
🎵 Zeki Müren – Ah Bu Şarkıların Gözü Kör Olsun Sözleri
Şarkılarla ağladık, şarkılarla güldük
Şarkılarda ayrıldık, şarkılarda üzüldük
Şarkılarda hayat, şarkılarda ölüm, olursa olsun
Ah, bu şarkıların gözü kör olsun
Öyle dudak büküp hor gözle bakma
Bırak küçük dağlar yerinde dursun
Çoktan unuturdum, ben seni çoktan
Ah, bu şarkıların gözü kör olsun
Çoktan unuturdum ben seni çoktan
Ah, bu şarkıların gözü kör olsun
Güzelsen güzelsin yok mu benzerin
Goncadır ilk hali bütün güllerin
Aklımda kalmazdı yüzün ellerin
Ah, bu şarkıların gözü kör olsun
Aklımda kalmazdı yüzün ellerin
Ah, bu şarkıların gözü kör olsun
Bir gülüşün var ki kaş çatar gibi
En sıcak sözlerin azarlar gibi
Hiç bağlanır mıydım çocuklar gibi
Ah, bu şarkıların gözü kör olsun
Hiç bağlanır mıydım çocuklar gibi
Ah, bu şarkıların gözü kör olsun
Sonunda tuz bastım gönül yarama
Nice dağlar koydun nice arama
Seni terk edip de gitmek var ama
Ah, bu şarkıların gözü kör olsun
Sonunda tuz bastım gönül yarama
Nice dağlar koydun nice arama
Seni terk edip de gitmek var ama
Ah, bu şarkıların gözü kör olsun
Seni terk edip de gitmek var ama
Ah, bu şarkıların gözü kör olsun
Ah, bu şarkıların gözü kör olsun
Zeki Müren – Ah Bu Şarkıların Gözü Kör Olsun Şarkı Sözleri
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuZeki Müren'in ölümsüz eseri "Ah Bu Şarkıların Gözü Kör Olsun", Türk müziğinin kalbine kazınmış, derin bir melankoli ve isyan barındıran nadide bir parça. Bu şarkı, sadece bir aşk hikayesi anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda anıların ve müziğin insan ruhu üzerindeki etkisini de sorguluyor. Gelin, bu ikonik şarkının sözlerine yakından bakalım ve Zeki Müren'in sesinden bize ulaşan bu sitemin katmanlarını keşfedelim.
Şarkıların Gölgesinde Yaşanan Hayatlar
Zeki Müren, "Ah Bu Şarkıların Gözü Kör Olsun" şarkısının ilk dizelerinde, müziğin insan hayatındaki evrensel rolünü çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Şarkılar, sadece birer melodi ve söz yığını olmaktan öte, hayatımızın her anına eşlik eden, duygusal birer ayna görevi görüyor. "Şarkılarla ağladık, şarkılarla güldük" derken, müziğin hem en derin kederlerimize hem de en coşkulu sevinçlerimize ortak olduğunu vurguluyor sanatçı. Ayrılıkların ve üzüntülerin de şarkılarla bütünleştiğini ifade eden bu dizeler, müziğin bir nevi kader ortağı olduğunu gösteriyor. Ancak bu ortaklık, son dizede bir lanete dönüşüyor: "Ah, bu şarkıların gözü kör olsun." Bu ifade, şarkıların sadece anıları taşımakla kalmayıp, aynı zamanda acıları da diri tutan, iyileşmeye engel olan bir güç olarak algılandığını gözler önüne seriyor.
Unutulmaya Direnen Anılar ve Şarkıların Sitemi
Şarkının bu bölümünde, Zeki Müren'in sesinden sevgiliye yönelik bir serzeniş duyulur. "Öyle dudak büküp hor gözle bakma" ifadesi, belki de sevgilinin şarkıcının çektiği acıya karşı kayıtsızlığını ya da küçümseyici tavrını eleştirir. "Bırak küçük dağlar yerinde dursun" dizesi, bu ilişkinin ve ayrılığın yarattığı dramı abartmama çağrısı gibi görünse de, aslında şarkıcının kendi içindeki fırtınanın ne denli büyük olduğunu ima eder. Asıl sitem, "Çoktan unuturdum, ben seni çoktan" cümlesiyle gelir. Bu, şarkıcı için unutmanın mümkün olduğunu, zamanın her şeyi iyileştirebileceğine inandığını ancak şarkıların buna izin vermediğini gösterir. Zeki Müren'in "Ah Bu Şarkıların Gözü Kör Olsun" haykırışı, anıları sürekli taze tutan, yaraları kanatan bu melodik hatıra taşıyıcılarına karşı duyulan derin öfke ve çaresizliği ifade eder.
Güzelliğin Laneti ve Şarkıların Hafızası
Bu dizelerde, Zeki Müren sevgilinin güzelliğini kabul ederken, aynı zamanda onu sıradanlaştırmaya çalışır. "Güzelsen güzelsin yok mu benzerin" ifadesi, bir yandan sevgilinin eşsizliğini teslim ederken, diğer yandan bu güzelliğin tek olmadığını, dünyada benzerlerinin bulunabileceğini ima eder. "Goncadır ilk hali bütün güllerin" benzetmesiyle, her güzelliğin bir başlangıcı olduğunu ve bu başlangıçta biricik olmadığını dile getirir. Ancak bu rasyonel çabanın nafile olduğu, hemen ardından gelen "Aklımda kalmazdı yüzün ellerin" dizesiyle ortaya çıkar. Şarkıcı, mantıksal olarak bu güzelliğin unutulması gerektiğini düşünse de, şarkılar sayesinde yüzü ve elleri belleğinde capcanlı kalmıştır. "Ah Bu Şarkıların Gözü Kör Olsun" nakaratı, bu kez de görsel hafızayı canlı tutan, unutuşa izin vermeyen şarkılara yöneltilen bir sitemdir.
Çocuksu Bağlılık ve Çelişkili Duygular
Şarkının bu bölümü, sevgilinin karmaşık ve çelişkili kişiliğini betimler. "Bir gülüşün var ki kaş çatar gibi" ve "En sıcak sözlerin azarlar gibi" ifadeleri, sevgilinin hem çekici hem de incitici, hem davetkar hem de itici bir yapısı olduğunu gösterir. Bu zıtlıklar, şarkıcıyı derinden etkilemiş, belki de bu karmaşıklık yüzünden ondan kopamamıştır. "Hiç bağlanır mıydım çocuklar gibi" sorusu, bu ilişkinin mantık dışı, savunmasız ve saf bir bağlılık üzerine kurulu olduğunu itiraf eder. Şarkıcı, bu denli irrasyonel bir bağ kurmasının ardında yine şarkıların olduğunu ima eder. Zeki Müren, "Ah Bu Şarkıların Gözü Kör Olsun" diyerek, bu çocuksu, saf ve acı verici bağlılığın sorumlusu olarak yine şarkıları işaret eder, onların bu duygusal tuzağı sürekli beslediğini dile getirir.
Yaranın Tuzu ve Gitmenin İmkansızlığı
Zeki Müren'in "Ah Bu Şarkıların Gözü Kör Olsun" parçasının son bölümü, çaresizliğin en yoğun hissedildiği anlardan biridir. "Sonunda tuz bastım gönül yarama" ifadesi, kendi acısını dindirmek için yapılan radikal ve acı verici bir girişimi simgeler; belki de daha büyük bir acıyla eski acıyı unutturma çabasıdır. "Nice dağlar koydun nice arama" dizesi, sevgilinin yarattığı engelleri, aradaki mesafeyi ve ulaşılmazlığı vurgular. Şarkıcı, sevgilinin gidişiyle ya da davranışlarıyla aralarına aşılamaz duvarlar örüldüğünü hisseder. Ve en can alıcı ifade: "Seni terk edip de gitmek var ama." Bu cümle, gitme iradesinin, ayrılma seçeneğinin var olduğunu dile getirir. Ancak bu irade, şarkıların gücü karşısında etkisiz kalır. Her defasında tekrarlanan "Ah, bu şarkıların gözü kör olsun" haykırışı, şarkıların acı veren anıları sürekli hatırlatarak, gerçek bir ayrılığa ve unutuşa izin vermediğini, bu yüzden de gidilemediğini vurgular. Bu, hem müziğe bir lanet hem de kaderine isyan eden bir ruhun feryadıdır.