Neşet Ertaş – Kesik Çayır Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Neşet Ertaş 🕒 30 Ara 2025
Neşet Ertaş – Kesik Çayır video

🎵 Neşet Ertaş – Kesik Çayır Sözleri

Kesik çayır biçilir mi?
Sular soğuk içilir mi?
Bana "yârdan geçti" derler
Seven yârdan geçilir mi?

Aman, desinler, desinler, şeker yesinler
"Şu oğlan, şu kıza yanmış" desinler

Ankara'nın tren yolu
Gâhı doğru, gâhı eğri
Canım benim Anadolu
Gideyim mi senden gayrı?

Aman, ben yandım
Yandım, yandım, yandım, yandım
Ellerin memleketinde aldandım kaldım

Aman, desinler, desinler, şeker yesinler
"Şu oğlan, şu kıza yanmış" desinler

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu

Neşet Ertaş’ın “Kesik Çayır” Şarkısı: Aşkın İmkansızlığı ve Direnişi

Bozkırın tezenesi Neşet Ertaş’ın ölümsüz eserlerinden biri olan “Kesik Çayır”, dinleyeni derin bir duygu yolculuğuna çıkaran, aşkın ve aidiyetin sorgulandığı eşsiz bir türküdür. Bu şarkı, sadece bir aşk hikayesi anlatmakla kalmaz, aynı zamanda insanın köklerine, değerlerine ve vazgeçilmezlerine olan bağlılığını da şiirsel bir dille ifade eder. Gelin, Neşet Ertaş’ın “Kesik Çayır” şarkısının sözlerindeki o derin anlam katmanlarına birlikte inelim.

İmkansız Gibi Görünen Sorularla Başlayan Bir Aşk İkrarı

Şarkı, dinleyeni adeta bir felsefi sorgulamaya davet eden güçlü sorularla açılır:

Kesik çayır biçilir mi?
Sular soğuk içilir mi?
Bana “yârdan geçti” derler
Seven yârdan geçilir mi?

Neşet Ertaş, burada “Kesik çayır biçilir mi?” ve “Sular soğuk içilir mi?” gibi retorik sorularla, bazı şeylerin doğasına aykırı olduğunu, tıpkı biçilmiş bir çayırın yeniden biçilemeyeceği ya da buz gibi suyun kolayca içilemeyeceği gibi, bir gerçeği vurgular. Bu soruların ardındaki asıl mesele ise “Bana ‘yârdan geçti’ derler / Seven yârdan geçilir mi?” dizesinde gizlidir. Sanatçı, dışarıdan gelen dedikodulara, yargılara meydan okur. Seven bir gönlün, gerçek bir aşkın sahibinin, sevgilisinden vazgeçmesinin, ondan geçmesinin imkansızlığını dile getirir. Bu, Neşet Ertaş’ın aşk anlayışının temelini oluşturan, sarsılmaz bir bağlılığın ilanıdır. “Kesik Çayır” türküsü, bu ilk dizeleriyle dinleyicisine aşkın vazgeçilmezliğini fısıldar.

Dedikodulara Meydan Okuyan Bir Haykırış: “Desinler, Desinler”

Aşkın bu sarsılmaz doğası, Neşet Ertaş’ın “Kesik Çayır” şarkısının nakaratında adeta bir direniş çığlığına dönüşür:

Aman, desinler, desinler, şeker yesinler
“Şu oğlan, şu kızsa yanmış” desinler

Neşet Ertaş, bu dizelerde dedikoduları, el âlem ne der kaygısını umursamadığını açıkça ortaya koyar. “Şeker yesinler” ifadesi, dedikoducuların sözlerinin kendisine dokunmadığını, hatta onların “tatlı” dedikodularıyla meşgul olmalarına izin verdiğini gösteren, halk diline özgü, nüktedan bir kabulleniştir. Önemli olan, kendi içindeki yangın, yani “Şu oğlan, şu kıza yanmış” gerçeğidir. Bu durum, Neşet Ertaş’ın “Kesik Çayır” türküsünde, aşkın dışsal yargılardan üstün tutulduğunu, kişisel deneyimin ve duygunun her şeyin önünde olduğunu vurgular. Bu kısım, Neşet Ertaş’ın cesur ve özgün duruşunun bir yansımasıdır.

Anadolu’ya Bağlılık ve Ayrılık Acısı

Şarkının ikinci bölümü, coğrafi bir gönderme ve daha derin bir aidiyet sorgulamasıyla devam eder:

Ankara’nın tren yolu
Gâhı doğru, gâhı eğri
Canım benim Anadolu
Gideyim mi senden gayrı?

Ankara’nın tren yolu metaforu, hayatın inişli çıkışlı, bazen düz bazen dolambaçlı yollarını simgeler. Aşkın yolculuğu da böyledir; her zaman doğru ve kolay olmayabilir. Ancak asıl vurgu, “Canım benim Anadolu / Gideyim mi senden gayrı?” dizelerindedir. Burada Anadolu, sadece bir coğrafya değil, aynı zamanda kökleri, kültürü, kimliği ve belki de yâri temsil eder. Tıpkı sevgiliden vazgeçilemeyeceği gibi, Neşet Ertaş, Anadolu’dan, yani kendi özünden ve ait olduğu topraklardan da ayrılamayacağını dile getirir. Bu, “Kesik Çayır” türküsünü sadece bir aşk şarkısı olmaktan çıkarıp, vatan sevgisi ve aidiyetin de güçlü bir ifadesi haline getirir. Neşet Ertaş, bu dizelerde derin bir aidiyet duygusunu işler.

Yanmak ve Aldanmak: Gurbetin Acı Tecrübesi

Şarkının en yürek burkan anlarından biri, gurbetin ve aldanışın dile getirildiği şu dizelerdir:

Aman, ben yandım
Yandım, yandım, yandım, yandım
Ellerin memleketinde aldandım kaldım

“Yanmak” kelimesi, Türkçede hem aşk ateşiyle tutuşmayı hem de büyük acı çekmeyi ifade eder. Neşet Ertaş, bu kelimeyi tekrarlayarak çektiği ıstırabın derinliğini ve yoğunluğunu vurgular. “Ellerin memleketinde aldandım kaldım” dizesi, gurbette yaşanan bir hayal kırıklığını, belki de sevgilisinden uzak kalmanın getirdiği pişmanlığı anlatır. Bu aldanış, dış dünyanın vaatlerine kapılmak ya da aşktan uzaklaşmaya çalışmakla ilgili olabilir. Sonuç ise “kaldım” ifadesiyle pekiştirilen bir sıkışmışlık, bir çaresizliktir. Bu deneyim, Neşet Ertaş’ın “Kesik Çayır” şarkısındaki aşkın değerini daha da artırır; çünkü gurbette çekilen acılar, aslında yâre duyulan özlemi ve bağlılığı pekiştirmiştir. Bu acı tecrübe, Neşet Ertaş’ın “Kesik Çayır” eserine ayrı bir derinlik katmaktadır.

Neşet Ertaş’ın “Kesik Çayır” türküsü, aşkın, aidiyetin ve insan ruhunun derinliklerinin bir yansımasıdır. Dinleyeni alıp götüren bu eşsiz eser, her dizesiyle bir ders, her notasıyla bir duygu fısıldar.

🎵 Neşet Ertaş Diğer Şarkı Sözleri