Yunus Emre Ölüm ile İlgili Sözleri: En Anlamlı 15 Madde

📁 Ünlü Sözler 🕒 05 Kas 2026

Anadolu tasavvuf şiirinin kurucu sesi olan Yunus Emre, asırlar boyunca insan kalbinin en derin labirentlerinde yankılanan ebedi hakikatleri yalın Türkçenin zarafetiyle dile getirmiştir. Onun düşünce evreninde ecel, korkutucu bir son veya yok oluş değil; nefsin fani zindanından kurtuluş ve Mutlak Yaratıcı ile buluşma anlamına gelen kutsal bir kavuşmadır. Bu derin ontolojik kabul, hem Doğu hikmetinde hem de modern varoluşçu edebiyatta ölüm kaygısını anlamlandıran eşsiz bir teslimiyet vadeder.

Yunus’un beyitlerinde dünya bir kervansaray, beden ise ruhun geçici eğretiliğidir. Toprak altına giren ceset çürümeye mahkûm olsa da ilahi aşkla yoğrulan mana asla ölmez. Yaşamın telaşına kapılan insanoğluna bir uyarıcı ayna tutan Yunus Emre ölüm ile ilgili sözleri, yüzyıllar öncesinden günümüzün modern yabancılaşmasına karşı hakiki bir içsel sığınak sunar. Bu derlemede, büyük mutasavvıfın kaleme aldığı en sarsıcı ve dönüştürücü 15 ölüm mısrasını felsefi, edebi ve tasavvufi derinliğiyle mercek altına alıyoruz.

yunus emre ölüm ile ilgili görseli
Görsel: Yunus emre ölüm ile ilgili / Wikimedia Commons
Öğe / Şarkı / ReplikEser / AlbümYıl / SezonÖne Çıkan / Not
1. Bu Dünyadan Gider OldukDivan-ı Yunus Emre13. YüzyılKalanlara selam ve vuslat teması
2. Ten Fanidir Can ÖlmezDivan-ı Yunus Emre13. YüzyılÖlümsüz aşk ve canın bekası
3. Yalancı Dünyaya Konup GöçenlerDivan-ı Yunus Emre13. YüzyılFani saltanatların beyhudeliği
4. Bir Garip Ölmüş DiyelerDivan-ı Yunus Emre13. YüzyılYalnızlık ve soğuk suyla yıkanış
5. Mal Sahibi Mülk SahibiRisâletü’n-Nushiyye1307Dünya mülkiyetinin aldatıcılığı
6. Ne Söylerler Ne Bir Haber VerirlerDivan-ı Yunus Emre13. YüzyılKabristan sükûneti ve derin sessizlik
7. Ölümden Ne KorkarsınDivan-ı Yunus Emre13. YüzyılKorkuyu aşan sevgi ve tevhit bilinci
8. Ecel Erer Baş Ağrısı BahaneDivan-ı Yunus Emre13. YüzyılMukadder yazgı ve fiziki bahaneler
9. Ko Git Sinleri Gez GörDivan-ı Yunus Emre13. YüzyılMezar taşlarında eşitlenen hayatlar
10. Ağaç At Binmiş GiderDivan-ı Yunus Emre13. YüzyılTabut metaforu ve son yolculuk
11. Hakikat Bir Gizli SırdırDivan-ı Yunus Emre13. YüzyılÖlmeden önce ölmenin sırrı
12. Geldi Geçti Ömrüm BenimDivan-ı Yunus Emre13. YüzyılZamanın hızla tükenen rüzgârı
13. Miskin Adem OğlanıDivan-ı Yunus Emre13. YüzyılGaflet uykusu ve ani ecel uyanışı
14. Bir Gün Seni GötürürlerDivan-ı Yunus Emre13. YüzyılTenha kabirde yüzleşme anı
15. Aşk Bezirgânı OlDivan-ı Yunus Emre13. YüzyılAşkla gelen ebediyet ve fenafillah
Yunus Emrenin yüzyılları aşan el yazması Divan nüshalarından ölüm ve vuslat temalı beyitler. görseli
Görsel: Yunus Emrenin yüzyılları aşan el yazması Divan nüshalarından ölüm ve vuslat temalı beyitler / Wikimedia Commons

1. Biz Dünyadan Gider Olduk Kalanlara Selam Olsun

Video: Yunus Emre – Dünya Yalandır Zikir | Yunus Emre Aşkın Yolculuğu | YUNUS EMRE ŞİİRLERİ / Manevi Huzura Doğru

Albüm/Eser: Divan-ı Yunus Emre · Söz/Yazar: Yunus Emre

Biz dünyadan gider olduk kalanlara selâm olsun
Bizim için hayır dua kılanlara selâm olsun

Yunus Emre / Divan

Yunus Emre’nin veda kasidesi hüviyetindeki bu dizeler, ayrılığın yarattığı hüznü değil, derin bir nezaket ve tevekkülü simgeler. Dünyayı terk ederken ardında kin, öfke veya dünyevi hırslar bırakmayan derviş, arkasında kalan insanlığa saf bir esenlik armağan eder. Bu selam, ölüm anında bile insanın içindeki sevgiyi ve bağışlayıcılığı muhafaza etmesi gerektiğinin en lirik göstergesidir.

Metinde geçen dua vurgusu, yaşayanlar ile ebediyete intikal edenler arasındaki manevi köprüyü işaret eder. Yunus için bu fani duraktan göçmek bir sonlanma değil; bilakis arınmış bir ruhun ebedi âleme yumuşakça süzülmesidir.

Sözler/Detay: Necip Fazıl Kısakürek Şiirleri: 10 Şiirden Kısa Dizeler

2. Ten Fanidir Can Ölmez Çün Âşıklar Ölmez

Albüm/Eser: Divan-ı Yunus Emre · Söz/Yazar: Yunus Emre

Ko ölmek endişesin âşıklar ölmez baki durur
Ölür ise ten ölür canlar ölesi değil

Yunus Emre / Divan

Tasavvuf felsefesinin en sarsıcı düalizmlerinden biri ten ile can arasındaki ayrımdır. Yunus Emre, biyolojik bedenin toprakla birleşip çözüleceğini ancak ilahi nurdan üflenen canın ebediyen diri kalacağını ilan eder. Bu düşünce, ölümü nihai bir yok oluş sayan maddeciliğe karşı ruhun zafer bayrağıdır.

Aşk ateşiyle yanan kalpler için ölüm kelimesi anlamsızlaşır; çünkü hakiki sevgiye nail olan kişi, sonsuzluk denizine katılmıştır. Korku yalnızca topraktan gelen kabuğa aittir, ruhun aslına değil.

3. Yalancı Dünyaya Konup Göçenler

Video: Yunus Emre | Ah Ölüm / Ahmet Culum

Albüm/Eser: Divan-ı Yunus Emre · Söz/Yazar: Yunus Emre

Yalancı dünyaya konup göçenler
Ne söylerler ne bir haber verirler
Üzerinde türlü otlar bitenler
Ne söylerler ne bir haber verirler

Yunus Emre / Divan

Bu mısralarda dünyanın aldatıcı cazibesine ve zamanın acımasız akışına tanıklık ederiz. Yüzyıllar boyunca şan, şöhret ve debdebe içinde yaşamış kralların, sultanların ve yoksulların kabirde birleştiği o mutlak eşitlik tablosu anlatılır.

Üzerlerinde yabani otlar biten kabir sakinlerinin sessizliği, yaşayanlar için en gürültülü vaazdır. Şair, insanın dünyadaki geçici rolünü unutmaması gerektiğini hüzünlü ve sarsıcı bir dille yüzümüze çarpar.

Sözler/Detay: Tesbih İle İlgili Sözler: En Anlamlı 15 Madde

Anadolu coğrafyasında fanilik fikrinin ve dünya serüveninin dingin simgesi olan kadim mezarlıklar. görseli
Görsel: Anadolu coğrafyasında fanilik fikrinin ve dünya serüveninin dingin simgesi olan kadim mezarlıklar / Wikimedia Commons

4. Bir Garip Ölmüş Diyeler Üç Günden Sonra Duyalar

Albüm/Eser: Divan-ı Yunus Emre · Söz/Yazar: Yunus Emre

Bir garip ölmüş diyeler
Üç günden sonra duyalar
Soğuk su ile yuyalar
Şöyle garip bencileyin

Yunus Emre / Divan

Yunus Emre’nin “garip” mahlasını bizzat nefsine giydirdiği bu dörtlü, Türk edebiyatının yalnızlık ve ölüm üzerine yazılmış en dokunaklı ağıtlarından biridir. Dervişin dünyadaki garipliği, kimsesizliği ve ölümünün dahi ancak günler sonra fark edilmesi, metafizik bir terk edilmişlik değil; dünyevi bağların tamamen çözüldüğünün ifadesidir.

Soğuk suyun tene dokunuşu, insanın dünya macerasının ne denli sade ve yapayalnız bittiğini simgeler. Hiçbir gösterişin olmadığı bu veda sahnesi, kibrin ve gururun kökünü kurutmayı hedefler.

5. Mal Sahibi Mülk Sahibi Hani Bunun İlk Sahibi

Albüm/Eser: Risâletü’n-Nushiyye · Söz/Yazar: Yunus Emre

Mal sahibi mülk sahibi
Hani bunun ilk sahibi
Mal da yalan mülk de yalan
Var biraz da sen oyalan

Yunus Emre / Risâletü’n-Nushiyye

Mülkiyet hırsının insan benliğini körleştirdiği gerçeği, bundan daha yalın ve vurucu şekilde özetlenemezdi. Yunus Emre, nesiller boyu el değiştiren toprakların, sarayların ve servetlerin asıl sahibinin insan olmadığını tek bir retorik soruyla ortaya koyar.

Ölümün kapıyı çaldığı an, tapuların ve altınların hiçbir hükmü kalmaz. Yaşamı bir “oyalanma” olarak niteleyen mısralar, varoluşun asıl gayesini maddi birikimde değil, manevi tekâmülde aramaya çağırır.

6. Ne Söylerler Ne Bir Haber Verirler

Video: YUNUS EMRE YALAN DÜNYA KISA FİLMİ Türkçe Altyazılı (short fılm) / Hakan KÖSE

Albüm/Eser: Divan-ı Yunus Emre · Söz/Yazar: Yunus Emre

Kimi boyun burup yatır
Kimi boynu burulmuş durur
Kimi güler kimi ağlar
Toprak dolmuş o gözlere

Yunus Emre / Divan

Mezarlık ziyaretini derin bir ontolojik gözleme dönüştüren bu dizeler, dünyada makam ve güç sahibi olanların toprak altındaki durumunu resmeder. Bir zamanlar kibirle yürüyen bedenlerin, gözlerine dolan toprakla birlikte sessizliğe gömülmesi, insan egosunun kırılma noktasıdır.

Ölüm karşısında insanın çaresizliği ve teslimiyeti, Yunus’un fırçasında karanlık bir tabloya değil, uyanışa vesile olan bilgece bir ibrete dönüşür.

Sözler/Detay: Her Gün Halin Soramadım İlahisi Sözleri: En Anlamlı 15 Madde

Tasavvuf düşüncesinde bedenin fani oluşunu ve ruhun ebedi dirilişini simgeleyen sema silüeti. görseli
Görsel: Tasavvuf düşüncesinde bedenin fani oluşunu ve ruhun ebedi dirilişini simgeleyen sema silüeti / Wikimedia Commons

7. Ölümden Ne Korkarsın Korkma Ebedi Varsın

Albüm/Eser: Divan-ı Yunus Emre · Söz/Yazar: Yunus Emre

Ölümden ne korkarsın korkma ebedî varsın
Çün kim canın Hak’tadır sen Hakk’a hemdemsin

Yunus Emre / Divan

İnsanın en ilkel korkusu olan ölüm korkusunu metafizik bir cesaretle dönüştüren Yunus Emre, varlığın kökenine işaret eder. Eğer insanın özü Hakk’ın nefesinden geliyorsa, o özün yok olması mantıken imkânsızdır.

Korkunun yerini ebediyet bilincine bıraktığı bu merhalede derviş, ölüm eşiğini korkulu bir uçurum olarak değil, sonsuz varoluşun nurani bir geçidi olarak algılar.

8. Ecel Erer Baş Ağrısı Bahane

Albüm/Eser: Divan-ı Yunus Emre · Söz/Yazar: Yunus Emre

Ecel erer baş ağrısı bahane
Götürürler seni bir gün nihane
Koyarlar bir daracık kabre seni
Ne oğul fayda eder ne hazine

Yunus Emre / Divan

Halk deyişlerine de ilham veren bu hakikat ifadesi, insanın dünyadaki ölüm sebeplerini (hastalıklar, kazalar vb.) yalnızca birer perde olarak niteler. Vakti gelen ömür ipi koptuğunda, en ufak bir baş ağrısı bile ayrılığın vesilesi olabilir.

Daracık kabre konulan insanın yanında ne evlatlarının ne de biriktirdiği servetlerin kalacağı gerçeği, kişiyi amelleriyle baş başa bırakır. Yunus, insanın yalnızca samimi inancı ve gönül kırmayan ahlakıyla huzura çıkabileceğini tembihler.

Sözler/Detay: Evlada Söz Geçirmek İçin Dua: En Anlamlı 15 Madde

9. Ko Git Sinleri Gez Gör Niceleri Yatır Anda

Albüm/Eser: Divan-ı Yunus Emre · Söz/Yazar: Yunus Emre

Vardım bunların katına baktım ölüm feryadına
Kimi yiğit kimi koca sinleri taş ile dolmuş

Yunus Emre / Divan

Kabir ziyareti tasavvufi eğitimde nefis terbiyesinin en tesirli basamaklarındandır. Yunus Emre, mezarlıkları bir ibret meclisi olarak tasvir eder. Yaşlısından gencine, yiğidinden zayıfına herkes aynı taş yığınlarının altında yan yana yatmaktadır.

Bu manzara, insanın dünyadaki güç zehirlenmesine ve gençliğine güvenerek işlediği haksızlıklara karşı kesin bir panzehirdir.

Ömür kandilinin tükenişini ve dünya hayatının bir nefeslik süresini anlatan geleneksel kandil ışığı. görseli
Görsel: Ömür kandilinin tükenişini ve dünya hayatının bir nefeslik süresini anlatan geleneksel kandil ışığı / Pexels

10. Ağaç At Binmiş Gider Dönüşü Olmayan Yola

Albüm/Eser: Divan-ı Yunus Emre · Söz/Yazar: Yunus Emre

Bir ağaç ata binesin ne dizgini var ne yuları
Götürürler seni kabre dönesin yoktur geri

Yunus Emre / Divan

Türk şiirinin en özgün metaforlarından biri olan “ağaç at”, tabutun kendisidir. Dizgini ve yuları olmayan bu binek, yönlendirilemez ve durdurulamaz. Bu yolculuk, insanın iradesinin tükendiği ve tamamen ilahi kanuna boyun eğdiği anı simgeler.

Geri dönüşü olmayan bu gidiş, hayattayken yapılan her iyiliğin ve söylenen her güzel sözün ne denli kıymetli olduğunu hatırlatan bir uyarı meşalesidir.

Sözler/Detay: Yer Ağlıyordu Hamza İlahisi Sözleri: En Anlamlı 15 Madde

11. Hakikat Bir Gizli Sırdır Ölmeden Önce Ölen Bilir

Albüm/Eser: Divan-ı Yunus Emre · Söz/Yazar: Yunus Emre

Ölmeden evvel ölünüz sırrına mazhar olanlar
Ölüm acısını tatmaz onlar ebedî hayattadır

Yunus Emre / Divan

Tasavvufun temel kaidelerinden olan “Mûtû kable en temûtû” (Ölmeden önce ölünüz) hadis-i şerifinin Yunus dilindeki tefsiridir bu beyit. Henüz fiziksel nefes durmadan evvel, nefsin bencil arzularını, şehvetini ve kibrini öldürebilen salikler hakiki diriliğe ulaşır.

Nefsini dünyadayken terbiye eden insan için nihai ölüm bir felaket değil, vuslatın ta kendisidir. Bu bilinç, ölümün acısını alır ve onu tatlı bir kavuşmaya dönüştürür.

12. Geldi Geçti Ömrüm Benim Bir Yel Esip Geçmiş Gibi

Albüm/Eser: Divan-ı Yunus Emre · Söz/Yazar: Yunus Emre

Geldi geçti ömrüm benim bir yel esip geçmiş gibi
Hele bana şöyle gelir bir göz yumup açmış gibi

Yunus Emre / Divan

İnsan ömrünün izafiyeti ve kısalığı üzerine söylenmiş en saf mısralardır. Onlarca yıllık ömür, geriye dönüp bakıldığında sanki bir rüzgâr esintisi veya bir anlık göz kırpması kadar kısa görünür.

Bu hızla akıp giden nehir karşısında şair, insanın zamanı hoyratça harcamaması gerektiğini, her anın ilahi aşk ve dürüstlükle değerlendirilmesi icap ettiğini fısıldar.

Sözler/Detay: Farsça Güzel Sözler: En Anlamlı 15 Madde

Güz mevsiminde yapraklarını döken ağaçlar, nefsin ve fani bedenin toprağa dönüşünü hatırlatır. görseli
Görsel: Güz mevsiminde yapraklarını döken ağaçlar, nefsin ve fani bedenin toprağa dönüşünü hatırlatır / Wikimedia Commons

13. Miskin Adem Oğlanı Nefse Zebun Olmuş Yatar

Albüm/Eser: Divan-ı Yunus Emre · Söz/Yazar: Yunus Emre

Miskin âdem oğlanı nefse zebun olmuş yatar
Hayvan gibi otlamış hiç ölüm fikri tutmaz

Yunus Emre / Divan

İnsanın gaflet çukuruna düşüşünü eleştiren Yunus Emre, yalnızca biyolojik ihtiyaçlarını karşılayıp manevi sorumluluklarını unutan kişiyi sert bir dille uyarır. Ölüm fikrinden kaçmak, fanilikten kurtulmayı sağlamaz; sadece hazırlıksız yakalanmaya yol açar.

Yunus’un bu dobralığı, insanı derin uykusundan sarsarak uyandırmayı ve fani zevklerin ötesindeki hakiki güzelliklere yönlendirmeyi amaçlar.

14. Bir Gün Seni Götürürler Sin Evine Kodukları Gün

Albüm/Eser: Divan-ı Yunus Emre · Söz/Yazar: Yunus Emre

Bir gün seni götürürler sin evine korlar seni
Üstüne toprak saçarlar yapyalnız kalırsın anda

Yunus Emre / Divan

En yakın dostların, akrabaların ve sevdiklerin cenaze merasiminin ardından hızla dağılıp insanı mezarın karanlığıyla baş başa bırakacağı o an… Yunus Emre, bu kaçınılmaz sahneyi zihinlerde canlandırarak insanın kime güvenmesi gerektiğini açıkça gösterir.

Toprak örtüldüğünde insanın yoldaşı ne makamı ne de servetidir; yalnızca Hakk’a olan bağlılığı ve geride bıraktığı temiz gönül izidir.

Sözler/Detay: Hamza Şehid Oldu İlahisi Sözleri: En Anlamlı 15 Madde

15. Aşk Bezirgânı Can Verir Can Alır Âşıklar Ölmez

Albüm/Eser: Divan-ı Yunus Emre · Söz/Yazar: Yunus Emre

Yunus öldü deyu sela verirler
Ölen bedendir âşıklar ölmez

Yunus Emre / Divan

Listenin ve Yunus’un tüm külliyatının zirve noktası bu mısradır. Minarelerden okunan selalar fani bedenin vefatını duyurabilir; fakat Hak sevgisiyle kalbi dirilen gerçek bir âşığın manası asırlar boyu canlı kalır. Nitekim aradan geçen yedi yüz yıl, Yunus’un bu kehanetini doğrulamıştır.

Ölüm, hakiki derviş için bir cenaze değil bir vuslattır; ebedi dirilişin ve aşkın nihai zaferidir.

Anadolunun kadim türbe mimarisi ve akşam alacakaranlığında zamana direnen taş yapılar. görseli
Görsel: Anadolunun kadim türbe mimarisi ve akşam alacakaranlığında zamana direnen taş yapılar / Pexels

Listeye Sığmayan Diğer Yunus Emre Ölüm Sözleri

  • Ten cübbesini soydular: Dünyevi elbiselerin çıkarılıp sade kefene bürünmenin hakikatini anlatan beyitler.
  • Bu dünyada bir nesneye yanar içim: Genç yaşta göçüp gidenlerin ardından duyulan şefkatli derviş hüznü.
  • Kuru idik yaş olduk, kanatlandık kuş olduk: Ruhun bedenden sıyrılıp metafizik âleme uçuşunu tasvir eden vuslat mısraları.
  • Hak tecelli eyledi: Kabrin dar duvarlarını aşan ilahi tecellinin aydınlığı üzerine söylenmiş beyitler.
  • Dost elinden dolu içtik: Ecel şerbetini korkuyla değil, ilahi sevgilinin sunduğu bir ikram olarak yudumlayan dervişlerin felsefesi.

Kopyalanabilir Listeler ve Dize Grupları

  • Kısa Paylaşımlar İçin Yunus Emre Ölüm Beyitleri
    1. “Biz dünyadan gider olduk kalanlara selâm olsun.”
    2. “Ölür ise ten ölür canlar ölesi değil.”
    3. “Mal da yalan mülk de yalan, var biraz da sen oyalan.”
    4. “Yunus öldü deyu sela verirler / Ölen bedendir âşıklar ölmez.”
    5. “Ecel erer baş ağrısı bahane / Götürürler seni bir gün nihane.”
  • Derin Tefekkür ve Durum Sözleri
    1. “Geldi geçti ömrüm benim bir yel esip geçmiş gibi.”
    2. “Bir garip ölmüş diyeler, üç günden sonra duyalar.”
    3. “Ölümden ne korkarsın korkma ebedî varsın.”
    4. “Vardım bunların katına baktım ölüm feryadına.”
    5. “Bir ağaç ata binesin ne dizgini var ne yuları.”

Yunus Emre’nin Tasavvufi Ölüm Anlayışı ve Edebi Kimliği

Yunus Emre, 13. ve 14. yüzyıl Anadolu coğrafyasının Moğol istilaları, taht kavgaları ve iç kargaşalarla sarsıldığı karanlık bir dönemde yaşamıştır. Çevresinde tanık olduğu kan, ölüm ve göç dalgaları, onu varoluşun en temel sorularıyla yüzleştirmiştir. Taptuk Emre dergâhında olgunlaşan dervişlik bilinci, ölümü bir trajediden çıkarıp ontolojik bir kemale evriltmiştir.

Onun şiirlerinde ölüm, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin “Şeb-i Arûs” (Düğün Gecesi) kavramıyla birebir örtüşür. İnsan, bu dünyaya gurbete gönderilmiş bir yolcudur; ölüm ise vatan-ı aslisinden (asıl memleketinden) ayrı kalan ruhun yeniden kaynağına dönmesidir. Yunus’un dilindeki olağanüstü duruluk, ölümün soğuk yüzünü ilahi merhametin ve sevginin sıcaklığıyla yumuşatır.

Mini Test: Yunus Emre Hikmetini Ne Kadar Tanıyorsunuz?

Soru: Yunus Emre’nin ‘Ölen bedendir âşıklar ölmez’ sözündeki temel felsefi mesaj nedir?

Cevap: Biyolojik bedenin fani olup toprak altına gireceğini, ancak ilahi aşkla ve erdemle yoğrulmuş olan ruhun (canın) ve hakiki dervişlerin manevi mirasının asla yok olmayacağını simgeler.

Soru: Yunus Emre’nin şiirlerinde geçen ‘ağaç at’ tamlaması neyi temsil eder?

Cevap: Dizgini ve yuları olmayan, geri dönüşsüz son yolculuğu simgeleyen ‘tabut’ metaforudur.

Sık Sorulan Sorular

Yunus Emre’ye göre ölüm bir son mudur yoksa başlangıç mı?

Yunus Emre’nin tasavvufi düşüncesinde ölüm bir son veya yok oluş değildir; fani bedenin çözülmesiyle ruhun Mutlak Varlık ile buluştuğu ebedi bir başlangıç ve hakiki kavuşmadır.

‘Ölür ise ten ölür canlar ölesi değil’ dizesi ne anlama gelir?

Bu mısra, topraktan yaratılan biyolojik gövdenin geçici olduğunu, fakat Allah’ın ruhundan üflenen canın ve ilahi aşkın ölümsüz bir cevher taşıdığını ifade eder.

Yunus Emre ölüm temasını neden bu kadar sık işlemiştir?

Yaşadığı dönemin siyasi buhranları, savaşları ve veba salgınları insanları derin bir ümitsizliğe sevk etmişti. Yunus, ölümü sıkça hatırlatarak hem kibirli yöneticilere faniliklerini hatırlatmış hem de halka ölümün ötesinde ebedi bir adalet ve merhamet olduğunu müjdelemiştir.

Yunus Emre’nin ölüm ile ilgili şiirleri hangi eserlerinde yer alır?

Bu şiirler öncelikli olarak şairin tasavvufi şiirlerinin toplandığı Divan-ı Yunus Emre’de ve nasihat risalesi olan Risâletü’n-Nushiyye isimli mesnevisinde yer almaktadır.

Kaynaklar

  • Gölpınarlı, Abdülbâki (Haz.), Yunus Emre: Hayatı ve Bütün Şiirleri, İstanbul.
  • Tatcı, Mustafa (Haz.), Yunus Emre Dîvânı (İnceleme ve Tenkitli Metin), MEB Yayınları.
  • Köprülü, M. Fuad, Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları.
  • Kabaklı, Ahmet, Türk Edebiyatı Tarihi, Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları.

Bu derlemedeki Yunus Emre beyitleri ve metin açıklamaları, Türk Dil Kurumu ve Millî Eğitim Bakanlığı onaylı tenkitli Divan nüshaları esas alınarak editoryal titizlikle hazırlanmıştır.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.