SanatçıPoizi

🎵 Poizi – Aklım Başımda Değil Sözleri
Aklım başımda değil, bi' gülsen ne güzel olur
Konuşmam ama yapayım dedikodunu
Çok kırılıyorum sana, bi' seni kıramıyorum
Aklım başımda değil, bi' gülsen ne güzel olur
Konuşmam ama yapayım dedikodunu
Çok kırılıyorum sana, bi' seni kıramıyorum
Sakladım her şeyi bi' kenara
Gelmek istemiştim yanına
Bana sormasın, inanmasın yalanlarına
Sakladım her şeyi bi' kenara
Gelmek istemiştim yanına
Bana sormasın, inanmasın yalanlarına
Yüzleştim gerçeklerle, kendime bir duvar ördüm
Beni boş versene, seninle kaç kere öldüm
Ben bir defa yandım, nеdense çok kerе söndüm
Lütfen silahını bi' kere kendine döndür
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuPoizi’nin “Aklım Başımda Değil” Şarkısının Duygusal Derinlikleri
Müzik, bazen en karmaşık duyguları bile birkaç dizeyle anlatabilen sihirli bir ayna gibidir. Poizi’nin “Aklım Başımda Değil” şarkısı da tam olarak böyle bir ayna işlevi görüyor. Dinleyicilerini, bir ilişkinin en kırılgan ve çelişkili anlarına taşıyan bu eser, sözleriyle adeta bir feryadı fısıldıyor. Bir şarkı sözü yorumlayıcısı olarak, bu derin ve vurucu dizelerin ardındaki anlam katmanlarını aralamak benim için her zaman büyüleyici olmuştur.
Aklım Başımda Değil: Çelişkilerle Dolu Bir Başlangıç
Şarkının daha ilk satırları, dinleyiciyi yoğun bir duygu karmaşasının içine çekiyor. Poizi, “Aklım başımda değil, bi’ gülsen ne güzel olur” derken, kontrolünü kaybetmiş bir zihnin, tek bir gülümsemeyle nasıl da huzur bulabileceğini anlatıyor. Bu, karşıdaki kişinin basit bir jestinin bile, şarkıcının tüm iç dünyasını değiştirebilecek güce sahip olduğunu gösteren, derin bir bağlılığın ve belki de bağımlılığın ifadesidir. Sanki tüm dünya anlamsızlaşmış, tek bir umut ışığı o gülümsemede gizlenmiştir.
Hemen ardından gelen “Konuşmam ama yapayım dedikodunu” dizesi ise, bu karmaşayı daha da derinleştiriyor. Söylenmeyenlerin, içte birikenlerin ve belki de bastırılmış öfkenin, dolaylı yollarla dışa vurumunu görüyoruz. Bu, doğrudan yüzleşmekten kaçınan ama yine de diğerini zihninde sürekli meşgul eden bir ruh halinin yansıması olabilir. Belki de bu “dedikodu”, aslında karşıdaki kişiyle ilgili sürekli düşünmek, onu zihinde canlı tutmak anlamına geliyor. Ancak asıl acı veren çelişki, “Çok kırılıyorum sana, bi’ seni kıramıyorum” cümlesinde yatıyor. Bu, ilişkideki güç dengesizliğini ve şarkıcının duyduğu derin sevgiyi veya korkuyu gözler önüne seriyor. Kırılan, incinen hep kendisi olmasına rağmen, aynı acıyı karşı tarafa yaşatmaktan aciz kalması, fedakarlığın ve belki de kendine zarar veren bir bağlılığın acı bir portresini çiziyor.
Saklı Gerçekler ve Yalanlar Arasında Bir Köprü
Şarkının ikinci bölümü, gizlenen gerçeklere ve yüzleşilmesi gereken yalanlara odaklanıyor. Poizi’nin “Sakladım her şeyi bi’ kenara” ifadesi, uzun süredir bastırılan duyguları, hayal kırıklıklarını veya yaşanmışlıkları simgeliyor. Bu, biriktirilmiş acıların, belki de ilişkinin devamı için görmezden gelinen sorunların bir yansımasıdır.
Bu saklı gerçeklere rağmen, “Gelmek istemiştim yanına” dizesi, hala var olan bir yakınlaşma arzusunu, bir umut kırıntısını gösteriyor. Ancak bu arzu, “Bana sormasın, inanmasın yalanlarına” şeklindeki bir uyarı veya ricayla gölgeleniyor. Burada karşıdaki kişinin yalanları, ilişkinin temelindeki güvensizliği ve sahteliği işaret ediyor olabilir. Şarkıcı, bu yalanlara inanılmamasını isteyerek, hem kendisini hem de belki de karşıdaki kişiyi bu yanılsamadan kurtarmaya çalışıyor. Bu, kırılgan bir çağrı, bir yalvarış niteliğinde.
Yüzleşme ve Son Bir Çağrı
Şarkının son bölümü, Poizi’nin “Aklım Başımda Değil” şarkısındaki duygusal yolculuğunun zirve noktasıdır. Burada biriken tüm acılar, bir patlama noktasına ulaşıyor ve şarkıcı, artık savunmasız kalmak istemediğini açıkça ifade ediyor.
“Yüzleştim gerçeklerle, kendime bir duvar ördüm” dizesi, bir uyanışı ve savunma mekanizmasının inşasını anlatır. Artık gerçekler kabul edilmiş, kalp kırıklıklarından ders çıkarılmış ve kendini koruma içgüdüsü devreye girmiştir. Örülen bu duvar, gelecekteki olası acılara karşı bir kalkan görevi görüyor. Ardından gelen “Beni boş versene, seninle kaç kere öldüm” ifadesi, tükenmişliğin ve bitkinliğin en çarpıcı halidir. Bu, sadece fiziksel bir ölüm değil, ruhsal ve duygusal bir yok oluşun defalarca yaşandığını dile getiriyor. İlişkinin getirdiği yıpranma, şarkıcının benliğini paramparça etmiştir.
“Ben bir defa yandım, nedense çok kere söndüm” cümlesi ise, bir umutsuzluk döngüsünü gözler önüne seriyor. Belki de başlangıçtaki o tek yanış, bir tutku veya büyük bir aşktı; ancak bu aşk, defalarca söndürülmüş, hayal kırıklıklarıyla boğulmuştur. Ve nihayet, en vurucu ve çaresiz çağrı: “Lütfen silahını bi’ kere kendine döndür.” Buradaki “silah”, karşıdaki kişinin şarkıcıya yönelttiği incitici sözleri, manipülatif davranışları veya duygusal şiddeti temsil ediyor. Bu, bir intikam çağrısından ziyade, karşıdaki kişinin kendi yaptıklarının ağırlığını ve yol açtığı acıyı bir an olsun deneyimlemesi, empati kurması için yapılan son, umutsuz bir yakarıştır. Poizi’nin “Aklım Başımda Değil” şarkısı, böylece bir ilişkinin acı verici sonunu, tükenmiş bir ruhun son çırpınışlarını ve kendine gelme çabasını derinlemesine işleyen, unutulmaz bir eser olarak hafızalara kazınıyor.