SanatçıMabel Matiz
ŞarkıBir Hadise Var
AlbümGök Nerede
Yıl2015

🎵 Mabel Matiz – bir Hadise Var Sözleri
Vurgunum sana, bir mahkum gibi
Uykular haram, bir zehir gibi
Aşığım fakat, hasretin deli ezelden beri
Bir hadise var, kimse bilmiyor
Olmuyor bende, deprem olmuyor
Hiçbir şey beni, böyle sarsmıyor
Bir senin gibi
Mühürledim seni kalbime
Kurşunlar işlemez ciğerime
Zincirledim seni kalbime
Anahtarları yok denizlerde
Şeytan diyor ki, tövbeler etmeli
Uğrunda yüz kere, bin kere ölmeli
Cehennemde bile, zulmetsen de
Şeytan diyor ki, tövbeler etmeli
Uğrunda yüz kere, bin kere ölmeli
Cehennemde bile, zulmetsen de
Yok, yok, bir seni sevmeli
Gözlerin hoyrat, ihanetler gibi
Ellerin soğuk, zemheriler gibi
Kalbin buz tutmuş, son nefes gibi
Soğuk olsa da
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuMabel Matiz'in müziği, dinleyicisini her zaman kendine özgü bir duygu ve anlam evrenine davet eder. "Bir Hadise Var" şarkısı da bu davetin en güçlü örneklerinden biri. Sözleri, bir aşkın tutsaklığını, çaresizliğini ve aynı zamanda sarsılmaz bağlılığını öyle edebi bir dille anlatıyor ki, her dinleyişte yeni bir katmanını keşfediyorsunuz. Bir şarkı sözü yazarı ve yorumlayıcısı olarak bu eserin katmanlarına inmek, benim için her zaman büyüleyici olmuştur.
Bir Aşka Mahkumiyetin Resmedilişi
Şarkının açılış dizeleri, dinleyeni doğrudan yoğun bir duygu seline çekiyor:
Mabel Matiz, "Vurgunum sana, bir mahkum gibi" derken, aşkın sadece bir tutku değil, aynı zamanda bir tür esaret olduğunu çarpıcı bir metaforla ifade ediyor. Bu mahkumiyet, gönüllü bir teslimiyetten ziyade, kaçınılmaz bir kader gibi. "Uykular haram, bir zehir gibi" ifadesi ise, aşkın getirdiği huzursuzluğu, özlemin yakıcı etkisini ve belki de bu aşkın taşıdığı acıyı gözler önüne seriyor. Hasretin "deli" oluşu ve "ezelden beri" sürüyor olması, bu duygunun köklü, zamanı aşan ve neredeyse ilahi bir boyuta sahip olduğunu fısıldıyor. Mabel Matiz'in "Bir Hadise Var" şarkısındaki bu giriş, dinleyeni hemen hikayenin içine çekiyor.
Sarsılmaz Bir Bağlılığın İtirafı: "Bir Hadise Var"
Şarkının adını taşıyan nakarat, içsel bir fırtınanın ve dış dünyaya kapalı bir sırrın habercisi:
"Bir hadise var, kimse bilmiyor" derken, bu aşkın sıradan bir duygu olmadığını, belki de yaşanılanların derinliğini kimsenin anlayamayacağı kadar kişisel ve özel olduğunu vurguluyor Mabel Matiz. "Olmuyor bende, deprem olmuyor / Hiçbir şey beni, böyle sarsmıyor / Bir senin gibi" dizeleri, bu aşkın eşsizliğini ve dönüştürücü gücünü anlatıyor. Hiçbir dış etkenin, hiçbir büyük olayın, bu aşkın yarattığı içsel sarsıntı kadar etkili olamayacağını dile getiriyor. Bu, adeta bir teslimiyet yemini, bir aşkın diğer tüm duyguların önüne geçişinin ilanı. "Bir Hadise Var" şarkısının bu kısmı, dinleyicide derin bir empati uyandırıyor.
Kalbe Mühürlenmiş Bir Aşkın Kalesi
Şarkının en güçlü ve etkileyici bölümlerinden biri de bu bağlılığın somutlaştırıldığı dizeler:
"Mühürledim seni kalbime" ve "Zincirledim seni kalbime" ifadeleri, sevilen kişinin kalpte ne kadar sağlam bir yer edindiğini, ondan vazgeçmenin imkansızlığını anlatıyor. Bu, sadece bir sevgi beyanı değil, aynı zamanda bir yemin. "Kurşunlar işlemez ciğerime" dizesi, bu aşkın kişiyi ne kadar güçlü ve korunaklı kıldığını gösteriyor; dış dünyanın acılarına karşı bir kalkan oluşturduğunu ima ediyor. En çarpıcı olanı ise "Anahtarları yok denizlerde" cümlesi. Bu, geri dönüşü olmayan, çözülemeyen, sonsuz bir bağlılığın sembolü. Denizlerin derinliklerinde kaybolan anahtarlar, bu bağın bir daha asla çözülemeyeceğini, sonsuza dek süreceğini haykırıyor. Mabel Matiz'in "Bir Hadise Var" şarkısı, bu sözlerle aşkın en saf, en tutkulu ve en çaresiz halini resmediyor.
Şeytanın Fısıltısı ve Aşkın Kutsallığı
Şarkının ilerleyen bölümlerinde, içsel bir çatışma ve aşkın kutsallığına dair metaforlar beliriyor:
Burada "Şeytan diyor ki, tövbeler etmeli" ifadesi, belki de bu kadar yoğun, bu kadar her şeyi saran bir aşkın dünyevi sınırlara sığmadığını, bazı inançlara göre bir günah sayılabileceğini düşündürüyor. Ancak bu iç ses, aşkın gücü karşısında çaresiz kalır. "Uğrunda yüz kere, bin kere ölmeli" dizesi, bu aşk için her türlü fedakarlığa, hatta ölüme bile razı olunduğunu gösteriyor. En etkileyici kısım ise "Cehennemde bile, zulmetsen de / Yok, yok, bir seni sevmeli" dizeleridir. Bu, aşkın tüm acılara, tüm zorluklara, hatta cehennem azabına bile dayanıklı olduğunu vurguluyor. Sevilenin zulmü dahi bu sevgiyi azaltamaz, aksine daha da pekiştirir. Bu, aşkın ilahi bir boyuta taşındığı, her şeyin üzerinde görüldüğü bir bağlılığın ilanı. Mabel Matiz'in "Bir Hadise Var" şarkısı, bu sözlerle aşkın ne kadar mutlak ve koşulsuz olabileceğini gösteriyor.
Aşkın Soğuk Yüzü ve Kalpteki Direniş
Şarkının son bölümü, sevilenin acı veren yönlerini dile getirirken bile, aşkın direnişini ortaya koyuyor:
Bu dizeler, sevilen kişinin karanlık, acımasız ve incitici yönlerini tarif ediyor. "Gözlerin hoyrat, ihanetler gibi" ifadesi, bakışlarında bile bir hırçınlık, bir ihanet potansiyeli taşıdığını ima ediyor. "Ellerin soğuk, zemheriler gibi" ve "Kalbin buz tutmuş, son nefes gibi" betimlemeleri, sevilenin duygusal olarak ne kadar mesafeli, soğuk ve belki de ölü olduğunu gözler önüne seriyor. Ancak tüm bu olumsuzluklara rağmen, "Soğuk olsa da" ifadesiyle biten bu bölüm, bu soğukluğa rağmen aşkın hala var olduğunu, direndiğini ve belki de bu soğukluğun bile aşkı bitiremediğini fısıldıyor. Mabel Matiz'in "Bir Hadise Var" şarkısı, bu sözlerle aşkın sadece güzelliklerden ibaret olmadığını, acı ve soğukluk barındırsa da varlığını sürdürebileceğini gösteriyor. Bu, bir tür kaderci kabulleniş ve aynı zamanda sarsılmaz bir bağlılığın son teyidi.