SanatçıMustafa Ceceli

🎵 Mustafa Ceceli – Yarem Sözleri
Beni bırakın cehennemde yanayım
Cennette yalnız mı kalayım?
Yalanları koynuma sarayım, ah
Nasıl uyku uyuyayım?
Sebebini kimlere sorayım?
Viran oldu gönül sarayım
Bu kalbi boynuma asayım
Bana müsaade et orada kalayım
Ara ara bul, sonra kaybet
Reva mı bu? Nerede adalet?
Kolay kolay bitmez o kasvet
Sen de en az benim kadar kahret
Bulamam derdime çarem
Yer etmiş gönlüme yârem
Saçları kalbime harem
Hasreti ömrüme matem
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuMustafa Ceceli – Yarem: Acının Sarayında Bir Vuslat Arayışı
Merhaba müzikseverler ve sözlerin derinliklerinde kaybolmayı seven dostlar! Bugün, Türk müziğinin güçlü seslerinden Mustafa Ceceli’nin “Yarem” adlı eseriyle içsel bir yolculuğa çıkıyoruz. Şarkının her bir dizesi, adeta ruhun en karanlık köşelerine fener tutuyor, aşkın ve ayrılığın çetrefilli yollarını gözler önüne seriyor. Mustafa Ceceli’nin “Yarem” şarkısı, dinleyicisini derin bir melankoliye sürüklerken, aynı zamanda insan ruhunun dayanıklılığını ve çaresizliğini de sorgulatıyor.Cehennemde Yanmak ve Cennette Yalnızlık Tercihi
Şarkının açılış dizeleri, dinleyeni adeta bir şok etkisiyle karşılıyor: Bu ifadeler, sıradan bir acının çok ötesinde, varoluşsal bir çaresizliği ve tercihi barındırıyor. “Yarem” şarkısında Mustafa Ceceli, cennetin huzurunu dahi yalnızlıkla eşdeğer görüyor ve sevgilisiz bir cennettense, belki de sevdiğiyle (ya da onun acısıyla) dolu bir cehennemi yeğlediğini haykırıyor. Bu, aşkın getirdiği ıstırabın, diğer tüm kutsal değerlerin önüne geçtiği bir ruh halini betimliyor. Yalnızlık, burada, cehennem ateşinden daha yakıcı bir ceza olarak sunuluyor.Yalanların Koynunda Uykusuzluk ve Gönül Sarayının Viran Hali
Şarkının ilerleyen bölümlerinde, acının kaynağına dair ipuçları beliriyor: “Yalanları koynuna sarmak”, aldatılmışlığın, hayal kırıklığının ve belki de kendi kendine kurduğu illüzyonların pençesinde kalmış bir ruhun çaresizliğini anlatıyor. Mustafa Ceceli’nin “Yarem” şarkısındaki bu dizeler, huzur bulamayan, uykuya dalamayan bir zihni tasvir ediyor. “Gönül sarayım viran oldu” ifadesi ise, kalbin, aşkın ve umudun merkezi olan o kutsal mekanın tamamen yıkıma uğradığını, geriye sadece enkaz kaldığını gösteriyor. Bu enkaz, acının ve kederin somut birer kanıtı niteliğinde.Acıyı Boynuna Asmak ve Adalet Arayışı
Şarkının ilerleyen kısımları, bu derin acıyla başa çıkma biçimini ve bir isyanı gözler önüne seriyor: “Bu kalbi boynuma asayım” dizesi, acıyı bir nişan gibi taşımak, onu herkesten saklamadan, açıkça göstermek isteğini ifade ediyor. Bu, aynı zamanda bir tür kendini cezalandırma ve acıyı kabullenme halidir. “Bana müsaade et orada kalayım” derken, acı dolu bu varoluş halinin, başka bir seçeneği olmadığını, hatta belki de başka bir yerde olamayacağını ima ediyor. Mustafa Ceceli’nin “Yarem” şarkısında dile getirilen “Ara ara bul, sonra kaybet” döngüsü, ilişkinin veya kaderin acımasızlığını vurguluyor. Umut verildiği anda elinden alınması, “Reva mı bu? Nerede adalet?” sorusuyla adaletsizliğe bir isyan niteliği taşıyor.Kasvetin Bitmezliği ve Yârenin Derinliği
Şarkının son bölümü, çaresizliğin ve acının kalıcı doğasını pekiştiriyor: “O kasvet kolay kolay bitmez” ifadesi, bu derin kederin geçici olmadığını, aksine kalıcı bir misafir olduğunu anlatıyor. “Sen de en az benim kadar kahret” dizesi, sevgiliden duyulan acının anlaşılmasına yönelik bir feryat, bir intikam arayışından ziyade, empati beklentisi taşıyor. Mustafa Ceceli’nin “Yarem” adlı eserindeki bu sözler, çaresizliğin zirve yaptığı anı temsil ediyor. “Derdime çarem bulamam” ve “Yer etmiş gönlüme yârem” dizeleri, bu yaranın sadece fiziksel değil, ruhsal bir yara olduğunu, kalbin en derinliklerine kazındığını ve iyileşmesinin mümkün görünmediğini vurguluyor.Saçların Haremi ve Hasretin Matemi
Şarkının son iki dizesi, şiirsel ve çarpıcı metaforlarla yüklü: Bu dizeler, aşkın ve özlemin ne denli derinlere işlediğini gösteriyor. “Saçları kalbime harem” demek, sevgilinin en küçük bir izinin bile (saçları gibi) kalbin en kutsal, en mahrem yerine yerleştiğini, orayı ele geçirdiğini ifade eder. Kalbin, tamamen ona ait bir mekana dönüştüğünü anlatır. “Hasreti ömrüme matem” ise, duyulan özlemin sadece anlık bir duygu olmadığını, tüm bir ömrü kapsayan, sürekli bir yas haline dönüştüğünü vurgular. Mustafa Ceceli’nin “Yarem” şarkısındaki bu kapanış, aşkın ve ayrılığın insan üzerindeki yıkıcı ve kalıcı etkisini, hüzünlü bir tınıyla taçlandırıyor. “Yarem”, sadece bir şarkı değil, aynı zamanda ruhun derinliklerinden yükselen bir ağıt, bir itiraf ve bir isyanın melodik dışavurumu. Bu eser, dinleyenin kendi acılarıyla yüzleşmesine olanak tanıyan, unutulmaz bir deneyim sunuyor.Bu derinlemesine yorumu okuduğunuz için teşekkür ederim. Başka şarkı sözlerinin gizemini çözmek üzere görüşmek dileğiyle!