
🎵 Tekir – Felfena Sözleri
Sor kendine rast geldin mi böylesine belalım
Gönlüme cefasın sen, kendine seni kim yâr ediyo?
Bak kalbime gör kalbini, öyle bi fel fenayım
Öldürmeyen acı güçlendirir; benimki mahvediyo
Sor kendine rast geldin mi böylesine belalım
Gönlüme cefasın sen, kendine seni kim yâr ediyo?
Bak kalbime gör kalbini, öyle bi fel fenayım
Öldürmeyen acı güçlendirir; benimki mahvediyo
Bundan öte gitmeyesin; bari solda kalasın
O meçhul yarınları; ayrı gidenler karartmış
Aynı yolu yürümedik ki yarı yolda kalasın
Senin ayağını sanırım başka dikenler kanatmış
Bak halime
Yine dönüp dolaşıp düşünce sen kalbime
Ben talihime
Sen de geceleri içip içip sar kendine
Kal kendinle
Onla yüzün gülüyoken; tek kalınca yan derdine
Aç kalbine
Yalnız söylediklerimi; yanında O varken dinle
Sor kendine rast geldin mi böylesine belalım
Gönlüme cefasın sen, kendine seni kim yâr ediyo?
Bak kalbime gör kalbini, öyle bi fel fenayım
Öldürmeyen acı güçlendirir; benimki mahvediyo
Sor kendine rast geldin mi böylesine belalım
Gönlüme cefasın sen, kendine seni kim yâr ediyo?
Bak kalbime gör kalbini, öyle bi fel fenayım
Öldürmeyen acı güçlendirir; benimki mahvediyo
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuTekir’in Felfena’sında Gizlenen Acı: Bir Ruhun Çığlığı
Müzik dünyasında bazı şarkılar vardır ki, dinleyenin ruhuna işler, kelimeleriyle bir hikaye anlatır ve dinleyiciyi kendi iç hesaplaşmalarına sürükler. Tekir’in “Felfena” şarkısı da tam olarak böyle bir eser. Şarkının adından da anlaşılacağı üzere, burada bir ‘felaket’in, bir ‘aşırı durum’un hikayesi var. Ancak bu felaket, dışsal bir olaydan ziyade, derin bir iç hesaplaşmanın ve yıkıcı bir ilişkinin yansımalarını taşıyor. Tekir, bu şarkıda adeta bir ilişkinin en karanlık dehlizlerine iniyor, terk edilmişliğin, anlaşılmamışlığın ve sürekli bir acının pençesindeki bir ruhun feryadını dile getiriyor.
Belalı Bir Aşkın Sorgusu: “Gönlüme Cefasın Sen”
Şarkı, dinleyiciyi doğrudan bir sorgulamanın ortasına bırakıyor. İlk dizeler, ilişkinin doğasını ve derinliğini hemen gözler önüne seriyor:
Tekir, bu dizelerde adeta bir meydan okuma sunuyor. “Böylesine belalım” ifadesi, konuşmacının kendini bu ilişkiyle ne denli özdeşleştirdiğini ve bu durumun ona ne kadar büyük bir yük olduğunu gösteriyor. Karşıdaki kişiyi doğrudan “gönlüme cefasın sen” diye tanımlaması, ilişkinin acı veren, eziyet eden yönünü vurguluyor. Ancak asıl çarpıcı olan, “kendine seni kim yâr ediyo?” sorusu. Bu, sadece bir sorgulama değil, aynı zamanda bir sitem, bir küçümseme ve karşıdaki kişinin aslında ne kadar değersiz olduğunu imâ eden acı bir gönderme. Tekir’in Felfena şarkısı, bu ilk cümlelerle dinleyicide derin bir empati ve merak uyandırıyor.
Yıkıcı Bir Acının İtirafı: “Öyle Bir Fel Fenayım”
Şarkının ilerleyen bölümlerinde, konuşmacının kendi iç dünyasındaki yıkım daha da belirginleşiyor:
“Bak kalbime gör kalbini” ifadesi, karşıdaki kişiden kendi ruh hallerini, kendi kalplerindeki yansımayı görmelerini istiyor. Ancak bu bir sevgi çağrısı değil, aksine bir acı paylaşımı. “Öyle bi fel fenayım” derken, konuşmacı kendi içinde yaşadığı yıkımı, “felfena” kelimesinin tüm ağırlığıyla ortaya koyuyor. Bu, sadece kötü olmak değil, aşırı derecede, yıkıcı bir şekilde kötü hissetmek anlamına geliyor. Ardından gelen klasik deyişin çarpıtılması ise şarkının en vurucu noktalarından biri: “Öldürmeyen acı güçlendirir; benimki mahvediyo.” Bu cümle, konuşmacının yaşadığı acının sıradan olmadığını, onu güçlendirmek yerine tamamen yok ettiğini, ruhunu parçaladığını anlatıyor. Tekir’in Felfena şarkısındaki bu itiraf, dinleyicinin boğazında düğümlenen bir his bırakıyor.
Yarı Yolda Kalmışlık ve Başka Dikenler
Şarkının orta kısmı, ilişkinin sonlanış biçimine ve taraflar arasındaki eşitsizliğe odaklanıyor:
“Bundan öte gitmeyesin; bari solda kalasın” dizeleri, bir yandan bir yalvarış, diğer yandan da bir kabullenişi barındırıyor. Tamamen gitme, en azından bir mesafede kal, bir iz bırak. “O meçhul yarınları; ayrı gidenler karartmış” ifadesi, terk edilişin yarattığı karanlık ve belirsizliği çok net bir şekilde dile getiriyor. Ancak en can alıcı nokta, “Aynı yolu yürümedik ki yarı yolda kalasın / Senin ayağını sanırım başka dikenler kanatmış” dizelerinde yatıyor. Konuşmacı, karşıdaki kişinin yaşadığı acının veya zorluğun kendisinden kaynaklanmadığını, hatta yollarının bile birleşmediğini iddia ediyor. Bu, bir tür savunma mekanizması olabileceği gibi, aynı zamanda karşıdaki kişinin kendi sorunlarının kaynağını yanlış yerde aradığına dair acı bir gözlem de olabilir. Tekir, Felfena şarkısının bu bölümünde, ilişkideki bireysel sorumlulukları ve algı farklılıklarını derinlemesine işliyor.
Yalnızlığa Davet ve Acı Bir Telkin
Şarkının sonlarına doğru, konuşmacının içindeki öfke ve kırgınlık, karşıdaki kişiye yönelik acı dolu telkinlere dönüşüyor:
“Bak halime / Yine dönüp dolaşıp düşünce sen kalbime / Ben talihime” ifadeleri, konuşmacının bu kısır döngüden kurtulamadığını, kaderine razı olduğunu gösteriyor. Ancak karşıdaki kişiye yönelik “Sen de geceleri içip içip sar kendine / Kal kendinle / Onla yüzün gülüyoken; tek kalınca yan derdine” telkinleri, intikamcı bir dilek taşıyor. Konuşmacı, kendi yaşadığı yalnızlığı, acıyı ve pişmanlığı, karşıdaki kişinin de deneyimlemesini istiyor. Özellikle “Onla yüzün gülüyoken; tek kalınca yan derdine” cümlesi, yeni bir ilişkideki yüzeysel mutluluğun altında yatan boşluğu ve yalnızlığı işaret ediyor. Şarkının en keskin noktalarından biri ise son dize: “Aç kalbine / Yalnız söylediklerimi; yanında O varken dinle.” Bu, konuşmacının sözlerinin gerçek ağırlığını, karşıdaki kişinin yeni bir ilişkideyken bile hissetmesi gerektiği, belki de o zaman gerçekleri daha iyi anlayacağı yönünde acı bir kehanet. Tekir – Felfena, bu dizelerle dinleyicisini derin bir melankoli ve sorgulamanın içine bırakıyor.
Tekir’in “Felfena” şarkısı, sadece bir aşk hikayesi değil, aynı zamanda insan ruhunun en kırılgan ve en öfkeli hallerini yansıtan bir ayna. Her dizesi, biten bir ilişkinin ardında kalan yıkımı, kabullenemeyişi ve acı dolu bir umudu fısıldıyor.