SanatçıSelda Bağcan

🎵 Selda Bağcan – Hacıali Obası Sözleri
Hacel obasını engin mi sandın?
Ayağında potini var zengin mi sandın?
Her olur olmazı dengin mi sandın?
Ay da doğdu bulamadım yar seni
Her olur olmazı dengin mi sandın?
Ay da doğdu göremedim yar seni
Merdivenden tıkır mıkır inişin
Cığış başın altın ile gümüşün
İlkte söz verip de canım sonra dönüşün
Ay da doğdu bulamadım yar seni
İlkte söz verip de canım sonra dönüşün
Ay da doğdu göremedim yar seni
Suya gider bir incecik yolu var
Sıktırmış kemeri ince beli var
Söylerim söylemez tatlı dili var
Ay da doğdu göremedim yar seni
🎵 Selda Bağcan Diğer Şarkı Sözleri
▶Selda Bağcan – Öyle Bir Yerdeyim Ki▶Selda Bağcan – Yüce Dağ Başında▶Selda Bağcan – Dön Gel Bir Tanem▶Selda Bağcan – Eski Libas Gibi▶Selda Bağcan – Sarı Saçlım Mavi Gözlüm▶Selda Bağcan – Uğurlar Olsun (Uğur Mumcu'ya Ağıt)▶Selda Bağcan – Sürgün▶Selda Bağcan – Yuh Yuh▶Selda Bağcan – Bu Yıl Benim Yeşil Bağım Kuruldu▶Selda Bağcan – Sivas Ellerinde Sazım Çalınır
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuSelda Bağcan’ın ‘Hacıali Obası’nda Kayıp Bir Aşkın Peşinde
Türküler, bazen bir ağıtın en derun sesi, bazen de bir isyanın gür soluğudur. Selda Bağcan’ın eşsiz yorumuyla hayat bulan “Hacıali Obası” şarkısı, işte tam da bu derinlikte, bir ayrılığın ve özlemin hüznünü yüreğimize işleyen nadide eserlerden biri. Bu şarkının sözleri, bir yanıyla yöresel bir yaşamın izlerini taşırken, diğer yanıyla evrensel bir aşk acısını dillendiriyor. Gelin, Selda Bağcan’ın bu unutulmaz eserinin, “Hacıali Obası” şarkı sözlerinin katmanları arasına dalalım ve her bir cümlenin fısıldadıklarını yakalamaya çalışalım.
Obaların Enginliği ve Kalbin Dar Sokakları: İlk Dörtlük
Şarkının açılış dizeleri, dinleyeni hemen bir sorgulamanın içine çekiyor. Bir sevdalının, kendisini ve belki de kendi dünyasını hafife alan birine yönelttiği sitemkâr sorularla karşılaşıyoruz:
“Hacel obasını engin mi sandın?” dizesi, sadece coğrafi bir obayı değil, aynı zamanda aşkın ve gönlün sınırlarını da sorgulatıyor. Belki de âşık, kendi dünyasının, sevdalısının gözünde basit ve sıradan görüldüğüne dair bir kırgınlık taşıyor. Ardından gelen “Ayağında potini var zengin mi sandın?” ve “Her olur olmazı dengin mi sandın?” ifadeleri, aşkın maddiyata veya yüzeysel özelliklere indirgenmesine duyulan isyanı gözler önüne seriyor. Sanki sevgili, dış görünüşe aldanmış, gerçek değeri görememiş gibi. Bu sorgulamaların ardından gelen “Ay da doğdu bulamadım yar seni” dizesi ise, tüm bu soruların cevapsız kaldığı, arayışın bir kez daha hüsranla bittiği o acı gerçeği vurguluyor. Gece çökmüş, ay doğmuş, ancak beklenen sevgili ortada yok. Bu tekrar, Selda Bağcan’ın sesiyle birleştiğinde, kavuşamamanın derin acısını daha da pekiştiriyor.
Sözlerin Yükü ve Gümüşün Parıltısı: İkinci Dörtlük
Şarkı, ikinci dörtlükte sevgilinin fiziksel özelliklerine ve davranışlarına odaklanarak, aşkın karmaşık doğasını işlemeye devam ediyor:
“Merdivenden tıkır mıkır inişin” dizesi, sevgilinin canlı, neşeli ve belki de biraz da umursamaz tavrını betimliyor. Bu, bir yandan hayranlık uyandıran bir görüntü iken, diğer yandan da “cığış başın altın ile gümüşün” ifadesiyle, sevgilinin süslü, gösterişli ve belki de ulaşılmaz yönüne işaret ediyor. Ancak asıl acı, “İlkte söz verip de canım sonra dönüşün” dizesinde yatıyor. Bu, verilen sözlerin, edilen yeminlerin boşa çıkışı; umutların yeşertilip sonra acımasızca kurutulmasıdır. Aşkın en büyük yarası, güvenin sarsılması ve vaatlerin tutulmamasıdır. Yine, bu derin hayal kırıklığının ardından “Ay da doğdu bulamadım yar seni” tekrarı, Selda Bağcan’ın yorumuyla, kaybolan umutların ve bitmeyen özlemin şarkısı oluyor.
İnceliklerin Ardındaki Sessizlik: Üçüncü Dörtlük
Son dörtlük, sevgilinin incelikli özelliklerini betimlerken, aynı zamanda bu inceliklerin ardında yatan sessizliği ve mesafeyi de gözler önüne seriyor:
“Suya gider bir incecik yolu var” ve “Sıktırmış kemeri ince beli var” dizeleri, sevgilinin zarafetini, nazik ve narin duruşunu vurguluyor. Bu, bir yandan estetik bir hayranlığı ifade ederken, diğer yandan da o “incecik yol” gibi, sevgiliye ulaşmanın ne kadar zor olduğunu ima ediyor olabilir. Ancak bu dörtlükteki en çarpıcı ifade, “Söylerim söylemez tatlı dili var” cümlesidir. Bu, sevgilinin dilinin tatlı olduğunu kabul etmekle birlikte, bu tatlı dilin âşığa karşı suskun kalmasını, belki de sözlerini esirgemesini anlatır. Aşkta en çok istenen şeylerden biri olan iletişim, bu durumda eksiktir. Sevgili konuşmaz, cevap vermez, umut vermez. Ve bu sessizliğin, bu mesafenin sonunda, yine o tanıdık hüzünlü gerçek belirir: “Ay da doğdu göremedim yar seni.” Selda Bağcan’ın “Hacıali Obası” şarkı sözleri, böylesine sade ve derinden işlenmiş bir özlemi, bir arayışı ve bir hayal kırıklığını, Türk halk müziğinin eşsiz tınılarıyla ölümsüzleştiriyor. Bu şarkı, zaman ve mekan tanımadan, kayıp bir aşkın izini süren her yüreğin sesi olmaya devam ediyor.