Yazan
Editör · Sözleri.co
- 1992 İstanbul doğumlu
- Radyo ve Televizyon mezunu
- Tam zamanlı editör
Hilal Can, 1992 yılında İstanbul’da doğdu. Radyo ve televizyon eğitimi aldı. Sözleri.co’da tam zamanlı editör olarak şarkı sözü sayfalarını, şiir ve kitap alıntılarını ve kültür yazılarını hazırlar. Edebiyat, şiir, sanat, felsefe, psikoloji ve bilim alanlarına ilgi duyar.
- Edebiyat
- Şiir
- Sanat
- Felsefe
- Psikoloji
- Bilim
Son güncelleme: 1 Kasım 2026
Paulo Coelho’nun 1988’de yayımlanan Simyacı romanı, hazinesini aramak için Endülüs’ten Mısır piramitlerine yola çıkan çoban Santiago’nun hikâyesini anlatır. Kısa bir kitap ama neredeyse her sayfasında altı çizilecek bir cümle var. Biz de Simyacı alıntıları arasından en sevilen 15 cümleyi, Türkçe baskıdaki hâlleriyle ve kitapta hangi anda geçtikleriyle birlikte derledik.
Alıntılar Özdemir İnce çevirisinden (Can Yayınları). Her cümlenin altında kimin söylediğini ve neden bu kadar sevildiğini anlatan kısa bir not var; yanlarındaki düğmeyle sözleri kopyalayabilirsiniz.
İçindekiler
Simyacı neyi anlatır?
Santiago, Endülüs’te koyunlarını otlatan genç bir çobandır. Aynı düşü iki kez görür: Mısır’da, piramitlerin yanında bir hazine onu beklemektedir. Kendini Şalem kralı olarak tanıtan yaşlı Melkisedek ona her insanın bir “Kişisel Menkıbe”si olduğunu söyler. Santiago sürüsünü satar, boğazı geçip Tanca’ya gider, orada parasını kaybeder, bir billuriye dükkânında çalışır, çölü bir kervanla geçer, Fayum Vahası’nda Fatima’ya âşık olur ve sonunda Simyacı ile tanışır.
Kitap bir masal sadeliğinde yazılmıştır; bu yüzden cümleleri bağlamından koparıldığında bile anlam taşır. Aşağıdaki alıntıları da yolculuğun sırasına göre dizdik, böylece okurken hikâyeyi de baştan sona izlemiş olacaksınız.
1. Bütün evren işbirliği yapar
Kitabın, hatta Paulo Coelho’nun en çok alıntılanan cümlesi. Santiago’ya bunu söyleyen, kendini Şalem kralı olarak tanıtan yaşlı Melkisedek. Cümle, romanın neredeyse başında, çobanın henüz hiçbir yola çıkmadığı bir anda gelir.
Sık sık bir motivasyon sloganı gibi paylaşılsa da kitaptaki bağlamı daha derin: Melkisedek önce her insanın bir “Kişisel Menkıbe”si, yani gerçekleştirmesi gereken bir yazgısı olduğunu anlatır. Evrenin işbirliği, bu yola gerçekten çıkana vaat edilir.
2. Bir düşü gerçekleştirme olasılığı
Santiago bunu bir tüccarın kızını yeniden görmeye giderken, kendi kendine düşünür. Henüz piramitler de hazine de yoktur; ortada yalnızca küçük, gündelik bir umut vardır.
Bu kısa cümle romanın bütün yolculuğunu özetler gibi: hayatı ilginç kılan şey düşün kendisi değil, gerçekleşebilecek olması. Kısa olduğu için profil yazısı ya da not olarak da çok kullanılır.
3. Dünyanın en büyük yalanı
Santiago’nun okuduğu kitaptan söz ederken Melkisedek “dünyanın en büyük yalanı” ifadesini kullanır, çoban da merakla sorar. Gelen cevap, romanın kaderciliğe karşı ilk itirazıdır.
Bu alıntıyı güçlü kılan, “yazgı” fikrini tümden reddetmemesi. Coelho yazgının varlığını kabul eder ama insanın kendi hayatının denetimini “zaten elimde değil” diyerek bırakmasını en büyük yanılgı sayar.
4. Kaşıktaki iki damla yağ
Melkisedek’in Santiago’ya anlattığı kısa öykünün son cümlesi. Bir tüccar oğlunu, mutluluğun sırrını öğrensin diye insanların en bilgesine gönderir; bilge de delikanlıdan elinde iki damla yağ dolu bir kaşıkla sarayı gezmesini ister.
İlk turda delikanlı kaşığa bakmaktan sarayın hiçbir güzelliğini göremez, ikinci turda her şeyi görür ama yağı döker. Öykü, hayatın zevkleri ile sorumlulukları arasındaki dengeyi bu kadar sade anlatabildiği için romanın en sevilen bölümlerinden biri.
5. Koyunlar kitaplardan daha öğreticidir
Santiago’nun tüccarın kızıyla ilk karşılaşmasında söylediği, gülümseten bir cevap. Kız, bir çobanın kitap okuyabildiğine şaşırınca bu sözle karşılık verir.
Kitabın genel fikrinin küçük bir habercisi: Simyacı boyunca asıl öğretmen kitaplar değil, yaşanan deneyim, işaretler ve doğa olacak. Romanın ilerleyen sayfalarında kitaplarla dünyayı anlamaya çalışan İngiliz bu fikrin karşı örneğidir.
6. Acemi talihi
Santiago sürüsünü kolayca satınca şaşırır; Melkisedek de buna “Lütuf Kuralı” der. Romanda bu kural, yola çıkan herkesin ilk adımda küçük bir şans yaşadığını anlatır.
Gündelik dilde zaten var olan “acemi şansı” fikrini Coelho bir yaşam kuralına dönüştürür. Yeni bir işe, yeni bir şehre başlayan herkesin kendinden bir şey bulduğu cümlelerden.
7. Hayatta her şey işarettir
Bu cümleyi Santiago’ya çölü geçen kervanda tanıştığı İngiliz söyler. Evrenin herkesin anlayacağı bir dili olduğuna, ama insanların bu dili unuttuğuna inanır ve onu bulmak için simyacı arar.
İşaretler romanın en önemli izleklerinden biri: Santiago’nun yolunu bir pervane, iki taş, uçan şahinler belirler. Kısa ve gizemli olduğu için bu alıntı da sık paylaşılanlar arasında.
8. Rüzgârın özgürlüğü
Santiago henüz Endülüs’tedir; Afrika’dan esip gelen rüzgâr ona çölü, serüveni ve bilinmeyeni hatırlatır. Bu satırlar, çobanın sürüsünü bırakıp boğazı geçmeye karar vermeden hemen önceki iç sesidir.
Bize göre romandaki en dürüst cümlelerden biri, çünkü engeli dışarıda değil insanın kendisinde arar. Santiago’nun Afrika’ya geçtiği Tarifa, gerçekte de rüzgârıyla ünlü bir kıyı kasabası.
9. İnsan sevdiği için sever
Fayum Vahası’nda Santiago’nun âşık olduğu Fatima’nın sözü. Santiago ona neden sevdiğini anlatmaya hazırlanırken Fatima bu cümleyle sözünü keser.
Romanın aşk üzerine en yalın cümlesi. Simyacı’da aşk yolculuğu durduran bir şey değil; Fatima, Santiago’yu yolundan alıkoymak yerine hazinesinin peşine gitmesini ister.
10. Bütün evren sana ulaşmam için
Fatima’nın cümlesine rağmen Santiago yine de cevap verir: bir düş gördüğünü, bir krala rastladığını, çölü geçtiğini sıralar ve sözünü bu cümleyle bağlar.
Kitabın açılışındaki evren cümlesinin aşk hâline gelmiş bir yankısı. Romantik mesajlarda ve evlilik yıldönümü notlarında en çok kullanılan Simyacı alıntısı da bu.
11. Şimdide yaşamak
Vahaya ilerleyen kervandaki deveci, savaş tehlikesi konuşulurken Santiago’ya ne geçmişte ne gelecekte yaşadığını, yalnızca şimdisi olduğunu anlatır.
Kervanın en sade karakterinden gelen bu öğüt, romanın felsefesini en anlaşılır biçimde dile getiren cümlelerden. Devamında hayatın, yaşamakta olduğumuz andan ibaret olduğunu söyler.
12. Yüreğin neredeyse hazinen de oradadır
Simyacı, Santiago’ya çöldeki yolculuk sırasında yüreğini dinlemesini öğütler ve sebebini bu cümleyle açıklar.
Romanın sonunu bilenler için bu satır ayrı bir anlam taşır: Santiago’nun aradığı hazine sonunda, yolculuğa başladığı yerle buluşur. Bu yüzden cümle hem bir öğüt hem de kitabın küçük bir sırrı gibi okunur.
13. Acı korkusu
Santiago bir gece, aysız gökyüzüne bakarken yüreğinin acı çekmekten korktuğunu söyler. Simyacı’nın cevabı kitabın en çok altı çizilen cümlelerinden biridir.
Burada yolculuğun sınavı dışarıdaki tehlikeler değil, içerideki korkudur. Santiago’nun hemen ardından kendine söylediği “Her arama anı, bir karşılaşma anıdır” cümlesi de bu bölümden.
14. Başarısızlığa uğrama korkusu
Santiago’dan rüzgâra dönüşmesi beklenen, romanın en masalsı bölümünde geçer. Santiago bunu nasıl yapacağını bilmediğini söyler; Simyacı da asıl engelin bilgisizlik değil korku olduğunu hatırlatır.
İnternette “Paulo Coelho sözleri” arasında farklı çevirilerle dolaşan bu cümlenin Türkçe baskıdaki hâli budur. Kısa, keskin ve iş ya da okul hayatına kolayca uyarlanabildiği için çok paylaşılır.
15. En karanlık an
Santiago, savaşın ve tehlikenin en yakın olduğu günlerde bu sözü hatırlar. Hemen ardından yolculuğun ilk somut tehlikesi gelir: Simyacı ile Santiago savaşçılar tarafından durdurulur.
Cümle romandan önce de bilinen bir halk deyişine yakın, ama Simyacı’daki yeri onu özel kılıyor: hazineye ulaşmadan önceki son ve en zor sınavın eşiğinde söylenir.
Paulo Coelho hakkında kısaca
Paulo Coelho 1947’de Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde doğdu. Edebiyata kendini vermeden önce tiyatro yönetmenliği, oyunculuk, şarkı sözü yazarlığı ve gazetecilik yaptı. 1986’da yayımlanan Hac’ın ardından gelen Simyacı ile dünya çapında tanındı; Brida, Işığın Savaşçısının Elkitabı, Veronika Ölmek İstiyor ve Zâhir gibi kitaplarıyla da çok okunan yazarlar arasına girdi. Brezilya Edebiyat Akademisi üyesidir.
Simyacı’yı sevdiyseniz benzer bir masal tadı taşıyan Küçük Prens alıntıları yazımıza, yazgı üzerine düşünenler için kader ile ilgili sözler derlemesine, farklı romanlardan seçmeler için de edebiyat kitap alıntıları ve Hayvan Çiftliği alıntıları yazılarımıza göz atabilirsiniz.
Mini test: Bu sözü kim söyledi?
“İnsan sevdiği için sever. Aşkın hiçbir gerekçesi yoktur.”
Fatima. Santiago neden sevdiğini anlatmaya hazırlanırken söyler.
“Hayatta, her şey işarettir.”
İngiliz. Evrensel Dil’i bulmak için simyacı arayan yolcu.
“Her zaman şimdide yaşamayı başarabilirsen mutlu bir insan olursun.”
Deveci. Vahaya giden kervanda Santiago’ya anlatır.
“İlk kez kâğıt oynadığın zaman, kesinlikle kazanırsın.”
Melkisedek. Buna “Lütuf Kuralı” der.
Sık sorulan sorular
Simyacı’nın en ünlü sözü hangisi?
En çok bilinen alıntı, Melkisedek’in “Bir şey istediğin zaman, bütün Evren arzunun gerçekleşmesi için işbirliği yapar” cümlesidir. “Mutluluğun Gizi dünyanın bütün harikalarını görmektir, ama kaşıktaki iki damla yağı unutmadan” da çok sevilir.
Simyacı kitabının konusu nedir?
Endülüslü çoban Santiago, düşünde gördüğü hazineyi bulmak için Tanca’dan, çölden ve Fayum Vahası’ndan geçerek Mısır piramitlerine gider. Yolda Melkisedek, İngiliz, Fatima ve Simyacı ile tanışır; kitap her insanın kendi yazgısının peşinden gitmesi gerektiğini anlatır.
Kişisel Menkıbe ne demek?
Romanın Türkçe çevirisinde kullanılan bu ifade, insanın hayatta her zaman gerçekleştirmek istediği şeyi, yani kendi yazgısını ve yolunu anlatır. Melkisedek, Kişisel Menkıbesini gerçekleştirmeyi insanların biricik gerçek yükümlülüğü sayar.
Simyacı’yı Türkçeye kim çevirdi?
Simyacı’nın Can Yayınları baskısı Özdemir İnce çevirisidir. Bu yazıdaki alıntılar da bu çeviriden alınmıştır.
Simyacı kaç sayfa, kaç günde okunur?
Kitap kısa bir romandır ve çoğu okur onu bir ya da iki günde bitirir. Sayfa sayısı baskıya göre değişir; Can Yayınları baskısının künyesine bakabilirsiniz.
Kaynaklar
Bilgileri şu kaynaklarla karşılaştırdık: