Aşkın Nur Yengi – Ayrılmam Şarkı Sözleri
Sona ermekte gün yine seninle
Akşamlar böyledir hep sessiz
Eşyalar başka yerde, ben bir yerde
Gölgen dolaşır gibi, sanki peşimde
Işıkları yakın, nedir bu his?
Yokluğun da, sen de varsa, sen bu evde
Ayrılmam, sarılırım hayallere
Ayrılmam, sevişirim özleminle
Hava ağır, sıkıntıda sokaklar
Sensin kaldırımlardaki bu iz
Alışmaya çalıştıkça öfke gibi
Hasret büyüyor göğsümde, sinsi, sessiz
Işıkları yakın, nedir bu his?
Yokluğun da, sen de varsa, sen bu evde
Aşkın Nur Yengi – Ayrılmam Şarkı Sözleri
Şarkının girişinde, dinleyiciyi hemen o tanıdık ve ağır atmosfer karşılıyor. Özellikle akşam saatlerinin vurgulanması tesadüf değil; zira günün bitimi, bu parçada yalnızlığın en somut hali olarak betimleniyor. Sözlerdeki “eşyalar başka yerde” ifadesi, karakterin mekan algısının bozulduğunu ve gerçeklikten koptuğunu gösteriyor. Bununla birlikte, ışıklar yakılsa bile çözülemeyen o “giz”, aslında içsel bir karanlığa ve belirsizliğe işaret ediyor.
Ancak nakarat kısmına geldiğimizde ise durum daha da netleşiyor. Her ne kadar fiziksel bir ayrılık yaşanmış olsa da, zihinsel kopuş henüz gerçekleşmemiştir. Dolayısıyla anlatıcı, evi terk etmek veya unutmak yerine hayallere sarılmayı, yani o “yoklukla” yaşamayı seçer. Başka bir deyişle, burada pasif bir kabullenişten ziyade, inatçı bir reddediş söz konusudur.
Sonuç olarak duygu durumu hüzünden öfkeye evriliyor. Çünkü yokluğa alışmaya çalışmak, özlemi dindirmiyor; tam aksine onu sinsi bir öfke gibi besliyor. Sokaklardaki izler ve hapsolunmuşluk hissi, şarkının dramatik dozunu iyice artırıyor. Kısaca özetlemek gerekirse, bu eser sadece basit bir aşk acısı değil, aynı zamanda o acıyla bütünleşme sürecinin sancılı bir psikolojik analizidir.