Sıla – Kötü kötü

Sıla – Kötü kötü Şarkı Sözleri

Kötü kötü zamanlardayım kötü kötü
Bi’ kalkıyorum ayağa çoğunlukla ölü
Deli deli günlere özlemim çok
Ne güzeldi be tüh artık yok

Deli deli günlere özlemim çok
Ne güzeldi be tüh artık yok

Aptal aptal gezenlere bayılıyorum
Onlar bi’haberler ben daralıyorum
Cahilin de havası çok
Bi’ şansım olsa o da mı yok

Cahilin de havası çok
Bi’ şansım olsa o da mı yok

Nasılsın diye sorma
Ben sorarım kendime
Kızgın bile değilim
Sen şarkı diye dinle

Dolu dolu ağladım çok dolu dolu
Bi’ yaş döküldü yeşili koru
Aram hep iyidir kendimlen
Zor alırsın beni benden

Aram hep iyidir kendimlen
Zor alırsın beni benden

Aram hep iyidir kendimlen
Nah alırsın beni benden

Sıla – Kötü kötü Şarkı Sözleri

Bu şarkı sözleri, karmaşık duyguların ve içsel çalkantıların samimi bir ifadesi. Öncelikle “kötü kötü zamanlardayım, bi’ kalkıyorum ayağa çoğunlukla ölü” cümlesi, ruh hâlinin iniş çıkışlarını güçlü bir şekilde yansıtıyor. Hem yorgun hem de direnmeyi sürdüren bir benlik portresi çiziliyor. Deli günlere duyulan özlem, geçmişteki özgürlük ve coşku hissinin eksikliğini vurguluyor; “ne güzeldi be tüh artık yok” tekrarı ise kaybedilen zamanın ve anın ağırlığını pekiştiriyor.

Aynı zamanda aptalca gezen ve habersiz insanlar üzerinden, anlatıcının çevresindeki uyumsuzluk ve yalnızlık hissi ortaya konuyor. Bu kişiler ne kadar farkında olmasa da, anlatıcı için daralma ve sıkışma kaynağı oluyor. Cahilin havası ve şanssızlık vurgusu, hem öfke hem de hayal kırıklığını gösteriyor; yani dünya adaletsiz ama anlatıcı buna rağmen kendi yolunu bulmaya çalışıyor.

“Nasılsın diye sorma, ben sorarım kendime” cümlesi, şarkının içsel yönünü ön plana çıkarıyor. Dış dünyadan gelen sorulara cevap vermek yerine, kendi duygularıyla baş başa kalmayı seçiyor. Dolu dolu ağlamalar, yüreğin boşalmasını ve yeşili koruma temasıyla birlikte umut kırıntısını simgeliyor. Bu da duygusal yoğunluğun hem gerçek hem de insani bir şekilde işlendiğini gösteriyor.

Sonuç olarak şarkı, hem içsel mücadeleyi hem de kendini bulma çabasını anlatıyor. Karmaşık duygular, geçmişe duyulan özlem ve hayatta kalma çabası bir araya geliyor. Anlatıcı, çevresine uyum sağlamasa da, kendi iç dünyasında bir denge arıyor; bu da parçayı samimi ve insani kılıyor.