SanatçıAhmet Şafak
ŞarkıOlsun
AlbümAdam Gibi / Ah Be Yar
Yıl2004

🎵 Ahmet Şafak – Olsun Sözleri
Dert kervanı dizi dizi olsun
Efkar bastı hepimizi olsun
Bu dertlerin arasına
Düştük bir aşk belasına
Olsun olsun olsun olsun olsun olsun
Boşuna mıydı bunca dert
Bu sevdadan dönen namert olsun
Olsun olsun olsun olsun olsun
Boşuna mıydı bunca dert
Bu sevdadan dönen namert olsun
Olsun
Deme bu kaçıncı yara olsun
Deme bahtımız kap kara olsun
Kırılır hasretin çarkı
Bilinir güzelin farkı olsun
Olsun olsun olsun olsun olsun
Boşuna mıydı bunca dert
Bu sevdadan dönen namert olsun
Olsun olsun olsun olsun olsun
Boşuna mıydı bunca dert
Bu sevdadan dönen namert olsun
Olsun
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuDert Kervanı ve Aşkın Belası: Bir Kabullenişin İfadesi
Şarkının açılış dizeleri, dinleyeni hemen o tanıdık, ağır atmosferin içine çekiyor: Burada "olsun" kelimesi, bir temenni değil, adeta bir teslimiyetin ve aynı zamanda bir meydan okumanın ifadesi. "Dert kervanı" imgesi, acıların ardı arkasının kesilmediğini, birbiri ardına geldiğini anlatıyor. "Efkar bastı hepimizi olsun" derken, bu derin kederin sadece kişisel olmadığını, belki de kolektif bir ruh halini yansıttığını görüyoruz. Ancak bu kabulleniş, pasif bir teslimiyetten öte, yaşananları göğüslemeye hazır bir duruşu sergiliyor. Hemen ardından gelen dizeler, bu dertlerin kaynağını işaret ediyor: Tüm bu dertlerin, kederlerin arasında, bir aşkın "bela" olarak adlandırılması, ilişkinin ne denli zorlu, yıpratıcı veya imkansız olduğunu gösteriyor. Ancak "Olsun olsun olsun olsun olsun olsun" tekrarı, bu zorluğa rağmen yaşanan aşkın vazgeçilmezliğini, hatta belki de tercih edilmiş bir kader olduğunu vurguluyor. Bu, acıtan ama vazgeçilemeyen bir sevdaya duyulan derin bağlılığın ve onunla yaşamaya razı olmanın güçlü bir beyanı. Ahmet Şafak'ın "Olsun" şarkısında bu tekrarlar, adeta bir mantra gibi, dinleyicinin ruhuna işliyor.Sevdadan Dönen Namert Olsun: Sadakatin Yemini
Şarkının belki de en çarpıcı ve en güçlü bölümü, bu sarsılmaz bağlılığı dile getiriyor: "Boşuna mıydı bunca dert?" sorusu, yaşanan tüm acıların, çekilen tüm eziyetlerin bir muhasebesi gibi duruyor. Ancak bu soru, bir pişmanlıktan ziyade, bir sorgulamadır. Ve cevabı hemen arkasından gelen "Bu sevdadan dönen namert olsun" ifadesiyle veriliyor. Bu, aşk uğruna çekilen dertlerin boşuna olmadığını, bu yoldan dönmenin korkaklık, döneklik olacağını haykıran bir yemin. Ahmet Şafak'ın bu sözlerdeki kararlılığı, dinleyicinin de içindeki sadakat duygusunu harekete geçiriyor. "Olsun" kelimesinin burada tekrar tekrar kullanılması, bu yemini pekiştiriyor, adeta mühürlüyor. Bu, sadece bir aşka değil, aynı zamanda o aşkla birlikte gelen tüm zorluklara da sadık kalma sözü.Yaralar ve Bahtın Karanlığına Meydan Okuma
Şarkının ikinci bölümü, ilk bölümdeki kabullenişi ve sadakati daha da derinleştiriyor: Bu dizeler, geçmişte yaşanan acılara ve kötü talihlere bir isyan değil, onlara karşı bir duruş sergileme çağrısı. "Bu kaçıncı yara" diye sayıp dökmek yerine, yaraları kabullenip yola devam etme kararlılığını ifade ediyor. Bahtın karalığına teslim olmak yerine, bu durumu bir kader olarak görüp yine de umudu elden bırakmama çabası seziliyor. Bu, Ahmet Şafak'ın "Olsun" şarkısının sadece hüzünlü değil, aynı zamanda umutlu ve dirençli bir ruh taşıdığının da kanıtı. Ve şarkı, sonunda bir umut ışığı yakıyor gibi: "Hasretin çarkı kırılır" ifadesi, ayrılığın ve özlemin sonsuz olmadığını, bir gün biteceğini müjdeliyor. Bu, sabrın ve beklemenin sonunda bir kavuşma umudunu taşıyor. "Bilinir güzelin farkı olsun" ise, yaşanan tüm zorluklara rağmen, sevilenin değerinin, güzelliğinin ve bu aşkın anlamının bir gün mutlaka anlaşılacağını, fark edileceğini dile getiriyor. Bu, çekilen acıların boşuna olmadığını, sonunda bir takdir ve zaferle taçlanacağını düşündüren güçlü bir ifade. Ahmet Şafak, "Olsun" şarkısı ile zorlu aşkların içinde bir direniş ve sadakat destanı yazıyor. Ahmet Şafak'ın "Olsun" şarkısı, dertlere, efkara, aşka ve kaderin cilvelerine karşı bir duruşun, bir kabullenişin ve aynı zamanda bir meydan okumanın hikayesini anlatıyor. Bu şarkı, acının içinde bile umudu, sadakatin gücünü ve aşkın vazgeçilmezliğini vurgulayan, derin anlamlar taşıyan bir yapıt.