Ebru Gündeş – Bende Kalacak Şarkı Sözleri
İçimde bir sızı yokluğun bir infilak
Kalbim alacaklı bir ateşe bakarak
Gülüşüne bir mum, gidişine bir ağıt yakarak
Bendeki bu öfke sonsuza dek kalacak
Sesin bende
Ellerin bende kalacak
Belki yıllar geçer
Belki herkes unutacak
Kaybolacak zamanın
Küllerinde yüzün
Canım parçası artık
Bu bitmeyen hüzün
Yüzün bende
Ellerin bende kalacak
Sen içimde kanarken
Belki herkes unutacak
Kaybolacak zamanın
Küllerinde yüzün
Canım parçası artık
Bu kahreden hüzün
Aşka mühürledim yüreğimi
Sevda da yok
Sen yoksan sevda da yok
Yokluğunda nişanladım kendimi
Artık bana sevmek yok
Kimse alamaz yerini
Aşkın bende
Kalbin bende kalacak
Belki yıllar geçer
Belki herkes unutacak
Kaybolacak zamanın
Küllerinde yüzün
Canımın parçası artık
Bu bitmeyen hüzün
Ebru Gündeş – Bende Kalacak Şarkı Sözleri
İlk olarak bu şarkı, yokluğun yarattığı derin boşluğu ve dinmeyen bir yas hâlini güçlü imgelerle anlatıyor. Daha ilk dizelerde geçen sızı ve infilak benzetmeleri, ayrılığın sessiz ama yıkıcı etkisini gözler önüne seriyor. Bundan dolayı kalbin alacaklı olması ise, bitmiş bir ilişkinin bile insanda nasıl izler bıraktığını etkileyici bir şekilde ifade ediyor. Böylece dinleyici, anlatıcının iç dünyasına kolayca çekiliyor.
Böylelikle şarkı, hatıraların silinmeyen ağırlığına odaklanıyor. Yani gülüşe yakılan mum ve gidişe ağıt, sevgiyle acının aynı yerde buluştuğunu gösteriyor. Aynı zamanda zaman geçse bile yüzün ve ellerin “bende kalacak” vurgusu, fiziksel ayrılığa rağmen duygusal bağın kopmadığını ortaya koyuyor. Bu noktada, herkes unutsa bile anlatıcının unutamaması, hüznü daha da derinleştiriyor.
Bununla birlikte eserin merkezinde bitmeyen bir öfke ve mühürlenmiş bir kalp var. Aşka kapatılan yürek, sevdanın sadece bir kişiye ait olduğunu net biçimde dile getiriyor. “Sen yoksan sevda da yok” sözü, bu duygusal kilidin anahtarı gibi duruyor. Ayrıca yokluğunda kendini nişanlamak, artık geri dönüşü olmayan bir kararın altını çiziyor.
Sonuç olarak bu şarkı, zamanın külleri arasında kaybolmayan bir aşkı ve onun ardında bıraktığı kahreden hüznü anlatıyor. Kısaca Unutmanın mümkün olmadığı, yerinin doldurulamadığı bir sevgiyle yüzleşen anlatıcı, dinleyicide yoğun bir empati ve duygusal derinlik bırakıyor.