
🎵 Taladro – Dem Sözleri
İş işten geçiyor gülüm, içim içimden
Sabahım ayaz kalbim karlı içim içim dem
Artık çıkmaz oldum birkaç gündür işin içinden
Pay ister yüzüm senden içim içinden
Siyah bir avlunun tam ortasında yalın ayaktım
Canım, canımı yakmak istedin, canımı yaktın
Benden bir canı esirgedin kendi canımı kattım
Senin ellerinden aşk ömür, ölüm hayattır
Kul mu, köle mi, yapışkan mı? Bana ne dersin?
Gözyaşlarımı verirdim de değer bilmez yalan edersin
Zaman iyileşen tüm yaralarından bana önersin
Ben öldüm gittim geldim de anlatsam banane dersin
Gidiyorum yol katettikçe beni ararsın
Ardımda bıraktığım tüm hislerimden delil ararsın
Sen şimdi deli sanarsın, bir mevsim susuyorum
O bahar gelir elbet pişman olur beni anarsın
Gelmesen de kulaklarımı çınlat çünkü
His diyarı bu. Geceden geçti yarım
Ne senden ne serden geçti canım
Bugün de güçlü yanım, sensizken düştü yarım
Gelirsen bahar güzeli ihtişamı güç duyarım
Sevmek gülünç değil seversen aşk uyanır
Gülleri geçtim ben karda aşk bulanım
Sen bana gelmesen de ben aşka aşık olanım
İş işten geçiyor gülüm, gözümü har aldı
Ne yazık kalbini ellerinden zor aldım
Bir sene geçti hatta bir sene sensiz zan altı
Tek kurşunum kaldı, o da kendi kafama son artık
Gözlerinden ben düşersem yaş olur
Ama sen yıllar oldu düşeli benden aş onu
Seni çürük bir çınar gölgesinde bilmediğim bir günde sevdim
Bunu inkar eden taş olur
İş işten geçiyor gülüm, aşkı az aldım
Benden gidiyor giden sen gene kazandın
Ben, günlerimden günü geceden naz aldım
Her şeyi tamamladım da bir senden az aldım
Ki yolum dik, seni sevdim ama o sandım
Daha çok, daha çok, daha çok sevdim usandım
Kupkuru bir tohumken seni su sandım
Ben kendi ipimi kendi başıma bir gece geçirip asandım
Gelmesen de kulaklarımı çınlat çünkü
His diyarı bu. Geceden geçti yarım
Ne senden ne serden geçti canım
Bugün de güçlü yanım, sensizken düştü yarım
Gelirsen bahar güzeli ihtişamı güç duyarım
Sevmek gülünç değil seversen aşk uyanır
Gülleri geçtim ben karda aşk bulanım
Sen bana gelmesen de ben aşka aşık olanım
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuTaladro’nun “Dem” Şarkısında Yankılanan Hüzünlü Bir Aşkın Anatomisi
Taladro’nun “Dem” şarkısı, dinleyiciyi derin bir iç hesaplaşmanın ve kaybedilen bir aşkın acımasız gerçekleriyle yüzleşmenin eşiğine getiriyor. Her dizesi, pişmanlık, özlem ve kabullenişin ince çizgisinde gezinen, ham ve dokunaklı bir hikaye anlatıyor. Bu parça, bir ilişkinin son demlerini, hatta son nefesini betimlerken, aynı zamanda aşkın yıkıcı gücünü ve insan ruhunda bıraktığı izleri gözler önüne seriyor.
İş İşten Geçerken: İçsel Çatışma ve Kabulleniş
Taladro, “Dem” şarkısının açılışında, geri dönüşü olmayan bir noktaya gelindiğini “iş işten geçiyor gülüm” dizesiyle ilan ediyor. Bu ifade, sadece ilişkinin değil, aynı zamanda anlatıcının iç dünyasının da bir dönüm noktasında olduğunu gösteriyor. “Sabahım ayaz kalbim karlı” metaforu, donmuş duyguları ve soğuk bir yalnızlığı resmederken, içsel bir “dem”lenme, yani sürekli bir acı ve kayıp hissiyle demlenme sürecini vurguluyor. Anlatıcı, bu durumdan “çıkmaz olduğunu” belirtirken, yaşananlardan bir “pay” veya açıklama beklentisiyle, sevdiği kişiden son bir yüzleşme talep ediyor gibi duruyor.
Bu dizelerde, anlatıcının kendini savunmasız hissettiği, “yalın ayak” bir durumda olduğu görülüyor. Sevdiği kişinin kendisine bilerek acı verdiğini, hatta bunu istediğini “canımı yakmak istedin, canımı yaktın” sözleriyle dile getiriyor. İlişkiye kendi canından, yani en değerli varlığından kattığını, ancak karşılığında aynı fedakarlığı görmediğini vurguluyor. “Senin ellerinden aşk ömür, ölüm hayattır” ifadesi, bu aşkın hem yaşam kaynağı hem de yıkım aracı olduğunu, sevilenin elinde yaşamın ve ölümün birleştiği paradoksal bir durumu betimliyor. Taladro’nun “Dem” adlı eserinde bu çelişkili duygular, dinleyicinin içini burkuyor.
Kırık Bir Kalbin Yankıları: Beklentiler ve Pişmanlıklar
Anlatıcı, sevdiği kişinin kendisini nasıl gördüğünü sorguluyor; belki de kendini değersiz hissettiği, bağımlı ya da aşırı düşkün olarak algılandığı bir durumu ima ediyor. Gözyaşlarını bile feda etmeye hazır olduğunu, ancak bunun değerinin bilinmeyeceğini ve yalan sayılacağını biliyor. Zamanın iyileştirici gücünden medet umarken, yaşadığı derin acının ve defalarca ölüp dirilmenin hikayesini anlatsa bile, karşılığında bir anlayış bulamayacağını düşünüyor. Bu bölüm, Taladro’nun “Dem” şarkısındaki çaresizliğin ve derin bir hayal kırıklığının altını çiziyor.
Burada, anlatıcı bir kehanette bulunuyor; ayrılığın ardından sevdiği kişinin pişman olacağını ve kendisini arayacağını öngörüyor. Bıraktığı izlerin, hislerin birer “delil” olarak karşısına çıkacağını ve şu anki sessizliğinin bir delilik olarak algılanmasına rağmen, zamanla değerinin anlaşılacağını ifade ediyor. “Bir mevsim susuyorum” diyerek, bu sessizliğin geçici olduğunu ve bir “bahar” ile birlikte sevilenin pişmanlığını getireceğini umut ediyor. “Taladro – Dem” şarkısında bu öngörü, gurur ve kırgınlığın birleşimiyle ortaya çıkıyor.
Aşkın Direnişi: Yaralı Bir Kalbin Gücü
Bu tekrar eden nakarat, anlatıcının sevdiği kişiden tamamen kopmadığını, en azından bir “çınlatma” ile varlığını hissetme arzusunu ortaya koyuyor. Duyguların derin bir “his diyarı”nda yaşandığını ve gecelerin yarım kaldığını belirtiyor. “Ne senden ne serden geçti canım” dizesi, sevdiği kişiden de kendi varlığından da vazgeçemediğini, bu iki unsurun hayatının ayrılmaz bir parçası olduğunu gösteriyor. Sensizken düşen yarısına rağmen, hala güçlü bir yanının olduğunu vurguluyor, bu da Taladro’nun “Dem” şarkısındaki kırılganlığa rağmen direnişini simgeliyor.
Bu nakaratın ikinci kısmı, umudu ve aşkın gücünü kutluyor. Sevilenin gelişiyle baharın güzelliğinin ve ihtişamının canlanacağını, bunun kendisine güç vereceğini söylüyor. Aşkın küçümsenemeyeceğini, samimi bir sevgiyle aşkın her zaman var olacağını ifade ediyor. “Gülleri geçtim ben karda aşk bulanım” dizesi, zor koşullarda bile aşkı bulabilen, imkansızlıklara meydan okuyan bir ruhu ortaya koyuyor. Sevilen gelmese bile, anlatıcının kendisinin “aşka aşık olan” biri olduğunu söylemesi, onun için aşkın kişiden bağımsız, yüce bir değer taşıdığını gösteriyor. “Taladro – Dem” bu yönüyle, aşkın evrensel ve koşulsuz doğasına bir övgü niteliği taşıyor.
Son Kurşun ve Taş Kesilen İnkar
Bu dizeler, acının ve tükenmişliğin zirveye çıktığı anları ifade ediyor. “Gözümü har aldı” ifadesi, her şeyin yandığını, yok olduğunu ve geriye sadece acının kaldığını belirtir. Sevilenin kalbini elde etmenin ne kadar zor olduğunu, hatta bu uğurda ne kadar yıprandığını vurguluyor. Geçen bir yılın “zan altında” geçmesi, ilişkinin belirsizlikler, şüpheler ve suçlamalarla dolu olduğunu gösteriyor. “Tek kurşunum kaldı, o da kendi kafama son artık” dizesi, mecazi anlamda, tüm umutların tükendiğini ve son çarenin, kendini bu acıdan kurtarmak olduğunu dile getiriyor. Taladro, “Dem” şarkısında bu dizeyle dinleyiciyi derinden sarsıyor.
Anlatıcı, kendi düşüşünün bir gözyaşına sebep olacağını, ancak sevilenin kendisinden çoktan düştüğünü ve bu durumu aşması gerektiğini belirtiyor. Sevginin ne kadar beklenmedik ve kontrol dışı bir şekilde başladığını “çürük bir çınar gölgesinde bilmediğim bir günde sevdim” diyerek vurguluyor. Bu, aşkın mantık dışı, savunmasız ve belki de baştan sona yanlış bir zemin üzerine kurulduğunu ima ediyor. Bu aşkın gerçekliğini “inkar edenin taş olacağını” söyleyerek, yaşananların inkar edilemez bir gerçek olduğunu, bunun bir kader olduğunu ve bu gerçeği reddetmenin insanı duyarsızlaştıracağını belirtiyor. “Taladro – Dem” şarkısında bu dize, aşkın kaçınılmazlığını ve yıkıcı gücünü bir kez daha vurguluyor.
Eksik Kalan Bir Parça: Tamamlanamayan Aşk
Yine “iş işten geçiyor” cümlesiyle başlayan bu kısım, anlatıcının aşktan beklentisinin karşılanmadığını, “aşkı az aldığını” ifade ediyor. İlişkinin bitişinde, gidenin kendisi olmasına rağmen sevilenin kazandığını düşünüyor. Hayatın diğer tüm alanlarında çaba gösterdiğini, günler ve gecelerden “naz aldığını” (belki de şikayet ettiğini veya zorluk çektiğini) ancak her şeyi tamamlamış gibi görünse de, sevdiği kişiden eksik kaldığını dile getiriyor. Bu, Taladro’nun “Dem” şarkısında hissedilen derin bir eksiklik ve tamamlanmamışlık duygusu.
Anlatıcı, hayat yolunun zorlu olduğunu ve sevdiği kişiyi başka biri sandığını itiraf ediyor. Bu yanılgı, onu daha da çok sevmeye itmiş, ancak bu sevginin ağırlığı altında “usandığını” belirtiyor. Kendini “kupkuru bir tohum” olarak nitelendirirken, sevdiği kişiyi hayat veren “su” olarak gördüğünü, ancak bu beklentisinin boşa çıktığını ima ediyor. “Kendi ipimi kendi başıma bir gece geçirip asandım” dizesi, yaşadığı bu aşkın ve hayal kırıklığının onu intiharın eşiğine getirdiğini veya mecazi olarak kendi sonunu kendi elleriyle hazırladığını gösteren en çarpıcı ifadelerden biri. Taladro’nun “Dem” şarkısı, bu dizeyle, aşkın bir insanı ne denli dibe çekebileceğinin acımasız bir portresini çiziyor.