SanatçıSibel Can

🎵 Sibel Can – Kış Masalı Sözleri
Gözyaşım kaderden miydi, yarim
Çektiğim kaderden miydi?
İçtim hep ona sarlıdım, yarim
Tek dostum kadehler miydi
Adını dağlara yazdım, yarim
Buğulu camlara kazdım
Kişin masal dinlemek zor, yarim
Hem ağladım hem anlattım
Gülmeyen gözler ıslaktı, yarim
Benim hayalim vuslattı
Seni sensiz yaşamak zor, yarim
Beni de Allah yarttı
Aşka tövbe etmekte zor, yarim
Bir daha öyle sevmekte
Ömrümde bir kere yandı kalbim
Bu canı sana vermekte
Özledim gitme deseydin, yarim
Bırakma etme deseydin
Şimdi ardına bakmazdım, yarim
Elini tutabilseydim
Özledim gitme deseydin, yarim
Bırakma etme deseydin
Şimdi ardıma bakmazdım, yarim
Elini tutabilseydim
Özledim gitme deseydin, yarim
Bırakma etme deseydin
Şimdi ardıma bakmazdım, yarim
Elini tutabilseydim
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuSibel Can’ın “Kış Masalı” Şarkı Sözleri: Kalbin Derinliklerinden Yükselen Bir Hıçkırık
Her şarkının kendine özgü bir ruhu, bir hikayesi vardır. Ancak bazı şarkılar vardır ki, dinleyicinin ruhuna işler, adeta kendi yaşanmışlıklarından bir parça buldurur. Sibel Can’ın eşsiz yorumuyla hayat bulan “Kış Masalı” da tam olarak böyle bir eser. Bu şarkının sözleri, bir ayrılığın, kaybedilmiş bir aşkın ve derin bir özlemin izlerini taşıyor. Gelin, Sibel Can’ın “Kış Masalı” şarkı sözlerinin her bir dizesinde gizli olan anlam katmanlarını birlikte keşfedelim.
Kader mi Yoksa Kadeh Dostluğu mu?
Şarkının ilk dizeleri, dinleyiciyi hemen bir sorgulamanın içine çekiyor. Aşk acısının, yalnızlığın ve gözyaşının kaynağına dair temel bir soruyla başlıyoruz:
Burada “Gözyaşım kaderden miydi, çektiğim kaderden miydi?” sorusu, yaşanan tüm acıların kaçınılmaz bir yazgı olup olmadığını sorguluyor. Âşık, yaşadığı bu derin kederin, ilahi bir kararın sonucu mu yoksa kendi seçimlerinin bir neticesi mi olduğunu anlamaya çalışıyor. Hemen ardından gelen “İçtim hep ona sarlıdım, yarim, Tek dostum kadehler miydi” dizeleri ise, bu çaresizliğin getirdiği yalnızlığa ve sığınılan sahte dostluklara işaret ediyor. Kadehler, acıyı dindirme umuduyla sarılınan, geçici bir kaçış yolu olarak beliriyor. Bu, Sibel Can’ın “Kış Masalı”nda işlediği derin bir melankoli ve kabullenişin ilk adımları.
Dağlara Yazılan Aşk ve Anlatılan Hüzünlü Masal
Aşkın büyüklüğü ve kaybedilenin izlerini her yere taşıma arzusu, şarkının ikinci bölümünde kendini gösteriyor:
“Adını dağlara yazdım, buğulu camlara kazdım” ifadeleri, aşkın evrenselliğini ve sevgilinin adını her yere, her şeye kazıma arzusunu simgeliyor. Bu, unutulmaz bir aşkın, zamana ve mekana meydan okuyan bir anıtı adeta. Ancak asıl çarpıcı kısım “Kişin masal dinlemek zor, yarim, Hem ağladım hem anlattım” dizelerinde yatıyor. Kış, soğukluğu, kasveti ve yalnızlığı temsil ederken, masal dinlemek genellikle sıcak bir ortamda, huzur içinde yapılan bir eylemdir. Burada ise kışın ortasında, yani en zorlu zamanlarda, bir masal anlatılıyor; ama bu masal neşeli değil, gözyaşlarıyla, acıyla yoğrulmuş bir hikaye. Sibel Can’ın “Kış Masalı” adını bu dizelerden aldığını düşündüğümüzde, şarkının ana temasının bu hüzünlü ve soğuk masal olduğunu anlıyoruz.
Vuslat Hayali ve Sensizliğin Acısı
Aşkın getirdiği umut ve hayal kırıklığı, şarkının ilerleyen bölümlerinde daha da belirginleşiyor:
“Gülmeyen gözler ıslaktı, benim hayalim vuslattı” dizesi, gerçeğin acımasızlığı ile âşığın içindeki umudu karşı karşıya getiriyor. Gözler ağlarken, ruh hala kavuşma hayaliyle yanıp tutuşuyor. Ancak bu hayal, “Seni sensiz yaşamak zor, beni de Allah yarattı” çığlığıyla yerini derin bir çaresizliğe bırakıyor. Bu son dize, âşığın kendi varoluşunu, acı çekmeye mahkum olmadığını, tıpkı sevdiği gibi bir insan olduğunu ve mutlu olma hakkı bulunduğunu haykırışı. Bu, Sibel Can’ın “Kış Masalı”nda dile getirdiği, insan olmanın getirdiği temel bir isyan ve yakarış.
Aşka Tövbe ve Tek Yanan Kalp
Aşkın yıkıcı gücü, aşka tövbe etme düşüncesini beraberinde getiriyor:
“Aşka tövbe etmekte zor, bir daha öyle sevmekte” dizeleri, yaşanan aşkın derinliğini ve bir daha benzer bir yoğunlukta sevebilmenin imkansızlığını vurguluyor. Bu, bir yandan aşka küsme isteği, diğer yandan ise kalbin bir daha bu denli yanmasından duyulan korku. “Ömrümde bir kere yandı kalbim, Bu canı sana vermekte” ifadesi ise, bu aşkın ne denli eşsiz ve her şeyi kapsayıcı olduğunu gösteriyor. Âşık, tüm varlığını bu aşka adamış, kalbini bir kez ve sonsuza dek yakmış. Sibel Can’ın “Kış Masalı” şarkı sözlerinde bu dizeler, aşkın kişiyi nasıl dönüştürdüğünü ve geride derin izler bıraktığını anlatıyor.
Keşke’lerin Yankısı: Son Pişmanlık
Şarkının en can alıcı ve tekrar eden bölümlerinden biri, pişmanlık ve kaçırılan fırsatların dile getirildiği kısımlar:
Bu dizeler, ayrılığın eşiğinde söylenmemiş sözlerin, yapılmamış eylemlerin ağırlığını taşıyor. “Özledim gitme deseydin, bırakma etme deseydin” ifadesi, ilişkinin son anında sevgili tarafından yapılacak küçük bir müdahalenin, tüm gidişatı değiştirebileceği inancını yansıtıyor. Bu, bir “keşke”ler silsilesi. Eğer o sözler söylenseydi, o el tutulabilseydi, âşık bir an bile tereddüt etmeden, geçmişe dönüp bakmadan sadece ileriye, sevdiğiyle birlikte yürüyecekti. “Şimdi ardına bakmazdım, elini tutabilseydim” vaadi, bu sevginin ne denli koşulsuz ve güçlü olduğunu gösteriyor. Sibel Can’ın “Kış Masalı”nda bu tekrarlar, aşkın ne denli büyük bir özlem ve pişmanlıkla harmanlandığını, dinleyicinin zihnine kazıyor. Bu, sadece bir şarkı değil, aynı zamanda kaybedilen bir aşkın ve söylenmemiş sözlerin zamansız bir ağıtı.