Yıldız Tilbe – Hayal Kırıklığı Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Yıldız Tilbe 🕒 22 Oca 2026
Yıldız Tilbe – Hayal Kırıklığı video

🎵 Yıldız Tilbe – Hayal Kırıklığı Sözleri

Hayal kırıklığı bir benim mi, benim mi?
Bu kalp yalnızlığı bir benim mi, benim mi?

Gönül doymuyor sevmeye,
Akıl bıkmıyor düşünmeye.
Zaman yetmiyor doymaya sana.

Ay buluta girince,
Sen de sokul içime, içime.
Gün geceye dönünce,
Sen de dön yüreğime.

Aşk mesele olunca,
İlk hesabı sorunca,
Beni sor vücut âlemine.
Beni bul yaşlı gözlerinle.

Yıldız Tilbe – Hayal Kırıklığı Şarkı Sözleri

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu

Yıldız Tilbe – Hayal Kırıklığı: Yalnızlığın ve Tutkunun Sorgusu

Yıldız Tilbe’nin derinlikli ve dokunaklı şarkısı “Hayal Kırıklığı”, dinleyeni kendi iç dünyasında bir yolculuğa çıkarıyor. Şarkının daha ilk dizeleri, evrensel bir acının kişiselleştirilmiş sorgusuyla başlıyor, sanki bir ayna tutuyor dinleyenin ruhuna.

Hayal kırıklığı bir benim mi, benim mi?
Bu kalp yalnızlığı bir benim mi, benim mi?

Bu dizeler, sadece bir soru olmaktan öte, bir feryat aslında. “Hayal kırıklığı bir benim mi, benim mi?” derken, anlatıcı içinde bulunduğu bu derin acının, bu hüsranın sadece kendisine mi ait olduğunu sorguluyor. Sanki bu yükü tek başına taşımanın ağırlığı altında ezilirken, başkalarının da benzer duyguları deneyimleyip deneyimlemediğini merak ediyor. Aynı şekilde “Bu kalp yalnızlığı bir benim mi, benim mi?” ifadesi, bu yalnızlığın sadece kendi kaderi mi olduğunu, bu çaresizliği paylaşan kimsenin olup olmadığını araştırıyor. Yıldız Tilbe’nin bu sözleri, dinleyicinin kendi içinde yaşadığı benzer hislere tercüman oluyor ve bir nevi kolektif bir yalnızlığın dışavurumu haline geliyor.

Doyumsuz Gönül, Bıkmayan Akıl: Aşkın İkilemleri

Yıldız Tilbe Hayal Kırıklığı şarkı sözleri, aşkın ve özlemin karmaşık doğasını bir sonraki bölümde ustaca işliyor. Burada, kalbin ve aklın birbirine tezat gibi görünen ancak aslında birbirini tamamlayan hallerine tanık oluyoruz.

Gönül doymuyor sevmeye,
Akıl bıkmıyor düşünmeye.
Zaman yetmiyor doymaya sana.

“Gönül doymuyor sevmeye,” dizesi, aşkın sonsuz ve sınırsız bir açlık olduğunu anlatıyor. Ne kadar sevilirse sevilsin, gönül hep daha fazlasını istiyor, tatmin olmuyor. Bu durum, aşkın bitmez tükenmez bir enerji kaynağı olduğunu gösteriyor. Buna karşılık, “Akıl bıkmıyor düşünmeye,” dizesi, zihnin sevgiliye dair düşüncelerle sürekli meşgul olduğunu, ondan bir an bile ayrılamadığını vurguluyor. Akıl, aşkın mantıksızlığına rağmen, sevgiliyi düşünmekten vazgeçemiyor. Bu iki dize arasındaki gerilim, aşkın hem duygusal hem de zihinsel bir kuşatma olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Ve bu kuşatmanın zirvesi, “Zaman yetmiyor doymaya sana” ifadesinde kendini buluyor. Bu cümle, sevgiliye duyulan özlemin ve bağlılığın öyle yoğun olduğunu gösteriyor ki, zamanın bile bu doyumsuzluğu karşılamaya yetmediğini, her anın sevgiliyle dolu olması gerektiğini haykırıyor. Yıldız Tilbe’nin “Hayal Kırıklığı” şarkısındaki bu dizeler, aşkın zamanı ve mekanı aşan gücünü özetliyor.

Geceye Dönüşen Gün ve İçsel Yakınlık Arzusu

Şarkının bir sonraki bölümü, doğanın döngüleriyle insanın içsel ihtiyaçları arasında derin bir bağlantı kuruyor. Yıldız Tilbe Hayal Kırıklığı şarkı sözleri, karanlığın getirdiği yalnızlık anlarında duyulan yoğun yakınlık arzusunu şiirsel bir dille ifade ediyor.

Ay buluta girince,
Sen de sokul içime, içime.
Gün geceye dönünce,
Sen de dön yüreğime.

“Ay buluta girince,” ve “Gün geceye dönünce,” ifadeleri, dış dünyanın karardığı, yalnızlığın ve sessizliğin arttığı anları işaret ediyor. Bu anlar, genellikle insanın en savunmasız, en içsel düşünceleriyle baş başa kaldığı zamanlardır. Anlatıcı, tam da bu anlarda sevgilisini sadece yanına değil, çok daha derin bir yere çağırıyor: “Sen de sokul içime, içime. Sen de dön yüreğime.” Bu çağrı, fiziksel bir yakınlıktan çok öte, ruhsal ve duygusal bir birleşme arzusunu dile getiriyor. Sevgilinin varlığı, dışarıdaki karanlığa karşı içsel bir ışık, bir sığınak oluyor. Bu dizeler, Yıldız Tilbe’nin “Hayal Kırıklığı”nda, aşkın sadece gündüzleri değil, gecenin en karanlık anlarında bile nasıl bir ihtiyaç haline geldiğini, ruhun derinliklerine işlediğini anlatıyor.

Aşkın Hesabı ve Varlığın Talebi

Yıldız Tilbe – Hayal Kırıklığı şarkısının son bölümü, aşkın getirdiği acıların ve beklentilerin bir hesaplaşmasını sunuyor. Burada, anlatıcı kendi varlığının ve çektiği acıların göz ardı edilmemesini talep ediyor.

Aşk mesele olunca,
İlk hesabı sorunca,
Beni sor vücut âlemine.
Beni bul yaşlı gözlerinle.

“Aşk mesele olunca, İlk hesabı sorunca,” dizeleri, aşkın karmaşık bir denkleme dönüştüğü anları, yaşananların ve verilen emeklerin bir karşılığı olması gerektiğini düşündürüyor. Anlatıcı, bu “hesaplaşma” anında kendi varlığının unutulmamasını istiyor. “Beni sor vücut âlemine,” ifadesi, sevgilinin hayatında bıraktığı fiziksel ve ruhsal izlerin, acıların ve hatıraların sorgulanmasını talep ediyor. Bu, sadece bir hatırlatma değil, aynı zamanda aşkın bedensel ve duygusal yükünü de vurguluyor. Ve son dize, “Beni bul yaşlı gözlerinle,” bu acının en somut kanıtını sunuyor: gözyaşları. Bu ifade, aşkın sadece neşe değil, derin bir hüzün ve gözyaşı da getirebileceğini, ve bu gözyaşlarının ardında yatan gerçekliği görme çağrısını içeriyor. Yıldız Tilbe “Hayal Kırıklığı” ile aşkın sadece güzel anlarını değil, aynı zamanda bıraktığı derin izleri ve acıları da cesurca dile getiriyor, dinleyicisini empatiye davet ediyor.

🎵 Yıldız Tilbe Diğer Şarkı Sözleri