SanatçıOzan Manas

🎵 Ozan Manas – Kaç Kere Öldüm Ben Sözleri
Unut beni sevme beni
Gelme yanaşma
Sakın ola sevdiğini
Sus ve konuşma
Kaç kere sevdadan
Kaç yara aldım ben
Kaç kere yalandan
Yeminlerden yıldım ben
Kaç kere, kaç kere öldüm ben
Kaç kere, kaç kere öldüm ben
Kaç kere sevdadan
Kaç yara aldım ben
Kaç kere yalandan
Yeminlerden bıktım ben
Kaç kere, kaç kere öldüm ben
Kaç kere, kaç kere öldüm ben
Bedenim sağ, ruhum ölü
Diriltemezsin
Darmadağın bir dağı
Doğrultamazsın
Kaç kere sevdadan
Kaç yara aldım ben
Kaç kere yalandan
Yeminlerden yıldım ben
Kaç kere, kaç kere öldüm ben
Kaç kere, kaç kere öldüm ben
Kaç kere sevdadan
Kaç yara aldım ben
Kaç kere yalandan
Yeminlerden yıldım ben
Kaç kere, kaç kere öldüm ben
Kaç kere, kaç kere öldüm ben
Ozan Manas – Kaç Kere Öldüm Ben Şarkı Sözleri
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuOzan Manas – Kaç Kere Öldüm Ben Şarkı Sözleri: Yorgun Bir Ruhun Çığlığı
Merhaba müzikseverler ve derinlik arayan ruhlar! Bugün, Ozan Manas’ın “Kaç Kere Öldüm Ben” adlı şarkısının sözlerine yakından bakacağız. Bu şarkı, adeta bir iç hesaplaşmanın ve yaşanan onca hayal kırıklığının dile gelişi. Sözlerin her bir dizesi, acıyla yoğrulmuş bir kalbin, artık yeni acılara kapalı olduğunu haykırıyor.Duygusal Bir Kalkan: Uzak Durma İsteği
Ozan Manas’ın “Kaç Kere Öldüm Ben” şarkısı, dinleyiciyi hemen bir uzaklaşma ve koruma isteğiyle karşılıyor. Şarkının ilk dizeleri, derin bir yorgunluğun ve bıkkınlığın habercisi: Burada, şarkının öznesi, adeta bir alarm zili çalıyor. “Unut beni sevme beni” derken, geçmişte yaşananların getirdiği yıkımın bir daha tekrarlanmamasını diliyor. Bu, yalnızca bir istektan öte, bir yalvarış ve bir kendini koruma içgüdüsü. “Gelme yanaşma” ifadesi, fiziksel ve duygusal bir sınır çiziyor; artık yakınlığın getireceği olası acılara tahammülü kalmamış. En çarpıcı olanlardan biri ise “Sakın ola sevdiğini / Sus ve konuşma” dizeleri. Bu, sevginin kendisinin bile bir yük, bir tehdit haline geldiğini gösteriyor. Sevgi sözcüklerinin, yeminlerin ne denli boş ve yıkıcı olabileceğini tecrübe etmiş bir ruhun, bu kelimelerden bile kaçınma arzusunu derinden hissediyoruz. Ozan Manas, bu dizelerle, dinleyicisine, sevginin bazen en büyük yaraları açan şey olabileceğini fısıldıyor.Yaralı Bir Kalbin Tekrar Eden Nakaratı
Şarkının nakarat kısmı, “Kaç Kere Öldüm Ben”in ana temasını oluşturuyor ve yaşanan acıların boyutunu gözler önüne seriyor. Bu kısım, bir döngüye girmiş gibi, sürekli tekrar eden bir yaralı halin ifadesi: “Kaç kere sevdadan / Kaç yara aldım ben” dizeleri, sevginin sadece mutluluk getirmediğini, aynı zamanda derin izler bırakan yaralar açtığını vurguluyor. Bu yaralar, belki de her seferinde daha da derinleşen, iyileşmek bilmeyen izler. Ozan Manas, burada sevginin karanlık yüzünü, yani ayrılıkları, hayal kırıklıklarını ve kalp kırıklıklarını işaret ediyor. Ardından gelen “Kaç kere yalandan / Yeminlerden yıldım ben” ifadesi, sözlerin ve vaatlerin değersizleştiğini, güvenin tamamen sarsıldığını anlatıyor. Yeminler, bir zamanlar umut veren sözlerken, şimdi sadece yalanın ve hayal kırıklığının birer sembolü haline gelmiş. Ve elbette, şarkının en vurucu kısmı: “Kaç kere, kaç kere öldüm ben”. Bu bir fiziksel ölüm değil; ruhsal, duygusal bir ölümdür. Her yara alışta, her yalanla karşılaşmada, kişinin içinden bir parçanın öldüğünü, tükendiğini anlatır. Bu tekrarlayan ölüm, kişinin defalarca küllerinden doğmaya çalışıp her seferinde yeniden yıkılması halidir. Ozan Manas, bu güçlü metaforla, yaşanan acıların boyutunu ve kişinin iç dünyasında yarattığı tahribatı çok net bir şekilde ortaya koyuyor. “Kaç Kere Öldüm Ben” sözleri, bu bitmek bilmeyen döngünün bir dışavurumu.Ruhun Tükenişi: Diriltilemez Bir Dağ
Şarkının ilerleyen bölümlerinde, bu tükenmişlik hissi daha da derinleşiyor ve adeta bir geri dönülmezlik noktasına ulaşıyor: “Bedenim sağ, ruhum ölü” dizesi, belki de şarkının en can alıcı noktası. Fiziksel olarak varlığını sürdüren, nefes alan bir bedenin içinde, tüm canlılığını yitirmiş, hissizleşmiş bir ruhun çaresizliğini anlatıyor. Bu, varoluşsal bir boşluk, bir içsel ölüm halidir. “Diriltemezsin” ifadesi ise bu durumun geri dönülmezliğini, artık hiçbir dış müdahalenin bu ruhu yeniden canlandıramayacağını vurguluyor. Umutsuzluğun en keskin hali. Son olarak, “Darmadağın bir dağı / Doğrultamazsın” metaforu, yaşanan yıkımın boyutunu ve kalıcılığını mükemmel bir şekilde özetliyor. Bir dağ, heybeti ve sağlamlığıyla bilinir. Ancak bu dağın “darmadağın” olması, iç dünyada yaşanan felaketin ne denli büyük olduğunu gösterir. Ve bu yıkımın “doğrultulamaz” olması, her şeyin artık geri dönülemez bir noktaya geldiğini, onarımın mümkün olmadığını anlatır. Ozan Manas, “Kaç Kere Öldüm Ben” şarkı sözleri ile, sadece bir aşk hikayesini değil, aynı zamanda insan ruhunun dayanıklılık sınırlarını ve acıyla nasıl başa çıkmaya çalıştığını (ya da artık çalışamadığını) etkileyici bir dille aktarıyor. Bu şarkı, derin bir içsel yolculuğun ve yorgun bir kalbin sesi.