
🎵 Taladro – Deniz Kızı Sözleri
Sabahın beş buçuğu, kendimi mesafelere odakladım
Uykular haram, orada morarıyorken dudakların
Ve neydi kollarımda başka birine göz atmanı gerektiren?
Ne acı hiç bitmiyor tuzakların
Uykusuzluk benim, bilmek istiyosan buyur
Bi' vakit değişmedim, göremesen de buyum
Çok bi' şey üzülmedim, nasılsa gelirsin
Ben her ihtiyaç duyduğunda tükettiğin suyum
Oradan anla baharı, gurbeti yemek yapıp kaşıkladım
Bi' çocuk gözlerinde anlamasın uçurtmanın
A ölüm B ölüm faydası yok bu şıkların
Belki de iyi gelir sana İzmir'in ışıkları
Belki de kötü olur bu, saçların ağarır
Bi' kar tanesi olup yeniden özlemek baharı
Burda bir kez daha başlıyosa gurbet imtihanı
Ölmek değil bi' daha görmek intiharım
Gülüm anla beni, yeniden özlemek seni
Aynı siyah beyaz ve aynı güneş, ay gibi
Ve aynı yerde aynı havayı soluyorken de dahi
Seni kaybettiğim limana tеkrar dönememek gibi
Ne olur anla beni, yeniden özlemek seni
Aynı gece gündüz ve aynı ellerin gibi
Ve aynı yerde aynı havayı soluyorken de dahi
Beni defalarca öldürsen de ölememem gibi
Bi' yanım dönmemeyi hiç istemeyen tren
Diğer yanım sen, işte sen yanım diyor ki diren!
Ne yapacağımı şaşırdım ben canım
Yollarına feda etsem tüm ömrümü yine de gözlerimde bi' nem
Hala seçemediğim yollar var
Bi' daha gelir misin adını tonlarsam?
Bu gidiş ziyan etti ruhumu, ayaklarım tutmasa da
Gelirim evet birkaç adımı zorlarsam
Hayat bi kaşık su, elleme dur yaram derin
Yokluğun en zirvesine taşıyansın kadın beni
Hissetmesen de günlerce sen tıkadın beni
Ben hala anlamıyorum nanköre aşk nasıl denir?
(Nasıl mı?) Acıyı senle buldum
Aynı anda hem bi' melek hem de bu kalbimin kurdu
Yedin de bitirdin şu ömrümü, hiç yetmedi mi?
Neyse, hoşçakal sen gözlerimin nuru
Gülüm anla beni, yeniden özlemek seni
Aynı siyah beyaz ve aynı güneş, ay gibi
Ve aynı yerde aynı havayı soluyorken de dahi
Seni kaybettiğim limana tеkrar dönememek gibi
Ne olur anla beni, yeniden özlemek seni
Aynı gece gündüz ve aynı ellerin gibi
Ve aynı yerde aynı havayı soluyorken de dahi
Beni defalarca öldürsen de ölememem gibi
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuTaladro’nun “Deniz Kızı” Şarkısında Yitirilen Baharların Yankısı
Her şarkının ruhunda bir hikaye yatar, bir yaşanmışlık, bir sızı… Taladro’nun “Deniz Kızı” şarkısı da dinleyicisini derin bir melankoliye, kaybedilmiş bir aşkın ve bitmeyen bir özlemin koynuna çekiyor. Şarkı, adeta bir iç dökme, bir isyan ve aynı zamanda bir kabullenişin sessiz çığlığı gibi yükseliyor. Sözler, ayrılığın ve ihanetin bıraktığı izleri, uykuya hasret kalmış geceleri ve tüketilmiş bir ruhun çaresizliğini resmediyor.
Mesafelerin Odak Noktası ve Bitmeyen Tuzaklar
Şarkının açılışı, yalnızlığın en keskin anlarından birini, şafağın sökmediği bir sabahın beş buçuğunu işaret ediyor. Zamanın bu dilimi, genellikle düşüncelerin en yoğun, acıların en belirgin olduğu anlardır. “Kendimi mesafelere odakladım” dizesi, fiziksel ya da duygusal bir uzaklaşmayı, belki de kabullenilmiş bir ayrılığı ifade ediyor. Uykuların haram oluşu, duyulan derin ızdırabın ve zihnin dinginliğe kavuşamamasının bir yansıması. “Morarıyorken dudakların” ifadesi ise sevgilinin soğukluğunu, uzaklığını ya da başka birinin dokunuşuyla gelen değişimi ima ediyor olabilir, bu da dinleyicide bir sorgulama yaratıyor. “Ne acı hiç bitmiyor tuzakların” cümlesiyle, aşkın dönüştüğü bir oyun alanı, sürekli düşülen ve çıkılamayan bir kısır döngü tasvir ediliyor. Bu, Taladro’nun “Deniz Kızı”nda hissettiği derin hayal kırıklığının bir başlangıcı.
Tüketilen Bir Aşkın Gölgesinde: “Ben Her İhtiyaç Duyduğunda Tükettiğin Suyum”
Bu dizeler, şarkıdaki en can yakıcı itiraflardan birini barındırıyor. Şarkıcının uykusuzluğunu sahiplenmesi, acısıyla yüzleştiğini ve değişmediğini, özünde hep aynı kaldığını vurguluyor. Ancak asıl darbe, “Ben her ihtiyaç duyduğunda tükettiğin suyum” dizesinde gizli. Bu metafor, sevgilinin onu sadece bir kaynak, bir ihtiyaç giderici olarak gördüğünü ve sonrasında kolayca terk ettiğini anlatıyor. Bir su gibi tükenen, biten ve ardından unutulan bir varoluş. Bu, Taladro – Deniz Kızı şarkısının temelindeki fedakarlık ve karşılıksızlığın acı bir özeti.
Gurbetin İmtihanı ve Ölümden Beter Özlem: “Ölmek Değil Bi’ Daha Görmek İntiharım”
“Gurbeti yemek yapıp kaşıkladım” ifadesi, özlemi ve ayrılığı iliklerine kadar hissetme, onu yaşamın ta kendisi haline getirme metaforudur. Bu kısım, masumiyetin (çocuk gözleri, uçurtma) ve acımasız gerçeklerin (ölüm şıkları) keskin tezatlığını sunar. Sevgiliye duyulan bu derin özlem, onu tekrar görme ihtimalinin bile ölümden beter bir intihar olduğunu dile getiren “Ölmek değil bi’ daha görmek intiharım” dizesiyle doruk noktasına ulaşıyor. Bu, Taladro’nun “Deniz Kızı”nda yaşadığı duygusal çıkmazın ve geri dönüşü olmayan yollara sapmanın en net ifadesi.
Kaybedilen Limana Dönememek: “Beni Defalarca Öldürsen de Ölememem Gibi”
Şarkının nakaratı, bir yakarış ve bir kabullenişin iç içe geçtiği anları sunuyor. Sevgiliye “gülüm” diye hitap etmesi, hala sıcak bir bağın varlığını, ancak bu bağın artık sadece özlemle beslendiğini gösteriyor. Aynı gökyüzünün altında, aynı havayı solurken dahi “seni kaybettiğim limana tekrar dönememek” metaforu, fiziksel yakınlığa rağmen yaşanan duygusal uçurumu anlatıyor. Liman, güvenli bir sığınak, bir başlangıç ve bitiş noktasıdır; ancak şimdi o liman kaybedilmiş ve geri dönüş imkansızdır. “Beni defalarca öldürsen de ölememem gibi” dizesi, acının öyle derin ve kalıcı olduğunu ki, ölümün bile bir kurtuluş olamayacağını ifade ediyor. Bu, Taladro – Deniz Kızı şarkısındaki sonsuz acının ve ruhsal işkencenin en çarpıcı anlatımlarından biri.
İki Yanı Arasında Sıkışan Yürek: “Yollarına Feda Etsem Tüm Ömrümü Yine de Gözlerimde Bi’ Nem”
Bu bölüm, şarkıcının iç dünyasındaki çelişkiyi gözler önüne seriyor. Bir yanının “dönmemeyi hiç istemeyen tren” gibi ilerlemek isterken, diğer yanının sevgiliye bağlı kalarak “diren” dediğini görüyoruz. Bu ikilem, onun ne yapacağını şaşırmasına neden oluyor. Tüm ömrünü feda etse bile gözlerindeki nemin, yani hüznün ve pişmanlığın gitmeyeceğini bilmesi, çaresizliğinin boyutunu gösteriyor. “Ayaklarım tutmasa da gelirim evet birkaç adımı zorlarsam” ifadesi, tükenmişliğe rağmen hala bir umut kırıntısıyla sevgiliye ulaşma çabasının, belki de son bir çırpınışın sembolü. Bu, Taladro – Deniz Kızı’nın umutsuzluğa karışan direnişini yansıtıyor.
Nankör Aşkın Acısı ve Son Bir Veda: “Nanköre Aşk Nasıl Denir?”
Şarkının sonlarına doğru, acı daha da keskinleşiyor. Hayatın kırılganlığı “bir kaşık su” benzetmesiyle anlatılırken, yaranın derinliği vurgulanıyor. Sevgilinin yokluğunun onu acının zirvesine taşıdığı ve günlerce onu susturduğu dile getiriliyor. “Nanköre aşk nasıl denir?” sorusu, aşkın bu acımasız ve tüketici haline karşı duyulan derin bir sorgulama. Sevgilinin hem bir melek hem de kalbin bir kurdu olması, ilişkinin karmaşık ve yıkıcı doğasını özetliyor. Ömrünü yiyip bitiren bu aşkın “yetmedi mi?” sorusu, bir serzenişten çok, bir teslimiyetin ifadesi. Son olarak, “hoşçakal sen gözlerimin nuru” diyerek veda etmesi, tüm acıya rağmen sevgilinin hala hayatının bir ışığı olduğunu, ancak bu ışığın artık sadece uzaktan izlenebilecek bir hayal olduğunu gösteriyor. Taladro – Deniz Kızı, bu vedayla dinleyiciyi derin bir düşünce ve hüzünle baş başa bırakıyor.
Taladro’nun “Deniz Kızı” şarkısı, kaybedilen bir aşkın, bitmeyen bir özlemin ve ruhu tüketen bir ihanetin edebi ve çarpıcı bir tablosunu çiziyor. Her dize, dinleyicinin kendi içinde yankılanan bir acıyı bulmasına olanak tanıyor.