
🎵 Yıldız Tilbe – Sevmek Çok Güzel Sözleri
Kim görse aşk dolu seni benim gözümle delirir
Uğrunda ölseler bilmezler kalbinin dili nedir
O gülüşün satın alır kâinatı, sensin Dünya'nın hükümdarı
Aşktan öncesi var mı? Sonrası olsun
Sevmek tüm zamanların kahramanı
Sana gönlümle sarılsam yeter
Elini tutsam ayrılık hazır, asker
Sevmek çok güzel, unutulmuyor
İnsan çiçek gibi, her mevsim açmıyor
Sana gözümle sarılsam yeter
Elini tutsam ayrılık hazır, asker
Sevmek çok güzel, vazgeçilmiyor
İnsan çiçek gibi, her mevsim olmuyor
Aklımda gizli saklı yüzün, öyle böyle değilsin
Göğsünde parlayan Güneş'e kim yatar serе serpe?
O gülüşün satın alır kâinatı, sensin Dünya'nın hükümdarı
Aşktan öncеsi var mı? Sonrası olsun
Sevmek tüm zamanların kahramanı
Sana gönlümle sarılsam yeter
Elini tutsam ayrılık hazır, asker
Sevmek çok güzel, unutulmuyor
İnsan çiçek gibi, her mevsim açmıyor
Sana gözümle sarılsam yeter
Elini tutsam ayrılık hazır, asker
Sevmek çok güzel, vazgeçilmiyor
İnsan çiçek gibi, her mevsim olmuyor
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuYıldız Tilbe, Türk müziğinin duygu yüklü seslerinden biri olarak, “Sevmek Çok Güzel” şarkısıyla yine dinleyicilerini aşkın en saf ve en yoğun hallerine davet ediyor. Bu şarkı, sadece bir melodi değil, aynı zamanda aşkın insana neler hissettirdiğini, nasıl bir güce sahip olduğunu anlatan edebi bir tablo niteliğinde. Sözlerin her bir dizesi, sevginin dönüştürücü ve bazen de yakıcı etkisini gözler önüne seriyor. Gelin, Yıldız Tilbe’nin bu unutulmaz eserindeki sözlerin ardındaki anlamlara yakından bakalım.
Aşkın Gözünden Dünya: Bir Hükümdarın Portresi
Şarkının açılış dizeleri, âşığın gözünden sevilenin nasıl algılandığını çarpıcı bir şekilde ifade ediyor:
Burada, âşığın bakış açısının ne denli benzersiz ve derin olduğu vurgulanıyor. “Kim görse aşk dolu seni benim gözümle delirir” derken, sevilenin güzelliğinin ve çekiciliğinin, ancak gerçek bir âşığın gözünden tam anlamıyla anlaşılabileceği anlatılıyor. Bu, sıradan bir hayranlık değil, ruhun derinliklerine işleyen, başkalarını bile hayranlıktan deliye çevirecek bir algıdır. “Uğrunda ölseler bilmezler kalbinin dili nedir” dizesi ise, sevilenin ruhunun ve iç dünyasının sadece âşık tarafından anlaşıldığını, başkalarının onun gerçek değerini ve derinliğini asla kavrayamayacağını dile getirir. Sevgilinin gülüşü, “kâinatı satın alır”, onu dünyanın tek hakimi, tartışmasız hükümdarı yapar. Bu, aşkın öznel gerçekliğinde sevilenin ne denli yüce bir konuma oturtulduğunu gösterir.
Zamanın Ötesinde Bir Kahraman: Sevmek
Yıldız Tilbe, “Sevmek Çok Güzel” şarkısında aşkın zamansızlığını ve evrenselliğini şu dizelerle özetliyor:
Bu iki dize, aşkın varoluşsal boyutunu sorguluyor. “Aşktan öncesi var mı?” sorusu, aşkın insanlık tarihi kadar eski, belki de varoluşun ta kendisi olduğunu ima eder. Aşksız bir zaman dilimi düşünülemez; o, her şeyden önce ve her şeyden sonra var olmuştur. “Sevmek tüm zamanların kahramanı” ifadesi ise, aşkın her çağda, her durumda insan ruhuna yön veren, ilham veren, acı ve sevinç yaşatan en büyük güç olduğunu net bir şekilde ortaya koyar. O, her zorluğun üstesinden gelen, insanı dönüştüren bir kahramandır.
Aşkın Kırılganlığı ve Vazgeçilmezliği
Şarkının nakarat kısmı, sevginin hem güzelliğini hem de kırılganlığını aynı anda işler:
“Sana gönlümle sarılsam yeter” dizesi, fiziksel yakınlıktan öte, ruhsal bir bağın önemini vurgular. Gerçek aşkın, kalpten gelen bir sarılışla tüm mesafeleri aşabileceğini anlatır. Ancak hemen ardından gelen “Elini tutsam ayrılık hazır, asker” ifadesi, bu derin bağın ne denli narin olduğunu, en küçük bir fiziksel temasta bile ayrılığın kapıda bekleyen bir “asker” gibi tetikte olduğunu gösterir. Bu, aşkın getirdiği mutluluğun yanında, onu kaybetme korkusunu ve ayrılık ihtimalinin sürekli bir tehdit olduğunu çarpıcı bir metaforla anlatır. Yine de, Yıldız Tilbe, “Sevmek çok güzel, unutulmuyor” diyerek bu duygunun kalıcı izini ve değerini teyit eder. “İnsan çiçek gibi, her mevsim açmıyor” dizesi ise, gerçek aşkın, her zaman, her insanda bulunmayan, nadir ve özel bir deneyim olduğunu ifade eder. Tıpkı çiçeğin belirli mevsimlerde açması gibi, insan da gerçek sevgiyi her zaman yaşayamayabilir; bu da onu daha kıymetli kılar. Bu tema, şarkının ikinci nakaratında “vazgeçilmiyor” ve “her mevsim olmuyor” şeklinde tekrarlandığında, aşkın hem karşı konulmazlığını hem de eşsizliğini pekiştirir.
Gizli Saklı Bir Yüz ve Parlayan Bir Güneş
Şarkının ikinci bölümü, sevilenin cazibesini ve âşık üzerindeki etkisini yeniden ele alır:
“Aklımda gizli saklı yüzün, öyle böyle değilsin” dizesi, sevilenin zihinde ne denli yer ettiğini, sürekli düşünülen, özel bir varlık olduğunu belirtir. “Öyle böyle değilsin” ifadesi, onun sıradan olmadığını, eşsiz ve benzersiz bir çekiciliğe sahip olduğunu pekiştirir. “Göğsünde parlayan Güneş’e kim yatar sere serpe?” metaforu ise, sevilenin içindeki ışığı, sıcaklığı ve belki de tehlikeli derecede yoğun enerjiyi anlatır. Güneş’e sere serpe yatmak imkansız ve yakıcı bir eylemken, bu ifade sevilenin cazibesinin ne denli karşı konulmaz ve aynı zamanda yakıcı olabileceğini vurgular. Onun varlığı, hem çekici hem de belki de tahammül etmesi zor bir yoğunluktadır.
Yıldız Tilbe’nin “Sevmek Çok Güzel” şarkısı, aşkın karmaşık doğasını, onun hem yücelten hem de inciten yönlerini, unutulmaz ve derin bir dille işleyen bir başyapıt. Her dinlediğinizde, aşkın farklı bir yönünü keşfedeceğiniz bu şarkı, kalplerde özel bir yer edinmeye devam ediyor.