
🎵 İbrahim Tatlıses – Eşarbını Yan Bağlama Sözleri
Eşarbını yan bağlama
Eşarbını yan bağlama
Ben söyle'yim, sen ağlama
Zalım anan bana virmez
Zalım anan bana virmez
Oturup da sen ağlama
Boyun büküp sen ağlama
Hele n'olur, n'olur, n'olur?
Hele hele n'olur, n'olur, n'olur?
Yâr, sen benim olsan n'olur?
Gız, sen benim olsan n'olur?
Arık ince, geçilmiyor
Arık ince, geçilmiyor
Su bulanık, içilmiyor
Bana, "Yârdan geç" diyorlar
Bana, "Yârdan geç" diyorlar
Yâr şirindir, geçilmiyor
Yâr şirindir, geçilmiyo'
Hele n'olur, n'olur, n'olur?
Hele hele n'olur, n'olur, n'olur?
Yâr, sen benim olsan n'olur?
Gız, sen benim olsan n'olur?
Ağaçlarda dal olaydım
Ağaçlarda dal olaydım
Petek petek bal olaydım
Bana göre yâr mı yoktu?
Bana göre yâr mı yoktu?
İstedim ki sen olaydın
İstedim ki sen olaydın
Hele n'olur, n'olur, n'olur?
Hele hele n'olur, n'olur, n'olur?
Yâr, sen benim olsan n'olur?
Gız, sen benim olsan n'olur?
Hele n'olur, n'olur, n'olur?
Hele hele n'olur, n'olur, n'olur?
Yâr, sen benim olsan n'olur?
Gız, sen benim olsan n'olur?
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuMüzik dünyamızın İmparatoru İbrahim Tatlıses'in dillerden düşmeyen eseri "Eşarbını Yan Bağlama", sadece bir türkü değil, aynı zamanda derin bir aşkın, çaresizliğin ve isyanın edebi bir dışavurumu. Bu şarkının sözleri, dinleyeni zamanın ötesine taşıyarak Anadolu'nun kadim aşk hikayelerine ortak ediyor. Bir şarkı sözü yorumcusu olarak, İbrahim Tatlıses'in bu unutulmaz eserindeki her bir kelimenin ruhumuza nasıl işlediğini inceleyelim.
Aşkın Engelleri ve İsyanın İlk Fısıltıları
Şarkının açılış dizeleri, bir sevgiliye duyulan şefkat ve aynı zamanda acı bir kaderin önsezisiyle dolu:
Burada "eşarbını yan bağlama" ifadesi, sadece bir fiziksel eylemden öte, bir gençlik coşkusu, bir meydan okuma ya da belki de dikkat çekici bir güzellik simgesi olarak yorumlanabilir. Sevgiliye "ağlama" çağrısı ise, gelecek acıların habercisi gibi durur; sanki anlatıcı, sevgilisini bekleyen zorlukları önceden görmüş ve onu bu dertlerden korumak istemektedir. Bu, İbrahim Tatlıses'in "Eşarbını Yan Bağlama" şarkısında ilk kez karşılaştığımız o koruyucu ve fedakar aşkın işaretidir.
Ardından gelen dizelerde, aşkın önündeki somut engel belirginleşir:
"Zalım anan" ifadesi, bu aşkın önündeki en büyük engelin aile olduğunu net bir şekilde ortaya koyar. "Zalım" kelimesi, annenin bu karardaki katı ve acımasız tutumunu vurgularken, sevgiliye tekrar "ağlama" ve "boyun bükme" çağrısı, onun bu duruma boyun eğmemesini, umudunu kaybetmemesini telkin eder. Bu kısım, İbrahim Tatlıses'in "Eşarbını Yan Bağlama" ile bir yandan dış engellere isyan ederken, diğer yandan sevdiğini güçlü tutma çabasını gösterir.
Çaresizliğin Tekrarlanan Yakayışı: "Hele N'olur?"
Şarkının nakaratı, bir dilek, bir yalvarış ve adeta bir yakarışla doludur:
Bu tekrarlanan "n'olur" (ne olur) ifadesi, anlatıcının çaresizliğini, umutsuzluğunu ve aynı zamanda aşkının büyüklüğünü gösterir. Bu bir sorgulama değil, bir teslimiyet ve bir umut kırıntısı arayışıdır. Sevgiliye "benim olsan n'olur" diye seslenmek, tüm engellere rağmen kalbindeki en büyük arzuyu dile getirmektir. Bu nakarat, "Eşarbını Yan Bağlama" şarkısının duygusal doruk noktalarından biridir; aşkın tüm zorluklara rağmen nasıl bir umut ışığı aradığını çarpıcı bir şekilde ifade eder.
Aşkın Aşılmaz Engelleri ve Vazgeçilmeyen Sevgili
Şarkının ilerleyen bölümlerinde, aşkın önündeki fiziksel ve duygusal engeller metaforlarla derinleşir:
"Arık ince, geçilmiyor" ve "su bulanık, içilmiyor" imgeleri, sevgililerin arasına giren ve aşılması imkansız görünen engelleri, zorlukları ve belki de ilişkilerini zehirleyen olumsuz koşulları simgeler. Bu, sadece somut bir engel değil, aynı zamanda ruhsal bir tıkanıklığın da ifadesidir. İbrahim Tatlıses, "Eşarbını Yan Bağlama" şarkısında bu imgelerle dinleyicisini aşkın çetin yollarında bir yolculuğa çıkarır.
Bu engellere rağmen, kalbin sesi her şeyin üzerinde gelir:
Toplumun veya çevrenin "vazgeç" baskısına karşı, anlatıcı "yâr şirindir, geçilmiyor" diyerek aşkının gücünü ve vazgeçilmezliğini ilan eder. "Şirin" kelimesi, sadece fiziksel güzelliği değil, aynı zamanda ruhsal çekiciliği, sevgilinin kalbindeki özel yeri de ifade eder. Bu, İbrahim Tatlıses'in "Eşarbını Yan Bağlama" şarkısındaki aşkın koşulsuz ve yıkılmaz doğasını gözler önüne serer.
Özlem ve Tek Arzu: "İstedim ki Sen Olaydın"
Şarkının son bölümlerinde, anlatıcının özlemi ve tek arzusu belirginleşir:
Bu dizeler, bir dönüşüm arzusunu, sevgilisine faydalı olabilme, onun hayatına değer katabilme isteğini yansıtır. Dal olmak, bir destek; bal olmak ise tatlılık, şifa ve zenginlik sunmaktır. Bu ifadeler, aşkın derinliğini ve fedakarlık boyutunu gösterir.
Ve tüm bu arzuların en nihayetinde tek bir kişiye odaklandığı netleşir:
Anlatıcı, başkalarının da olabileceğini kabul eder ama kalbinin tek seçiminin bu sevgili olduğunu vurgular. Bu, aşkın mantıkla değil, kalple yapılan bir seçim olduğunu, tüm zorluklara rağmen tek arzunun o olduğunu gösterir. İbrahim Tatlıses, "Eşarbını Yan Bağlama" şarkısıyla, aşkın ne denli kişisel ve derin bir tercih olduğunu bu dizelerle ölümsüzleştirir.
İbrahim Tatlıses'in "Eşarbını Yan Bağlama" şarkısı, sadece bir aşk türküsü olmanın ötesinde, engellerle dolu bir dünyada bile aşkın nasıl direndiğini, nasıl umutla yoğrulduğunu ve nasıl tek bir kalbe odaklandığını anlatan eşsiz bir edebi eserdir. Her dinleyişte farklı bir katmanını keşfettiğimiz bu şarkı, Türk müziğinin kült eserleri arasındaki yerini daima koruyacaktır.