Velet – Ne Desem Az

Velet – Ne Desem Az Şarkı Sözleri

Ne desem az, dediğim her şeyden pay çal
Kafam güzel, gel beni al burdan
Bu yaşıma kadar medet ummadım kuldan
Ömrümü yarıladım, olamam bi’ kurban

Kaşı çatık, içi yanık, ruhu koyar, kalbi batık
Konuşmasın sakın, dışı tarayıcı atık
Gözümde sahipsiz kalan sözlerin satılık
Vesayet gibi dudaklarım, durakları kiralık

Ve benim lugatıma ters
Neydim ve ne oldu pes, ve her hareketi de leş
Benimle bi’ prenses, oyunculuk enfes
Zamanında olduk baby, it’s time to confess

Alevini benden alıyorken
Bi’ ben dokununca eriyorsan
Bi’ ben seni seviyorken
Hâlen sevgi dileniyorsan

İlçeler, iller gezdim, kafamda diyar diyar
Yarattım rüyalar, uykumdan eder, bize kıyar
Yükünü verdiğin dağlara kıyma
Bi’ gün gelir de belki hayat dediğin bize uyar

Bahane çok, yağ sürme kimsenin ekmeğine
Ölmedim daha dur, aklım hâlen söylemediğinde
Ben sana doymadım onlara doyduğum kadar
Yılanım olmalı seni koynuma koyana kadar

O beni görene kadar
Severim ölene kadar
O yüzden biz ölene kadar
Ne kadar sevilirse tam o kadar

Alevini benden alıyorken
Bi’ ben dokununca eriyorsan
Bi’ ben seni seviyorken
Hâlen sevgi dileniyorsan

Velet – Ne Desem Az Şarkı Sözleri

Ne Desem Az sözleri başlangıç bölümünde öncelikle tonun belirgin şekilde sertleştiği ve içsel bir isyan hissinin öne çıktığı görülüyor. Anlatıcı, artık sözlerin bile yetmediği bir noktada; ne söylese eksik kalıyor, hatta anlamının başkaları tarafından çarpıtıldığını hissediyor. “Kafam güzel, gel beni al burdan” dizesi hem zihinsel bir dağınıklığı hem de bulunduğu hayattan kaçma isteğini yansıtıyor.

İkinci kısımda ise daha belirgin şekilde karanlık ve şehirli imgeler öne çıkıyor. Kaşı çatık, içi yanık betimlemeleri, bir yandan dışarıdan sert görünen öte yandan içten içe tükenmiş bir ruh hâlini anlatıyor. Ayrıca sözlerin sahipsiz kalması ve dudakların “kiralık” olması, anlatıcının kendine ve çevresine yabancılaştığını hissettiriyor.

Nakarat kısmında bu kez kırgınlıkla karışık bir sitem dikkat çekiyor. Anlatıcı, karşısındaki kişinin gücünü ve sıcaklığını kendisinden aldığını düşünüyor; dolayısıyla dokunuşun ve sevginin kaynağı olduğunu açıkça hissediyor. Buna rağmen diğer tarafın hâlâ sevgi arıyor olması, onda değersizlik hissi yaratıyor. “Bir ben severken” vurgusu ise, sonuç olarak fedakârlığın tek taraflı kaldığını düşündürüyor.

Anlatıcı, bu noktada hayallerle gerçekler arasında sıkışmış bir hâlde. Kurduğu rüyalar onu ayakta tutuyor; ancak aynı zamanda uykusuz bırakıyor. Yani umut, burada yorucu bir duygu olarak karşımıza çıkıyor.

Aşk tarafı ise daha karanlık ve yoğun bir biçimde ele alınıyor. Doymamak, sahiplenme ve zaman zaman tehditkâr bir sadakat duygusu öne çıkıyor. Sevgi, burada masum bir özlemden çok, kaybetme korkusuyla sertleşmiş bir bağ gibi duruyor. Bu da şarkıya ham, dürüst ve içten bir ton katıyor; süslenmiş duygulardan ziyade, olduğu gibi dökülmüş hisler ön plana çıkıyor.

Son olarak duygu iyice netleşiyor ve sadeleşiyor. Büyük cümleler yok; ancak anlamı oldukça ağır. Sevgi, karşılıksız bir beklentiyle değil, görülmekle ve fark edilmekle tamamlanıyor. “O beni görene kadar” ifadesi ise, özellikle sevilmenin en temel hâline, yani gerçekten fark edilme ihtiyacına işaret ediyor.