
🎵 Poizi – Artık Sen Yoksun Sözleri
Gerçekler ağır gelir, bırakmaz yakamı
Kaybederim yine, fark etmez bugünle yarın
Değişiyo' hayatımız, yolun sonundayım
Burada gülüyo'lar, babacım, inanamadım
Ölüme koşuyorum da henüz yorulmadım
Bu sırtımdakilerden daha kurtulamadım
Bari sen unut, bi' seni unutamadım
Uzaklardayım ama gelirim adım adım
Artık sen yoksun
İçimde bi' dert "çıkar beni" der
Bırak, her şeyin olsun
"Zamanla biter zaman gibi" der
Sen de çok zorsun
Kafamda bile susmaz deliler
Ona her şeyi sordum, İstanbul duysun
En dipteyim zaten, inan fark etmiyor
En başından beri bunu hak etmiyordum
Kalbim ile beynim artık dans etmiyor
Anılarımızı bеn de kaydetmiyordum
Dönüp bana "keşkе seni sevsem" diyor
Ben de geçirdiğimiz o günleri lanetliyordum
Bu ara gerçekten hissettim yorgun
Uzun zaman oldu, böyle hissetmiyordum
Artık sen yoksun
İçimde bi' dert "çıkar beni" der
Bırak, her şeyin olsun
"Zamanla biter zaman gibi" der
Sen de çok zorsun
Kafamda bile susmaz deliler
Ona her şeyi sordum, İstanbul duysun
Poizi – Artık Sen Yoksun Şarkı Sözleri
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuPoizi’nin “Artık Sen Yoksun” Şarkısı: Yokluğun Sesi ve İçsel Yorgunluk
Poizi’nin “Artık Sen Yoksun” şarkısı, dinleyicisini derin bir melankoliye ve içsel hesaplaşmaya davet eden, adeta bir ruhun fısıltılarıyla örülmüş bir eser. Şarkı, kayıp, pişmanlık ve zamanın iyileştirici gücüne olan inançsızlık temalarını işlerken, modern insanın yalnızlığını ve çaresizliğini de gözler önüne seriyor. Bu şarkı sözleri, sadece bir ayrılık hikayesi değil, aynı zamanda varoluşsal bir bunalımın da edebi bir dışavurumu.
Gerçeklerin Ağırlığı ve Zamanın Silikleşmesi
Şarkı, daha ilk dizeden itibaren bir teslimiyet ve yorgunluk hissiyle başlıyor:
Bu dizeler, anlatıcının hayatındaki döngüsel kayıpları ve gerçeklerle yüzleşmenin kaçınılmaz ağırlığını çarpıcı bir şekilde ifade ediyor. “Bugünle yarın” arasındaki farkın silinmesi, umudun ve geleceğe dair beklentilerin tükenişini simgeliyor. Poizi, bu sözlerle, yaşanan acının kronikleştiğini ve zamanın bile bu acıyı hafifletme gücünü yitirdiğini vurguluyor. Hayatın monotonlaşan acısıyla birlikte, değişen hayatın yolun sonuna geldiği hissi ise, içsel bir bitişin habercisi gibi:
Bu cümleler, anlatıcının kendi iç dünyasıyla dışarıdaki dünya arasındaki kopukluğu gözler önüne seriyor. Çevresindeki insanların neşesi, onun için anlamsız ve inandırıcılıktan uzak. Bu, Poizi’nin “Artık Sen Yoksun” şarkısında hissettirdiği derin bir yabancılaşma ve izolasyon duygusu.
Ölüme Koşarken Taşınan Yükler ve Unutulamayan Tek Kişi
Şarkının ilerleyen bölümlerinde, anlatıcının varoluşsal bir çıkmazda olduğu daha da belirginleşiyor:
“Ölüme koşuyorum” ifadesi, fiziksel bir sona değil, ruhsal bir tükenişe doğru ilerleyişi anlatıyor olabilir. Ancak bu yolda bile “henüz yorulmadım” demesi, acıya karşı bir direnci veya acıyla yaşamaya alışmışlığı gösteriyor. “Sırtımdakilerden daha kurtulamadım” dizesi, geçmişin yüklerinin, pişmanlıkların veya sorumlulukların hâlâ omuzlarında olduğunu ve bunların ağırlığı altında ezildiğini açıkça ortaya koyuyor. Bu içsel karmaşanın ortasında, tek bir kişinin unutulamayışı, şarkının duygusal merkezini oluşturuyor. Anlatıcının “Bari sen unut” şeklindeki dileği, hem bir fedakarlık hem de kendi acizliğinin kabulü. “Uzaklardayım ama gelirim adım adım” ise, fiziksel mesafeye rağmen ruhsal bağın kopmadığını, belki de anıların yavaş yavaş geri döndüğünü veya o kişiye olan özlemin hiç dinmediğini ifade ediyor. Bu, Poizi’nin “Artık Sen Yoksun” şarkısındaki en dokunaklı anlardan biri.
Yokluğun Boşluğu ve İçsel Çatışma
Nakarat, şarkının ana temasını net bir şekilde ortaya koyuyor:
“Artık sen yoksun” cümlesi, ilişkinin sona erdiğini ve bu yokluğun bıraktığı boşluğu ifade ediyor. Bu boşluk, “İçimde bi’ dert ‘çıkar beni’ der” dizesiyle, anlatıcının içini kemiren, dışarı çıkmak isteyen bir acıya dönüşüyor. “Bırak, her şeyin olsun” ifadesi, bir tür teslimiyet, kaybedilen kişiye karşı duyulan derin sevginin ve fedakarlığın bir göstergesi. Ancak bu fedakarlığa rağmen, “Zamanla biter zaman gibi” şeklindeki teselli, anlatıcı için boş bir avuntu. Çünkü dert, zamanla bitmek bir yana, daha da içselleşmiş durumda. “Sen de çok zorsun” ifadesi, kaybedilen kişinin sadece fiziksel yokluğuyla değil, aynı zamanda bıraktığı karmaşık duygularla da zorlayıcı olduğunu gösteriyor. Zihinsel yorgunluk, “Kafamda bile susmaz deliler” dizesiyle doruk noktasına ulaşıyor; bu, içsel bir kaosun ve bitmek bilmeyen düşüncelerin bir yansıması. “Ona her şeyi sordum, İstanbul duysun” ise, anlatıcının acısını sadece kendi içinde yaşamakla kalmayıp, adeta tüm şehre, tüm dünyaya duyurma arzusunu gösteriyor. Bu dize, Poizi’nin “Artık Sen Yoksun” şarkısına evrensel bir boyut katıyor.
En Dipte Olmak ve Anıların Lanetlenmesi
Şarkının ikinci bölümü, bu derin acının sonuçlarını ve içsel dönüşümü ele alıyor:
“En dipteyim zaten, inan fark etmiyor” ifadesi, acının o kadar derinleştiğini ki, artık daha kötü bir durumun bile fark edilmeyeceğini anlatıyor. Bu, bir nevi uyuşma hâli. “En başından beri bunu hak etmiyordum” cümlesi, yaşanan acının haksızlığına ve adaletsizliğine dair güçlü bir inancı vurguluyor. Kalp ve beynin “dans etmiyor” olması, duygular ile mantık arasındaki kopukluğu, içsel bir uyumsuzluğu simgeliyor. Bu, karar verme yeteneğinin veya yaşamla uyum içinde olmanın yitirildiğini gösteriyor. Anıları “kaydetmemek” ise, geçmişle yüzleşmek yerine onu silme, yok sayma çabasıdır; belki de acı veren her şeyi geride bırakma isteği. Poizi’nin “Artık Sen Yoksun” şarkısında bu, bir savunma mekanizması olarak da yorumlanabilir.
Bu dizeler, geçmişe dair bir hayali diyalog veya içsel bir senaryo sunuyor. Kaybedilen kişinin “keşke seni sevsem” demesi, anlatıcının içinde ukde kalan, gerçekleşmemiş bir arzuyu veya bir zamanlar hissedilen sevginin karşılıksız kalışını vurguluyor. Bu hayali senaryoya karşılık, anlatıcı “geçirdiğimiz o günleri lanetliyordum” diyerek, geçmişin getirdiği acının ağırlığını ve o günlere duyulan nefreti dile getiriyor. Şarkı, “Bu ara gerçekten hissettim yorgun / Uzun zaman oldu, böyle hissetmiyordum” dizeleriyle, biriken tüm bu duygusal ve zihinsel yükün nihayet fiziksel bir yorgunluğa dönüştüğünü ifade ederek kapanıyor. Bu, Poizi’nin “Artık Sen Yoksun” şarkısının, dinleyicide bıraktığı derin ve sarsıcı etkiyi pekiştiriyor.