Ragıb Narin – İstanbul Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Ragıb Narin 🕒 10 Şub 2026
Ragıb Narin – İstanbul video

🎵 Ragıb Narin – İstanbul Sözleri

Karıştırdım sayfaları sayfaları
Seçiyorum bir siyahı bir beyazı
Güneşin yine doğmaz oldu üzerime
Dinmez oldu ayazın

Kaldıramıyorum bana ağır geliyor
Yaz bitti yüreğime kar geliyor
Yokluğuna alışırım sandım ama
Sen gidince İstanbul dar geliyor

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu

Ragıb Narin – İstanbul: Bir Ayrılığın Şehirle Dansı

Müzik, bazen en karmaşık duyguları birkaç dizeye sığdırma sanatıdır. Ragıb Narin’in “İstanbul” şarkısı da tam olarak bunu başarıyor; büyük bir şehrin kalabalığı içinde kaybolan, daralan bir yüreğin hikayesini anlatıyor. Bu şarkı, bir ayrılığın sadece iki insan arasındaki bir mesele olmadığını, tüm dünyayı, hatta koca bir metropolü nasıl değiştirebileceğini derinden hissettiren bir ağıt niteliğinde.

Sayfaları Karıştırmak ve Seçimlerin Ağırlığı

Şarkı, dinleyiciyi doğrudan bir iç hesaplaşmanın ortasına bırakıyor. Ragıb Narin, açılış dizelerinde adeta bir zihin labirentinde dolaşıyor:

Karıştırdım sayfaları sayfaları

Seçiyorum bir siyahı bir beyazı

Buradaki “sayfaları karıştırmak”, geçmiş anıları, ihtimalleri, belki de ilişkideki dönüm noktalarını tekrar tekrar gözden geçirme çabasını yansıtıyor. Bu, bir tür umutsuz arayış ya da çaresiz bir sorgulama olabilir. Tekrarlanan “sayfaları” kelimesi, bu eylemin ne kadar uzun sürdüğünü ve ne denli derinlemesine yapıldığını vurguluyor. Ardından gelen “Seçiyorum bir siyahı bir beyazı” ifadesi, keskin bir ikilemle karşı karşıya kalındığını gösteriyor. Hayatın gri tonlarının yitirildiği, her şeyin ya iyi ya kötü, ya var ya yok, ya umut ya da umutsuzluk olarak algılandığı bir noktaya gelindiğini anlatıyor. Bu, acının insanı getirdiği net, ancak bir o kadar da yorucu bir ayrışma halidir. Ragıb Narin’in “İstanbul” şarkısı, bu ilk dizelerle bile dinleyicisini derin bir düşünceye sevk ediyor.

Güneşin Doğmayışı ve Ayazın Dinmeyişi

Şarkının atmosferi, ilk dizelerden itibaren hüzünle yoğruluyor. Ragıb Narin, iç dünyasındaki bu değişimi doğa metaforlarıyla açıklıyor:

Güneşin yine doğmaz oldu üzerime

Dinmez oldu ayazın

“Güneşin yine doğmaz oldu üzerime” dizesi, umudun, neşenin ve sıcaklığın tamamen çekildiğini, adeta bir karanlık çağın başladığını anlatıyor. Buradaki “yine” kelimesi, bu hissin ilk kez yaşanmadığını, belki de geçmişte de benzer acıların tecrübe edildiğini ya da bu durumun artık kronikleştiğini düşündürüyor. Ardından gelen “Dinmez oldu ayazın” ifadesi ise, soğukluğun, yalnızlığın ve içsel üşümenin sürekli hale geldiğini gösteriyor. Bu ayaz, sadece fiziksel bir soğukluk değil, aynı zamanda ruhsal bir donma halidir; kalbin ve zihnin her köşesini saran, geçmek bilmeyen bir boşluk hissidir. Ragıb Narin’in bu dizeleri, dinleyiciye derin bir melankoli atmosferi sunarak, yaşanan kaybın büyüklüğünü hissettiriyor. “İstanbul” şarkısının bu bölümü, dinleyenin kendi içsel kışına yaptığı yolculuğa eşlik ediyor.

Ağırlık, Kış ve Yanılsamalar

Şarkının ikinci bölümü, ayrılığın yarattığı tahammül edilemez yükü ve bununla başa çıkma çabasındaki yanılsamaları işliyor:

Kaldıramıyorum bana ağır geliyor

Yaz bitti yüreğime kar geliyor

“Kaldıramıyorum bana ağır geliyor” dizesi, acının ve yokluğun yarattığı yükün artık taşınamaz bir boyuta ulaştığını açıkça ortaya koyuyor. Bu, fiziksel bir yorgunluktan ziyade, ruhsal bir çöküşün, tükenmişliğin ifadesidir. İnsanın omuzlarındaki görünmez yük, zamanla dayanılmaz bir hal alır. Hemen ardından gelen “Yaz bitti yüreğime kar geliyor” metaforu ise, bu Ragıb Narin şarkısının en vurucu imgelerinden biri. Yaz, genellikle canlılık, neşe, aşk ve sıcaklıkla özdeşleşirken, “karın gelmesi” tüm bu pozitif duyguların yerini soğukluğa, donukluğa ve bir tür içsel kışa bıraktığını anlatıyor. Bu, sadece bir mevsim değişikliği değil, aynı zamanda ruh halindeki radikal bir dönüşümdür; kalbin artık eski sıcaklığını yitirdiğini, donduğunu hissettiriyor. Ragıb Narin, bu basit ama etkili cümlelerle, dinleyicinin iç dünyasında bir fırtına koparıyor ve “İstanbul” şarkısının duygusal derinliğini pekiştiriyor.

İstanbul Dar Geliyor: Ayrılığın En Keskin Hali

Şarkının zirve noktası ve adını aldığı şehirle olan bağlantısı, son iki dizede açığa çıkıyor:

Yokluğuna alışırım sandım ama

Sen gidince İstanbul dar geliyor

“Yokluğuna alışırım sandım ama” ifadesi, ayrılık sonrası yaşanan yaygın bir yanılgıyı ve bu yanılgının acı gerçekle yüzleşmesini dile getiriyor. İnsan, acıya adapte olabileceğine dair bir umut besler, ancak bazen bu umut, gerçekliğin soğuk duvarına çarparak paramparça olur. Ve işte Ragıb Narin’in “İstanbul” şarkısının kalbi bu son dizede atıyor: “Sen gidince İstanbul dar geliyor.” İstanbul, milyonlarca insanı barındıran, tarihin ve modernliğin iç içe geçtiği, eşsiz güzelliklere sahip devasa bir şehir. Ancak sevilen kişi gittiğinde, bu koca şehir bile bir kafes gibi boğucu, dar bir alana dönüşüyor. Bu, ayrılığın sadece bireysel bir acı olmadığını, kişinin tüm algı dünyasını, mekanla olan ilişkisini bile değiştirdiğini gösteren güçlü bir ifadedir. Şehrin genişliği, kalabalığı, hareketliliği; sevilenin yokluğunda bir anlam ifade etmiyor, aksine bu boşluğu daha da belirginleştirerek kişiyi bunaltıyor. Ragıb Narin, bu cümleyle, aşkın ve ayrılığın insan üzerindeki dönüştürücü gücünü, mekan algısını bile nasıl değiştirebildiğini çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. “İstanbul” şarkısı, böylesine evrensel bir acıyı, şehrin adıyla kişiselleştirerek unutulmaz kılıyor.

🎵 Ragıb Narin Diğer Şarkı Sözleri