SanatçıMert Demir

🎵 Mert Demir – Yaşayamıyorum Sensiz Sözleri
Alnıma yazdı seni niye silemiyorum
Yarama tuzu bastı bi' yolunu bulamıyorum
Sıkışıp kaldım kabus gibi
Düşemem artık bura en dibi
Bakma öyle kalbim yangın yeri
Hiç bi' kimse olamaz ki sen gibi
Yaşayamıyorum sensiz
Ne hale düştüm Allah’ım
Kelimeler kifayetsiz
Kendine kul köle yaptın
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuMert Demir’in “Yaşayamıyorum Sensiz” Şarkı Sözlerinde Aşkın Elemli Gölgesi
Mert Demir, modern müziğimizin derinlikli ve samimi seslerinden biri olarak, “Yaşayamıyorum Sensiz” şarkısıyla dinleyicilerini yine derinden etkilemeyi başarıyor. Bu şarkı, bir ayrılığın ya da kavuşamamanın getirdiği çaresizliği, kelimelerin ötesine geçen bir his yoğunluğuyla işliyor. Sözler, adeta bir ruhun feryadı, bir kalbin yangın yeri oluşunu tasvir ediyor. Mert Demir’in bu eserinde, kaybolmuşluğun ve bağımlılığın edebi bir dökümünü buluyoruz.Alnıma Yazılan Kader ve Çaresizlik
Şarkının açılış dizeleri, dinleyiciyi hemen bir kadercilik ve kabulleniş atmosferine çekiyor: “Alnıma yazdı seni niye silemiyorum” ifadesi, aşkın sadece bir duygu olmadığını, aynı zamanda bir yazgı, bir alın yazısı olduğunu fısıldar. Bu, kişinin iradesi dışında, ilahi bir güç tarafından belirlenmiş bir durum gibidir. Ve bu yazgıyı silme çabası, nafiledir. Aşkın bu denli derinlemesine işlenmesi, Mert Demir’in sözlerindeki ustalığı gözler önüne seriyor. Ardından gelen “Yarama tuzu bastı bi’ yolunu bulamıyorum” dizesi, bu kaderci kabullenişin acı verici boyutunu ortaya koyar. Sevilenin varlığı ya da yokluğu, zaten var olan bir yarayı daha da kanatan, acıyı katlayan bir etki yaratır. Bu, sadece pasif bir acı çekme hali değil, aynı zamanda bu acıdan kurtulmak için bir çare bulamamanın getirdiği derin bir çıkmazdır. Mert Demir’in “Yaşayamıyorum Sensiz” şarkısı, bu çaresizliği iliklerimize kadar hissettiriyor.Kabus Gibi Bir Sıkışmışlık ve Yangın Yeri Kalp
Şarkının ilerleyen bölümlerinde, bu çaresizlik hissi bir kabusa dönüşüyor: “Sıkışıp kaldım kabus gibi” dizesi, kişinin içinde bulunduğu durumu bir rüya değil, gerçeğin ta kendisi olan bir kabus olarak tanımlıyor. Bu, uyanılması mümkün olmayan, sürekli yaşanan bir işkence gibidir. “Düşemem artık bura en dibi” ifadesi, umutsuzluğun zirvesini, bir daha asla kalkılamayacak bir çukurun en altını işaret eder. Bu, kaybedecek hiçbir şeyin kalmadığı, varoluşsal bir çöküşün eşiğidir. Mert Demir, bu sözlerle dinleyiciyi karakterin en derin acılarına ortak ediyor. Ardından gelen “Bakma öyle kalbim yangın yeri” dizesi, hem bir yakarış hem de bir itiraftır. Kalbinin bir “yangın yeri” olması, içsel bir yıkımı, tutkunun ve acının aynı anda yaktığı bir alanı temsil eder. Sevilenin bakışları dahi, bu yangını körükleyebilir ya da en azından bu yıkımı görebilir. Ve tüm bu acıya rağmen, “Hiç bi’ kimse olamaz ki sen gibi” diyerek, sevilenin eşsizliğini ve vazgeçilmezliğini vurgular. Bu dize, çekilen tüm acılara rağmen, bu bağımlılığın nedenini açıklayan kilit bir cümledir. Mert Demir’in “Yaşayamıyorum Sensiz” şarkısındaki bu dizeler, aşkın yıkıcı gücünü tüm çıplaklığıyla ortaya koyar.Varoluşsal Bir Çığlık: Sensizlik ve Kölelik
Şarkının nakaratı, tüm bu duygusal yoğunluğun zirveye ulaştığı, adeta bir çığlık niteliğindedir: “Yaşayamıyorum sensiz” ifadesi, şarkının adıyla birlikte, sevilenin yokluğunun sadece bir eksiklik değil, aynı zamanda varoluşsal bir imkansızlık olduğunu haykırır. Bu, hayatın anlamını yitirmesi, nefes almanın dahi anlamsızlaşması halidir. Mert Demir, bu yalın cümleyle, bağımlılığın ve kaybetme korkusunun en uç noktasını dile getirir. “Ne hale düştüm Allah’ım” dizesi, kişinin kendi durumuna duyduğu şaşkınlığı, pişmanlığı ve çaresizliği bir yakarışla ifade eder. Bu, bir ilahi güce sığınma, yardım dileme halidir. Acının o kadar derinleştiği bir noktadır ki, “Kelimeler kifayetsiz” kalır. Hiçbir sözcük, hiçbir tanım, yaşanan bu tarifsiz kederi anlatmaya yetmez. Bu, dilin sınırlarının aşıldığı, duyguların kelimelere sığmadığı anlardan biridir. Ve son olarak, “Kendine kul köle yaptın” dizesi, sevilenin kişi üzerindeki mutlak hakimiyetini, onun iradesini tamamen teslim alışını betimler. Bu, sadece bir sevgi değil, aynı zamanda bir teslimiyet, bir bağımlılık ve hatta bir esaret halidir. Mert Demir’in “Yaşayamıyorum Sensiz” şarkısı, aşkın en karanlık, en bağımlı ve en acı verici yüzünü gözler önüne sererken, dinleyicide derin bir empati ve hüzün uyandırıyor.