Velet – Seni Ben Gibi Tanımıyorlar Şarkı Sözleri
Yazmayı denedim, sen hariç her şey umutsuz
Olduğunuz kurakları nehirlere çevirdim
Sanatın gözlerinde bittiği bir nokta var
Ve her bittiği noktada çiçeklerle bekledim
Gecemi güzelleştiren rüyama dokunamaz
Günümü güneş olanın dışında ısıtamaz içim
Bu çizgi benim, bu kağıttaki her dokunuş bana ait
Bu yüzden bu resim benim
Canımı koydum masaya, hayatla düello dayım
Aşkını yükledim omzuma, şu an bir yokuştayım
Zaman alabilir beni, bana bırak o hayatı yaşatayım
Yedi yirmi dört ailemeyim aramayın
Ya stüdyodayım ya karanlık odamda oyundayım
Mutlu değil kimse, o sistemin fayındayım
Sanat güzel ama muhla için soyunmayın
Büyük düşünmedim, gururuma dokunmayın
Pişman olurum, öfkemle yorulmayın
Huzur için ödediğiniz bedel kara kutu
Mutlu değilsiniz, kendinizi kandırmayın
Sen, ben bir gece yarısında
Gökyüzü ellerimin arasında
Aşk bir yarasında
Onlar seni ben gibi tanımıyorlar
Gel bu kalabalık arasında sev
Sev beni bir çocuk gibi
Uslanmandım sevda bir deli poyraz
Camımı açtım içeri gir es deli gibi
Yanında bir ömür, bu uğurda ölünür
Ve her yeni yaşında mutluluklar satın aldım
Yazdığım her şarkıda gözlerine kalem çektim
Aynı notalara düşme diye ne şiirler ezdim
Güvenim kırık olsa bir tamiri bulunurdu
Nasıl yanlış yolu buldun
Aynen öyle, doğru yolu bulursun
Ben öyle buldum seni
Belki yanlışlarımdı, bu yarın doğru yapar beni
Yaşama sebeplerimin sesinde ruhu var
O çiçeklerine bakarken yaşayan bir ruhu var
Büyümesin dedim beyazlarımı görene dek
Bakma öyle sessizim
İçeride uyuyan bir çocuk var
Sen, ben bir gece yarısında
Gökyüzü ellerimin arasında
Aşk bir yarasında
Onlar seni ben gibi tanımıyorlar
Gel bu kalabalık arasında sev
Sev beni bir çocuk gibi
Uslanmandım sevda bir deli poyraz
Camımı açtım içeri gir es deli gibi
Velet – Seni Ben Gibi Tanımıyorlar Şarkı Sözleri
Bu şarkı, içsel bir yolculuğu, sanatla ve aşkla verilen bir varoluş mücadelesini derinlikli bir dille anlatıyor. Öncelikle anlatıcı, umutsuzlukla çevrili bir dünyada tek istisnanın sevilen kişi olduğunu vurguluyor. Bu nedenle yazmak, sadece bir ifade biçimi değil; aynı zamanda hayatta kalma yolu hâline geliyor. Kuraklıkların nehirlere dönüşmesi, sevginin ve emeğin dönüştürücü gücünü simgeliyor.
Bununla birlikte şarkı, sanatla kurulan kişisel bağı da ön plana çıkarıyor. Her çizginin, her dokunuşun anlatıcıya ait olması, kimliğini savunma ihtiyacını gösteriyor. Ayrıca hayatla düello metaforu, yaşanan mücadelenin ne kadar sert olduğunu hissettiriyor. Ancak buna rağmen omuzlanan aşk yükü, zorluklara rağmen vazgeçilmediğini ortaya koyuyor. Dolayısıyla şarkı, hem direnç hem de kararlılık taşıyor.
Öte yandan sözlerde sisteme ve sahte mutluluklara yönelik eleştirel bir bakış da yer alıyor. “Mutlu değilsiniz, kendinizi kandırmayın” ifadesi, yüzleşmeden kaçanlara yönelik net bir duruş sergiliyor. Aynı zamanda aile, yalnızlık ve üretim arasında sıkışmış bir hayat anlatılıyor. Bu noktada stüdyo ve karanlık oda imgeleri, içe dönüşü ve yaratım sürecini sembolize ediyor.
Aşk tarafında ise kalabalıklar içinde saf, çocukça bir sevgi arayışı dikkat çekiyor. Buna ek olarak gökyüzü, gece ve rüzgâr imgeleri, duyguların özgürleşme isteğini yansıtıyor. Sonuç olarak bu eser, kırık güvene rağmen umudu koruyan, içindeki çocuğu saklayan bir ruh hâlini anlatıyor.