Seda Tripkolic – Dönsün Geri Şarkı Sözleri
Ah söyleyin ne olur dönsün geri
Gittin ya ellerim bileklerim kesik
İçimde parçalar söylerim
Olsun be kader, ben diyemedim
Seviyor mu ben gibi
Diz çöktüm, gitme dedim
Acıdan yandı içim
Yoldurdu bana beni
Bıraktın hüzünleri
Yok muydu adaletin
Söyleyin o ölmesin
Yıkılsın evin senin
Ah söyleyin ne olur dönsün geri
Gittin ya ellerim bileklerim kesik
İçimde parçalar söylerim
Olsun be kader, ben diyemedim
Seda Tripkolic – Dönsün Geri Şarkı Sözleri
Bu şarkı sözleri, yalvarışla başlayan ve adalet arayışıyla sertleşen yoğun bir acı anlatısı sunuyor. Öncelikle “ah söyleyin ne olur dönsün geri” ifadesi, kontrolün tamamen kaybedildiği bir noktayı gösteriyor. Bu nedenle anlatıcı, kendi sesi yetmediği için başkalarından yardım ister hâle geliyor. Gidişin ardından gelen kopuş, sadece duygusal değil, bedensel bir yıkım gibi betimleniyor.
Bununla birlikte içte parçalar hâlinde konuşan bir benlik görüyoruz. Anlatıcı, kaderle pazarlık etmeye çalışsa da, söyleyemediği sözlerin yükünü taşımaya devam ediyor. Dolayısıyla “olsun be kader” cümlesi, bir kabullenişten çok, kırık bir sitem olarak okunuyor. Sevginin karşılıklı olup olmadığı sorusu ise bu acının merkezinde duruyor.
Öte yandan diz çökme ve gitme diye yalvarma imgeleri, gururun tamamen geride bırakıldığını gösteriyor. Acının içi yakması, bu sevginin ne kadar derin yaşandığını kanıtlıyor. “Yoldurdu bana beni” ifadesiyle, anlatıcı kendinden vazgeçtiğini açıkça dile getiriyor. Bu noktada geride bırakılanın sadece bir insan değil, hüzünlerle dolu bir hayat olduğu anlaşılıyor.
Ayrıca adalet sorgusu, şarkının tonunu daha sert bir noktaya taşıyor. Çünkü yaşananların haksızlığı kabul edilemiyor. “O ölmesin” çağrısı, sevilenin varlığının her şeyden önemli olduğunu gösterirken, ardından gelen beddua ise acının ne kadar kontrolden çıktığını ortaya koyuyor.
Sonuç olarak bu şarkı, sevgiyle başlayan ama çaresizlikle kararan bir ruh hâlini anlatıyor. Yalvarış, öfke ve kabulleniş aynı potada eriyor. Geri dönmeyen bir gidişin ardından kalan tek şey ise, içi yanarak edilen sözler oluyor.