca kısaltmalarla verilir, ama Petersburg’da Stolyarni Sokağı ile Grajdanskaya Sokağı’nın köşesindeki bina yıllardır “Raskolnikov’un evi” olarak bilinir. Dostoyevski de romanı yazdığı yıllarda bu çevrede, Sennaya Meydanı’nın yakınında oturuyordu.

Suç ve Ceza’nın karanlık Petersburg’undan sonra, adalet ve bağışlanmayı anlatan bir başka büyük roman için Sefiller alıntıları, hayatın küçük derslerini bir araya getiren seçki için hayata dair kitap alıntıları, kitap sevgisini anlatan sözler için de kitap ile ilgili sözler iyi birer durak olacaktır.

Kaynaklar

Alıntıları ve bilgileri şu kaynaklarla karşılaştırdık:

  • Fyodor Dostoyevski, Prestupleniye i nakazaniye, Russkiy Vestnik, 1866; kitap baskısı, Petersburg, 1867
  • Fyodor Dostoyevski, Prestupleniye i nakazaniye, Rusça tam metin, Vikikaynak (Wikisource)
  • Fyodor Dostoyevski, Prestupleniye i nakazaniye, Rusça tam metin, Aleksey Komarov İnternet Kütüphanesi (ilibrary.ru)
  • Fyodor Dostoyevski, Crime and Punishment, İngilizce çeviri: Constance Garnett, Project Gutenberg
  • Vikisöz (Rusça), Prestupleniye i nakazaniye maddesi
  • Wikimedia Commons, Vasiliy Perov’un Dostoyevski portresi, Mihail Klodt ve Pyotr Boklevski illüstrasyonları, 1867 ilk baskı kapağı ve Petersburg fotoğrafları

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.