
🎵 Yıldız Tilbe – Kime Kin Ettin de Giydin Alları Sözleri
Kime kin ettin de giydin alları?
Yakın iken ırak ettin yolları
Mihnetine yetirdiğim gülleri
Varıp gittin bir soysuza yoldurdun
Varıp gittin bir soysuza yoldurdun
Mihnetine yetirdiğim gülleri
Varıp gittin bir soysuza yoldurdun
Varıp gittin bir soysuza yoldurdun
Sen beni sevseydin arar bulurdun
Zülfün tellerinde bağlar dururdun
Madem ayrılmakmış senin muradın
Niye beni ateşine yandırdın?
N'için beni ateşine yandırdın?
Madem ayrılıkmış senin muradın
Niye beni ateşine yandırdın?
Niye beni ateşine yandırdın?
Sen seni topla da kuşağın kuşan
Ayrılır mı senin sevdana düşen?
Sefa geldin diye sarıp sarmaşan
Niye benden muhabbetin kaldırdın?
N'için benden muhabbetin kaldırdın?
Sefa geldin diye sarıp sarmaşan
Niye benden muhabbetin kaldırdın?
Niye benden muhabbetin kaldırdın?
Hicrani'yem der ki bakın hâlına
Dağlar dayanmıyor ah-u zarına
Elim ermez oldu kisp-i karıma
Çünkü gül yüzlümü elden aldırdım
Çünkü gül yüzlümü elden aldırdım
Elim ermez oldu kisp-i karıma
Çünkü gül yüzlümü elden aldırdım
Çünkü gül yüzlümü elden aldırdım
Yıldız Tilbe – Kime Kin Ettin de Giydin Alları Şarkı Sözleri
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuMüzik dünyamızın eşsiz sesi Yıldız Tilbe'nin, derin bir hikaye anlatan "Kime Kin Ettin de Giydin Alları" şarkısı, dinleyicinin ruhunda fırtınalar koparan bir eser. Bu şarkının sözleri, terk edilmişliğin, ihanetin ve hayal kırıklığının en saf halini, geleneksel bir ağıtın modern yorumu gibi sunuyor. Bir şarkı sözü yorumlayıcısı olarak, bu dizelerin her birinin ardındaki edebi zenginliği ve duygusal yoğunluğu keşfetmek, benim için her zaman büyüleyici olmuştur. Yıldız Tilbe'nin bu şarkısında, gönül yarasının izleri o kadar belirgin ki, her dize adeta bir iç çekiş.
Aşkın Kırmızı Öfkesi: "Kime Kin Ettin de Giydin Alları?"
Şarkının daha ilk dizesi, dinleyiciyi doğrudan bir sorgulamanın ortasına çekiyor:
Burada "alları giymek", sadece bir renk tercihi değil, adeta bir meydan okuma, bir isyanın sembolü. Sevilen kişinin bu kırmızı giysisi, belki de yeni bir başlangıcın, eski aşka karşı duyulan bir kinin ya da terk edişin cüretkar bir ilanıdır. Şarkının anlatıcısı, bir zamanlar "yakın iken" olan yolların nasıl "ırak" edildiğini sorgularken, kendi emeklerinin boşa gittiğini görüyor. "Mihnetine yetirdiğim gülleri" ifadesi, verilen emeği, fedakarlığı ve özenle büyütülen aşkı temsil ederken, bu güllerin "bir soysuza yoldurulması" ise en büyük ihanet ve değersizleştirme duygusunu açığa vuruyor. Bu dizeler, Yıldız Tilbe'nin "Kime Kin Ettin de Giydin Alları" şarkısının kalbindeki acıyı ve haksızlığa uğramışlık hissini derinden hissettiriyor.Sevseydin Arayıp Bulurdun: Ayrılığın Acı İtirafı
İkinci bölümde, terk edilenin kırgınlığı, doğrudan bir siteme dönüşüyor.
Yıldız Tilbe'nin yorumladığı bu sözlerde, sevginin samimiyeti sorgulanıyor. "Sen beni sevseydin arar bulurdun" cümlesi, gerçek aşkın engel tanımayacağını, sevenin daima bir yol bulacağını vurguluyor. "Zülfün tellerinde bağlar dururdun" ise, sevgilinin varlığını kendi hayatına, kendi benliğine katacağını, onu sahipleneceğini ifade ediyor. Ancak asıl acı, sevilenin niyetinin baştan belli olması, yani "ayrılmakmış senin muradın" gerçeğiyle yüzleşmek. Bu durumda, anlatıcının "Niye beni ateşine yandırdın?" sorusu, sadece bir sitem değil, aynı zamanda büyük bir hayal kırıklığının, verilen boş umutların ve çekilen tarifsiz acının feryadıdır. Yıldız Tilbe'nin "Kime Kin Ettin de Giydin Alları" şarkısının bu bölümü, dinleyicinin yüreğine dokunan en keskin noktalarından biri.Muhabbetin Kaldırılması: Güvensizlik ve Hayal Kırıklığı
Şarkının üçüncü kısmı, bir ilişkideki güvensizlik ve hayal kırıklığı hissini derinleştiriyor.
"Sen seni topla da kuşağın kuşan" ifadesi, terk edene yönelik bir meydan okuma, bir çağrı gibi. Anlatıcı, sevilenin kendine gelmesini, belki de gerçek yüzünü görmesini istiyor. "Ayrılır mı senin sevdana düşen?" sorusuyla, gerçek aşkın sadakatini ve bağlılığını vurguluyor; gerçekten sevenin asla gitmeyeceğini ima ediyor. Geçmişteki "Sefa geldin diye sarıp sarmaşan" sıcaklığı ve samimiyeti ile şimdiki "muhabbetin kaldırılması" arasındaki tezat, anlatıcının yaşadığı şoku ve ihanet duygusunu pekiştiriyor. Yıldız Tilbe'nin seslendirdiği "Kime Kin Ettin de Giydin Alları" şarkısının bu kısmı, bir zamanlar var olan yakınlığın aniden çekilmesinin yarattığı boşluğu ve acıyı gözler önüne seriyor.Hicrani'nin Feryadı: Kadere Boyun Eğmek mi, İsyan mı?
Şarkının son bölümü, Hicrani mahlasını kullanan şairin derin hüznünü ve çaresizliğini dile getiriyor.
"Hicrani'yem der ki bakın hâlına" dizesi, şairin kendi adıyla, yaşadığı durumu gözler önüne sermesi, adeta bir çağrı niteliğinde. "Dağlar dayanmıyor ah-u zarına" ifadesi, çekilen acının, feryadın ve sitemin büyüklüğünü anlatıyor; bu acı o kadar derin ki, en sağlam varlıklar bile buna dayanamaz. "Elim ermez oldu kisp-i karıma" ise, yaşanan bu büyük aşk acısı yüzünden kişinin hayatındaki işlevselliğini, üretkenliğini, hatta hayata tutunma gücünü kaybettiğini gösteriyor. Tüm bu çaresizliğin nedeni ise, "gül yüzlümü elden aldırdım" ifadesiyle özetleniyor. Bu, sadece bir kayıp değil, aynı zamanda bir teslimiyet, bir yenilgi hissi. Sevgilinin kaybının, kişinin tüm yaşamını nasıl etkilediğini ve onu nasıl bir boşluğa sürüklediğini anlatan bu dizeler, Yıldız Tilbe'nin "Kime Kin Ettin de Giydin Alları" şarkısının en dokunaklı ve sarsıcı anlarından birini oluşturuyor. Bu eser, Türk müziğindeki aşk ve ayrılık temalı şarkıların en güçlü örneklerinden biri olarak varlığını sürdürüyor.