Tuğçe Kandemir – Kıyamıyorum Sana Şarkı Sözleri
Kıyamıyorum sana sen çok güzelsin
Ben çirkin bir insanım kader utansın
Bekliyorum seni gel
Ner’desin sevdiğim çık
Saklambaç mı oynuyoruz burada?
Aramıyorsun sormuyorsun hiç, hiç
Kıyamıyorum sana sen çok güzelsin
Ben çirkin bir insanım kader utansın
Gitme demiyorum sana gene gidersin
Ama bu kez sen bizi yalan edersin
Özlüyorum seni can
Hasretinle yanıyorum yâr
Eşe dosta soruyorum yok
Artık çıldırıyorum yar
Kıyamıyorum sana sen çok güzelsin
Ben çirkin bir insanım kader utansın
Gitme demiyorum sana gene gidersin
Ama bu kez sen bizi yalan edersin
Tuğçe Kandemir – Kıyamıyorum Sana Şarkı Sözleri
Bu şarkı sözleri, bekleyişin ve karşılıksız sevginin yarattığı kırılgan hâli anlatıyor. Öncelikle “bekliyorum seni gel” çağrısı, umudun hâlâ diri olduğunu gösteriyor. Ancak hemen ardından gelen sorular, belirsizliği büyütüyor. Özellikle “saklambaç mı oynuyoruz burada?” sözü, bu bekleyişin artık yorucu bir hâl aldığını hissettiriyor.
Bununla birlikte aranmamak ve sorulmamak, değersizlik duygusunu güçlendiriyor. Dolayısıyla şarkı sözleri, sessizliğin yarattığı kırgınlığı açıkça ortaya koyuyor. “Kıyamıyorum sana sen çok güzelsin” ifadesi, sevilen kişiyi hâlâ idealize etmeye devam eden bir kalbi yansıtıyor. Buna karşılık “ben çirkin bir insanım kader utansın” sözü, özgüven kaybını ve kaderle hesaplaşmayı gösteriyor.
Öte yandan “gitme demiyorum” cümlesi, zoraki bir kabulleniş içeriyor. Yani anlatıcı, gidişin kaçınılmaz olduğunu biliyor. Ancak bu kez yaşanacak olanın açık bir yalan olacağına inanıyor. Bu noktada Kıyamıyorum Sana şarkı sözleri, umutla hayal kırıklığı arasında sıkışmış bir ruh hâlini yansıtıyor.
Ayrıca “özlüyorum seni can” ve “hasretinle yanıyorum yâr” dizeleri, özlemin artık dayanılmaz bir seviyeye ulaştığını gösteriyor. Üstelik eşe dosta sormak, çaresizliğin en net göstergesi olarak öne çıkıyor. Sonunda gelen “artık çıldırıyorum” sözü ise bu duygusal baskının doruğa çıktığını anlatıyor.
Sonuç olarak Tuğçe Kandemir Kıyamıyorum Sana şarkı sözleri, sevmenin tek taraflı kaldığı anlarda yaşanan bekleyişi, kırgınlığı ve içsel çöküşü sade ama etkili bir dille aktarıyor. Hem samimi hem de gerçek bir duygusal tablo sunuyor.