
🎵 İbrahim Tatlıses – Nankör Kedi Sözleri
Ne söyledim ne söyledim sana ne söyledim ki
Vurdun kapıyı gittin
Be vicdansız be insafsızın kızı be nankör kedi
İnsan bir şey söyler
Sevmek dedin sevmedik mi
Aşka boyun eğmedik mi
Bütün kötü huyları hatta güzel dostları
Senin için terk etmedik mi
Bugün yine bana bana ayrılmak düşer
Deli gibi döne döne savrulmak düşer
Bugün yine bana bana of çekmek düşer of of of of
Bugün yine bana bana ağlamak düşer
Çıra gibi yana yana kül olmak düşer
Bugün yine bana bana ah çekmek düşer ah ah ah ah
Ne söyledim ne söyledim sana ne söyledim ki
Vurdun kapıyı gittin
Be vicdansız be insafsızın kızı be nankör kedi
İnsan bir şey söyler
Sevmek dedin sevmedik mi
Aşka boyun eğmedik mi
Bütün kötü huyları hatta güzel dostları
Senin için terk etmedik mi
Bugün yine bana bana ayrılmak düşer
Deli gibi döne döne savrulmak düşer
Bugün yine bana bana of çekmek düşer of of of of
Bugün yine bana bana ağlamak düşer
Çıra gibi yana yana kül olmak düşer
Bugün yine bana bana ah çekmek düşer ah ah ah ah
Boş ver be gitsin
Allah büyük
Her acının bir ahı vardır
Bir of çekersin biter her şey of of of of
Bugün yine bana bana ayrılmak düşer
Deli gibi döne döne savrulmak düşer
Bugün yine bana bana ah çekmek düşer ah-
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuMüzik tarihinde bazı şarkılar vardır ki, dinleyenin ruhunda derin izler bırakır. İbrahim Tatlıses'in eşsiz yorumuyla hayat bulan "Nankör Kedi" de bu şarkılardan biri. Şarkının sözleri, terk edilmiş bir aşığın yüreğinden kopan isyanı, şaşkınlığı ve derin kederi öyle samimi bir dille anlatır ki, dinleyici kendini bu acının tam ortasında bulur. Bu şarkı, bir ilişkinin beklenmedik ve haksızca bitişinin ardından yaşanan duygusal fırtınanın adeta bir portresidir.
Beklenmedik Bir Vedanın Şaşkınlığı: "Ne Söyledim Ki?"
Şarkının açılışı, adeta bir şok anını ve ardından gelen sorgulamayı gözler önüne serer. İbrahim Tatlıses'in sesinden dökülen şu mısralar, dinleyiciyi doğrudan o çaresiz anın içine çeker:
Bu sözler, terk edilen kişinin yaşadığı büyük şaşkınlığı ve haksızlığa uğradığı hissini vurgular. "Ne söyledim ki?" sorusu, bir açıklama, bir gerekçe bekleyişinin nafileliğini gösterir. Kapıyı vurup gitmek, ilişkinin bir anda ve acımasızca bitirilişinin sembolüdür. Şarkının en çarpıcı ifadelerinden biri olan "nankör kedi" benzetmesi, sevgiliye duyulan öfkenin ve hayal kırıklığının keskinliğini ortaya koyar. Kedi, genellikle sevecenliği ve narinliğiyle bilinirken, burada nankörlükle anılması, verilen tüm sevginin ve emeğin karşılıksız kalışına yapılan acı bir göndermedir. Terk eden kişinin "vicdansız" ve "insafsız" olarak nitelendirilmesi, bu ani vedanın ne denli acımasız olduğunu pekiştirir.
Verilen Sözler ve Boşa Giden Fedakarlıklar: "Senin İçin Terk Etmedik Mi?"
Şarkı, sadece terk edilişin şaşkınlığını değil, aynı zamanda bu ilişkinin temelini oluşturan fedakarlıkları ve verilen sözleri de hatırlatır. İbrahim Tatlıses, şu sözlerle geçmişteki bağlılığı ve adanmışlığı dile getirir:
Bu dizeler, ilişkinin tek taraflı olmadığını, aşığın da bu sevdaya gönülden bağlandığını ve uğruna büyük bedeller ödediğini ortaya koyar. "Sevmek dedin sevmedik mi" ifadesi, bir zamanlar sevginin karşılıklı olduğunu düşündüğünü, "aşka boyun eğmek" ise bu sevda uğruna gururdan dahi vazgeçildiğini anlatır. Özellikle "bütün kötü huyları hatta güzel dostları senin için terk etmedik mi" mısrası, fedakarlığın boyutunu gözler önüne serer. Bu, sadece alışkanlıklardan değil, sosyal çevreden bile vazgeçildiği anlamına gelir ki, bu denli büyük bir adanmışlığın ardından gelen terk edilişin acısı katmerlenir. "Nankör Kedi" şarkısı, bu fedakarlıkların boşa gittiğini, sevginin karşılıksız kaldığını vurgular.
Acının Döngüsü ve Kaçınılmaz Kader: "Bugün Yine Bana Bana Düşer"
Şarkının nakarat kısmı, terk edilen kişinin içine düştüğü çaresizliği ve acının döngüsünü anlatır. İbrahim Tatlıses'in güçlü sesiyle yankılanan bu mısralar, dinleyenin yüreğinde derin bir sızı bırakır:
"Bugün yine bana bana düşer" ifadesi, bu acının yeni olmadığını, daha önce de benzer bir kaderi yaşadığını ya da bu acının her gün yeniden tazelediğini ima eder. "Deli gibi döne döne savrulmak," ayrılığın yarattığı boşlukta yönünü kaybetmiş, dağılmış bir ruh halini betimler. "Of çekmek" ve "ah çekmek" ise derin bir kederin, çaresizliğin ve pişmanlığın dışavurumudur. "Çıra gibi yana yana kül olmak" benzetmesi, acının yakıcılığını ve kişinin bu acı içinde tamamen tükenişini, varlığının yok oluşunu en vurucu şekilde ifade eder. Bu nakarat, "Nankör Kedi" şarkısının temel duygusal yükünü taşır ve dinleyicide empati uyandırır.
Bir Umut Işığı ve Teselli Arayışı: "Allah Büyük"
Şarkının sonlarına doğru, tüm bu kederin ve isyanın ortasında, kısa süreliğine de olsa bir kabulleniş ve teselli arayışı belirir:
Bu sözler, yaşanan acının büyüklüğüne rağmen bir noktada teslimiyet ve ilahi adalete sığınma halini gösterir. "Boş ver be gitsin" demek, artık mücadele etmekten yorulmuş, vazgeçmiş bir ruh halinin ifadesidir. "Allah büyük" inancı, yaşanan haksızlıkların karşılığının bir gün görüleceğine dair bir umut barındırır. "Her acının bir ahı vardır" cümlesi, çekilen çilelerin bir karşılığı olacağını düşündürür. Ancak bu teselli, tamamen iyileşmiş bir ruhu değil, acının içinde bir nebze olsun nefes almaya çalışan bir kalbi temsil eder. Çünkü şarkı, tekrar o tanıdık acı döngüsüne dönerek, ayrılığın ve ah çekmenin kaçınılmazlığını vurgular. İbrahim Tatlıses'in "Nankör Kedi" şarkısı, terk edilmiş bir kalbin tüm inişlerini ve çıkışlarını, isyanını, kederini ve kısacık teselli arayışını anlatan unutulmaz bir eserdir.