SanatçıKoray Avcı

🎵 Koray Avcı – Çivi Çiviyi Söker Sözleri
Kapandı bu kapı, evde yokum sana
Neden böyle oldu, soramazsın
İçimde yaşarım, suskunluğum büyük
Bende kaldı her şey, bulamazsın
Dertler akşamı bekler, sanki yeminli gibi
Günlerce anlatsam da, anlayamazsın
Çivi çiviyi söker, hesabı içiyorum
Bu son kadeh diye yine söz verip hiç tutmuyorum
Sana göre boş bu hâlimin yok mu düşün sebebi?
Oldum dert delisi
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuKoray Avcı’nın “Çivi Çiviyi Söker” Şarkısı: Kalbin Derinliklerinden Gelen Bir Feryat
Müziğin ritmiyle değil, sözlerin derinliğiyle ruhumuza işleyen şarkılar vardır. Koray Avcı’nın içten yorumuyla hayat bulan “Çivi Çiviyi Söker” de tam olarak böyle bir eser. Bu şarkının sözleri, terk edilmişliğin, yalnızlığın ve derin bir iç hesaplaşmanın izlerini taşıyor. Bir şarkı sözü yorumcusu olarak, Koray Avcı’nın bu eserinde gizli anlamları ve duygusal katmanları birlikte keşfedelim.
Kapanan Kapılar ve Suskunluğun Büyük Gücü
Şarkı, dinleyiciyi doğrudan bir vedanın ortasına bırakıyor. İlk dizeler, keskin bir kararlılıkla, geri dönüşü olmayan bir ayrılığı ilan ediyor:
“Kapandı bu kapı, evde yokum sana” ifadesi, sadece fiziksel bir uzaklaşmayı değil, aynı zamanda duygusal bir erişilemezliği de simgeler. Artık o kişi için kapalı bir defterdir. “Neden böyle oldu, soramazsın” dizesi, karşı tarafa yöneltilen sert bir uyarıdır; geçmişteki tüm soruların, tüm açıklamaların hükmünü yitirdiğini, artık hiçbir şeyin sorgulanamayacağını net bir şekilde ortaya koyar. Bu, bir zamanlar var olan ilişkinin dinamiklerinin tamamen değiştiğinin, gücün artık konuşan tarafta olduğunun bir göstergesidir.
Devamındaki “İçimde yaşarım, suskunluğum büyük” cümlesi, acının dışa vurulmayıp kişinin kendi içinde hapsedildiğini anlatır. Bu suskunluk, zayıflık değil, aksine büyük bir direnç ve kendi başına ayakta kalma çabasıdır. Her şeyi kendi içinde yaşama tercihi, dış dünyadan, özellikle de eski sevgiliden, herhangi bir anlayış veya yardım beklentisi olmadığını gösterir. “Bende kaldı her şey, bulamazsın” ise, geçmişin, anıların ve yaşanmışlıkların artık sadece konuşanın kontrolünde olduğunu, diğer tarafın bu anılara erişiminin engellendiğini vurgular. Bu, bir nevi duygusal intikam ve kendi benliğini yeniden inşa etme eylemidir. Koray Avcı’nın “Çivi Çiviyi Söker” şarkısının bu ilk bölümü, dinleyiciyi hemen derin bir melankoliye ve kararlılığa çeker.
Akşamları Bekleyen Dertler ve Anlaşılamayan Acılar
Şarkının ikinci bölümü, acının kronikleşmiş halini ve yalnızlığın kaçınılmazlığını daha da derinleştirir:
“Dertler akşamı bekler, sanki yeminli gibi” dizesi, dertlerin bir alışkanlık, bir ritüel haline geldiğini gösterir. Akşamın çökmesiyle birlikte, gün içinde bastırılan tüm sıkıntıların yüzeye çıktığı, adeta yemin etmişçesine geri döndüğü bir döngüyü ifade eder. Bu, kişinin iç dünyasındaki sürekli bir mücadeleyi, karanlık bastırdığında yüzleşmek zorunda kaldığı gerçekleri anlatır. Bu dertler, sadece geçici sıkıntılar değil, kişinin ruhuna işlemiş, yeminli birer misafir gibidir.
“Günlerce anlatsam da, anlayamazsın” ifadesi ise, bu içsel acının derinliğini ve dış dünyayla kurulamayan empati bağını gözler önüne serer. Ne kadar çabalasa da, ne kadar dile getirse de, karşı tarafın veya genel olarak kimsenin bu acıyı gerçekten idrak edemeyeceğine dair kesin bir kanaat vardır. Bu, yalnızlığın en acı verici hallerinden biridir; anlaşılmamanın getirdiği çaresizlik. Koray Avcı’nın “Çivi Çiviyi Söker” adlı bu eseri, acının kişisel ve aktarılamaz doğasını başarılı bir şekilde işliyor.
“Çivi Çiviyi Söker”: Bir Kaçışın ve Tükenişin İtirafı
Şarkının zirve noktası ve adını aldığı kısım, acıyla baş etme mekanizmasını ve bunun getirdiği tükenmişliği anlatır:
“Çivi çiviyi söker” atasözü, burada acıyı başka bir acıyla ya da bir bağımlılıkla bastırma çabası olarak karşımıza çıkar. Konuşan kişi, yaşadığı acıyı unutmak, dindirmek için alkole sığınıyor. “Hesabı içiyorum” ifadesi, sadece içki içmek değil, aynı zamanda geçmişin tüm hesaplaşmalarını, yüklerini alkolle birlikte yutma çabasıdır. Ancak bu bir çözüm değil, geçici bir uyuşmadır.
“Bu son kadeh diye yine söz verip hiç tutmuyorum” dizesi, bu kaçışın bir döngüye dönüştüğünü, verilen sözlerin tutulamadığını ve bir bağımlılık sarmalının içine girildiğini açıkça gösterir. Bu, kişinin kendi kendine verdiği sözleri dahi tutamayacak kadar kontrolünü kaybetmesinin, çaresizliğinin bir itirafıdır. Koray Avcı’nın “Çivi Çiviyi Söker” şarkısı, bu kırılganlığı ve insan doğasının zayıflığını acı bir şekilde resmeder.
Ardından gelen “Sana göre boş bu hâlimin yok mu düşün sebebi?” sorusu, karşı tarafa yöneltilen son ve en keskin meydan okumadır. Kişinin içinde bulunduğu bu perişan halin, “boş” olmadığını, derin ve geçerli sebepleri olduğunu vurgular. Bu, eski sevgilinin duyarsızlığına, empati yoksunluğuna bir isyan niteliğindedir. Acının ciddiye alınmamasının getirdiği bir çığlıktır bu. Ve nihayet, “Oldum dert delisi” ifadesiyle, tüm bu acıların, suskunlukların, kaçışların kişiyi getirdiği son noktayı ilan eder. Artık akıl sağlığını dertlere teslim etmiş, benliğini kaybetmiş, adeta dertlerin bir delisi haline gelmiştir. Bu, bir teslimiyetin ve tükenişin en trajik ifadesidir.
Koray Avcı’nın “Çivi Çiviyi Söker” şarkı sözleri, aşk acısı çeken, terk edilmiş ve anlaşılmadığını hisseden herkesin ruhuna dokunan, derinlemesine işlenmiş bir hikaye sunuyor. Şarkı, acının evrensel dilini kullanarak, dinleyicisine kendi iç dünyasıyla yüzleşme fırsatı veriyor.